T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/466
KARAR NO : 2025/363
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 30/11/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil adına kayıtlı olan ------ Plakalı aracın 10.11.2020 tescil tarihli olduğunu, 5.10.2022 tarihinde ----- İli ------ İlçesinde, davalı ... adına kayıtlı olduğunu, diğer davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç ile müvekkile ----- plakalı araca çarpması sonucunda müvekkilin aracının maddi hasar gördüğünü, kazanın oluşumunda davalı %100 oranında kusurlu olduğunu, dava konusu kaza neticesinde ciddi oranda maddi zarar meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkile ait aracın 15 gün boyunca tamirat gördüğünü, bu tamirat süresince müvekkilin uğramış olduğu Ticari Kazanç Kaybı için davalılar aleyhine ----- İcra Dairesi------ Sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalılar tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin işbu icra takibine itiraz edildiğini, yukarıda arz ve izah edilen ve mahkememizce re'sen gözetilecek sair nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; Davanın kabulü ile, davalıların ----- İcra Dairesi ------ sayılı dosyası ile başlatılan takibe yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, İİK 67/2 gereğince alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı yanın icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkile ait aracın yüzde yüz kusurlu olarak, davalıya ait araca çarptığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kusur yönünden itiraz ettiklerini, kazaya karışan her iki aracın da ticari araç olması ve kusurdan kaynaklı alacağın ticari alacak olması sebebiyle uyuşmazlığa ilişkin görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan işbu davada görev yönünden itiraz ettiklerini, kazaya karışan her iki aracın da ticari araç olması sebebiyle uyuşmazlığın ticari uyuşmazlık olması neticesinde somut olayda zorunlu olarak arabuluculuk başvuru şartının mevcut olduğunu, işbu davanın arabuluculuk başvurusu yapılmadan ikame edildiğinden bu yönüyle davanın usulden reddinin gerektiğini, ödeme emrine konu edilen alacakla ilgili dayanak belgenin müvekkile tebliğ edilmediğini, ikame araç tahsisi hususunun araştırılması gerektiğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görev itirazlarının kabulüyle dosyanın görevli ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Dairesi ------ sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Dairesi ------. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
dosya üzerinde yapılan tüm bilgi ve belgelerin tetkiki ve değerlendirmeleri sonucu,
05.10.2022 tarihli meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davaya konu ----- plaka sayılı araç sürücüsü 2918 sayılı KTK ‘nun 53/1-c md.( Dönel
kavşaklarda dönüş kurallarına riayet etmemek,) kuralını ihlal etmekle %100
asli kusurlu olduğu, ------ plaka sayılı araç sürücüsünün kusurunun
bulunmadığı, davaya konu ticari kazanc kaybı yönünden kadri maruf olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan kusur raporu ile 05.10.2022 tarihli meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davaya konu ------plaka sayılı araç sürücüsü 2918 sayılı KTK ‘nun 53/1-c md.( Dönel
kavşaklarda dönüş kurallarına riayet etmemek,) kuralını ihlal etmekle %100
asli kusurlu olduğu, ------- plaka sayılı araç sürücüsünün kusurunun
bulunmadığı, davaya konu ticari kazanc kaybı yönünden kadri maruf olmadığı teknik bilirkişi tarafından tespit edilmekle bu tespitler mahkememizce de usul ve yasaya uygun bulunmakla hükme esas alınmıştır. Davacının kendi kusurundan kaynaklı zarar tazminini talep edemeyeceği hususu dikkate alınarak maddi tazminat taleplerine yönelik açılan davanın reddi yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın 269,85 TL tutarlı kısmı davacı tarafından dava açılışı sırasında peşin olarak yatırıldığından bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 9.447,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...' ne verilmesine,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.