T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/160
KARAR NO : 2025/341
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 20/10/2024 başlangıç tarihli tur hizmeti karşılığında davalı adına düzenlenen faturalar kapsamında davacının edimini yerine getirdiğini ancak fatura içeriğinin davalı tarafından ödenmediğini, fatura bedelinin tahsili amacıyla -----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirildiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamını talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş olup, HMK 128. madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, -----. İcra Müdürlüğünün ------ sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
davacı tarafın incelenen 2023,2024 yılları ticari defter ve kayıtlarının HMK 222.
Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, davacı Ticari defter kayıtlarına göre Davalı------İcra Takip tarihi ve Dava tarihi itibari
ile 144.354,79 TL (4.750 Euro) BORÇLU olduğu, davacı yasal ticari defter kayıtlarında 26.12.2023 tarih ve ----- yevmiye maddesinde kayıtlı olan icra takibine konu 26.12.2023 tarihli
------- Numaralı 340.075,03 TL tutarlı (10.550 EURO) faturaya
davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edilmediği, veya iade faturası
düzenlenmediği, davalı tarafından Defter ve belge sunulmadığından davalı defter ve belgelerinin
incelenemediği, dosyaya sunulu Davalı ve Davacı Ba ve Bs formlarında belge gözükmediği,
(VUK genel tebliğine göre 2021/07 döneminden sonra Elektronik belgeler
Mükellefler tarafından bildirime dahil edilmemektedir.)
davacının----İcra Dairesi ------. Sayılı İcra dosyası ile
başlatmış olduğu takipte, 129.711,60 TL (3.945 Euro) kadar asıl alacağı
olduğu, davacının bu tutar kadar vaki itirazın iptali ile takibin devamını talep
edebileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan , 129.711,60 TL (3.945 Euro) alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edilmediği, veya iade faturası düzenlenmediği, davalı tarafından defter ve belge sunulmadığından davalı defter ve belgelerinin incelenemediği, dosyaya sunulu Davalı ve Davacı Ba ve Bs formlarında belge gözükmediği, (VUK genel tebliğine göre 2021/07 döneminden sonra Elektronik belgeler
Mükellefler tarafından bildirime dahil edilmemektedir.)
davacının -----İcra Dairesi -----. Sayılı İcra dosyası ile başlatmış olduğu takipte, 129.711,60 TL (3.945 Euro) kadar asıl alacağı olduğu kabulü gerekeceği usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak takibin devamına karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen 3.945 EURO alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalının -----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren 1 yıl vadeli EURO cinsi mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına,
3-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen 3.945 EURO alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 8.860,60 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.566,79 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 7.293,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.566,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.994,39 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 964,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.964,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.