T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/328
KARAR NO : 2025/375
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle ekte sunulan üç adet e irsaliye düzenlenerek malların sevkiyatı için anlaştıklarını ve 11.01.2024 tarihli ----- numaralı e irsaliye, 11.01.2024 tarihli ----- numaralı e irsaliye, 12.01.2024 tarihli ------ numaralı e irsaliye düzenlendiğini, davalı taraf faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, davalı taraf toplam fatura bedelini zamanında ve tam tutarda ödememiş ve temerrüde düşmüştür. Söz konusu üç adet faturadan kaynaklı müvekkilin toplam bakiye alacağı mevcut olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak üzere, fatura tarihinden itibaren hesap edilecek olan ticari faizi ile birlikte, şimdilik 5000 TL üzerinden açılmış olan davamızın KABULÜ ile, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Başlangıçta 5000 TL üzerinden açtığımız davamızdaki talebimizi hesaplamaya istinaden 685.430 TL daha artırdıklarını Dava ve beyan dilekçelerimizi tekrar ederek davamızın kabulüne, fatura tarihinden başlayan ticari faizi ile birlikte alacağımızın kabulüne, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ıslah ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın tarafları arasında bir ticaret yapıldığını bu ilişki kapsamında taraflar, "KDV tutarı davacı yan üzerinde kalacak şekilde" anlaşmaya vardıklarını davacı tarafça faturalara konu mallar müvekkilile teslim edildiğini, müvekkilimiz tarafından da nakit olarak 1.000.000,00 TL (#BirMilyonTL#) ödeme yapıldığını, . Müvekkil davalı ise haklı olarak anlaşmanın bu şekilde olmadığını, KDV tutarının davacı yan tarafından karşılanacağı şeklinde anlaştıklarını, davacı tarafın anlaşmaya aykırı davrandığını ileri sürerek bu talebe olumsuz yanıt verdiğini Arabuluculuk sürecinde de beyanlarını aynı şekilde dile getiren ve 408.690,63 TL tutarındaki miktarı ödemeye hazır olduğunu belirten müvekkilimiz ile davacının anlaşması mümkün olmadığını,dava konusu ticaret kapsamında müvekkilini toplamda 408.690,63 TL daha ödeme yapması gerektiğini Bu miktar müvekkilimizin kabulünde olduğunu Müvekkil davalı ile davacı yan, yukarıda özet kısmında belirttiğimiz şekilde yapılacak olan ticarette müvekkilimizden KDV talep edilmeyeceği konusunda anlaşmaya vardıklarını müvekkilimiz de bu anlaşmaya itibar ederek işbu ticari ilişkiye girdiğini. Ancak davacı taraf, daha sonra anlaşmaya uymamış ve müvekkilimizden KDV talep ettiğini tüm bu nedenlerle Müvekkil şirketin ise davacı tarafa dava konusu faturalarla ilgili olarak toplamda 1.000.000,00 TL ödeme yaptığı KDV tutarı dışında kalan 408.690,63 TL lik kısmını ise kabul ettiğini, haksız davanın KDV tutarına ilişkin kısmının reddine, kalan kısım yönünden ise müvekkilimizce halihazırda 408.690,63 TL'lik kısmın kabul edildiği gözetilerek bu kısım yönünden HMK Md.312/2 uyarınca yargılama giderlerine mahkum edilmeksizin karar verilmesini, beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Dosya sunulan e- İrsaliyeler incelendiğinde, davaya konu olan fatura içeriklerine ilişkin tüm ürünlerin davalı şirkete teslim edildiği anlaşıldığı, Davacı tarafından düzenlenen tüm e- İrsaliyelerde davalı şirketin kaşe ve imzası bulunduğu, İncelenen davacı ticari defter kayıtlarında dökümü yapılan tüm faturaların (6 adet davacı ve 3 adet davalı iade faturalarının) kayıt altına alındığı görüldüğü, Davacı şirket kayıtlarına göre davalı tarafından 24.01.2024 tarihinde 800.000,00 TL ve 25.01.2024 tarihinde 200.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL ödeme yapıldığı, Davacı alacağının dayanağını teşkil eden üç adet fatura toplamı 1.690.430,22 TL'den 1.000.000,00 TL davalı ödemesi mahsubu ile alacak tutarı 690.430,22 TL olduğu, İncelenen davalı ticari defter kayıtlarında, davalının davacıya dava tarihi itibariyle borç ve alacak bakiyesi olmadığı görülmüştür. Ayrıca, davalının yapmış olduğunu 1.000.000.00 TL ödemenin de davalının kendi kayıtlarına yer almadığı görüldüğü, Dosya kapsamında, davacı kayıtlarında ve mahkemece celp edilen 18.10.2024 tarihli -----. cevabi yazısına göre; davalı tarafından davacıya 24.01.2024 tarihinde 800.000,00 TL ve 25.01.2024 tarihinde 200.000,00 TL tutarlı ödemelerin yapıldığı tespit edildiği, Davacı tarafından davalı adına başlangıçta düzenlenen 11.01.2024 tarihli ----- no.lu, — 11.01.2024 tarihli —---- — noldu, — 12.01.2024 tarihli ----- no.lu 3 adet faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, ancak, davalı şirketin 11.01.2024 tarihli ----- no.lu, 11.01.2024 tarihli ----- nolu, 12.01.2024 tarihli ------ nodu davacı faturalarına karşılık iade faturası düzenlediği görüldüğü, davacı tarafından aynı bedellerle yeniden düzenlenen 15.02.2024 tarihli ---- no.lu, — 15.02.2024 tarihli ----- nolu ve 15.02.2024 tarihli ------ no.lu son 3 adet faturaların ise davalının kayıtlarında yer almadığı görüldüğü, davalı tarafından bu 3 faturanın 8 günlük itiraz süresi sonrasında, ----.Noterliği'nin ------ no.lu 20.03.2024 tarihli ihtarnamesi ile davacı şirkete iade edildiği, Davalı ile davacı arasında ürün alımına ilişkin düzenlenen faturalara ilişkin kdv tutarının davacı şirket üzerinde kalacak şekilde anlaşmaya vardıkları iddia edilmektedir. Ancak, dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinden herhangi bir belge ve buna dair bir sözleşmeye rastlanılmadığı, Dosya sunulan davacı BS formaları incelendiğinde; davacı tarafından 2024 yılına ait davalı adına düzenlenen toplam 6 adet faturanın bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği tespit edildiği. Dosya sunulan davacı BA formaları incelendiğinde: davalı tarafından 2024 yılına ait davacı adına düzenlenen 3 adet iade faturasının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği tespit edildiği, Dosya sunulan davalı BS formaları incelendiğinde; davalı tarafından davacı adına 2024 yılına ilişkin düzenlenen 3 adet iade faturalarının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği tespit edildiği Dosya sunulan davalı BA formaları incelendiğinde; davacı tarafından davalı adına 2024 yılına ilişkin düzenlenen 6 adet faturanın bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği tespit edildiği, bu durumda davalı şirketin kendi muavin kayıtlarında olmayan davacının düzenlediği 3 adet faturayı bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği görüldüğünden, davaya konu olan faturaların davalının kabulünde olduğu anlaşıldığı . Davalı tarafından yapılan ödeme de bu durumu doğrulandığı, Tüm bu tespitler doğrultusunda davacının davalıdan dava tarihi itibari ile 690.430.00 TL tutarında alacaklı olduğu sonucuna ulaşıldığı, İncelenen davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan dava itibariyle cari hesap ekstresi gereği 690.430,00 TL alacaklı olduğu, İncelenen davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, cari hesap gereği borç alacak bakiyesi olmadığı, Davalı tarafından davaya konu ürünlere ilişkin 24.01.2024 tarihinde 800.000,00 TL ve 25.01.2024 tarihinde 200.000,00 TL tutarlı ödemenin yapıldığı, Davalı şirketin 3 adet faturaya dair Kdv hariç toplam 1.408.691,68 TL tutarı kabul ettiği, davacıya yapılan 1.000,000,00 TL ödeme tutarı düşüldüğünde davalının huzurdaki davayı 408.691 68 TL tutar üzerinden kabul ettiği, Tarafların ilgili vergi dairelerine karşılıklı bildirilen beyanlarının uyumlu olduğu, davaya konu ve diğer tüm faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi dairesine beyan Edildiği, Tüm bu tespitler doğrultusunda davacının davalıdan dava tarihi itibari ile 690.430,00 TL tutarında alacaklı olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Davacı ve davalı tarafın defterlerinin incelendiği, tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğunun, davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafından da BA formu ile vergi dairesine bildirildiğinin tespit edildiği görülmüştür. Davalı tarafından uyuşmazlık konusu olan faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve iade faturası kesilmediği anlaşılmıştır.
Somut olaya emsal olan Yargıtay ----- HD nin ---- esas ,------ karar sayılı 4.11.2019 tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. Teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı tarafın davacı ile arasında ürün alımına ilişkin düzenlenen faturalara ilişkin kdv tutarının davacı şirket üzerinde kalacak şekilde anlaşmaya vardıklarına yönelik iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı kaldı ki faturanın kdv dahil olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının ticari defterlerindeki kayıtlar ile davaya konu olan ve kdv dahil olacak şekilde düzenlenen fatura bedelleri ile uyumlu olduğundan bilirkişi raporundaki tespitler hükme esas alınarak davanın kabulü yönünde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; 5.000,00 TL yönünden dava tarihi olan 13/05/2024 tarihinden 685.430 TL yönünden ıslah tarihi olan 25/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte belirtilen bedellerin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Karar harcı 47.163.27 TL 'den davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 11.705,43 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 35.030,24 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 11.705,43 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.560,63 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.436,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 107.564,50 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.