T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/584
KARAR NO : 2025/336
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/08/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ------ Şirketi nezdinde 07/12/2020 başlangıç ve
07/12/2021 bitiş tarihli, ------ poliçe numaralı Birleşik Kasko Sözleşme Sigorta Poliçesi
bulunan ve davalı ------ Şirketi'nin maliki /
işleteni bulunduğu ---- plakalı araç, dava dışı ------ sevk ve
idaresinde iken 23/12/2020 tarihinde saat 14:25 sıralarında dava dışı ------ maliki
olduğu ------ plakalı araca arkadan çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana
gelmiştir.
23.12.2020 tarihinde saat 14:25 sıralarında ----- plaka nolu dava dışı sürücü
----- sevk ve idaresindeki araç, ----- İli, ---- İlçesi, ------ Otoyolu
üzerinde seyir halinde iken önünde bulunan dava dışı ------ sevk ve idaresindeki ------- plakalı araca arkadan çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Müvekkil sigorta şirketi tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi gereğince müvekkil
şirket sigortalısı davalı ----- Şirketi'ne ait ------- plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle 14.303,19 TL ödeme yapılmıştır. Müvekkil sigorta şirketi tarafından kaza sonrası hasar dosyası açılmış, ekspertiz raporu
alınmış ve ödeme yapılmışsa da daha sonradan davalı sigortalının poliçe peşinat primini
ödemediği tespit edilmiştir. Prim ödemesi yapılmadığından geçerli bir sigorta poliçesi
bulunmadığı tespit edilmiş olup yapılan ödemenin iadesi için davalıya rücu mektubu
gönderilmiştir. Alacaklı müvekkil şirket, yasal düzenlemeler gereği yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla da davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı
dosyasında 14.303,19 TL asıl alacak 4.939,11 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplamda
19.242,30 TL tutarlı ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Borçlu tarafından takibe, borca, faize ve
tüm ferilerine itiraz edilmiştir. Davalı tarafın icra dosyasındaki itirazları hukuki dayanaktan
yoksun olduğundan" icra dosyasına yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; ----- plakalı otomobil ------, kazanın meydana
gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu,
---- plakalı otomobil sürücüsü ----- kusursuz olduğu,
Davacı ------ şirketi düzenlediği kasko sigorta poliçesi primini
tahsil etmediği, primin ödendiğine dair davalı tarafça ödeme belgesi ibraz edilmediği,
Sigorta şirketinin sorumluluğu başlamadığından ödediği 14.303,19 TL yi davalıdan geri
talep edebileceği, icra takip dosyasında faizin doğru hesaplandığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu 95/2. maddesinde; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmü ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde; “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” düzenlemesi mevcuttur.Somut olayda davacı ile davalı arasında davaya konu araç için kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Davalı vekili davaya konu araç için kaza tarihi itibariyle kiralama sözleşmesi akdedildiği, uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle sorumlu olmadığını savunmuş ise de, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Bu nedenle davalı uzun süreli kiralayan olsa dahi poliçede sigorta ettiren olarak yer aldığından açılan davada pasif dava ehliyeti bulunmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin husumete ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Somut olayda, ----- plakalı otomobil sürücüsü ------, kazanın meydana
gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, ----- plakalı otomobil sürücüsü ----- kusursuz olduğu, Davacı ------ şirketi düzenlediği kasko sigorta poliçesi primini
tahsil etmediği, primin ödendiğine dair davalı tarafça ödeme belgesi ibraz edilmediği,
Sigorta şirketinin sorumluluğu başlamadığından ödediği 14.303,19 TL yi davalıdan geri
talep edebileceğinin anlaşıldığı bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davalının primi ödediğini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.314,44 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.044,59 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 324,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.324,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 81,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 19.242,30 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.