T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/407
KARAR NO : 2025/376
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/06/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilini "-----" adı ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, gündüz bakım (kreş) hizmetleri, hayvan bakım evleri hizmetleri kapsamlı markasını 15/05/2020 tarihinden itibaren 10 yıllığına 15/05/2010 tarihinde tescil ettirdiğini, tescil ilanının ----- tarafından 15/05/2010 tarihinde yayınlandığını, müvekkilinin tescilli markasının tanıtımını sosyal paylaşım sitelerinde yaptığını, marka kullanım hakkına ilişkin üçüncü kişiler ile isim hakkı kullanım sözleşmesi yaptığını, sözleşme yapmaya devam ettiğini, tescil edilen ve koruma altına alınan markanın kendisinin talep oluşmasında belirleyici etken olduğunu, Türkiye çapında tanınan ve talep gören bir marka haline geldiğini, Davalı ------ adresinde müvekkili şirketin franchise verdiği şubesi olduğunu, davalı ------ ise Franchise Sözleşmesinde şirketin kefili olduğu, müvekkil şirket ile taraflar arasından akdedilen 20.11.2018 tarihli Franchise Sözleşmesini dilekçe ekinde sunduklarını, Müvekkili şirketin, -----. Noterliği 04.04.2023 Tarih ------ Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Franchise Sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davalıların, ilgili ihtarnameyi 05.04.2023 tarihinde tebliğ aldıklarını, davalılara gönderilen ihtarname ile verilen süre içerisinde cari hesaptan kaynaklı borcu ödemedikleri gibi ------. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyaya kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, Davalıların, Franchise Sözleşmesi feshedildiği halde, müvekkili şirketin markasını kullanmaya da devam ettiklerini, buna ilişkin davalılar hakkında ----- Fikri Sinai Haklar Mahkemesi ---- Esas ve ---- Cumhuriyet Başsavcılığı ------soruşturma numaralı dava dosyaları üzerinden yasal işlem başlatıldığını, Müvekkilinin iş bu ticari ilişkide üzerine düşen tüm edimleri gerçekleştirdiği halde, borçlu davalıların, ödemesi gereken cari hesabı ödemediğini, borçlu davalı şirket ve kefilinin, takibe itiraz ederek böyle bir borçlarının olmadığı iddia etmekte ise de, müvekkili şirketin, yeminli mali müşavirce hazırlanmış ve onaylanmış cari hesap ekstresinde, davaya konu bedelin ödenmediğinin banka dekontlarıyla da sabit olduğunu, davalının söz konusu faturaları ticari defter ve kayıtlarına hiçbir itiraz öne sürmeden kaydetmesine rağmen borcunu ödemediği, kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği hususunun davalı şirketin ve müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesiyle ortaya çıkacağını belirtmiş olup, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Talimat mahkemesince alınan bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; davacı şirketin 2018, 2019, 2020 yıllarına ait ticari defterlerin kağıt ortamında tutulduğu, kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2021,2022 yıllarına ait ticari defterlerinin e-defter olarak tutulduğu görülmüştür. Defterlerin Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulduğu, incelenen muhasebe kayıtlarının sonucunda davacı ----- ile davalı----- ve----- adına yapılan satışlar toplamının 1.860.930,18 TL olduğu yapmış olduğu ödemeler ve kesmiş olduğu iade faturaları toplamının 1.426.642,47 TL olduğu 12.12.2022 tarihi itibariyle 434.287,71 TL borç bakiyesi kaldığı tespit edildiği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi amacıyla -----Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup, SMMM Bilirkişi ------ Tal. sayılı dosyasına sunulan 29.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin 2018-2019-2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin 2021-2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerin e-defter olduğu davalı şirket tarafından ticari defterlerin ibraz edilememiş olması nedeniyle, davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacı Alacağı Yönünden 14.04.2023 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin taraflar arasında geçerli olduğu dönemde oluşan franchise sözleşmesi kapsamında bakiye kalan 664.886,67 TL tutarlı açık hesap alacağını talep edebileceği, dava şirketin takip öncesinde 195,82 TL işlemiş faiz talep edebileceği, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, Davalılar Vekilinin Mahsup Talebinin yerinde görülmesi halinde, davacının talep edebileceği alacak tutarından, senetlerin asıl alacak tutarı olan 100.000,00 TL'sinin mahsup edilebileceği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Davacı vekili 02/05/2025 tarihli dilekçesinde; açmış olduğu davasından vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili 01/05/2025 tarihli dilekçesinde; davacının feragat ettiğini, karşılıklı olarak yargılama giderleri ile vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir.
HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Feragat nedeni ile REDDİNE,
2- Karar harcı 615,40 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 8.032,54 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 7.417,14 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Talep bulunmadığından taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.