T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/277 Esas
KARAR NO:2025/232
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/09/2019
KARAR TARİHİ: 28/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket ile davalı borçlu arasında; davalı borçlunun üstlenmiş olduğu ---- bulunan ---- projesi kapsamında --- malzeme dahil olarak yapılması hususunda anlaştıklarını, ticari ilişki uyarınca malzemenin imalatı, uygulanması ve işçiliğine davalı borçlu tarafından 52.444,22-€ ödenmesi kararlaştırıldığını, Ancak davalı borçlu yanca Müvekkil Şirketten talep edilen ve teknik özellikler ile yönetmelik ve yasal mevzuata uygun olarak yapılarak teslim edilen işe ilişkin bakiye kalan 25.880,40-€ ile davalı borçlunun sorumluluğunda bulunan alanda var olan eksiklik nedeni ile Müvekkil Şirketin personelini fazladan çalıştırılması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı 12.800,00-€ bedel ödenmediğini, İşbu nedenle Müvekkil Şirketin alacağının tahsili için önce -------- tarihli ihtarname ile borçlu ödemeye davet edilmiş, davalı borçlu ödeme yapmayınca ------- sayılı dosyası üzerinden takip yapılmış ancak davalı borçlu tarafından ilgili takibe haksız olarak itiraz edildiğini arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkil şirket tarafından üstlenilen --- marküteri parke işi eksiksiz olarak tamamlanarak davalı borçuya teslim edildiğini, taraflar arasında yapılan anlaşmaya binaen işin bitirilme süresi için öngörülen süre kadar işçilik maliyeti de toplam bedele dahil edilmiş bulunduğunu ancak müvekkil şirket çalışanları tarafından işin montajına geçilmesi akabinde 120 metrekarelik bir alanda uygulama yapıldıktan sonra uygulama yapılan alanda parkenin zemine yapıştırılması işini gören tutkalın zemin üzerine yapışmadığı fark edilmiş ve bu haliyle işe devam edilemeyeceği için zemin üzerinde inceleme yapılmıştır. yapılan incelemede zemine yapılan self levelling şap imalatı işleminde hata olduğu ve bu hatanın imalatta kullanılan malzemenin kalitesinden ya da ilgi malzemenin son kullanma tarihinin geçmesinden kaynaklanabileceği tespit edilerek müvekkil şirket tarafından yapılan imalatın sökülmesi zorunluluğu doğduğunu, davalı borçlunun sorumluluğunda bulunan bu imalattan kaynaklı olarak ortaya çıkan durum nedeni ile işlem yapılan parkelerin bir kısmının yeniden üretilmesi zorunlu hale gelmiş bu nedenle de ilgili imalatlar yapılana kadar müvekkil şirket çalışanları tarafından iş yapılamadığından işin tamamlanma süresinde uzama yaşandığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirket müvekkili şirkete taahhüt ettiği edimlerini yerine getirmemiş olup, taraflar arasında anlaşılan standartlara uygun olarak ve süresinde teslim edilmiş bir iş bulunmamakta olduğunu, Davacının müvekkil ile yapmış olduğu anlaşma uyarınca -----işini, ekte sunulan fotoğrafta da görülen, davacı tarafından hazırlanmış olan örnekteki model ve desende yapmayı üstlenmiş olduğunu, Davacı tarafından şantiyede işe başlanmış ancak davacı ve davacı çalışanlarından kaynaklanan kusurlar ve hatalar sebebi ile parke döşemesi mutabık kalınan ve davacı tarafından taahhüt edilen model ve desene uygun yapılmamış/yapılamamış olduğunu, Müvekkil şirketin uyarıları ve davacının kusurunu kabulü üzerine davacı taraf, döşenen tüm hatalı parkeleri sökerek yeniden montaj işlemi yapmış olup, yapılan bu kusurlu işler sırasında, demonte işlemleri sebebi ile parkelerin bir kısmı zarar görmüş ve davacının sorumluluğu ve Maliyeti davacıya ait olmak koşulu ile bir kısım ek yeni malzeme getirilerek kullanılmış olduğunu, Davacı bu süreçte zemine de hasar vermiş olup, Ancak davacı hile yaparak parke sökümünün yanlış model uygulamasından değil de zeminden kaynaklandığına dair gerçeğe aykırı iddia ile mahkemeye yanıltmaya çalıştıklarını, İşbu durum dilekçe ekinde ibraz ettikleri davacının 05.03.2018 tarihli maili ile sabit olup, Davacı önce zeminin parke döşeme için uygun olduğunu beyan etmiş, akabinde döşemeye başlamış, yanlış model uygulaması yüzünden parkeler sökülmüş, Davacının sunduğu fotoğrafların da bu söküm sonrasına ait olduğunun da görüleceğini, Davacının yaptığı eksik ve hatalı işler nedeni ile hakedişte kesintiler yapılmış işbu kesintiler davacıya bildirilmiş, Taraflar arasında işbu kesintilere ilişkin sözlü olarak mutabık kalındığını, Akabinde davacı, --------- YN.' Lu ihtarnameyi keşide ederek; “üstlenilmiş olan ----- işinin eksiksiz olarak ifa edildi; işçilik ve montaj dahil toplam 40.984,40-EURO borç bulunduğu iddia edilerek,” Müvekkilinden ödeme talep ettiğini, Taraflarınca işbu ihtarnameye cevaben ----------- YN. Lu ihtarnamesi keşide edilmiş ve "İhtarnameye konu iddiaların tamamının usul ve yasaya ve gerçeklere aykırı olduğu beyan edilerek, alacak iddiasının tarafımızca kabul edilmediği bildirilmiş, yapılan anlaşma uyarınca davacının yapılan hatalı, eksik ve kusurlu işler nedeni ile müvekkilin zararının giderilmesi" nin talep edilmiş olduğunu, Teklif aşamasında davacının yüklenmiş olduğu işin niteliği ve teknik detayları davacıya bildirilmiş olup davacı gösterilen yerdeki parke işini davacı tarafından hazırlanmış olan örneği fotoğraflarda görülen model ve desende yapmayı üstlenmiş ancak bu taahhüdünü yerine getirmediğini, Hatalı montaj sonrasında parkeleri sökmek zorunda kalan davacının işbu hatası sonrasında doğan söküm, yeniden montaj, ek malzeme, ek işçilik, ek mesai, makina kullanımı sair sebeplerle doğan her türlü maddi külfeti yüklenmek zorunda olduğunu, Davacının ikinci montaj işlemi sonrasında yaptığı nihai işlemler de ayıplı olup, kullandığı Malzemeler siparişe uygun olmadığı gibi montaj sırasında yaptığı kusurlu işler sebebi ile davacının sorumluluğu bulunmakta olduğunu, Zımparalama işlemi sırasında davacının kullandığı malzemenin taahhüt edilen malzeme olmadığı görüldüğünü, Davacının ek malzeme ve işler sebebi ile düzenlendiği -------- bedelli fatura içeriğinin de gerçeği yansıtmadığı gibi taraflarınca da kabul edilmemiş olduğunu, yapılan iş ve masraflara ilişkin fatura ve sair evraklar müvekkil tarafından onaylanmamış olup farazi iş ve hesaplamalar ile talep edilen rakamlar ve alacak kalemleri gerçeği yansıtmadığı gibi aynı zamanda fahiş tutarlarda olduklarını, Ne şekilde, hangi teknik verilerle hesaplandığı açıklanmayan bu bedellerin kabulü mümkün olmayıp, Davacının anlaşmaya aykırı olarak yaptığı işleri hukuki sorumluluğu sebebi ile bedelsiz gidermesinin zaruri olduğunu, Davacı tarafın işe başlamadan evvel ------- şantiyeye keşif için gitmiş ve --------keşfe dair raporunda, "mevcut şapın nem ve sertlik derecesinin parke montajına uygun olduğunu" bildirmiş olup, İşbu keşif özeti akabinde kendi hataları sebebi ile yapılan parke döşemesinin sökülmesi sebebi ile doğan zararların şaptan kaynaklandığına dair iddialarının kabulünün mümkün olmadığını ve 05.03.2018 tarihli keşif özetine dair raporlarını içerir mail incelendiğinde davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun da görülmekte olduğunu, davacının yaptığı kusurlu işler sebebi ile müvekkil şirketin üst işveren ile olan ticari ilişkisinde de zararlar doğmuş, hatalı iş sebebi ile üst işveren tarafından kabuller süresinde yapılmamış olup, Davacı yüklenicinin kusuru nedeniyle ortaya çıkan eksik ve ayıplı imalat sonucu ayıbın giderilmesi için yapılacak masraflardan davacının sorumlu olacağını, Davacının taahhüt edilen işi süresinde yapmadığnıı, Davacının söz konusu hatalı montajı sonrasında söküm ve yeniden montaj işlemleri için yeni malzemenin gelmesi de 20 gün kadar sürmüş ve bu sürede şantiye durduğu için müvekkili şirket üst işveren ile olan sözleşmesinde sorun yaşamış, gecikmeden doğan zarara uğramış olduğunu, Davacının işin uzamasının müvekkilden kaynaklandığına dair iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, Davacı taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak işi süresinde tamamlayamadığı gibi, işin ehli olmamasından basiretli bir tacir olmamasından kaynaklanan neticeler sebebi ile müvekkil emek, mesai, para ve ticari itibar kaybetmiş olduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle,--------- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, --------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan ------- raporda özetle; -------- parke işleri yapımı işi ile ilgili olarak dosya içerisinde, taraflar arasında proforma fatura dışında yapılmış bir sözleşme bulunmadığı gibi, taraflar arasında e-posta yazışmaları dışında başkaca bir yazışma, şantiyede imalat ve iş süreleri ile ilgili alınmış kararlar, itiraz ve iş kabulleri konularında da bir belge veya yazışma yer almadığı, ------ : Her ne kadar, Davacı -------şantiyesinde yaptıkları inceleme sonucunda, davalı ------ yollamış olduğu ---------- e-postada “Mevcut şapın nemi ve sertlik derecesi, şu an için parke montajına uygundur.” Şeklinde bir rapor yollamış isede, ----------bölümünde problem olduğunu bu yüzden parkelerin yapışmasında sorunlar çıktığını belirten ve bu yüzden oluşacak iş kaybı ve malzeme tutarını sonradan bildireceğini belirten yazısına, davalı ------------ tarafından bir itiraz gelmemiş olduğu (en azından dosyada bu konuda bir yazı veya belge bulunmamaktadır). Bozuk olduğu söylenen bölgeninde davalı ---- kumlama ve --------- uygulanarak parke döşenmesine uygun hale getirildiği Parke hataları: Dosyada mübrez fotoğraflar incelendiğinde, özellikle davalı vekilince ------------ tarihli dilekçe ekinde sunulan fotoğraflarda 2. Kere döşenmiş parkelerde ciddi miktarda yükseklik farkları ve aralıklar bulunduğu açıkça görüldüğü iddiasına davacı ---------, o tarihte itiraz içerir bir cevap veya yazı dosyada bulunmadığı, Davalı -------- tarafından şantiyede tutulmuş olan tutanaklarla ilgili davacı -----şantiye yetkililerince yazılmış bir itiraz veya cevap yazısına da dosya içerisinde rastlanmadığı Hakediş raporu incelendiğinde, 3.sayfada bulunan metraj ve birim fiyatlar bölümünde, --------- kaleminde sadece parke döşeme işçiliği hesaplanmış olup sistre ve cila işçiliği düşülmüştür. Aynı şekilde ---------- döşeme işçiliği hesaplanmış olup sistre ve cila işçiliği düşülmüştür. Aynı hakediş raporunun 2. Sayfasında yer alan Kesintiler sayfasında da parke silim işleri için sahada tutulan tutanaklara dayanılarak silim işleri için kesinti yapılmıştır. Sistre ve cila işleri birim fiyattan düşülüyor ise, başka bir ekibe yaptırılan bu işin hakediş raporunda kesinti olarak tekrardan davacı ---- alacağından düşülmemesi gerektiği düşünüldüğü, Hatalı -----konusunda : Davacı tarafından hatalı olduğu iddia edilen------gerek imalat süresince gerekse hakediş raporunda Davalı------- her hangi bir itiraz ve kesinti yapmaması nedeniyle Davacı ----- haklı olabileceği, Parke döşeme işçilik hataları: Farklı ürün ------ve şantiyede tutulan tutanaklar ile ilgili imalat sürecinde ----- tarafından bir itiraz gelmemesi ve davalı ----- tarafından 2. Döşeme sonrası parke hatalarını gösteren fotoğraflar dikkate alındığında, Davalı-----haklı olabileceği, Davacı------- alacağının — : 52.544,22€ * 826,00€ * 8.732,00€ - 62.102,22 EURO Davalı --------- yaptığı kesintilerin — : 19.465,85 EURO Yapılan Ödeme 05.07.2017 ---------- aracılığıyla : 19.900.-EURO Bakiye : 22.736,37 EURO Olduğu Davacı Şirketin 38.680,40 € ASIL ve 95,38 € İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 38.775,78 €URO Alacak ile 175,12 TL İhtarname Masrafı Talebi üzerinden harçlandırarak İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Davacı Şirketin Davalı Şirketten talep edebileceği Asıl Alacağının 22.736,37 EURO olabileceği, Davacı Şirketin Davalı Şirketten talep edebileceği İşlemiş Faizin 55,92 EURO olabileceği, Davacı Şirketin 175,12 TL İhtarname Masrafına ilişkin Alacak Talebinin mahkememizin takdirinde olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından alınan ------ Tarihli rapor da özetle; Davacı firmanın----kapsamında sadece Marküteri----------- kaplama işinin, malzeme ve işçilik bedeli karşılığında yapımından sorumlu olduğu,----uygulanan--------- kusurlu olmasından dolayı, -------kaplamasında sökülmelerin meydana gelmiş olduğu, --------şap ve tesviye şapı işinden davalı firmanın sorumlu olduğu, Davalı firma tarafından kusurlu tesviye şapının sökülerek yerine epoksi ve kumlama yapılmış olduğu, Toplam 35.978,23 TL tutarlı hakkediş tutarından toplam 19.465,35 € olarak yapılan kesintiden 8.982,45 € tutarlı kesintinin zemindeki hatalı şap uygulamasından kaynaklı olarak zemin ve parkede ki bozulmaların giderilmesi için davalı --------- tarafından yapılmış olan tamir ve onarım harcamalarına ait olduğu, 10.482,00 € tutarlı kesintinin ise tariflenen ürün yerine, papel kalınlığı 4 mm olan ürün gelmesinden ötürü fiyat farkı olduğu, Zemindeki self levelling şap işi, davalı firmanın sorumluluğunda olduğundan, bu işin kusurlu olmasından — ötürü parke kaplamasında meydana gelene deformasyonun giderilmesi ve zemindeki şapın sökülerek gerekli tamir ve onarımların yapılması için yapılan 8.982,45 € bedelli harcamanın davacının hakkediş bedelinden düşülemeyeceği, Davacı şirket tarafından lamine parke kaplaması olarak teklif edilen ürün yerine, papel kalınlığı 4 mm olan ürün gelmesinden ötürü oluşan 10.482,00 € tutarlı fiyat farkının hakkediş bedelinden düşülmesi gerektiği, Toplam Bedelli Fatura Tutarı 31.720,22-€ olduğu, davalı işveren tarafından, Marküteri Lamine parke ve Lamine parke (düz parke) kaplama işinin malzeme ve işçilik olarak yapılmış olması sebebiyle davacı alt yüklenici ----------alacağı olan KDV dahil 31.720,22-€ bakiye bedelin, davalı ------- tarafından ödenmesi gerektiği hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından alınan 30/10/2024 tarihli ek rapor da özetle; Davalı işveren ---- tarafından davacı alt yüklenici ------- gönderilen toplam 35.978,23 TL tutarlı hakkediş miktarından düşülen toplam 19.465,35 € kesinti tutarı hakkında yeterli bir inceleme, tespit ve değerlendirme yapılmamış olduğu, bu sebeple raporda kendi içinde çelişkiye düşülmüş olduğu görüldüğü Hatalı --------- konusunda, davacı------------ haklı olabileceği yönünde kanaate varıldığı, hakkediş raporunda sistre ve cila işçiliğinin düşülmüş olduğu, sistre ve cila işleri birim fiyatta düşülürken başka ekibe yaptırılan parke silim işi içinde hakkediş raporun kesinti yapılarak tekrardan davacı -----alacağından düşülmemesi gerektiği belirtilmişken davalı ---------tarafından yapılan silim işlerine ait harcamaların hakediş bedelinden düşülmesi hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmayarak, işbu kesintili hakediş miktarı üzerinden alacak miktarı hesapladığı, Hakediş tutarından düşülen bu kesintilerin hangi sebeplerle ve hangi işlere ait olarak yapılmış olduğu incelenmeden, kesintilerin uygunluğu hakkında kanaat oluşturmadan hakkediş bedelinden düşülen 19.465,35-€ tutarlı kesinti miktarının tamamının kabul edilerek alacak miktarının hesaplanması doğru görülmemiş olup, bu sebeple, ilk heyet tarafından hazırlanmış olan rapora, TEKNİK YÖNDEN rapora katılmamız mümkün olmadığı hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir. Bilirkişi tarafından alınan ----- tarihli ek rapor da özetle, Davacı ------ tarihinde ve----------- tarihlerinde kur farkı hesapları lehte ve alehte yaparak cari hesaplarına intikal ettirmesine rağmen davalıya fatura kesmediği tespit edilmişti. Bu nedenle TL cari hesaplarında mutabakatsızlık olduğu tespit edilmiştir. Buna mukabil EURO bazında cari hesaplar 25.880,22 EURO olarak mutabık olduğu tespit edildiği, Davacı Şirketin Takip/Dava Tarihi itibarıyla Davalı Şirketten 25.880,22 EURO Asıl Alacaklı durumda bulunduğundan, Davacının tahsil tarihi itibariyle --------- üzerinden hesaplayacağı kur farkı * KDV faturası ile birlikte alacağının bulunduğunu, Davacı Şirketçe takibe ve huzurdaki davaya konu edilen 25.880,22 TL ASIL ALACAK talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Duruşmada dinlenilen tanık-----Beyanında; "Ben davacı şirket bünyesinde parke montaj ustası olarak yaklaşık 5 yıldır ---------çalışıyorum ve hala da görev yapmaktayım. 2018 yılı itibari ile davacı şirket bünyesinde davalı tarafın üstlenmiş olduğu proje kapsamında parke montaj işinin yapılması nedeni ile çalışmaya başladık. Benim çalışmış olduğum davacı şirket parke döşemesi işini yaparken zemine yönelik tüm işleri kendi personeline yaptırır. Örneğin diğer işlerimizde parke döşenecek zemine yapılacak şap işlemini kendi personelimize yaptırırız. Ancak davalı şirket biz parke döşeme işine başlamadan önce zemini şaplanması işlemini kendi personeline yaptırmıştı. Bizde bizden parke döşemesi talep edildiğinde zeminin nemini ölçtük, bir sıkıntı tespit edemedik ve parkeyi zemine döşemeye başladık. Bu hususta belirtmek isterim ki biz yapmış olduğumuz her işten davalı ---- proje müdürü ve mimarlarının onayları doğrultusunda gerçekleşir. Proje müdürünün ve mimarın talimatı olmadan herhangi bir işlem yapma yükümlülüğümüz bulunmamaktadır. Daha sonra zemine döşediğimiz parkeler zemine uymadı ve tam olarak zemine yapışmadı. Bu olayın akabinde davalı------ kendi işçilerine yapışmayan parkeleri söktürerek bildiğim kadarı ile ---------- yerel bir atölyede parkenin zeminine yapışmış olan şapların kazıttı. Bu işlem yaklaşık 15 gün sürdü ve 15 gün boyunca davalı---------- şantiye bünyesinde herhangi bir iş yapmadan bekledik. Ancak bu süre boyunca mesai ücretlerimiz davacı şirket tarafından karşılandı. Ben parke ustası olduğum için döşemiş olduğum m2 ye göre ücret almaktayım ve bu proje kapsamında da davacıdan toplam 34.000,00TL ücret aldım. Ücretlerimizi Türk Lirası olarak almaktaydık. Bildiğim kadarı ile diğer çalışanlarda ücretlerini Türk Lirası olarak alıyorlardı. Boşta kaldığımız gün boyunca bana ve yanımda çalışan diğer iki elemana davacı ---------- verdi. 34.000,00 TL'nin geri kalanı döşediğimiz parke m2'ne yönelik hesaplandı. Daha sonra davalı -----şapı kazıdı ve epoksi denilen madden ile zemini kapladı. Ancak parkeler ---------bulunan yerel bir atölye tarafından kazındığı için orjinalliğini kaybetti ve zemine uyum sağlamadı. Atölyeden gelen parkeleri de gene davacı ---- çalışanları yani ben ve ekibim döşedik. Ancak bazı parkeler kazınırken diğerlerine oranla fazla yada az kazındığı için ve zemini tutması için döşenen maddeler bir araya geldiğinde bazı parkelerin üst papeli attı ve beyaz bir renk çıktı, orjinalliğini kaybetti. Ancak biz bu parkelerin orjinalliğini kaybettiğini söz konusu oluşan hasarları davalı -------proje müdürü ve mimarına bildirmemize rağmen tarafımıza bu parkelerin döşenme talimatı verildiği için gerekli işlemi tamamladık ve şantiyedeki işimizi tamamladık. Biz ---- şantiyede davacı şirketin bünyesinde 4 kişi olarak çalıştık.----------- çalışan şantiye şefi olarak bize şantiye ile ilgili talimat ve çalışma koşulları ile ilgili bilgilendirme yapıyordu. Zemine davalı şirket tarafından dökülen şapı İlk ölçümümüzde davalı firmadan 3 yada 4 mimarı hazır bulunuyordu. Nem ölçme aletinde de belirlenen sonuç uygun çıkınca biz parkeleri döşedik. Ancak parkeler zemine uyum sağlamadığında atölyeden gelen parkelerin orjinalliğini kaybettiği parkelerin hepsinin yeknesak olmadığını farkettiğimizde şantiye şefimiz -------- durumu davalı dekona bildirdi ve orjinal, sıfır parke talebinde bulundu. Bu şekilde yapılacak işlemin düzgün olmayacağını ve eksiklikler çıkacağını davalı ----- mimarlarına bildirdi. Ancak ---------bize elde bulunan parkelerin döşeme talimatı verdiği için talimatlar doğrultusunda işlemleri yaptık. Normalde biz şantiye şefimize yapılacak işlemleri yahut eksiklikleri bildiririz. Şantiye şefimiz bu hususları davalı ----------- bildirmesi gerekir. Ancak şantiye alanı çok geniş bir alan olmadığı için şantiye şefinin parkeler ile ilgili ayıplar ve eksiklikleri davalı şirkete bildirdiklerini kendimde birkaç kez şahit oldum, -------kalınlığının önemi şu açıdadır. Söz konusu sökülen parkeler davalı tarafından bulunan bir atölyede kazındığı için parkeler arasında kalınlık farklılığı meydana geldi. -------- arka kısmı farklı olduğundan üst papelin kalınlığının yapılan işin eksikliğindeki önemi kaldırmadığını düşünüyorum. Ayrıca papel kalınlığının belirlenmesi benim görevim dışındadır. Proje değişikliğine yönelik bir parkeyi döşemeden önce bize davalı ----------------tarafından parkelerin matematik kare defterindeki şekiller gibi düz bir şekilde döşenmesi talimatı verildi. Ancak daha sonra parkelerin çapraz şekilde kesilerek döşenmesi istenildi. Biz bu durumu şantiye şefimize bildirdik ve bu işlem nedeni ile fazla çalışmamız gerektiğini ve ek bir mesai ücreti olması gerektiğini bildirdik.Daha sonra davacı ------------- bize bu iş nedeni ile fazla mesai ücretimizi verdi ve bu fazla mesai ücreti de başta belirtmiş olduğu 34.000,00TL bedel içinde verildi. Biz oraya normalde 12 günlük iş için gittik ancak yukarıda bahsetmiş olduğum sebepler nedeni ile yaklaşık 70 gün -------- da kaldık Davalı tarafından dosyaya sunulan parke örnekleri duruşma esnasında tanığa gösterildi. Parkelerden hasarsız olanı kullanılmayan ve atölyeden gelmeyen parkedir. Ancak arka kısmındanda bakıldığında hasarlı olan parke ise bizim döşediğimiz parkeye benzemektedir. Ancak parkeleri yerinde görmediğim için net bir cevap veremeyeceğim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Duruşmada dinlenilen tanık ----- Beyanında; "Ben davacı ---------- şantiye şefi olarak görev yapmaktayım ve halada çalışmaktayım. 2017 yılı mart ayı itibari ile ---- işe başladık. 1 ay kadar çalıştık ve daha sonra davalı şirket tarafından bazı parkeler temin edilemediği için ---------- geri döndük. Yanlış hatırlamıyorsam 2017 haziran ayından tekrardan davalı bünyesinde bulunan proje kapsamında çalıştık. Bizim çalıştığımız şirket olarak parke döşeme işleminden önce zemine yönelik şap ve diğer işlemleri kendi elemanlarımıza yaptırıyorduk. Ancak ---------- konusu zemin kaplama işlemini kendi personeline yaptırdığı ve bizden sadece parke döşeme işi için hizmet talep ettiğinden şaplanmış zeminin nem ölçümü yapılarak, nemin ve zeminin düzlüğüne ilişkin şartların uygun olduğunu ve davalı --------- talimatı doğrultusunda parkelerimi zemine döşedik. Ancak normalde 1-2 saat içerisinde yapışması gereken parkeler işlem üzerinden 1 gün geçmesine rağmen tutmamıştı. Daha sonra biz durumu ---- bildirdik ve ------çalışanları da durumu gördü. Daha sonra parkeleri kendileri --------- bulunan atölyeye götürerek altındaki yapışkanı kazıttırdıkları, ancak makineler eski olduğunu tahmin ettiğim için parkelerin her biri yeknesak şekilde kazınmamıştı. Bazı parkelerin kalınlıkları 3 - 5 mm kadar farklılık gösterdi. Dana sonra davalı şirket tarafından söz konusu şaplar kazındı ve epoksi denilen madde ile zemin kaplandı. Ben şantiye şefi olarak söz konusu parkelerin döşenmesi halinde sıkıntıların ortaya çıkacağını, parkelerin orjinalliklerini kaybettiklerini ---------yetkililere bildirdim. Ancak tarafımıza parkelerin bu şekilde döşenmesi talimatı verildiği için parkeleri döşedik. Daha sonra alan geniş olduğu için bazı parkeler yetmemişti. Davalı tarafça yeniden parke siparişi verildi. Ancak yeni parkeler ile eski parkeler arasında mm farklılıkları olduğu için davalı ---------- tarafından şağ dökülen zemin kazınarak, daha sonra epoksi deline madde ile kaplandı ve tarafımızca döşenen parkelere sistre yapılması, parkelerin aynı hizaya gelinmesi davalı --------- tarafından talep edildi. Ancak daha sonra bahsettiğim mm farklılıkları nedeni ile bazı parkelerin kazınması nedeni ile beyaz iç kısımları görünür hale geldi. Yapılan bu işlemler nedeni ile parkelerin atölyede kazınması ve sökülmesi nedeni ile yaklaşık 10-15 gün işçilerimiz herhangi bir döşeme işlemi yapmadan boşta beklediler. Bu süre zarfınca maaşları davacı -------tarafından ödendi. Ayrıca davalı --------- proje değişikliği yaptığı için parkelerin döşenme şekilleri düz değil çaprazlama şekilde olmasını talep ettiğinden işçilerimiz bu işlem nedeni ile de fazla mesai yaptılar ve fazla mesai ücreti yanlış hatırlamıyorsam 100 dolardır. Söz konusu ücretler davacı ------- tarafından karşılandı. Ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ücret alamadık. Biz söz konusu işlemi davalı ------teslim ederken söz konusu için davalı ------ tarafından kabul edilmemesi gibi bir durum yaşanmadı. Hatta ----------- döndüğümüzden sonrada tarafımıza bir ayıp ihbarı olmadığını biliyorum. İşçilerin TL mi yoksa yabancı para üzerinden mi ücretlerini aldıklarını bilmiyorum,Davacı şirkette şantiye şefi olarak görev yapmaktayım. Herhangi bir imza yetkim yoktur, dedi. Ayrıca döşenen parkelerin papel kalınlığı önemlidir. Ancak yukarıda da bahsettiğim üzere parkeler kazınarak tarafımıza verildiği için ve tarafımızca sistre yapılması istendiği için ve parkeler arasındaki mm farklılıkları düzeltilmesi için fazla sistre yapılması gerektiğinden parke zemini üzerinden renk farklılıkları meydana geldi. Biz söz konusu parkeleri -------- getirdik ve parkeler döşenmeden önce davalı ------ teslim ettik . Davalı ------- parkelerin ilk haline yönelik olarak anlaşılan papel kalınlığı da dahil olmak üzere herhangi bir ihbarda bulunmadı. Ancak yukarıda bahsettiğim sistre işlemi nedeni ile fazla zımparalanması nedeni ile parke zeminin de renk farklılıkları meydana geldi. Biz işi teslim ettikten yaklaşık 2 ay süre sonra davalı ---- bize bu durumdan bahsetti" şeklinde beyanda bulunmuştur.Duruşma da dinlenilen tanık ... beyanında; "Ben davalı şirketin teknik ofis mühendisiyim 2014 yılında davalı şirkette çalışmaya başladım halen aynı şirkette çalışmaya devam etmekteyim davayı konu iş----------- da bulunan bir otelin projesi kapsamında parkenin üretimi ve parkenin zemine döşenmesi konusunda davalı şirket ile davacı şirket anlaştı tarafların arasında bu iş le ilgili faturalar düzenlendiğini biliyorum, davacının davaya konu işi yalnızca parkenin üretilmesi ve davalı tarafça hazırlanan zemine döşenmesi ile ilgilidir davacının zeminin hazırlanmasına yönelik bir sorumluluğu bulunmamaktadır ancak zemin davalı tarafça hazır edildikten sonra davacıya son kontrol amaçlı sorulup onay alındıktan sonra döşemeye başlanmaktadır davaya konu parkelerin döşenmesi esnasında bazı sıkıntılar oldu, bu sıkıntıların nedeni davacı ile anlaşmış olduğumuz parkenin kalınlığına istediğimiz oranda olmamasından ve parke döşenirken proje kapsamında belirlenen döşeme şekline uyulmamasından kaynaklanmıştır, biz anlaşırken parkenin içindeki katmanların daha farklı olmasını istemiştik ancak gelen ürün anlaştığımız numunelere benzer nitelikte değildir, döşenecek parke ile anlaşma öncesi gönderilen numunelerin döşeme öncesinde karşılaştırılıp karşılaştırılmadığını hatırlamıyorum, biz zemini hazırladıktan sonra parkelerin ve parkeyi döşeyecek işçileri çağırdık hatırladığım kadarıyla işçiler mesai dışı kalacakları otelle ilgili bazı sıkıntılar bahane ederek işe geç başladılar ayrıca parkelerle ilgili sorun yaşadığımızdan parkelerin taban ve pahlarının düzeltilmesi için kendi bünyemizde bulunan personele düzeltmeler yaptırdık bu işlem yaklaşık bir hafta kadar sürdü tarihi itibari ile araya yanlı hatırlamıyorsam Bayram tatili girdiğinden davacının işçileri geri gönderildi, bir hafta sonra işçiler geri gelerek döşeme işini tamamladılar söz konusu iş teslim edildi, ve yaklaşık olarak üzerinden üç yıl geçti, işçilerin tatil nedeni ile geri gönderdiğimiz için fazla mesai ödemesi yapmadık, yukarıda izah ettiğim nedenlerden dolayı davacının uhdesinde olan bazı işleri gereği gibi yerine getirmediğinden ekstra yapmış olduğumuz zeminin yeniden düzeltilmesi parkelerin düzeltilmesi, gibi işlerin kesintileri hak edişlerden yapıldı, bilgim kadarıyla yapılan kesintiler davacı tarafından kabul edilmedi ben teknik ofiste çalıştığım için haftada bir defa sahaya geçiyorum saha da çalışanlardan duyduğumu kadarıyla zeminin yeniden düzeltildiğinden haberdar oldum ancak tam olarak yapılan işlere yönelik görgüye dayalı bilgim bulunmamaktadır, Biz çalışma prensibi olarak mimarlık firmalarından gönderdiğimiz projeye yönelik fiyat alıyoruz ve söz konusu parkeler proje kapsamında belirlenen şekilde döşendi her hangi bir şekilde döşeme şekli değiştirilmedi parke döşenirken proje kapsamında belirlenen döşeme şekline uyulmamasından kaynaklanmıştır, şeklinde ifade vermiştir bu nedenle tanığa tekrardan ikinci döşemenin mi projeye uygun olarak döşendiğinin sorulmasını talep ediyorum ilk döşemenin projeye uygun olarak döşenmediğini biliyorum fakat döşeme esnasında sahada çalışan arkadaşların davacı çalışanları uyarıp uyarmadığını bilmiyorum yukarıda da söylediğim üzere teknik ofiste çalıştığı için görgüye dayalı bilgim yoktur ancak ikinci döşeme şekli projeye uygun olarak yapıldı numunenin farklı olduğu hususlarını nasıl anladıkları soruldu, iş bittikten sonra davacının numune olarak göndermiş olduğu ürünlerin farklı olduğun anladık her ne kadar söz konusu parkeleri tavan ve pahlarına yönelik işlem yapmış isek te söz konusu numunelerin tavan kısmında numuneye göre eksiklik vardı biz yalnıza tavan ve pahları düzelttik basiretli tacirler işin başında duran tacirlerdir 120 metre kare döşenirken hiç fark edilip edilmediği tanıktan soruldu, yukarıda defaten söylediğim üzere ben teknik personelim ancak saha personeli de iş yapılırken işi yanında bulunuyorlardı ve bu personeller projeyi bilen mühendislerden oluşmaktadır fakat iş gereği biz biten iş üzerinden anlaştığımız için döşenen her metre karede uyarma sorumluluğumuz bulunmamaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Duruşmada dinlenilen tanık ------ Beyanında:"Ben davalı şirkette çalışmaktayım, halen davalı şirkette çalışıyorum, davalı şirkette formen olarak görev yaparım, asıl uzmanlığım mobilya kontrol uzmanlığıdır, davaya konu ------bulunan ----- çalıştım, davacı taraf bahse konu projenin parkelerini --------- kendi getirtecekti, söz konusu parkenin davacı tarafça nasıl temin edildiğini bilmiyorum, ancak söz konusu parke blok halinde gelmesi gerekirken, tek parça halinde geldi, tekrardan işin uzamaması için davacı tarafın işçileri ile beraber parkeler bazı işlemler yapılarak bütün hale geldi, davalı şirket parkenin döşenmesi ve zeminin hazırlanmasından sorumluydu, zeminin hazırlanmasında şap imalatında herhangi bir hata bulunmamakta idi zira zeminin kuru olduğu, davacı tarafça da teyit edildikten sonra döşenmeye başlanıldı, ancak davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak farklı kalınlıktaki parkelerin getirmesi nedeni ile döşenilen parkeler zemine tam oturmadı, parkenin genişlikleri de anlaşılan ölçülerden farklı idi , bu durumda parkelerin zemine oturmamasını etkiledi, akabinde işin uzamaması için davacının da talimatı ile zemine yapıştırılan parkelerin tutkalların temizlenmesi için ------ bir atölyeden parkelerin altları temizlendi, akabinde zeminin tekrardan şaplanması gerekti, bu şaplama işlemini de davalı yaptı, bu süre zarfı içerisinde davacının işçileri de davalı şirkete yardım etti, döşemeler yapıldı, akabinde sistire ve cila yapıldı ancak söz konusu işi teslim alan ---------tarafından iş kabul edilmedi, nedeninin ise parkelerin kalınlığının farklı olması ve sistireden sonra parkelerin zeminlerinde çizikler olmasıydı, davacının elamanları hiç boş kalmadılar zira parke farklı geldiği için yukarıda anlatmış olduğum yapıştırma işlemi yapılırken davalı şirketin çalışanlarına yardım ettiler, ---- atölyede ise parkelerin zeminlerin temizlenmesi yaklaşık 2 gün süre sürdü, ----- bulan şirket davalı şirket proje yöneticisi ------ ---- ancak söz konusu işlemin yapılması davacının görüş ve talimatları alınarak olmuştur. Parke zemine yapıştı hatta sökülürken baya zorlanıldı, hilte ile sökümü yapıldı, yukarıda izah ettiğim üzere söz konusu durum tamamen parkelerin kalınığının ve genişliğinin farklı olmasıydı, son kalan parkenin kalan boşluktan küçük kalmasıydı, Parkenin sökülmesinin nedeni yukarıda izah ettiğim üzere kalan boşluğun mevcut parkeden küçük kalmasıydı yani projeye uygun olmamasıydı yalnızca 10 metre karelik bir blok söküldü. Davalının söz konusu projedeki görevi zeminin hazırlanmasıdır zemin hazırlandıktan sonra bazı ölçümler yapılır ölçümler tamamlandıktan sonra davacının onayı ile iş başlar iş bittikten sonra davalı işin uygunluğunu kontrol eder"şeklinde beyanda bulunmuştur. Duruşmada dinlenilen tanık --------- Beyanında: Ben davalı şirkette Proje yöneticisi olarak çalıştım , halen davalı şirkette çalışıyorum, davaya konu------ bulunan -------- bende vardım, davalı şirket; davacının temin ettiği parkeleri davalının----- götürülmesi ve parkenin döşeneceği zeminin hazırlanmasında sorumlu idi, parkelerin hazırlanması davacıya aittir, (parkelerin rengi boyutu, kalınlığı genişliği v.b) söz konusu durumda sözleşmede açıkça yer almaktadır, sözleşmede belirtilen yer de öncelikle örnek döşeme yapıldı, örnek döşemenin yapılacağı zemin davalı tarafından hazırlandı, döşenilecek zemin hazırlandıktan sonra davacının onayı olmadan döşemeye başlanmıyor zira söz konusu onay bildiğim kadarıyla davacı tarafça davalı şirkete yazılı olarak verildi, döşeme işleminin davacı yaptı, ancak örnek döşemenin yapıldığı yerde, kalan parke ile mevcut desen arasında uyumsuzluk ortaya çıktı, bunun sebebinin ise sözleşmeye aykırı olarak 12 Cm kalınlığında parke getirtilmesi gerekirken onun yerine 13 CM parke getirilmiş, ve döşendikten sonra son parkenin 12 Cm kalması gerekirken 7 CM kaldığı gözlemlenmiştir. Toplamam gerekirse sözleşmede marküteri parke 7 milim kalınlığında olması gerekirken 4 ve 2 milim kalınlığında getirtilmiş genişliğinin 12 Cm olması gerekirken 13 cm olduğu örnek döşemeden sonra anlaşılmıştır parkelerin sökülme nedeni tamamen yukarıda izah ettiği genişlik ve kalınlık farklılığından dolayıdır, zeminle alakalı bir sıkıntı yoktu yukarıda bahsettiğim üzere zemin davacı tarafından yazılı olarak onaylanmıştı bu hususta mailleri mevcuttur söz konusu parkelerin farklı olmasından dolayı tam emin olmamakla birlikte parkeler kesildi bu kesim işlemini diğer tanık davalı çalışanı ------------ davacının işçileri ile birlikte yaptı örnek zemine döşenen ve sonra sökülen bir kısım parkeler ise -----da bir atölye de ki parkenin zemin deki tutkallar, temizlendi söz konusu atöyle bildiğimi kadarıyla davalı tarafça bulundu çünkü davacının ------- başka bir tanıdığı yoktu akabinde tüm zemin döşendikten sonra gerek zeminin döşenmesi gerekse zeminin üzerine yapılacak diğer işlemler davacının sorumluluğunda idi akabinde tortular farklılıklar ortaya çıktı daha sonra söz konusu durum rötuş ile düzeltileceği söylenildi, silmeler yapılırken farklı yönlerde silme işlemi yapıldığından bazı çizikler meydana geldi, bu sebepten ötürü diğer kontroller firma ----------tarafından kabul yapılmadı, söz konusu durumun gecikmesi tamamen parkenin kalınlığı ve genişliğinden kaynaklıdır, tek gecikme örnek zeminin sökülmesinden dolayıdır onun nedeni yine parkenin niteliğinden kaynaklıdır parkenin farklı olmasından dolayı yeniden zemin davalı tarafça hazırlanmak zorunda kalmıştır Sözleşmede zeminin nasıl döşeneceğini (düz mü yoksa şekillimi olacağını) tam olarak bilmiyorum, söz konusu durumun sözleşmede yazılı olmadığını biliyorum tüm parkeler 12 cm gelmesi gerekirken 13 cm genişliğinde geldi, ve parkeler davalı şirket çalışanı ------davacı şirket çalışanları tarafından kesilerek birer santim inceltildi, ortalama 2 ay kadar işin teslimi gecikti, Sözleşmede belirtilen miktar dışında davalı şirket tarafından fazlaca ödeme yapıldığını biliyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava, iş bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme, niteliğince TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir eser sözleşmesidir. Davacı taşeron; davalı ise yüklenicidir. "Eser sözleşmesi TBK'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Eser sözleşmesinde taraflardan biri iş sahibi, diğeri ise yüklenicidir. Eser Sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici yapımını üstlendiği işi, özen borcu gereği fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla yükümlüdür. Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğudur. Bununla yüklenici tarafların iradeleri doğrultusunda bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdü altına girmektedir. Bu taahhüdün altına giren yüklenici işin niteliği gereği borcunu sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin işi eser sahibinin yararına olacak şekilde yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır. Eser sözleşmelerinde işin imal edilip teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini kanıtlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir. Yüklenici eseri teslim etmediği sürece iş bedeline hak kazanamaz.Dava ve cevap dilekçesi taraf delilleri ve usul ve yasaya uygun olarak alınan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde davacı şirketin proforma fatura kapsamında sadece marküteri lamine parke ve lamine parke (düz parke) kaplama işinin, malzeme ve işçilik bedeli karşılığında yapımından sorumlu olduğu, zemine uygulanan self levelling şapının kusurlu olmasından dolayı, marküteri parke kaplamasında sökülmelerin meydana gelmiş olduğu, zemindeki şap ve tesviye şapı işinden davalı firmanın sorumlu olduğu, davalı firma tarafından kusurlu tesviye şapının sökülerek yerine epoksi ve kumlama yapılmış olduğu, Toplam 35.978,23 TL tutarlı hakkediş tutarından toplam 19.465,35 € olarak yapılan kesintiden 8.982,45 € tutarlı kesintinin zemindeki hatalı şap uygulamasından kaynaklı olarak zemin ve parkede ki bozulmaların giderilmesi için davalı ------ tarafından yapılmış olan tamir ve onarım harcamalarına ait olduğu, 10.482,00 € tutarlı kesintinin ise tariflenen ürün yerine, papel kalınlığı 4 mm olan ürün gelmesinden ötürü fiyat farkı olduğu, Zemindeki self levelling şap işi, davalı firmanın sorumluluğunda olduğundan, bu işin kusurlu olmasından ötürü parke kaplamasında meydana gelene deformasyonun giderilmesi ve zemindeki şapın sökülerek gerekli tamir ve onarımların yapılması için yapılan 8.982,45 € bedelli harcamanın davacının hakkediş bedelinden düşülemeyeceği, Davacı şirket tarafından lamine parke kaplaması olarak teklif edilen ürün yerine, papel kalınlığı 4 mm olan ürün gelmesinden ötürü oluşan 10.482,00 € tutarlı fiyat farkının hakkediş bedelinden düşülmesi gerektiği, Toplam Bedelli Fatura Tutarı 31.720,22-€ olduğu, davalı işveren tarafından, Marküteri Lamine parke ve Lamine parke (düz parke) kaplama işinin malzeme ve işçilik olarak yapılmış olması sebebiyle davacı alt yüklenici ---------- alacağı olan KDV dahil 31.720,22-€ bakiye bedelden, davalı şirketin sorumlu tutulması gerektiği ayrıca incelenen taraf ticari defterlerinde davacı şirketin 30.06.2017 tarihinde, 30.06.2018 tarihinde ve 31.12.2018 tarihlerinde kur farkı hesapları lehte ve alehte yaparak cari hesaplarına intikal ettirmesine rağmen davalıya fatura kesmediği bu nedenle TL cari hesaplarında mutabakatsızlık olduğu tespit edilmiştir. Buna mukabil EURO bazında cari hesaplar 25.880,22 EURO olarak mutabık olduğu tespit edildiği, Davacı Şirketin Takip/Dava Tarihi itibarıyla Davalı Şirketten 25.880,22 EURO Asıl Alacaklı durumda bulunduğundan tespit edilmekle davaya konu ---------- olarak düzenlenen proforma fatura kapsamında davacının sadece marküteri lamine parke ve lamine parke (düz parke) kaplama işinin, malzeme ve işçilik bedeli karşılığında yapımından sorumlu olduğu, davacının zemine uygulanan self levelling şapının sorumlu olmadığı bu işten davalının sorumlu olduğu bu nedenle işin kusurlu olmasından ötürü parke kaplamasında meydana gelene deformasyonun giderilmesi ve zemindeki şapın sökülerek gerekli tamir ve onarımların yapılması ve malzeme işçilik bedellerden davalı şirketin sorumlu olacağı ve tarafların ticari defterlerde mutabık kalınan miktar olan 25.880,22 EURO yönünden davanın kısmen kabulüne fazlaya yönelik talebin taraf ticari defterleri uyarınca ispat edelemediği gözetilerek reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı takip borçlusunun----------- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile; 25.880,22 EURO asıl alacak yönünden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (EURO) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,ihtarname masrafının yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine
3- Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine
4-Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddinre
5-Karar harcı 10.960,84 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.995,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.965,73 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 7.965,73 TL peşin harç olmak üzere toplam 8.010,13 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.525,20 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 11.029,46 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 4.875,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.621,27 TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına 881,01TL'nin davalıdan, 438,99 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
12-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/03/2025