T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/436
KARAR NO : 2025/339
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 20/06/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Davacı şirket Uluslararası Nakliyat işi yapmakta olup, davalıya ait ürünleri ekli
belgelerden de görüleceği üzere belirtilen adreslere taşımış olduğunu, bu kapsamda davalı
firmaya ------ Nolu, 2.300.-USD bedelli fatura düzenlenmiş ve faturanın müvekkili şirket
ticari defterlerine incelenerek Vergi Dairesine bildirilmiş olduğunu, Davalı Şirketin cari hesaba
kayıtlı fatura kaynaklı borcunu ödememesi üzerine ----- Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan Yetki itirazı neticesinde, dosyanın -----.İcra
Md. ------. Sayılı dosyasına kaydedilerek, bu dosyadan davalıya tebliğ edilen ödeme
emrine davalı şirketçe kötü niyetli ve haksız bir şekilde itiraz edilerek takibin durdurulmuş
olduğunu, Davalı şirketin talepleri ve talimatları doğrultusunda, mallarının müvekkili davacı
şirketin Tırları aracılığıyla taşınmış, takibe konu faturanın söz konusu taşıma işine binaen
düzenlenmiş olduğunu, söz konusu faturaya herhangi bir itiraz olmaması ve ticari ilişkinin
varlığı göz önünde bulundurulduğunda faturanın içeriğinin kabul edildiği ve yazılı delil
sayılacağı hususunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, Ayrıca ekte sundukları CMR Belgesinin
davaya konu fatura muhteviyatındaki işlerin yapıldığının açık ispatı olduğunu, Müvekkilinin
Alacağı sabit, belirli ve likit bir alacak olduğunu, taraflarınca yapılan arabuluculuk
başvurusunda anlaşma sağlanamamış olduğunu belirterek, Fazlaya dair her türlü talep ve dava
hakları saklı kalmak kaydıyla, Davalı Borçlunun Vaki İtirazının 2.300.-USD ASIL ALACAK
yönünden İptali ile Takibin bu miktar üzerinden devamına, 2.300.-USD Alacaklarına İlk takibin
tarihi olan 17.08.2016 tarihinden itibaren 3095/4-a uyarınca faiz işletilmesine, davalı aleyhine
en az %20 İcra Tazminatı Mahkûmiyetine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya
yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;öncelikle davacının tüm iddia ve talepleri yönünde zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Müvekkili Şirketin uzun yıllardır Mobilya Sektöründe faaliyet gösteren Ulusal ve Uluslararası
tanınırlığı bulunan saygın bir firma olduğunu, bu kapsamda gerek yurt içinde gerek ise
yurt dışında çalıştığı firmalara fabrika çıkışlı satışlar yapmakta olduğunu, dolaysıyla müvekkili
davalı şirketin Lojistik Firmaları ile faturaya bağlı bir ilişkisinin olabilmesinin söz konusu
olmadığını, keza müvekkili şirketin ticari ilişkileri kapsamında çalıştığı Alıcı Müşteri şirketler
tarafından Lojistik Firmaları belirlenmekte ve taşıma işi ile ilgili tüm masrafların da yine Alıcı
Müşteri Firmalar tarafından karşılanmakta olduğunu, Davacı tarafça haksız olarak icra takibine
konu edilen faturanın müvekkili şirkete gönderilmemiş, Müvekkili Şirketin ticari defter
kayıtlarında da yer almamakta olduğunu, Davacı ile Müvekkili Şirket arasında taşıma ilişkisini içerir bir sözleşme bulunmadığı gibi tek taraflı düzenlenmiş bir fatura ile taşıma işine ilişkin haksız bir alacak talep edilmekte olduğunu, Müvekkili Şirketin Ticari Defterlerinde İcra
Takibine konu fatura ve buna dayalı bir C/H ilişkisi bulunmamakta olup, kaldı ki dava
dosyasında davacının davasının haklılığını ispat edebilecek herhangi bir delil de bulunmamakta
olduğunu, Müvekkili Şirketle Davacı Şirket arasında hiçbir ticari ilişki mevcut olmadığını ve
müvekkili şirket aleyhine ikame edilmiş işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun
olduğunu belirterek, Her Türlü Hakları saklı kalmak kaydıyla, Haksız Davanın reddine, Davacı
aleyhine en %20 Kötü Niyet Tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet
ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle,-----.İcra Dairesinin ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu -----.İcra Dairesinin ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacının ---İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası
nezdinde başlatmış olduğu takibin dayanağı olan bir adet fatura muhtevası
hizmetin davacı tarafından alındığına, taşıma ücretinden davalının sorumlu
olduğuna dair dosya kapsamında bir verinin mevcut olmadığı, davalının takibe
vaki itirazının yerinde olduğu sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile davacı tarafından davalıya ------ Türkiye’ye 23.12.2015 yükleme
tarihli taşıma hizmeti verildiği, eşyanın davalı adına 29.12.2015 tarihinde
antrepoya teslim edildiği, davalının 06.01.2016 tarihinde eşyasını
antrepodan almış olduğu,
İncelenen gümrük kayıtlarına göre navlun ücretinden davalının sorumlu
olduğu, davacının navlun ücretinden dolayı davalıdan 2.300,00USD alcaklı olduğu,
davacının navlun alacağını, CMR Konvansiyonu 32’nci maddesi hükmünce
bir yıl içinde davalıdan talep edebileceği, davacının zamanaşımını yeniden
başlatan takibe itraz sonrası zamanşımı süresinin dolduğu 29.08.2017
tarihinden sonra zamanaşımını kesen veya durduran bir işlem başlatmadığı,
davacının alcağının zamanşımına uğrayıp uğramadığı hususunda hukuki
değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Dosya kapsamında somut olayda dava açma süresini 3 yıla taşıyan bir durum
olmadığı gibi bu yönde bir iddia ve savunma da mevcut olmadığından, zamanaşımı
süresinin 1 yıl olarak kabul edilmesi gerekecektir. Zaman
aşımının durması ve kesilmesi konularında davanın açıldığı mahkemenin hukuku
uygulanacak olup, bu durumda da 6098 sayılı TBK’nın 146 ve devamı
maddelerinin uygulanması gerekeceği, davacı tarafından taşınan eşyanın, göndericiden teslim alındığı gibi sağlam olarak davalı tarafından belirlenen antrepoya çekincesiz olarak teslim ve alacağın
dayandığı navlun faturasının tarihinin 29.12.2015 olduğu dosya kapsamında sabit olduğu, bu durumda 30.12.2015 tarihinde başlayacak bir yıllık zamanaşımı süresi
30.12.2016 tarihinde sona erecektir. Davacı, navlun alacağının tahsili amacıyla
davalı aleyhine 17.08.2016 başvuru harç tarihinde başlattığı takip ile zamanaşımı - 4 -
kesildiği davalının takibe vaki itiraz tarihi olan 29.08.2016 tarihinde
kesilen bir yıllık zamanaşımının yeniden başlamasıyla zamanaşımı süresinin
dolacağı tarih 29.08.2017’ye taşınacağı davacı 30.11.206 tarihinde ------ İcra Müdürlüğüne başvurarak,
borçlunun takibe itiraz ettiğini, borçlu hakkında itirazın iptali davası açılacağını
beyan ile ödenen harç için derkenar talebinde bulunduğu, davacı/alacaklı
derkenar talebinde 5 yıl 45 gün sonra, 17.01.2022 tarihinde icra dairesine
başvurarak yetki itirazından dolayı dosyanın ------ İcra Dairesine gönderilmesi
talebinde bulunduğu. 01.02.2022 tarihinde bu kez ----İcra
Dairesinin------ icra dosaysından borçluya ödeme emri düzenlendiği
borçlunun 18.05.2022 tarihli itirazı üzerine de yeniden açılan takip durduğu
20.06.2022 tarihinde itirazın iptali talebiyle huzurdaki davanın ikame edildiği
görülmekle CMR Konvansiyonuna göre
davacının navlun alacağı talebi için davasını 29.08.2017 tarihinde dolan
zamanaşımından sonra ikame ettiği, davalının zamanaşımı definin yerinde olacağı kanaatine varılarak usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeni ile REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 682,90 TL harçtan karşılanarak bakiye 67,50 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.