T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/865
KARAR NO : 2025/354
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2022
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.07.2020 tarihinde müvekkilinin traktörle yayladan yeğeni ---- ait çiftliğe gelerek oğlu ----- ait ---- plakak no'lu aracı aldığını ve eve dönmek için yola koyulduğunu ve davalı ---- idaresindeki ------ plaka no'lu aracın yanlış şerit üzerinden karşıdan üzerine gelmesi nedeniyle müvekkilin kullandığı araca çarptığını ve müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verildiğini, öncesinde sigorta şirketine, akabinde sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapıldığını, tahkim yolunun hukuka aykırı olarak sonuçsuz kalması nedeniyle işbu davanın ikame edildiğini, öncesinde de arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, kaza sonrası müvekkilinin malul kaldığını, ----- Devlet Hastanesi'nin düzenlediği 16.12.2021 tarihli raporu ile müvekkilinin kazaya bağlı olarak maluliyet oranı % 23 olarak tespit edildiğini, davalı ----- süresinde cevap vermediğini beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, davanın kabulüne, belirsiz alacak davası kapsamında, şimdilik 1000-TL değerinde maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 30.000-TL değerinde manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ----- alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve ilam vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı Sigorta şirketi kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiş, davalı ----- vekili ise süresinden sonra davaya cevap vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan maluliyet sebebi ile zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Öncelikle tarafların meydana gelen trafik kazasında kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor tanzimi istenilmiştir.
ATK tarafından verilen kusur raporunda özetle; " Davalı sürücü ------ %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ----- %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulmuştur.
Oluşan maluliyetin tespiti bakımından ATK tarafından alınan raporda özetle; "Mevcut belgelere göre ----- oğlu 05.10.1954 doğumlu ----- 29.07.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve ----- sayılı ------ Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi Şekil 2.8 %1+%6, Şekil 2.9, -, Tablo 2.3, Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi 1-Az etkilenme varsa %20 X 1/2 = %10, Balthazard formülüne göre %14 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur.
Tarafların kusur oranları, tespit edilen maluliyet ile zararın hesaplanması için Aktuer bilirkişiden rapor tanzimi istenmiştir.
Aktuer Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 1.683,18 TL olduğu, maddi zararının 60.635,94 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 02.12.2021 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden ise 29.07.2020 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren işleten, sürücü ve trafik sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı müteselsilen sorumludur.Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle maluliyetinin %14, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu, kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının %80, davalının ise % 20 kusurlu olduğu, davalı tarafın kusur oranı üzerinden hesaplamaya göre davacının 1.683,18 TL geçici iş göremezlik, 60.635,94 TL daimi iş göremezlik tazminatına hak kazandığı anlaşılmıştır. Yargılama devam ederken davalı sigorta davacıya ödeme yapılarak ibralaşma olduğu anlaşıldığından sigorta şirketi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair , diğer davalı yönündenh ise de bakiye zarar miktarı üzerinden davanın maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen ----- fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı, mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi, şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.Somut olayda davacının davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen maluliyetinden duyduğu elem ve keder ile olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek hükmedilen tazminata haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminata ilişkin talebinin KABULÜ İLE, 1.683,18 TL geçici iş göremezlik, 12.635,94 kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı ------ kaza tarihi olan 29/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin KISMEN KABULÜ ile, 15.000 TL manevi tazminatın davalı ----- kaza tarihi olan 29/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davalı ------ yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Karar harcı 2.002,78-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ve tamamlama harcı toplamı 1.144,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 857,97-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.144,81-TL peşin nispi harç ve tamamlama harcı toplamı olmak üzere toplam 1.225,51-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan 1.095,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.095,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.370,57- TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 14.319,12-TL nispi vekalet ücretinin davalı----- alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 14.319,12-TL'nin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 15.000,00-TL'nin davalı ----- alınarak davacıya verilmesi
11-Davalı ----- kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 15.000,00-TL'nin davacı taraftan tahsil edilerek, davalı ----- verilmesine,
12-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
13-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.064,02-TL.sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 1.055,98-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı ---- vekilinin yüzüne karşı davalı ----- yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.