T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/38
KARAR NO : 2025/332
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/01/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------- Şirketi'nin, Türkiyede yürürlükte bulunan ithalat ve ihracat mevzuatı ve ilgili diğer mevzuatlara göre her türlü malın nakliyesi, dağıtımı, depolanması, ithalatı, ihracatı ve dahili ticaretini kapsayan entegre lojistik hizmetleri konusunda faaliyet gösteren, sektörünün önde gelen firmalarından olduğunu, ---- Müdürlüğü ----- olan; Avrupa, Afrika, ---- ve ---- kıtası olmak üzere 160 ülkede, 1000i aşkın lokasyonda hizmet veren dünyanın en büyük "kontrat lojistiği" ve "-----" şirketlerinden biri olduğunu, tüm dünyada 10 milyon m² depolama alanı ve 50 bine yakın çalışanı mevcut olduğunu, müvekkili şirketin Türkiyedeki işlerini operasyonel şekilde yürüten tüzel kişilik olduğunu, müvekkili ile davalı arasında, 09.03.2016 yürürlük tarihli Taşıma Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafın, müvekkiline işbu sözleşme mucibince alt taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafın müvekkili şirketin müşterilerine ait ürünlerin taşıma ve tesliminden sorumlu olduğunu, davalı taraf müvekkili şirket müşterisi dava dışı ------ İçkiye ait ürünlerin taşıması esnasında, 27.02.2017 tarihinde, tamamıyla kendi kusuru ile taşıma işini yaptığı ve müvekkili şirket müşterisine ait ürünler ile yüklü kamyonu çaldırdığını, işbu hırsızlık olayı sonucu oluşan 1.482.159,60 TL zarar davalı yana fatura edildiğini, zarar faturasına ilişkin davalı aleyhinde-----İcra Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığıbı, davalı tarafın, işbu icra takibinden gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile ---- İcra Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasından şikayet davası ikame ettiğini ve mahkemece, tebligatın usulsüzlüğüne ve itirazın süresinde olduğunun kabulüne karar verilerek takibin durdurulduğunu ve hacizlerin fek edildiğini, hırsızlık olayı ile davalı yanın, irtibatlı olabileceği şüphesi ile müvekkili şirketçe bu hususta Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunulduğunu ve soruşturma dosyası ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- Soruşturma numarası ile halen derdest olduğunu, 27.02.2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu oluşan zarar ile ilgili olarak davalı tarafa 1.482.159,60 TL fatura kesilerek gönderildiğini, ve davalı tarafın işbu faturaya itiraz etmediğini ve fatura içeriği karine olarak kesinleştiğini, davalı tarafın müvekkili şirkete taşıma hizmeti verdiği sırada, kendi kusuru nedeni ile müvekkilinin müşterisine ait olan malların çalınmasına sebep olduğunu, müvekkilinin müşterisinin uğradığı zararı tazmin etmek zorunda kalarak zarara uğradığını, işbu zararı da taşımayı gerçekleştiren davalıya fatura ederek rücu hakkını kullandığını ancak davalı tarafın haksız ve dayanaksız olarak müvekkili şirketin alacağını ödemediği gibi kötü niyetle takibe itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, tüm bu nedenlerle----İcra Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu meydana gelen hırsızlık olayında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava dışı ------ İçkiye ait ürünlerin taşınması esnasında 15.12.2016 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, müvekkili adına kayıtlı ----- plaka sayılı çekici tır ile müvekkili adına kayıtlı çekiciye takılı ----- plaka sayılı dorse üzerinde ------ İçkiye ait ürünlerle birlikte çalındığını, hırsızlık olayının davacı tarafın iddia ettiği gibi 27.02.2017 tarihinde değil 15.12.2016 tarihinde saat 22.30 sıralarında meydana geldiğini, hırsızlık olayının hemen akabinde müvekkilinin şoförü ----- kolluk görevlilerine şikayette bulunduğunu aynı gece müvekkilinin kardeşi ---- de olay yerindeki Asayiş Büro Amirliğinde şikayetçi olduğunu çalınan tırın ve dorsenin çalıntı kayıtlarının sisteme girilmesini talep ettiklerini, 16.12.2016 tarihinde yaklaşık 24 saat sonra ----- plaka sayılı çekici tırın terk edilmiş halde bulunduğunu, olay yeri inceleme raporunda:''...Tırın sol ön kapı kilidinde zorlama izleri olduğu,... Görüldü. Tırın içerisinde direksiyon muhafaza kutusunun kırık, kabloların boşta ve sarkık vaziyette olduğu, düz kontak durumunun olduğu, üst torpido kapağının açık, sigorta panosunun kapağının kırık ve açık olduğu...görüldü...'' denilmek üzere 16.12.2016 tarih saat 23.15'te ----- İlçe Emniyet Amirliği Olay Yeri İnceleme tarafından tespit edildiğini, ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- sayılı soruşturma dosyasında devam eden soruşturmada müvekkiline ait çalınan ----- plaka sayılı dorse ise 25.04.2017 tarihinde ----- İlinde, üzerinde ----- sayılı plaka ile bulunduğunu ancak çalınan mala ulaşılamadığını, ilgili soruşturma dosyasında daimi arama kararı verildiğini, müvekkilinin iş bu soruşturma dosyasında müşteki olduğunu, ----- plaka sayılı Çekici Tır ile ------ plaka sayılı dorse ve üzerindeki mal çekiciye düz kontak yapılmak suretiyle birlikte çalındığını, hırsızlık olayı soruşturma dosyası ''faili meçhul'' olarak devam etmekte olduğunu, malın sigortalanma sorumluluğu davacı şirkete ait olduğunu, taraflar arasında düzenlenen taşıma hizmet sözleşmesinin "Sigorta ve Tazminat" başlıklı 5.maddesinin "Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta poliçesi ----- tarafından yapılacaktır. Yurtiçi Taşıyıcı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nden Taşıyıcının yararlanabilmesi için TAŞIYICI'ya "taşıma riski güvence bedeli" açıklaması ile fatura edilecektir ve bu fatura aylık taksitler olarak TAŞIYICI'nın hak edişinden kesilecektir." şeklinde olduğunu, dolayısıyla davacı ----- ile yapılan hizmet sözleşmesine göre malların sigortalanma sorumluluğu davacı şirkete ait olduğunu, yine ilgili sözleşme maddesinde belirtildiği üzere ayrıca sigorta işlemi için taraflarından ödeme alındığını, meydana gelen hırsızlık olayında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen taşıma hizmet sözleşmesinin 5.12. Maddesinin "Taşıtın güvenlik önlemleri alınmadan başıboş bırakılması sonucu taşınan kamyon üzerindeki yükün tamamının çalınması, kaybolması veya ortadan yok olması ile ilgili tazminat talepleri teminat harici olup, ancak yükün tamamının kamyon ile birlikte çalınması, kaybolması veya ademi teslimi teminata dahildir" şeklinde olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca malın çekici tır ve dorse ile birlikte çalınması durumunda sigorta teminat kapsamında yer aldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde, 27.02.2017 tarihli 1.482.159,60-TL'lik faturaya taraflarınca itiraz edilmediğini ve fatura içeriğinin karine olarak kesinleştiğini ileri sürdüklerini, bu hususun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili adına kesilen 27.02.2017 tarih ----- Seri ve Sıra Nolu 1.482.159,60-TL bedelli faturamom 08.03.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, -----.Noterliği'nin ----- Yevmiye numaralı 09.03.2017 tarihli ihtarnamesi ile TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca faturaya karşı yasal süresi içerisinde itirazlarını sunduklarını ve faturayı iade ettiklerini, işbu fatura ve içeriğinin müvekkilince hiçbir zaman kabul edilmediğini, cari hesabında da yer almadığını, müvekkilim adına kesilen ilgili faturaya noter aracılığıyla itiraz edilmiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından kötü niyetli olarak----İcra Dairesi'nin ------Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan icra takibinde ödeme emri müvekkili tarafından kullanılmayan adrese tebliğe çıkarılarak usulsüz tebligat yapıldığını, halbuki taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle beyan edilen yazışma adresinin belli olduğunu, taraflar arasında düzenlenen ----- numaralı taşıma hizmet sözleşmesinin Tebligat adresi başlıklı 13.maddesinde tarafların sözleşmede yer alan adreslerinin tebligata yarar adresleri olduğu açıkça düzenlendiğini, ayrıca taraflar arasında yapılan yazışmalarda da usulsüz tebliğe konu adresin kullanılmadığının sabit olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkilinin kullandığı adres biliniyor olmasına rağmen müvekkilince kabul edilmeyen 1.482.159,60-TL bedelli fatura icra takibine konu edilerek usulsüz tebligat yoluyla alacağı kesinleştirmeye çalışıldığını, usulsüz tebligata ilişkin yapılan yargılama sonucunda ----.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ------. Sayılı 13.02.2018 tarihli kararı ile şikayetin kabulüne, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligatın usulsüzlüğünün tespitine ve tebligatın ıttıla tarihi olan 29.06.2017 tarihinde yapılmış sayılmasına karar verildiğini, ----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararına karşı ----- tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi ------Sayılı 21.06.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----.Hukuk Dairesi tarafından verilen kararın Yargıtay ------.Hukuk Dairesi'nin ------ Sayılı 20.05.2020 tarihli kararı ile onandığını ve kesinleştiğini tüm bu nedenlerle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, haksız açılan takip nedeniyle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce; -----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası, ----- İcra Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası, ------ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Sorusturma sayılı dosyası, ------ Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- üzerinden ayrı ayrı celp edilmiş, ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı şirkete ait tüm sicil kayıtları, ------ Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden dava dışı ---- ŞİRKETİ'ne ait tüm sicil kayıtları,---- Şirketi'nden------ dosya numarası ile başvuruya dair evraklar, ---- Genel Müdürlüğü'nden ---- numaralı hasar dosyasının, bağlı olduğu poliçelerin (zeyilnameler dahil, Türkçe olarak) tamamı, hasar dosyasına aldırılan 25.01.2017 tarih---- numaralı ekspertiz raporunun kül halinde gönderilmesi istenilmiş, mahkememizce resen seçilen 1 taşıma uzmanı ve 1 sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekilinin rapora itirazları doğrultusunda kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine 1 adet nitelikli hesap uzmanı bilirkişi eklenmek suretiyle oluşan heyetten hüküm kurmaya ve denetime elverişli ek rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Dava, ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler uyarınca; taraflar arasında 09.03.2016-09.03.2017 tarihleri arasında geçerli olacak Taşıma Hizmet Sözleşmesi kurulduğu, sözleşmenin konusunun davacı şirket müşterilerine ait ürünlerin, davacı tarafından bildirilecek yer, süre, performans kriterlerine uygun olarak teslim alma yerlerinden teslim alınması, ürünlerin davalı taşıyıcı tarafından temin edilecek uygun nitelikteki araçlarla taşınması, teslim etme yerlerine teslim edilmesi ile tarafların sari karşılıklı hak ve yükümlülüklerini ihtiva ettiği, dava dışı taşıtan -----müşterisine satmış olduğu, 24.345kg
ağırlığında, toplam KDV hariç 1.293.417,66TL tutarındaki muhtelif içki cinsi emtiasının
------ alıcısına sevkinin davacı tarafça akdi taşıyıcı
olarak üstlendiği, üstlendiği taşımayı, aralarındaki işbu sözleşme kapsamında, davalı fiili
taşıyıcı ----- devrettiği, davalının işleteni olduğu -----plakalı araç ile yukarıda detayı verilen emtianın davalının adamı
konumundaki sürücü davadışı ----- teslim edildiği, sürücünün ----- alıcısına teslim etmek üzere yüklediği araç ile 15.12.2016 tarihinde yola çıktığı, ----- İlçesine geldiğinde, yemek ve dinlenme ihtiyacı için aracını ------
Mahallesi -----. Sokak üzerine park ettiği, 3 saat sonra aracı park ettiği mahalle geldiğinde,
emtia yüklü aracın yerinde olmadığını görmesi üzerine kolluk güçlerine haber verdiği,
taşınan emtianın araç ile birlikte çalındığının anlaşılması üzerine, bulunamayan emtia için
davacı tarafından başlatılan sigorta sürecinin sonunda, meydana gelen rizikonun poliçe
teminatı içinde olmaması nedeniyle, davadışı sorumluluk sigortacısı tarafından tazminat
talebinin reddedildiği, davadışı taşıtanın davacıya düzenlediği zarar tazmin faturası sonucu
davacının yapmış olduğu ödemeyi, davalı fiili taşıyıcıya yansıtma faturası düzenleyerek rücu
ettiği, davalının faturayı kabul etmeyerek davacıya noter kanalı ile iade ettiği, davacının
davalıya olan borcundan düşerek bakiye kalan 1.447.199,14 TL'nin tahsili için başlatmış olduğu
takibe davalının itirazı ile takibin durduğu, davacının duran takibin devamı için,
Mahkememizdeki işbu davayı açmış olduğu görülmüştür.
Dava konusu hırsızlık olayından dolayı meydana gelen zarardan kimin sorumlu tutulacağı yönünde, taraflar arasında imzalanan “Taşıma Hizmet Sözleşmesi”nin 4. ve 5. maddesinde yer alan
hükümler incelendiğinde; sözleşmenin 4.2. Maddesinin "TAŞIYICI, ------ karşı, Sözleşme konusu hizmeti sağlarken malları depolara,
benzeri yerler ve tesislere taşıması esnasında ------ çalışanlarına, üçüncü şahıslara,
kullanılan araca ve eşyalara gelebilecek maddi ve manevi her türlü zarardan sorumludur.
TAŞIYICI, Araç Sürücülerinin de, bu tür yerlerdeki genel kurallara ve uygulamalara riayet
etmelerini sağlayacağını kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. TAŞIYICI, kurallara uymayan
sürücüleri, ------- talebine müteakip, en kısa süre içinde değiştirecektir…
" şeklinde; 5. Maddesinin "Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi ------ tarafından yapılacaktır. Yurtiçi Taşıyıcı Mali
Sorumluluk Sigorta Poliçesi’nden Taşıyıcının yararlanabilmesi için TAŞIYICI’ya “taşıma riski
güvence bedeli” açıklaması ile fatura edilecektir ve bu fatura aylık taksitler olarak
TAŞIYICI’nın hak edişinden kesilecektir…
" şeklinde; 5.4. Maddesinin "Konaklama halinde taşımanın yapıldığı aracın emniyetli ve daimi gözetim altında
bulunan kontrollü bir alana park edilmesi ve aracın terk edilmesinden önce araç
sorumlusunun herhangi bir hırsızlığı önlemek açısından gereken tüm emniyet tedbirlerini
almış olması (aracın üzerinde kapılar kilitli olsa dahi anahtar bırakılmaması vb.)
gerekmektedir. Aksi takdirde her türlü çalınma rizikosu teminat haricidir. ----- veya
Sigortacısı bu durumda Taşıyıcı firmaya rücu etme hakkını saklı tutar…
" şeklinde; 5.12. Maddesinin "Taşıtın güvenlik önlemleri alınmadan başıboş bırakılması sonucu taşınan kamyon
üzerindeki yükün tamamının çalınması, kaybolması veya ortadan yok olması ile ilgili
tazminat talepleri teminat harici olup, ancak yükün tamamının kamyon ile birlikte komple çalınması, kaybolması veya ademi teslimi teminata dahildir.”
şeklinde olduğu; davacının taraflar arasındaki “Taşıma Hizmet Sözleşmesi”nin 5.12. maddesinde yer alan “… ancak yükün tamamının kamyon ile birlikte komple çalınması, kaybolması veya ademi
teslimi teminata dahildir” hükmünden hareketle sigorta yaptırması gerektiği, böyle bir sigorta sözleşmesinin mümkün olduğu, 15.12.2016
tarihinde aracın park edildiği noktadan içindeki emtiayla birlikte çalınması hususu
karşısında; davacının davalı ile aralarındaki sözleşme şartlarına (md. 5.12) uymadığı ve davalıdan bedelini aldığı halde vaatte bulunduğu teminatları içeren poliçeye sahip olmadığı için rücu hakkının bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf ile taşıma sözleşmesi akdeden davalı ---- adamı konumundaki sürücü ----- taşımak
üzere, davadışı taşıtanın adresinde yüklediği emtianın
içinde bulunduğu aracını, güvenliği sağlanmamış bir alana park etmek suretiyle,
araçla birlikte zayi olmasına neden olmasına sebebiyet vermişse de; Mahkememizce hükme esas alınan ve denetime elverişli bulunan 04.03.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilen görüş doğrultusunda davacının taraflar arasındaki “Taşıma Hizmet Sözleşmesi”nin 5.12. maddesinde yer
alan “… ancak yükün tamamının kamyon ile birlikte komple çalınması, kaybolması veya
ademi teslimi teminata dahildir” hükmünden hareketle sigorta yaptırması gerektiği ancak 15.12.2016 tarihinde aracın park edildiği yerden
içindeki emtiayla birlikte çalınması olayında, davacının davalı ile
aralarındaki sözleşme şartlarına (md. 5.12) uymaması ve bu suretle davalıdan bedelini aldığı halde
vaatte bulunduğu teminatları içeren poliçeye sahip olmaması sebepleriyle rücu
hakkının bulunmayacağı sonuç ve kanaatleriyle açılan davanın reddi yönünde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 16.863,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 214.607,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.