T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/500
KARAR NO : 2025/304
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ----- ile müvekkili ------ Şirketi arasında Abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafça ---- hizmet numaralı abonelik sözleşmesine uygun olarak tahakkuk ettirilen hizmet bedellerinin sözleşmeye aykırı şekilde ödenmediğini, müvekkil şirket tarafından ilgili bedellere ilişkin icra takibi başlatıldığını, ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi---- (Merkezi Takip Sistemi ------ Dosyası üzerinden ödenmeyen fatura bedelleri ve bu bedellere işlemiş gecikme faizleri talep edildiğini, Ancak davalı tarafından haksız şekilde ilgili icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, taraflarınca her ne kadar Arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da arabuluculuk süreci tarafların anlaşamamasıyla sonlandırıldığını, taraflarınca başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilerek takip durdurulduğundan ve arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığından alacağa kavuşabilmek adına huzurdaki davayı ikame etme zarureti ortaya çıktığını, İcra inkar tazminatı, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesinde düzenlenmiş olup bu madde uyarınca, takip talebine haksız sebeplerle itiraz eden borçlu, miktarı %20'den az olmayan icra inkar tazminatına mahkum edileceğini, somut uyuşmazlıkta da davalı taraf alacaklarına ulaşmalarını engelleme ve/veya geç ulaşabilmeleri saikiyle hareket ederek likit nitelik teşkil eden alacaklarına ulaşmaları haksız olarak engellendiğini, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ----(Merkezi Takip Sistemi -------.) Sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına, davalı tarafından haksız şekilde takibe itiraz edildiğinden, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bilindiği üzere COVID-19 salgını, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihinde pandemi olarak ilan edildiğini, bu bağlamda COVID-19 salgın hastalığının mücbir sebep teşkil ettiği söylenebileceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında “Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu -----demek suretiyle salgın hastalıkların mücbir sebep olduğunu kabul edildiğini, müvekkilinin pandemi nedeniyle ve izah edilen nedenlerle turizm talebinin ve harcamalarının oldukça azalması ile aşırı ifa güçlüğüne düştüğünü, somut olayda da COVID-19, sözleşme esnasında öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum olup müvekkili şirketin sözleşmede ki yükümlülüklerine uymadığının söylenemeyeceğini, davacı yan tarafından sunulan dava konusu ödenmemiş faturalardan hiçbirinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu sebeple huzurdaki davada ispat yükü davacı yan üzerinde olup fatura konusu hizmetin verildiğinin ispatlanması gerektiğini, davacının icra inkar tazminatına ilişkin talepleri haksız ve usule aykırı olduğunu beyanla; davanın reddine ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, haksız ve kötüniyetli takip başlatıldığından davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- Merkezi Takip Sisteminin ---- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---- Merkezi Takip Sisteminin ----- Esas takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda," Davalı ----- ile Davacı ------ Şirketi arasında, ----adresindeki---- hizmet numarası üzerinden 20.11.2013 tarihinde ------ tarifesi üzerinden “Çerçeve Abonelik Sözleşmesi” imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme, taraflardan biri tarafından iptal edilene kadar geçerli bir sözleşme olup, Fatura tarihleri itibariyle de bu sözleşmenin taraflardan biri tarafından iptal/fesih edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığından, sözleşmenin faturaların düzenlendiği tarihler itibariyle yürürlükte ve geçerli olduğu, hesaplanan faturalar ile davacı şirket tarafından hesaplanan fatura bedellerinin birbiriyle tamamen örtüşmekte olup, sözleşme ve tarifesine uygun olarak düzenlenmiş olduğu, davacı alacağının, 496,00 TL fatura bedeli, 63,95 TL faiz ve 23,73 TL geçmiş dönem gecikme bedeli olmak üzere, Toplam 583,68 TL olacağı, davalı şirketin COVID-19 salgını ve temerrüt faizi ile ilgili açıklama ve iddialarının hukuki değerlendirmesinin, Mahkemenin taktirinde olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacının abonelik sözleşmesi sebebiyle ödenmeyen faturalarını dava konusu ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da davaya dayanak delillerin ------ hizmet numaralı çerçeve abonelik sözleşmesi akdedildiği ve sözleşme kapsamında kesilen faturaların ödenmeyen bedellerin tahsiline ilişkin olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediği, davacının takip başlatmakta haklı olduğu görülmekle usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ---- Merkezi Takip Sisteminin--- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 -TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 231,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.231,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 574,01-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.