T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/447
KARAR NO : 2025/317
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2019
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin --- yüklenicisi olarak ---- Dairesi'nden ---- ili ----- ilçesi su temin inşaatı, ---- atık su arıtma tesisi inşaatı ve ----- içme suyu temin sistemi yapım işlerini üstlendiğini, davalı şirket ile davacı olan müvekkili şirket arasında davalının yükleniciliğini üstlendiği üç adet işin elektrik ve otomasyon işlerinin malzeme ve işçilik dahil sırasıyla 280.000 Euro, 255.000 Euro ve 206.500 Euro bedelle davacı şirket tarafından yapılması hususunda davalı işveren sıfatıyla, davacı şirket hizmet sağlayıcı sıfatıyla sözleşme imzaladıklarını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.9 maddesi gereğince hizmet sağlayıcı sözleşme bedelinin % l0'u oranında davalıya vade tarihi yazılı olmayan ve şirket yetkilisinin müteselsil kefil olarak imzaladığı teminat çeki verileceğini, bu teminat çeklerinin geçici kabulün tamamlanmasından itibaren davacıya iade edileceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.11 maddesi gereğince elektrik-otomasyon projelerinin tamamlanması ve onaylanmasının ardından davalı tarafından davacı şirkete 120 günlük çekler ile sırasıyla 42.000 Euro, 38.250 Euro ve 30.975 Euro avans ödemesi yapılacağını, ödenen avansın davacı şirketin kesin hakedişinden kesilerek geri alınacağını, davalı tarafından davacı şirkete verilen avans ödemesi kadar davacı şirket tarafından davalıya vade tarihi yazılı olmayan ve şirket yetkilisinin müteselsil kefil olarak imzaladığı avans teminat çeki veya banka teminat mektubu verileceğini, bu teminat çeklerinin son hakedişin ardından davalı tarafından davacı şirkete iade edileceğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler gereğince davacı olan müvekkili şirketin davalıya üç adet kesin kabul teminat çeki ve üç adet avans teminat çekini keşide ederek davalıya teslim ettiğini, bu kapsamda her bir teminat çeki için ayrı ayrı 14.06.2016 tarihli teminat çeki protokolleri düzenlenerek şirket temsilcisi ... tarafından müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, teminat çeki olarak verilen çeklerin bankası, bedeli, çek numarası protokollere yazılmış ve çek ön yüzleri protokol metinlerinde yer aldığını, sözleşme gereğince davacı olan müvekkili şirket tarafından her üç sözleşmeye konu proje hazırlama planı yapıldığını, her üç sözleşmeye konu projeler tamamlandığını ve davalı şirketin de temsilcisinin bulunduğu kabul heyeti taralından ana sözleşmenin teknik şartnamesinde belirtilen standartlara ve teknik şartnameye uygun olduğu tespit edildiğini, sözleşmeye konu her üç iş eş zamanlı olarak başladığını, onaylatılan elektrik projelerine göre elektrik tesisatlarının montajları her üç iştede yaklaşık %70 oranında davacı şirket tarafından tamamlandığını, davacı şirket tarafından tamamlanan işlerden kaynaklı faturalar kesilerek davalı tarafa gönderildiğini, davacı şirket tarafından tamamlanan tesisatlarla ilgili hakedişler davalı tarafından idareden alındığını, davalı şirketin almış olduğu hakedişlere göre aşağıda dökümü verilen ve ortalama vadeleri 120 gün olan çekleri verdiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.11. maddesi gereğince davalı şirket tarafından, davacı olan müvekkili şirkete avans ödemesi olarak keşidecisi davalı şirket, Iehdarı davacı şirket olan, ortalama vadeleri 120 gün olan 8 adet çek ile toplam 160.000 euro avans çeki verdiğini, davacı şirketin avans ödemesi olarak aldığı çeklerin vadesi gelmeden davalı şirketin maddi sıkıntı içerisine girdiğini, diğer malzeme aldığı firmalara ve taşeronlara verdiği çekler karşılıksız çıktığını, davalı şirketin çok sayıda çeki hakkında bankalarca karşılıksızdır şerhi yazıldığını, bu nedenle davalı şirket yapması gereken mekanik ve inşaat işlerini yapamaz duruma geldiğini, işçilerin maaşlarını ödeyemedikleri için işlerin durduğunu, davalı şirket yapması gereken mekanik ve inşaat işleri ilerlemediği için davacı müvekkilinin yüklendiği elektrik ve otomasyon işleri zorunlu olarak yavaşladığını, davalı şirketin ekonomik sıkıntıdan çıkabilmek için finans durumu iyi bir ortak aradığını ve bir firma bularak idareye bu firma ile işlere devam edeceğini bildirdiğini, bu firmayla davalı arasında ortaktık görüşmeleri iki ay sürdüğünü ve iki ay sonunda anlaşma sağlanamadığını, bu geçen zaman diliminde davalı tarafından davacı şirkete verilen 120 gün vadeli avans çeklerinin vadesinin geldiğini, çek bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalı şirket tarafından avans ödemesi olarak verilen çeklerin karşılıksız çıkması ve ödenmemesi üzerine davacı müvekkil şirket sözleşme kapsamındaki işleri tamamlayamadığını ve sözleşme kapsamındaki işler askıya alındığını, davalı şirketin, sözleşmeler ve teminat protokolü gereğince teminat çekleri olarak verilen, avans ödemesi olarak verdiği çekleri ödemediğini bilmesine rağmen kötü niyetli olarak keşide tarihi bulunmayan 5 adet teminat çekinin keşide tarihlerini doldurarak bankaya ibraz ettiğini ve ---. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takip dosyasında takibe konulduğunu, ayrıca davalı, davacı şirket temsilcileri ve davacı ... hakkında karşılıksız çek şikayetinde bulunduğunu, karşılıksız çek şikayetinden kaynaklı davanın ---- İcra Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında yargılama konusu olduğunu, karşılıksız çek şikayeti yapılan dava konusu 5 adet çek davalı elinde olup devir ve temlik edilmediğini, davalı şirket sözleşmeye konu işlerin kendi kusurları nedeniyle tamamlanamadığını, çeklerin bedelsiz kaldığını bilmesine rağmen teminat olarak verilen çekleri davacı şirkete iade etmediğini, Bu çekler nedeniyle davacı şirketin davalıya borcu bulunmamakta olduğunu, davacı müvekkili olan şirketin keşide ettiği teminat çekleri bedelsiz kaldığından teminat çekleri protokolleri kapsamında müşterek ve müteselsil kefil olan davacı şirket temsilcisi diğer davalı ...'ın da kefil olarak sorumluluğu bulunmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dostan yollarla çözümlenmesi için arabuluculuya başvurulduğunu ancak davalı taraf görüşmelere katılmadığından anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle icra takibine konu edilmeyen ---- ---Caddesi Şubesine ait ----- çek numaralı 92.400,00 TL bedelli bir adet çek ve----- İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı icra takip dosyasına konu -----çek numaralı 10.07.2017 keşide tarihli 138.600,00 TL bedelli, -----çek numaralı 10.07.2017 keşide tarihli 102.217,00 TL bedelli,----- Caddesi Şubesine ait ------ çek numaralı 10.07.2017 keşide tarihli 68.145,00 TL bedelli, ---Caddesi Şubesine ait ------ çek numaralı 10.07.2017 keşide tarihli 84.150,00 TL bedelli ve ---Caddesi Şubesine ait ----- çek numaralı 10.07.2017 keşide tarihli 126.225,00 TL bedelli teminat çekleri nedeniyle davacı müvekkillerinin davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine ve dava konusu çeklerin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkili olan şirkete keşide etmiş olduğu huzurdaki davada iptali talep edilen 5 adet çekin teminat çeki olduğunu iddia etmekte olduğunu, bir çekin teminat çeki vasfına sahip olması için birtakım unsurları taşıması gerekmekte olduğunu, senet metninde teminat sözleşmesine atıf yapılmalı ve hangi konu için teminat senedinin hazırlandığı özetlenmesinin gerektiğini, davaya konu çeklerin ön yüzünde teminat sözleşmesine atıf yapılmadığını ve arka yüzünde de hangi konu için teminat sözleşmesi hazırlandığına dair bir kayıt da düşülmediğini, zira davacı tarafından keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması sebebi ile müvekkili tarafından ---- İcra Ceza Mahkemesinin-----Sayılı dosyasından şikayette bulunulduğunu ve ----. İcra Ceza Mahkemesinin 22/10/2019 tarihli ------ Sayılı gerekçeli kararında "... müştekinin lehdar ve ciro silsilesine göre yetkili hamil olduğu, çekin süresinde bankaya ibraz edildiği , unsurlarının tam olduğu ve kambiyo vasfında bulunduğu ..." belirtildiğini, davaya konu çeklerde keşide tarihi keşideci tarafından yazıldığını, davacı tarafın, müvekkili olan şirketin maddi sıkıntı içerisine girdiğini, müvekkili olan şirketin verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, işlerini yapamaz hale geldiğini, müvekkil şirketin kötü niyetli olarak keşide tarihi bulunmayan 5 adet çekin keşide tarihlerini doldurarak bankaya ibraz ettiğini ve ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- takibi başlattığını iddia etmekte olduğunu ancak davacı tarafın, müvekkili olan şirketin maddi sıkıntı içerisine girdiğini, verdiği çeklerin karşılıksız çıktığı ve bunun gibi iddiaları kötü niyetli olduğunu, işbu iddialara itibar edilmemesi gerektiğini, söz konusu iddiaların huzurdaki dava ile ilgisi bulunmamakla beraber işbu iddialar tamamı ile soyut ve mahkemeyi yanılmaya yönelik olduğunu, davacı tarafın, müvekkili olan şirketin çeklerin keşide tarihini doldurduğu yönündeki iddiaların kabulü mümkün olmadığını, davaya konu çeklerin müvekkili olan şirkete keşide tarihleri tamamlanmış olarak verildiğini, ----İcra Ceza Mahkemesinin 22/10/2019 tarihli ------. Sayılı kararı ile davacı hakkında şikayet konusu tüm çeklerin bedeli kadar adli para cezasına hükmedildiğini, davacı, işbu kararı istinaf ettiğini, ayrıca ikame etmiş olduğu haksız ve hukuka aykırı huzurdaki dava ile söz konusu süreci uzatmak, müvekkili olan şirketin alacağına kavuşmasını engellemek ve hükmedilen adli para cezasının infazını sürüncemede bırakmak istemek olduğunu tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekâletin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce; --- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyası celp edilmiş, --- Şirketi'nden ---- Ticaret Merkezi, --- Şubesi,----- çek numaralı 07.04.2017 keşide tarihli 20.000 Euro bedelli, ----Ticaret Merkezi, --- Şubesi, ----- çek numaralı 12.05.2017 keşide tarihli 20.000 euro bedelli, ----- Ticaret Merkezi, ---- Şubesi, ----- çek numaralı 19.05.2017 keşide numaralı, 20.000 Euro bedelli, ----Ticaret Merkezi, ---- Şubesi, ---- çek numaralı 26.05.2017 keşide tarihli, 20.000 Euro bedelli, ----Ticaret Merkezi, ---- Şubesi, ----- çek numaralı, 02.06.2017 keşide tarihli 20.000 Euro bedelli, ---- Ticaret Merkezi, ---- Şubesi, ----- çek numaralı 09.06.2017 keşide tarihli 20.000 Euro bedelli, -----Ticaret Merkezi, ---- Şubesi, ----- çek numaralı 30.06.2017 keşide tarihli 20.000 Euro bedelli, ----Ticaret Merkezi, ---- Şubesi, ----- çek numaralı 07.07.2017 keşide tarihli 20.000 Euro bedelli 8 adet çeke ilişkin ibraz bilgileri istenilmiş, ----- Avrupa Topluluğu yüklenicisi olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ---- Dairesi ile ---- İli ---- İlçesi su temin inşaatı, ---- atık su arıtma tesisi inşaatı ve ----- içmesuyu temin sistemi yapım işleri sözleşmeleri ve eklerinin, ihale dosyalarının, kabul komisyonu tutanakları ile ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davacı ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtları ayrı ayrı celp edilerek incelenmiştir.
Mahkememizce yapılan ilk yargılama sonucunda, 24/02/2021 tarihli, ---- esas ve ----- Karar sayılı karar ile, davacı tarafın dava konusu çeklerin teminat çeki olduğu ve çekler nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı kanaatiyle davanın reddi yönünde karar verilmiş; verilen kararın davacılar vekilince istinafı sonucunda ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin ----- Esas, ----- Karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen karar kaldırılmış olmakla iş bu esas numarasına kayıt edilmiştir.
Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK'nın 72.maddesi uyarınca, kısmen icra takibinden sonra kısmen de icra takibinden önce açılmış menfi tespit davasıdır.
---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesinin ----- Esas, ------ Karar sayılı ilamı sonrasında; davacı tarafça 14/02/2020 tarihli cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan mail yazışmalarında gönderilen çek protokolleri üzerinde, ---- BAM ---- Hukuk Dairesinin ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamı doğrultusunda incelenerek, dosyadaki belgeler ile karşılaştırması yapılarak, asılları ile karşılaştırılmaları aralarında fark bulunup bulunmadığının tespiti ve yazışmalara ilişkin dökümleri rapora haline getirtilmek suretiyle bilirkişiden rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Davacı tarafından davalı şirketin sözleşmeye konu işleri kendi kusuru nedeniyle tamamlanamadığından, çeklerin bedelsiz kaldığını bilmesine rağmen teminat olarak verilen çekleri davacı şirkete iade etmediğini, bu çekler nedeniyle davacı şirketin davalıya borcu olmadığını belirterek, icra takibine konu edilen ve konu edilmeyen çekler yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmişlerdir.
----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyada alacaklı ---- tarafından -----aleyhine 10/07/2017 tarihli çeklere istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.
Dava konusu çeklerde, keşidecinin davacı -----. olduğu, lehtarın ise davalı------ olduğu, süresinde bankaya ibraz edildikleri ve karşılığının çıkmadığının belirtildiği, takibe konu çeklerin 6102 sayılı TTK.nın 780.maddesine göre kambiyo senedi vasfını taşıdığı anlaşılmıştır.
---- Yüklenicisi davalı---- ile ---- Yüklenicisi için hizmet sağlayıcı davacı ------arasında sözleşme tanzim edildiği, kesin kabul teminat çeki protokolünün 14/06/2016 tarihinde düzenlendiği, çek numaralarının ----- olduğu, avans teminat çek protokolünde çek numarasının ---- olduğu, bu belgelerin davacılardan ... tarafından imzalandığı, ------imzanın yer almadığı görülmüştür.
Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir.
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir.Somut olayda, davacı tarafından dava konusu olan çeklerin davalıya aralarındaki sözleşmeye istinaden teminat amaçlı verildiğini, sözleşmeye konu her üç işin eş zamanlı olarak başlandığını, onaylatılan elektrik projelerine göre elektrik tesisatlarının montajlarının her üç işte de yaklaşık %70 oranında davacı tarafından tamamlandığını, davacı tarafından tamamlanan tesisatlar ile ilgili hak edişlerin davalı tarafların idareden alındığını, davalı şirket tarafından avans ödemesi olarak kendisine verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle müvekkil şirketin sözleşme kapsamındaki işleri tamamlayamadığını, davalı şirketin sözleşmeler ve teminat protokolü gereğince teminat çeklerinin avans ödemesi olarak verdiği çeklerin ödemediğini bilmesine rağmen kötü niyetli olarak bankaya ibraz edildiğini, icra dosyasında takibe konu edildiğini ileri sürülmüştür.
YHGK'nun 14.3.2001 tarih ve---- sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve ----- sayılı kararlarında da benimsendiği üzere; dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK'nun 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir. Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının; hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanmasının gerektiği, İİK'nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesinin gerekli olduğu hususu açıktır.Davacı tarafından da dava konusu çeklerin teminat olarak davalıya verildiği iddiasının yazılı olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Çekler üzerinde teminat olduğuna dair herhangi bir kaydın yer almadığı, 14/06/2016 tarihli kesin kabul teminat çeki protokolü ve avans teminat çeki protokolünde davalının imzasının yer almadığı görülmüştür.Davacı tarafça mail yazışmaları ile çeklerin teminat amaçlı olarak verildiğinin ispatlandığının ileri sürülmesi ve ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesinin ----- Esas, ------ Karar sayılı ilamında Mahkememiz kararının kaldırılma gerekçeleri dikkate alınarak dosyada mevcut mail yazışmasında gönderilen çek protokolleri Mahkememizce resen görevlendirilen bir bilişim uzmanı bilirkişi vasıtası ile inceletilmiş, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde her ne kadar taraflar arasında teminat çeki protokolleri konulu bir takım yazışmalar yapılmış ve davalı şirket adına bir kısım çek protokolleri davacı tarafa gönderilmiş ise de; davacının delil olarak dayandığı, dosya kapsamında bulunan, davacı kefil ...'ın imzasının yer aldığı, davalı şirket yetkilisinin imzası bulunmayan "kesin kabul teminat çeki protokolü" başlıklı, 14/06/2016 tarihli 3 adet belge ile "avans teminat çeki protokolü" başlıklı, 14/06/2016 tarihli 3 adet belge içeriği ile bilirkişi raporu ile tespiti yapılan mail yazışmalarına konu teminat çeki protokolü içeriklerinin bire bir aynı olmadığı, davacı taraf bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde, söz konusu farklılığın davalı şirket adına yazışmayı yapan kişinin hesaplamaları USD kuru üzerinden yaptığı ancak aradaki anlaşmanın EURO kuru üzerinden yapılmış olmasından kaynaklandığını beyan etmiş ve mail yazışmalarında da davacı şirket adına yazışma yapan kişinin "efektif satış kurunu baz alıyorum 3.3031" ve davalı şirket adına yazışma yapan kişinin de "Tamam ben dolardan çevirmişim yanlışlıkla siz eurodan çevirip yazın" şeklinde cevaplar verilmiş ise de; mail ekinde bulunan protokollerde takip ve dava konusu çeklerin numarası ile banka isimlerinin de belirtilmediği dolayısıyla davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmayan, davaya dayanak "kesin kabul teminat çeki protokolü" başlıklı, 14/06/2016 tarihli 3 adet belge ile "avans teminat çeki protokolü" başlıklı, 14/06/2016 tarihli 3 adet belge ile bilirkişi incelemesine konu edilen mail yazışmaları ekinde davacı tarafa gönderilen protokollerin aynı olduğu ve davalı tarafın kabulünde olduğu hususun kesin ve net olarak ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Sonuç itibariyle; ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takibine konu 5 adet çek ile icra takibine konu edilmeyen 1 adet çek metninde çeklerin teminat çeki niteliğinde olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmaması, teminat çeki protokolü olduğu iddia edilen "kesin kabul teminat çeki protokolü" başlıklı, 14/06/2016 tarihli 3 adet belge ile "avans teminat çeki protokolü" başlıklı, 14/06/2016 tarihli 3 adet belge incelendiğinde dava ve takibe konu çeklerin numarası ile miktarlarının belirtildiği ve çek fotokopisinin protokol altında yer aldığı, ancak söz konusu protokollerde sadece davacı kefil ...'ın imzasının yer alması, davalı şirket yetkilisinin imzası bulunmaması, davacının sunduğu mail yazışma eklerinde bulunan protokol içerikleri ile dosyada mübrez protokol içeriklerinin tamamen örtüşmemesi, dolayısıyla davalının çeklerin teminat çeki olduğuna dair açık bir beyan ve imzası olmaması, davacı tarafça teminat senedi iddiasını ispatlar nitelikte, 2004 Sayılı İİK'nun 169/a-1 maddesinde belirtilen yazılı belgelerden herhangi birinin de ibraz edilmemesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava konusu çeklerin teminat çeki olduğu ve çekler nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı sonuç ve kanaatiyle açılan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 9.831,54 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 95.760,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
4-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.