T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/63
KARAR NO : 2025/197
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/01/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.05.2023 tarihinde ---- sevk ve hakimiyetindeki ---- plakalı araç ile --- sevk ve hakimiyetindeki----- plakalı aracın çarpışması sonucu ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tutanağında --- plakalı aracın sürücüsü ---- asli kusurlu olduğu ve-----plakalı araç sürücüsü --- kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili ----- Sevk ve hakimiyetindeki ----- plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu, müvekkilinin kaza neticesinde yaralandığını ve tedavi gördüğünü beyanla; 08.05.2023 tarihli kaza sonucunda müvekkili ----- kazaya bağlı olarak yaralanması nedeni ile uğramış olduğu zararın giderilmesi amacıyla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; şimdilik 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve şimdilik 100 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 300 TL tazminatın ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava şartı yerine getirilmediğini, eksik evrakla başvuru yapıldığını, somut olayda davacının, huzurdaki davadan önce ve sonra Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının maluliyet oranının adli tıp kurumu marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik süresi somut verilere göre kesin ve net olarak tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemeri takmamış olduğunun sabit olduğunu, davacının faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini beyanla; Davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyet nedeni ile bakıcı giderleri zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespitinde ATK tarafından verilen raporda özetle; Sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Sürücü ------ kusursuz olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.----- Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından maluliyetin tespiti için rapor alınmış olup, verilen raporda özetle; "20.02.2019 gün ve ----- sayılı ----- Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engelli Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Yüz-Sınıf 4: %30x1/6 (Hastanın klinik durumuna göre takdiren azaltılmıştır) %5 Kişinin engel oranının %5(yüzde beş) ve sürekli olduğu, 09.05.2023 tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 3(üç)haftaya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Tazminat hesabı için Aktuer bilirkişi tarafından verilen raporda; " Yargıtay ----- H.D. 20/01/2022 T., ----- sayılı kararı nazara alınarak davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği sürekli göremezlik maddi zararının 252.319,28 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 08.12.2023 tarihi ve faiz nevi'nin yasal faiz olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; " Yargıtay ---- H.D. 20/01/2022 T.,-----sayılı kararı nazara alınarak davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı kanaatine varıldığı; bununla birlikte Mahkemenin 03/12/2024 tarihli celsesinde davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zararı hesaplanması istendiğinden işbu ek raporda Mahkemenin 03/12/2024 tarihli celse ara kararı uyarınca davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zararının hesaplandığı ve davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 5.954,76 TL tespit edildiği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 323.823,86 TL olduğu, ancak davacının sürekli iş göremezlik maddi zarar talebinin 252.319,28 TL'na ıslah olunduğu temerrüt başlangıcının 08.12.2023 tarihi ve faiz nev yasal faiz olduğu, Mahkemenin 03/12/2024 tarihli celsesinde; “davalı sigortanın 27.03.2024 tarihli dilekçesi doğrultusunda davacı dışında yaralananlara ilişkin garame hesabının değerlendirilmesi hususunda bilirkişiden ek rapor alınmasının istenmesi” ara kararı verilmiş olmakla birlikte; UYAP ortamında celp olunan ----- ATM ----. ve----ATM ----. sayılı dava dosyaları incelenmiş ve anılan dava dosyalarında dava dışı kazazedelere yapılmış ödeme makbuzlarının olmadığı ve ayrıca anılan dava dosyalarında dava dışı kazazedeler yönünden hüküm altına alınan maddi zarar tutarlarının görülemediği; hal böyle olunca davalı sigorta şirketinin 27.03.2024 tarihli dilekçesi doğrultusunda davacı dışındaki yaralananlar yönünden ödenmiş/ödenecek tutarları bilinmediğinden bu aşamada garame hesabına yer olamadığı, Kök raporda hesaplanan maddi zarar tutarı ile işbu ek raporda hesaplanan maddi zarar tutarı arasındaki farkın, 01.01.2025 tarihi itibarı ile yürürlüğe giren asgari ücretin esas alınmasından kaynaklandığı, bu nedenle kök rapor ile işbu ek raporda varılan sonuçların birbiri ile çeliştiğinden bahsedilemeyeceği " şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
HMK 307. vd maddeleri gereğince feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan bakıcı giderine ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur. Davalının sigortalı olan ve davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olup davalı sigorta şirketi poliçe limitleri dahilinde davacının zararlarından sorumludur.Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle maluliyetinin % 5 olduğu, iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceği belirlenmiştir. 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının kalıcı iş göremezlik zararının 323.823,86 TL, geçici iş göremezlik zararının ise 5.954,76 TL olduğu belirlenmiştir.Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir.-----Buna göre, hatır taşıması indirimi için kural olarak hatır taşıması şartlarının varlığı yeterli iken, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olmasını ifade etmektedir.
Eldeki davada, davalı taraf davacının emniyet kemeri takmaması sebebiyle hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiştir. Kaza tutanağı incelendiğinde davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmış olup tazminattan tazminattan yüzde yirmi oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekili ek rapor öncesinde kök rapora göre ıslah yapmıştır. Ek raporda değişen asgari ücret miktarı nedeniyle tazminat miktarı 323.823,86 TL hesaplanmıştır. Davacının hakettiği tazminat miktarı olan 323.823,86 TL'den %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında tazminat 259.059,08 TL'ye düşmekte olup ıslah edilen miktar ise indirim yapıldıktan sonra kalan bakiye tazminat miktarından daha az olduğu anlaşıldığından ıslah dilekçesi doğrultusunda 252.319,28 TL kalıcı iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Geçici iş göremezlik talebi yönünden ise de ıslah bulunmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince 100 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminatlara temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının bakıcı giderine ilişkin talebinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2- Davacının kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin KABULÜ İLE, 100 TL geçici iş göremezlik, 252.319,28 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 08/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ( poliçe teminat limiti olan 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 17.242,76-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ile ıslah harcı toplamı 1.289,60 -TL harcın mahsubu ile bakiye 15.953,16-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.289,60-TL peşin nispi harç ve ıslah harcı toplamı olmak üzere toplam 1.717,20- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 1.524,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 3.375,00-TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 8.899,75-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 8.896,23 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 40.387,08TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.118,76-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 1,24-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.