T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/108
KARAR NO : 2025/210
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ait ----- plakalı aracın 23/01/2023 tarihinde kaza yapması sonucu onarımı ve hasar giderimi için araç----- teslim edilmiştir.Kaza ------Şirketine yasal süresi içerisinde ihbar edilmiştir.Kazaya sebep olan araç çarpıp kaçtığını, Müvekkil şirketin kusur oranı %0' olduğunu, .Ancak bu duruma rağmen sigorta şirketince bakiye ödenmediğini, Sigortaya firmasına başvuru yapılmış ancak bir dönüş olmadığından ----- tarafından çıkartılan 252.520,86-TL müvekkil şirket tarafından ödenmek durumunda kaldığını, müvekkil firma maddi olarak büyük bir kayba uğradığını, .Davalı sigorta şirketince bu bedelin tarafımıza ödenmemesi üzerine ----.İcra Müdürlüğü -----. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin ----- mahkemeleri olduğunu, davacı sigortalının mülkiyetinde bulunan ----- plaka nolu araç müvekkil şirket tarafından ------ nolu ve 21/07/2022-21/07/2023 vadeli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, . Poliçenin mevcudiyeti sigorta tazminatının her halde ve otomatik olarak ödeneceği manasına gelmemekte olup, müvekkil şirketin sorumluluğu Kasko Sigortası Genel Şartları, poliçe özel şartları ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı aracın 19.01.2023 tarihinde uğradığı hasar, müvekkil şirkete 20.01.2023 tarihinde ihbar edilmiş olup; ihbara istinaden müvekkil şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, araçta meydana gelen hasarın nedeninin ve maddi boyutunun tespiti için müvekkil şirket tarafından dosya alanında uzman, bağımsız sigorta eksperine tevdi edildiğini, ekspertiz raporu ile hasar ile beyanın uyuşmadığı tespit edildiğini, aracın, olay sigortalının belirttiği şekilde meydana gelmiş ise bu şekilde hasarlanması mümkün olmadığını, . sigortalının beyanları gerçeği yansıtmadığını, parça tedariği müvekkil şirket tarafından sağlandığından kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacıya ödenebilecek tutar 39.976,01 tl olacağını 14.296,04 tl müvekkil tarafından tedarikçilere ödenecek tutar olduğunu, davacının değer kaybı talepleri teminat dışı olduğunu, kabul manasına gelmemek üzere, müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde ihbar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğünün----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davanın kasko sigortası kapsamında olması nedeniyle ve meydana gelen kazada sürücü yönünden kasko teminatı ile illiyet bağını kesecek ağır kusur bulunmaması nedeni ile kaza da kusur değerlendirmesi yapılmadığı, Hasar bedeli yönünden: Davaya konu aracın davaya konu kazasındaki hasar bedelinin KDV dahil, iskonto hariç 245.112,65 TL olduğu, Beyan ile hasarın uyumlu olduğu, Meydana gelen kazanın kasko sigorta poliçe teminatı kapsamında bulunduğu, Davalı ----- aracın onarımı için parça tedariği yapıldığını,parça tedarik bedellerinin tedarikçi firmalara ödeneceğini belirterek üç adet fatura sunmuşsa da, toplam üç adet fatura tutarı olan 14.295,05 TL nin ödendiğine dair ödeme belgesi ibraz etmediği, ibraz edilmesi halinde nihai hasar bedeli 245.112,65 TL den tenzili gerekeceği, icra takip dosyasında takip tarihinden itibaren faiz talep edildiğinden, faiz hesabı yapılmadığı, hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir.Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; Davaya konu aracın davaya konu kazasındakı hasar bedelinin KDV dahil, iskonto hariç 245.112,65 TL olduğu, meydana gelen kazanın kasko sigorta poliçe teminatı kapsamında bulunduğu, Davalı ----- aracın onarımı için parça tedariği yapıldığını, parça tedarik bedellerinin tedarikçi firmalara ödendiğini belirterek üç adet ödeme belgesi sunmuştur. Toplam üç adet ödeme tutarı 14.296,04 TL olduğu Davacının delil olarak sunmuş olduğu ------ ait 2.635 TL'lik ödeme belgesinin konuyla ilgisi olmaması nedeni ile sehven sunulduğu kanaatine varıldığı, bu durumda nihai bakiye hasar bedeli 245.112,65 TL- 14.296,04TL-230.816,61 TL olduğu İcra takip dosyasında takip tarihinden itibaren faiz talep edildiğinden, faiz hesabı yapılmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları 'nınA/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır. Usul ve Yasaya uygun denetime elverilişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalı yana kasko sigortalı olan aracın sürücüsünün ağır kusurlu olmadığı ve meydana gelen hasarın yukarıda izah edildiği üzere teminat kapsamın olduğu anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak bakiye hasar bedeline yönelik açılan davanın kısmen kabulüne ispat edilemeyen fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 230.816,43 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya talebinin reddine,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine
3- Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine
4-Karar harcı 15.767,07 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.313,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.454,07 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 4.313,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.740,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.204,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.499,31 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 171,90 TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 36.930,63 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 21.704,43 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.290,58 TL'nin davalıdan, 309,42 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.