T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/162
KARAR NO : 2025/143
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; personel ve öğrenci taşımacılığı ile işi ile iştigal eden müvekkili firma, kendisine ait servis araçları ile
davalı firmanın personel taşımacılığını yapmış, Müvekkili, yapmış olduğu taşıma işi nedeniyle davalı
firmaya 31/10/2023 ile 30/11/2023 T. ilişkin fatura düzenlemiş, Müvekkili firma ile davalı firma, borç
konusunda mutabık olup taraflar arasında cari hesap mutabakatnamesi de imzalanmış olduğunu,
davalının, ekte sunulan faturalara göre müvekkiline 2023 yılından devreden personel taşıma bedeline
ilişkin olarak ödemediği faturalardan kaynaklanan 354.180,00 TL borcu bulunmakta olduğunu,
müvekkil firma tarafından, davalıya takibe konu olan ekte sunmuş oldukları;
31/10/2023 tarihli, 202.020,00 TL tutarlı Personel Taşıma Bedeli ve 30/11/2023 tarihli, 152.160,00
TL tutarlı Personel Taşıma Bedeli ilişkin e arşiv faturaları kesilmiş, Davalı borçlu şirketin, müvekkili
tarafından kesilen faturalara yasal süresi içerisinde itiraz etmemiş olup, Davalı firmanın, müvekkili
şirkete 354.180,00 TL borçlu olduğunu, davalı firmanın müvekkiline olan borcunu ödemeyeceğinin anlaşılması üzerine davalı firma hakkında ---. İcra Md----- nolu dosyası üzerinden 354.180,00 TL asıl alacak ve işleyen
3.646,11 TL faizi olmak üzere 357.826,11 TL alacak üzerinden icra takibi yapılmış, Davalı vekilinin takip
konusu olan borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durmasına neden olmuş olduğunu,
Davalı vekilinin borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itirazı mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun
olup kötü niyetli olup, Davalı firma, borç konusunda mutabık olup cari hesap mutabakatnamesini de
imzalamış, Davalı şirket yetkilisinin müvekkiline, borcu kabul ettiklerini ancak firmanın zor bir
dönemden geçtiğini, borçlarını ödeme güçlerinin olmadığını söylemiş olduğunu,
davalı vekili, ödeme emrinde talep edilen faize de itiraz etmiş ise de taraflar tacir olup, takip konusu
alacak her iki tarafın ticari işi ile ilgili olduğundan, talep edilen faiz ticari temerrüt faizi olup kanunlara
ve hukuka uygun olduğunu,TTK. 5A/1. Maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı
olduğundan, işbu davayı açmadan önce tarafımızca arabulucuya başvurulmuş, Davalı taraf ile bir
anlaşmaya varılamamış olup anlaşılamadığına dair tutanak düzenlendiğini belirterek,
Davanın kabulü ile; Davalı borçlunun, Vaki itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Davalı
aleyhine alacağın en az %20 si İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adresi ----- olup, yetkili mahkeme de --- Mahkemeleri olduğundan davaya
yetki yönünden itirazlarını sunduklarını, davacının tüm talepleri zamanaşımına uğramış olup davanın
esasına girilmeden usulden reddinin gerekmekte olduğunu,
Davacı taraf samimiyetten ve gerçeklikten uzak bir şekilde icra takibi başlatmış, Daha önceden bir
ihtar çekilmemiş olup, Davaya konu alacağı kabul etmemekle birlikte alacak muaccel hale gelmeden
asıl alacak ve işlemiş faiz talep edilmiş olduğunu,
Hem asıl alacağı hem de işlemiş faizi kabul etmediklerini, Davacının yapılacak işi gereği gibi yapmamış,
Hizmette kusuru doğmuş olup, alacak likit olmadığından tazminat talebinin yersiz olduğunu,
Müvekkili şirket faturaları kabul etmemekte, Davacının fatura kesmiş olması alacağının olması için
yeterli olmayıp, Davaya konu edilen alacak yargılamayı gerektirmekte ve Dava dilekçesi ekinde
müvekkili şirkete ait olduğu belirtilen imzaya itiraz ettiklerini,
Davacı tarafın tüm talepleri haksız olup, reddi gerekmekte olup, Davacı tarafın tüm edimleri yerine
getirdiğini iddiasının doğru olmadığını, Davaya konu işin yapılıp yapılmadığı ve yapıldı ise ne kadarlık
iş yapıldığının bilirkişi marifetiyle hesap edilmesini talep ettiklerini ileri sürerek,
Kötüniyetle açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini, dava masraf ve vekâlet ücretinin karşı
taraftan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacı şirketin 354.180,00 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali
istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; davacı şirketin davalı şirketten, takip tarihi itibarıyla 2 Adet E-Faturaya dayalı açık cari hesaptan
kaynaklanan ve talebi gibi 354.180,00 TL asıl Alacak Bakiyesinin bulunduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun talimata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıda 354.180,00 TL alacaklı olduğu, tarafların rapora itirazının bulunmadığı, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.
Takibe kadar işlemiş faize yönelik talep bulunmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince işlemiş faiz yönünden hüküm kurulmamıştır. Davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak bilirkişi raporu da hükme esas alınara354.180,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 24.194,04 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.259,38 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 19.934,66 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 4.259,38 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.686,98 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 176,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.676,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 56.668,80 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.