T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/736 Esas
KARAR NO: 2025/174
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/10/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı (Müflis) -----şirketinin, davalı firmadan olan alacaklarının,----yevmiye nolu temliknamesi ile; dava dışı -------firmasına devir ve temlik edildiğini, bu temlik bilgilerinin evvelce davalı firmaya iletildiğini, davalının temliknameden haberdar olduğunu, ilgili alacağın dava dışı -----yevmiye nolu temliknamesi ile müvekkili ---- devir ve temlik edildiğini, ---- yevmiye nolu temlik ile ilgili olarak,------ açılmış Tasarrufun İptali davası nedeni ile ------üzerinden temlik bedelinin ödenmemesi yolunda ve ayrıca---- açılmış Tasarrufun İptali davası nedeni ile------- sayılı dosyası üzerinden de yine temlik bedelinin ödenmemesi yolunda ihtiyati haciz/tedbir kararı verildiğini, -----dosyanın güncel mahkemesi ve numarasının, -------- davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve karar kesinleştiğini, dava dosyası nezdinde konulan haciz/tedbirlerin kaldırıldığını, bu durumun ----- sayılı icra dosyasına bildirildiğini ve icra dosyası üzerinden haciz/tedbirin kalktığına dair müzekkerelerin davalıya gönderildiğini, ----- dosyanın güncel mahkemesi ve numarasının,------- tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, dava dosyası nezdinde konulan haciz/tedbirlerin kaldırıldığını, bu durumun ------ sayılı icra dosyasına bildirildiğini ve icra dosyası üzerinden haciz/tedbirin kalktığına dair müzekkerelerin davalıya gönderildiğini, dava dışı (Müflis) --------- yılında "iflas" etmiş ise de, iflas tarihinden önce 2011 yılında yapılan devir ve temlik işleminin, yukarıda anılan tedbirlerin kalkması dahilinde bugün itibari ile geçerli olduğunu ve hak doğurduğunu, 2011 yılında yapılan temlik işleminin güncel ve yasal hak sahibinin ise 2018 yılında yapılan ikinci bir temlikname dahilinde müvekkili---- olduğunu, bu veçhile dava dışı (Müflis) ------lehine davalı firma nezdindeki alacakların 7 iş günü içerisinde müvekkili hesabına yatırılmasına dair -------- tarihli ihtarnamesinin davalı firmaya gönderildiğini ve 11.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ihtarname dahilinde müvekkile ödeme yapılmadığını, davalı firma nezdinde müvekkilinin ------- tarihi itibari ile 632.914,18 TL ana para alacağı bulunduğunda tereddüt bulunmadığını, zira bu bedelin hem dava dışı (Müflis) ----- hem de davalı ticari defterlerinde net olarak yer aldığını, davalı tarafından ------- sayılı dosyaya verilen 23.05.2012 tarihli bir müzekkere cevabında açık ve net olarak bu alacak rakamının zikredildiğini, söz konusu evrakın İ.İ.K 68 anlamında ve HMK 188 anlamında resmi dairelere verilen borç ikrarı niteliğinde bir yazı olduğu nu, ayrıca aynı evrakta, davalı firmaya----- yevmiye no.lu temlik sözleşmesinin bildirildiği, davalı firmanın bu temlik işleminden haberdar olduğunun görüldüğünü,------yevmiye nolu ilk temlik işlemi ile ilgili davalar ve davalar üzerinden konulan hacizler/tedbirler mevcut olduğundan alacağın talep edilmesi evvelce mümkün değil iken ancak 2023 yılı itibari ile alacağın talep edilebilir hale geldiğini, Borçlar Kanunu 153 ve 157 anlamında somut olayda zamanaşımı ve / veya hak düşürücü sürenin de söz konusu olmadığını, kaldı ki Borçlar Kanunu 154. Madde zamanaşımını kesen sebep olarak açık şekilde "Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse" demekte olup, davalı borcu ikrar ettiğinden, bu açıdan da zamanaşımı ve / veya hak düşürücü sürenin somut olayda söz konusu olmadığını belirtmiş olup, davanın kabulüne, müvekkilinin 632.914,18 TL ana para alacağına, 23.05.2012 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmek sureti ile tespit edilen işlemiş faiz bakiyesinin de eklenmek kaydı ile toplamda 1.600.000 TL bedelli alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflardan alınarak, müvekkili firmalara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; temlik işleminin kabulü anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket ile dava dışı müflis Yiğit Yemek arasındaki Sözleşmenin,----- tarihli Fesih Protokolü ile, dava dışı ---- tarihli sözleşmeye istinaden ---- hak ve alacakların almış olduğu, ---- hiçbir talep, hak, tazminat ve alacağı kalmadığı,-------- gayrikabili rücu ibra ettiği beyanı ve kabulü ile feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, öncelikle işbu davaya konu alacağa dayanak teşkil eden temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı (Müflis) -------arasında imzalanmış olan 22.9.2011 tarihli "Malzeme Yemek Pişirme, Dağıtma ve sonrasına ait Hizmetlerin Alımına Dair Sözleşme"nin m.4.9maddesi uyarınca, ilgili sözleşmeden doğan hal ve yükümlülükler, işin tamamı veya bir kısmı müvekkili şirketin yazılı onayı olmaksızın üçüncü şahıslara devredilemeyeceğini, söz konusu sözleşmeden doğan alacağın müvekkili şirketin yazılı onayı olmaksızın üçüncü kişiye temlik edilmiş olup, temlik işlemi nin geçersiz olduğunu, buna göre, ilgili sözleşmede yer alan temlik yasağına rağmen yapılan alacağın temlikinin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, itirazları saklı kalmak üzere, kaldı ki müflis Yiğit Yemek ile müvekkili şirket arasındaki Hizmet Sözleşmesi m.4.1.kapsamında, sözleşmeden doğan hak ve alacaklara ilişkin müvekkili şirket tarafından ödeme yapılabilmesi için, dava dışı müflis -------ve işçi alacaklarına ilişkin tüm ödemeleri yaptığını gösteren belgeleri, müvekkili şirkete ibraz etmek zorunda olduğunu, bir başka ifadeyle, bu ödeme belgeleri ibraz edilmedikçe, müflisin müvekkili şirketten doğan alacaklarının muaccel olmayacağını, ne var ki müflis ------, ilgili sözleşme hükmü uyarınca herhangi bir belge ibrazında bulunmamış olup, bu doğrultuda, alacağın muaccel olduğundan söz edilmesinin mümkün olamayacağını, itirazları saklı kalmak üzere, bir an için temlik işleminin geçerli olduğu ve alacağın muaccel hale geldiği kabul edilecek olduğunda dahi, müvekkili şirketin, müflis dava dışı ----- çalışanları yönünden asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğu dikkate alındığında, İK m.36.3 gereği, müflis ------- hakkedişlerinden ilgili tutarları ayırma hakkı bulunduğunu, itirazları saklı kalmak üzere söz konusu müflis şirket için, müvekkilİ şirkete 5.5.2023 tarihli alacak temlikine ilişkin ihtarnamemin tebliğinden önce tebliğ edilen muhtelif haciz ihbarnameleri bulunduğunu, dolayısıyla, (temlikin ve alacağın kabulü anlamına gelmemek üzere), müvekkili şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, bu noktada müflis dava dışı ---- borçlu olduğu icra müdürlüğü dosyalarının tetkik edilerek, dosyaya kazandırılması gerektiğini, müvekkili şirketin ------ temerrüde düştüğü iddiasıyla, bu tarihten itibaren asıl alacağa ticari temerrüt faiz işletilerek alacak talebinde bulunulmasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, alacağın davacı ---- tarafından temlik alındığını,---- tarihinde tebliğ alınan, ------- tarihli ihtarname ile öğrendiğini, buna göre, müvekkili şirketin, üçüncü kişi sıfatıyla icra müdürlüğü dosyasına sunduğu haciz ihbarnamesine cevabıyla temerrüde düştüğünden söz edilmesinin mümkün olmadığını tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış işbu davanın usulden ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce; ---- ve (Müflis) ------ yıllarına dair----davalı şirketin, ----- ayrı ayrı celp edilmiş, -----iflas sayılı dosyasında dava dışı müfris------ temsilen atanan iflas idare memurlarının kimlik bilgilerini ve dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yerin bildirilmesi istenilmiş, -----üzerinden celp edilerek incelenmiş ve -----dosyasında bulunan defterler üzerinde ve davalı ---- adresinde yerinde inceleme yetkisi verilerek mahkememizce seçilen bir mali müşavir bilirkişinden hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Dava; dava dışı şirketten alacağı temlik alan davacının davalı taraftan alacak istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ile sunulan ve toplanan tüm deliller uyarınca; Dava dışı Müflis -----davalıdan olan alacaklarının, ----- yevmiye nolu temliknamesi ile dava dışı ----- devir ve temlik edildiği, aynı alacağır dava dışı -----tarafından ise, ----- yevmiye nolu temliknamesi ile davacı ------- devir ve temlik edildiği, davacı tarafından, dava dışı müflis şirketin davalı şirketten olan alacağının tahsili amacıyla, temlik alan sıfatıyla işbu davanın açtığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için mahkememizce dava dışı müflis şirketin ve davalının ticari defterlerinin incelemesine karar verildiği, bunun üzerine mahkememizce resen seçilen mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre özetle, dava dışı müflis şirketin ve davalının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, incelenen ticari defterlere göre, --- tarihi itibariyle, dava dışı ----şirketi kendi defterlerinde 632.914,18 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin de kendi defterlerinde 632.914,18 TL borçlu gözüktüğü, işbu borun ödendiğine ilişkin dosya kapsamına
sunulan ödeme dekontunun bulunmadığı, netice itibariyle, davacının alacağını talep edebileceği karar verilmesi halinde, 632.914,18 TL asıl alacak, 988.221,80 TL dava öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.621.135,98 TL alacak hesaplandığı, davacının huzurdaki davadaki talebinin 1.600.000,00 TL olduğunun tespit edildiği; dava dışı müflis şirket ve davalı arasında akdedilen ------ tarihli, Malzemeli Yemek Pişirme, Dağıtma ve Sonrasına Ait Hizmetlerin Alımına Dair Sözleşmenin 4.9 maddesinin "Tedarikçi, hizmet alan şirketin yazılı onayı olmaksızın, işbu sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerini, işin tamamı veya bir kısmını üçüncü şahıslara devredemez... ” şeklinde belirlendiği; öncelikle sözleşmede açıkça yer alan temlik yasağına rağmen , sözleşmenin tarafı olan tedarikçi şirket tarafından geçersiz ve ilk olarak dava dışı--------ondan da işbu dosya davacısına devredildiği, davacı devir ve temlik işleminde iyi niyetli olsa bile, sözleşmenin açık hükmü uyarınca yapılan temlik işleminin davalıya ileri sürülmesi mümkün olmadığı gibi bundan öte, davalı tarafça dosyaya aslı ve fotokopisi ibraz edilen ---- tarihli fesih protokolü doğrultusunda ------ istinaden dava dışı müflis şirketin, davalı---- tüm hak ve alacaklarını almış olduğu ve davalıdan hiçbir hak, talep, tazminat ve alacağı kalmadığı, davalıya karşı tüm dava ve talep haklarından feragat ile dosyamız davalısı ------ gayrikabilirücu ibra ettiğinin açıkça kabul ve taaahhüt edildiğinin görüldüğü, davalı vekilince cevap dilekçesi ile dayanılan ve ekinde örneği sunulan işbu fesih protokolüne ilişkin davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde herhangi bir itirazda veya imza inkarında da bulunmadığı, 6098 sayılı TBK’nun 132 inci maddesi; “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.” hükmünü haiz olduğu, her ne kadar davacı taraf davalının dava dışı müflis şirkete borcu olduğundan bahisle bakiye alacak talebinde bulunmuşsa ve davalı şirket kendi ticari defterlerine göre dava dışı müflis şirkete borçlu gözükmekte ise de,dava dışı müflis şirket kayıtsız şartsız şekilde------ ibranameyi imzalamış olup, söz konusu konu fesih protokolü 6098 sayılı TBK’nun 132 inci maddesi uyarınca tam bir ibra olmakla, borcu sona erdiren sebeplerden olan ibraname uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekmiş olup, her ne kadar davacı taraf, davalı tarafından icra dosyasına verilen beyanlar, kendisine tebliğ edilen tüm haciz ihbarnameleri, temliknameler, ihtarnameler ve kendi ticari defterlerinde temlik eden -------- gözükmesi hususları ve TMK'nun 2. Maddesi kapsamında haklı olduklarını öne sürmüşse de davalı şirketin icra dosyasına sunduğu beyanların borç ikrarı niteliğinde görülmemesi ve dürüstlük kuralına aykırılığa rastlanmaması nedeniyle 6098 sayılı TBK’nun 132 inci maddesi kapsamında davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile arta kalan 26.708,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davalı vekili için tayin olunan 236.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde----- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025