T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/306
KARAR NO : 2025/125
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/05/2021
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "07.05.2020 tarihinde müvekkil ----- istikametine doğru
seyrederken sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile sağ şeritte ilerlerken,----- Karayolu
---- yola geldiğinde; sürücü ( ----) sevk ve idaresindeki ve ----- plakalı aracı ile direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ şerite geçmiş ve aynı
istikamette sağ şeritte geriden seyreden müvekkilin aracına çarpmış, çarpmanın etkisiyle müvekkilin içinde
bulunduğu----- plakalı araç savrularak sağ taraftaki aydınlatma direğine ve daha sonra elektrik
trafosuna çarparak yan yatması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Müvekkil -----, bu kazada kusursuz olan taraftır. Tam ve asli kusurlu tarafın,
sürücü ----- olduğu kaza tespit tutanağı ile sabittir. Meydana gelen bu trafik kazası ile alakalı
----- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ----- numaralı soruşturma dosyası açılmış olup
halen derdesttir.
Bu çarpmanın etkisiyle müvekkil yaralanmış, olay yerine gelen ambulans ile ------
Hastanesi’ne kaldırılarak, el bileği ve el düzeyinde eklem ve ligamentlerinde çıkık, burkulma ve gerilme
saptanmış ve muayene görmüştür. Bunun sonucunda müvekkil tedavi giderlerini karşılamak zorunda kalmıştır.(Tedavi giderlerine
ilişkin dekont ekte sunulmuştur.) Tedavi süreci uzayan müvekkil bu kaza nedeniyle geçici iş göremez
duruma gelmiş ve sol kolunda kırık tespit edilmiş olduğundan sürekli iş görmezliğe de sebebiyet verilmiştir.
Bu nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak müvekkilin sürekli maluliyet oranının tespitini talep ederiz.
Kazadan sonra müvekkil----ait ---- plakalı araç çekici vasıtasıyla
kaldırılmıştır. Çekici masrafı ve otopark ücreti olarak 469 TL müvekkil tarafından ödenmek zorunda
kalınmıştır. (Masraflara ilişkin makbuzlar ekte sunulmuştur.)
Kazada meydana gelen çarpmanın etkisiyle müvekkilin içinde bulunduğu----- plakalı araç
savrularak sağ taraftaki aydınlatma direğine ve daha sonra elektrik trafosuna çarparak yan yatmış ve
aydınlatma direği ile elektrik trafosu zarar görmüştür.
Meydana gelen bu zarar-----tarafından karşılanmış ve bu zarara karşılık
müvekkilden 7.350,05-TL talep edilmiştir. Bu zarar dolayısıyla----- Tarafından
müvekkil aleyhine -----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış ve
müvekkil, davalı şahsın asli ve tam kusuruyla sebep olduğu zararı karşılamak tehdidiyle karşı karşıya
kalmıştır. Takip dosyası devam etmekte olup, müvekkil mağdur olmaya devam etmektedir. Müvekkil bu
kazada kusursuz olduğundan bu zararın da davalılarca karşılanması gerekmektedir. İşbu alacak kalemi ile
tüm ferilerinin tahsiline ilişkin her türlü dava, defi ve talep haklarımızı saklı tutmaktayız.
---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Soruşturmalı dosyasında yer alan kaza
tespit tutanağına göre ---- plakalı araç sürücüsü -----kazanın oluşumunda
asli ve tam kusurlu bulunmuştur. Kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren-----plakalı araç ----poliçe numarası ile davalı sigorta şirketi tarafından sigorta edilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve son yayınlanan 14.05.2015
tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları tebliği ile Anayasa
Mahkemesi'nin 17/07/2020 Tarih,---- Karar sayılı kararı gereği müvekkilimizin maddi
zararının tazmini talebi ile, kazada kusuru bulunan ----- plakalı araç adına, kaza tarihinde geçerli
olan ----- nolu ZMM Sigortasını düzenlemiş bulunan, işbu davada davalı konumundaki -----24.07.2020 tarihinde başvuru yapılmıştır.
------ yapılan başvuru ile müvekkilimizin uğramış olduğu maddi zararın, sigorta
eksperlerince hesaplanarak tazmin edilmesi talep edilmiş ancak davalı---- tarafından 15
günlük yasal süre içerisinde tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Daha sonra 16.11.2020 tarihinde
-----tarafından, tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmayacağı mail yoluyla bildirilmiştir.
(Ekte ilgili mail yazışmaları sunulmuş olup-----plakalı araç sürücüsünün sürücü belgesinde ----- yazdığı için bu isimle başvuru yapılmıştır.)
Bu sebeple ----- Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış,
11.01.2021 tarihli "Anlaşamama" kayıtlı Arabuluculuk Son Tutanağı ile tarafların maddi tazminat ve
manevi tazminat açısından anlaşamadıkları tespit edilmiştir. (Arabuluculuk Son Tutanağı ekte sunulmuştur.) Somut olayda ise müvekkilimiz kazadan önce servis taşımacılığı yaparak geçimini sağlamakta iken
kaza nedeniyle mesleğini icra edememiş, vücudunda meydana gelen maluliyet dolayısıyla bakıma muhtaç
duruma düşmüş, vücut fonksiyonlarında sürekli ve geçici kayıp yaşamış olup ağır şekilde maddi ve manevi zarara uğramıştır. Müvekkil kaza tarihinde sevk ve idaresindeki -----plakalı araç ile servis taşımacılığı
yapmakta idi. Bu servis taşımacılığından müvekkil aylık olarak 8.535,80 TL kazanç elde etmekte idi. Bu
kaza sebebiyle müvekkil, bu kazançtan mahrum kalmıştır. Kaza tarihinden itibaren müvekkil servis
taşımacılığı yapamamış ve 4 aydan uzun bir süre de çalışmamıştır. Yani müvekkil kaza tarihi olan
07/05/2020 tarihinden 21/09/2020 tarihine kadar çalışamamıştır.
Müvekkilin servis taşımacılığından elde ettiği aylık 8.535,80 TL'nin kaza tarihinden itibaren geçen
ve aracın kullanılamadığı aylar da dahil olmak üzere; müvekkilin mahrum kaldığı kazancın (07.05.2020-
21.09.2020 tarihlerini kapsayan her ay için ayrı ayrı 8.535,80 TL) da davalılarca karşılanması
gerekmektedir. (Servis taşımacılığına ve ödemelere ilişkin evraklar ekte sunulmuştur.)
Bu kaza sebebiyle müvekkil ----- yaptığı servis taşımacılığı işini kaybetmiştir. Zira
servis taşımacılığı yaptığı şirketler, müvekkile ait ----- plakalı aracın kaza sebebiyle artık
çalışamaması sebebiyle müvekkille olan servis taşıma sözleşmesini feshetmişler ve bunun sonucunda
müvekkil işini kaybetmiştir. Bu yönüyle de müvekkil, maddi zarara uğramış, aylarca çalışamamış ve çok
büyük ekonomik sıkıntılar içerisine girmiştir. Buna ilişkin talep ve dava hakkımızı saklı tutmaktayız.
Davalı şahıs müvekkilimiz ile kaza sonrasında irtibata geçmemiş, müvekkilin maluliyeti nedeniyle
kendisinden özür dahi dilememiş, herhangi bir maddi ve manevi zararını gidermemiş, müvekkilin yaşadığı
elem, acı ve ızdırap karşısında herhangi bir pişmanlığı ve manevi desteği söz konusu olmamıştır.
Bu sebeple bahse konu maluliyet ve zararların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması ve akabinde
aktüerya bilirkişisi tarafından tespit edilecek bedelin müvekkilimize ödenmesi, bunun yanı sıra manevi
tazminata hükmedilmesi gerekmektedir." beyanıyla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ---- ve ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; "Kazanın oluşumunda müvekkilin sevk ve idaresinde bulunan aracın tam kusurlu olduğu yönünde
tanzim edilen kaza tespit tutanağına açıkça itiraz eder yargılama aşamasında ayrıca kusur raporu alınmasını
talep ederiz.
Dosyada mübrez kaza tespit tutanağı 3. Sahifede anlatılan kazanın oluş biçimi ve kusur dağılımı
gerekçesine göre 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-b hükmü gereğince Müvekkilin kullandığı ---- plakalı aracın kusurlu olduğu tespitine yer verilmiştir. Kazazedelerin anlatımlarına ve
çizimlere göre kazanın oluş biçimine bakılırsa, Müvekkilin atfedilen kusur gerekçesi olarak KTK 52/1-b
"Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği
şartlara uydurmak," hükmüne göre Müvekkilin tam kusurlu olduğu sonucuna ulaşmak mümkün değildir. Kazaya karışan davacı sevk ve idaresindeki aracın takip mesafesi, fren izleri gibi hususların kaza tespit tutanağında açıkça değerlendirildiği ve objektif bir kusur dağılımı yapıldığından söz etmek mümkün
değildir. Davanın seyrini etkileyecek kusur dağılımı konusunda tarafımızca kaza tespit tutanağındaki kusur
tespitlerine itiraz etme zarureti doğmuştur. Kazanın olduğu bölge güzergahında bulunan mobese ve kamera
kayıtlarının da istenerek(Soruşturma dosyasında var ise celbine) kusur dağılımı hususunda uzman bir trafik
bilirkişisinden rapor alınmasını talep ederiz. Davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik iddia ve talepleri de yerinde olmayıp iş bu
talepler yönünden de davanın reddi gerekmektedir. Müvekkilin sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç üçüncü kişilere verilen zararlar yönünden
her ne kadar ----- poliçe numarası ile sigortalı olsa da davacının bedeni zarar
ve maddi zararları yönünden de taleplerine beyanda bulunma zarureti doğmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesi ile kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına
zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa
bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar verenin de bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, Türk
Borçlar kanununun 54. maddesi ile bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, bedensel
zararların tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan
kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu düzenlenmiştir.
09/10/2020 tarihli ----- Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi----- Sayılı
17/07/2020 tarihli kararında Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesindeki ZMSS kapsamındaki
tazminatların usul ve esaslarının genel şartlara tabi olacağı yönündeki düzenlemenin Anayasa'nın
5,13,17,35,48 maddelerine aykırı olduğunu tespit ederek iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin
verdiği iptal kararından sonra "Zorunlu mali sorululuk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun(...)
öngörülen usul ve esasa tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun (...)
düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksiz fiillere
ilişkin hükümleri uygulanır." şeklinde yasal düzenleme yapılmıştır.
İlgili düzenlemeler ve kararlar gereği Borçlar Kanunu hükümlerine göre davacı, bedeni tazminat
talepleri doğrultusunda raporlar arasındaki illiyet bağını, geçici ve sürekli maluliyetini ispatla yükümlüdür.
Dosyaya sunulan Adli Muayene Raporu neticesinde davacının sol el tarak kemiğinde kırık olduğu, atel ve
kısa alçı tedavileri uygulandığı görülmektedir. Davacının kaza nedeniyle oluşan bu yaralanmaları
neticesinde atel ve alçı dışında cerrahi bir operasyon geçirip geçirmediği de bilinmemektedir. Bu sebeple
davacının, 20.02.2019 tarihli ve 30692 Sayılı ----- gazetede yayımlanan "Erişkinler için Engellilik
Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ekindeki ölçütler gereği maluliyet durumunun tespiti zorunludur.
Davacının, davaya konu trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezliğe dayalı tazminat talebi ve servis
işletmeciliği işinden de ayrılmak zorunda kaldığı iddiası gerçekçilikten ve hukuki dayanaktan yoksundur.
09.10.2020 tarih ve ---- Sayılı ----- Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020
tarih ve ----- sayılı KTK 90. Maddesindeki genel şartlara atıf yapılan kısmının iptali nedeniyle
"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri
yönetmeliği hükümleri ile Adli Tıp nezdinde ilgili talep ve iddiaların ispatı zorunludur.
Davacının tazminat taleplerini kabul etmemekle birlikte; geçici ve kalıcı kısmi maluliyetinin doğması
halinde, müvekkile ait --- plakalı araç, -----poliçe numarasıyla
sigortalı olup poliçe kapsamı doğrultusunda üçüncü kişilere verilen bedeni ve maddi hasarlar yönünden
sigorta şirketi sorumludur.
TBK, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, 2198 Sayılı KTK ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu
Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Tebliği ile Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih, -----sayılı kararı gereği, rizikonun gerçekleştiği tarihte Müvekkilin --- plakalı aracı------Poliçe numarasıyla sigortalıdır. Poliçe kapsamı doğrultusunda 3. Kişilerin uğradığı
bedeni ve maddi zararlar teminat altına alınmış olup yargılama neticesinde rücu hakkımızı saklı tutarız.
Kaza tarihi itibariyle Müvekkilin geçerli bir ehliyeti olup alkol testleri de negatif çıkmıştır. Dolayısıyla
sorumlu sigorta şirketinin poliçe gereği muaccel tazminatlar yönünden tazminden kaçınmasının herhangi
bir gerekçe ve dayanağı da mevcut değildir." beyanıyla davanın reddini talep etmiştir.
DEĞER ARTIRIM:
Davacı vekilince sunulan 30/04/2024 tarihli dilekçe ile daha sonra arttırılmak üzere 50 TL olarak talep ettikleri geçici iş görmezlik tazminatı taleplerini 26.09.2023 tarihli bilirkişi rapor sonucu doğrultusunda arttırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 17.280,00 TL’nin ödenmesi şeklinde artırdıklarını, daha sonra arttırılmak üzere 469 TL çekici masrafı ve otopark ücreti, 286 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 855-TL olarak talep ettikleri maddi tazminatı taleplerini 08.01.2024 tarihli bilirkişi rapor sonucu doğrultusunda artırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 2.777,00 TL’nin ödenmesi şeklinde artırdıklarını beyan etmiştir.
Davacı vekilince sunulan 16/11/2024 tarihli dilekçe ile 30.04.2024 tarihli değer artırım dilekçeleri ile, daha sonra arttırılmak üzere 50 TL olarak talep ettikleri geçici iş görmezlik tazminatı taleplerini 31.03.2023 tarihli bilirkişi rapor sonucu doğrultusunda artırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 7.051,62 TL’nin ödenmesi şeklinde ve yine daha sonra artırılmak üzere 469 TL çekici masrafı ve otopark ücreti, 286 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 855-TL olarak talep ettikleri tedavi giderleri taleplerini 08.01.2024 tarihli bilirkişi rapor sonucu doğrultusunda artırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 2.777,00 TL’nin ödenmesi şeklinde artırdıklarını beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyetin tazminine tedavi gideri, çekici ve otopark ücreti ve manevi tazminata , araç mahrumiyet zararı yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu kusur raporunda özetle; Sürücü -----) olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermeyip sevk ve idaresindeki otomobilin aynı istikamette sağında seyreden minibüsün seyir durumunu göz önünde bulundurmadan sağa yönelmesiyle meydana gelen olayda kusurlu olduğu, sürücü -----meskun dışı mahalde seyri sırasında sevk ve idaresindeki minibüsün aynı istikamette solunda seyreden ve sağa yönelen otomobille çarpışmasıyla meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, işbu hususlar muvacehesinde, olayda; Sürücü----%100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü ----- kusursuz olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu maluliyet raporunda özetle; ----- ve --- oğlu, 21/05/1972 doğumlu, ----- 07.05.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli ---- sayılı ---- Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile kazazede ----- Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
hükümlerine göre sürekli engellilik oranının olmadığı görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede
yönünden sadece Geçici İş Göremezlik hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem
içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamada hangi Yaşam
Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem
kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya
herhangi bir etkisinin bulunmadığı,
Davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ödemesi tespit edilemediği,
davacının hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olmadığı,
Davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 7.051,62 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden
kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı
Limitinin 410.000,00 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
kusur yönünden değerlendirme: T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 14.11.2022 tarihli raporuna göre:
Sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
Sürücü----- kusursuz olduğu, Davacı kaza tarihi 07.05.2020 tarihinden 30.08.2020 tarihine kadar 96 gün işgöremez olduğu,
Davaya konu kazada meydana gelen 96 günlük net kazanç kaybı bedelinin, 17.280 TL olduğu,
400 TL çekici ücretinin ve 24 TL otopark ücretinin kaza tarihi itibarı ile kadri maruf olduğu
45 TL’lik fiş, medikal malzeme olması nedeni ile sağlık harcaması kapsamında olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
07/05/2020 tarihinde trafik kazasında yaralanan 21/05/1972 doğumlu -----
kazada yaralanması nedeniyle tedavisi sürecinde;
Dönemsel rayiç bedellerle 277,00 TL sağlık kurumlarına belgeli 1.000,00 TL pansuman, bakım
için tıbbi malzeme, ilaç ve yardımcı ortopedik için, 1.500,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve
bu süreçteki temel giderleri için toplam 2.777,00 TL belgeli-belgesiz tedavi gideri olacağının
öngörüldüğü, -----araç sürücüsü ve araç işleteni araç sürücünün %100 kusuru oranında
yaralı hak sahibinin öngörülen 2.777.00 TL belgeli-belgesiz tedavi giderinden müştereken
ve müteselsilen sorumlu oldukları, Temerrüd tarihinin sigorta şirketi için 06.08.2020,araç işleteni ve sürücüsü için 07/05/2020 kaza
tarihidir. Uygulanacak faizin ----- plakalı otomobil hususu olduğundan ve talep doğrultusunda
yasal faiz olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile
07/05/2020 tarihinde trafik kazasında yaralanan 21/05/1972 doğumlu -----
kazada yaralanması nedeniyle tedavisi sürecinde;
Dönemsel rayiç bedellerle 277,00 TL sağlık kurumlarına belgeli, 1.000,00 TL pansuman, bakım
için tıbbi malzeme, ilaç ve yardımcı ortopedik için, 1.500,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu
süreçteki temel giderleri için toplam 2.500,00 TL belgesiz tedavi gideri olmak üzere toplam
2.777,00 TL belgeli-belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü,
-----araç sürücüsü ve araç işleteni araç sürücünün %100 kusuru oranında yaralı
hak sahibinin öngörülen (277,00 TL kısmı belgeli-2.500,00 TL kısmı belgesiz) 2.777.00 TL
belgeli-belgesiz tedavi giderinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları,
Temerrüd tarihinin sigorta şirketi için 06.08.2020,araç işleteni ve sürücüsü için 07/05/2020 kaza
tarihi olduğu,
Uygulanacak faizin---- plakalı otomobil hususu olduğundan ve talep doğrultusunda yasal
faiz olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Sürücü -----) olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermeyip sevk ve idaresindeki otomobilin aynı istikamette sağında seyreden minibüsün seyir durumunu göz önünde bulundurmadan sağa yönelmesiyle meydana gelen olayda kusurlu olduğu, sürücü ----- meskun dışı mahalde seyri sırasında sevk ve idaresindeki minibüsün aynı istikamette solunda seyreden ve sağa yönelen otomobille çarpışmasıyla meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, işbu hususlar muvacehesinde, olayda; Sürücü ----)'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü ----- kusursuz olduğu, kusur oranı üzerinden hesaplamaya gören kalıcı iş göremezliğinin bulunmaması nedeniyle hesaplama yapılmadığı, geçici iş göremezlik zararının 7.051,62 TL olduğu, 2.500,00 TL belgesiz tedavi giderinin bulunduğu, kalıcı iş göremezliğinin bulunmaması nedeniyle bu talebinin reddine, geçici iş göremezlik talebinin bilirkişi raporu gereğince talebinin kabulüne, tedavi giderleri yönünden belgesiz tedavi giderleri yönünden kabulüne belgeli tedavi giderleri yönünden davalılardan talep edemeyeceğinden reddine, karar vermek gerekmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi ve tarafların karşılıklı kusur durumları göz önünde bulundurularak, davacının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul 6.000,00.TL manevi tazminatın 05/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerektiği kanaatine ulaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Somut olayda dava konusu kazanın meydana gelmesinde
Sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
Sürücü ----- kusursuz olduğu, Davacı kaza tarihi 07.05.2020 tarihinden 30.08.2020 tarihine kadar 96 gün işgöremez olduğu,
Davaya konu kazada meydana gelen 96 günlük net kazanç kaybı bedelinin, 17.280 TL olduğu,
400 TL çekici ücretinin ve 24 TL otopark ücretinin kaza tarihi itibarı ile kadri maruf olduğu bilirkişi raporu ile sabit olduğu çekici ve otopark ücreti yönünden kısmen kabulüne, araç mahrumiyet zararı yönünden kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile;
1-)7.051,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2500 TL belgelenemeyen tedavi giderleri olmak üzere maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 06/08/2020 den itibaren , davalılar ----- yönünden ise kaza tarihi olan 07/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
2-)Kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,
3-17.280 TL araç mahrumiyet zararının 05/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar-----müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-6.000,00.TL manevi tazminatın 05/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
6- 424 TL çekici masrafı ve otopark ücretinin 05/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
7-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 2.271,69 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan toplam 3.231,30 TL' den mahsubu ile bakiye kalan 959,61 TL harcın davacıya iadesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 3.231,30 TL peşin ve ıslah harcı olmak üzere toplam 3.290,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.205,60 TL posta gideri, 3.370,00 TL Adli Tıp Kurumu fatura ücreti olmak üzere toplam 11.075,60 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %69,82 oranında olmak üzere 7.732,98 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davacı kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davasında kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 27.255,62 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
12-Davalı -----. kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 372,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
13-Davalı ---- ve ----- kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 372,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
14-Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davasında kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------ ve ---- tahsili ile davacıya verilmesine,
15-Davalı ---- ve ----- kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
16-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk haklılık oranı gözetilerek 921,62 TL tutarlı kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen, 398,38 TL tutarlı kısmının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
17-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve Davalı ---- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.