T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/294
KARAR NO : 2025/14
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 29/04/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "
müvekkili şirketin, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kurulmuş ve konusu Devlet
Destekli Tarım Sigortaları olan Tarım Sigortaları Havuzunun işleticisi olduğunu, 5363 sayılı Tarım sigortaları Kanunu kapsamındaki riskleri teminat altına alınması, standart sigorta
poliçelerinin belirlenmesi, hasar organizasyonları, aktüerya çalışmaları, tazminat ödemelerinin
yapılması, reasürans teminatının sağlanması, tarım sigortalarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve
izlenmesi ile diğer teknik hizmetlerin yürütülmesi amacıyla tüzel kişiliği haiz Tarım Sigortaları Havuz
kurulduğunu, Tarım Sigortaları Havuzunun işletilmesine ilişkin iş ve işlemler, Havuza katılan sigorta
şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olduğu anonim şirket statüsünde kurulan ----- tarafından yürütüldüğünü, Dava dışı sigortalıya ait büyükbaş hayvan, ---- numaralı Devlet Destekli Büyükbaş Hayvan
Hayat Sigorta poliçesi ile müvekkil kurum nezdinde sigortalandığını, İşbu poliçeyle sigortalı "----" kulak küpe numaralı büyükbaş hayvanlar 03/10/2022
tarihinde gerçekleşen trafik kazasında ---- kontrolündeki -----plakalı aracın
çarpması sonucu telef olduğunu, Söz konusu araç, davalı sigorta şirketi nezdinde ----- numaralı Karayolları zorunlu
Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Kazanın meydana gelmesinde ---- plaka sayılı
araç sürücüsü tam kusurludur.
Sürücü hem hız sınırı kurallarına uymamış, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/1-
b ''Aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği
şartlara uydurmamak" kurallarını ihlal etmiştir. Davalı sigorta şirketi de aracın ZMMS sigortacısı olarak
meydana gelen hasarın tümünden sorumludur.
Kazanın meydana geldiği yolun tüm fiziki özellikleri ile birlikte yolda "hayvan çıkabilir" tabelası
bulunup bulunmadığını da gösteren krokinin istenilmesine ve mevcut ise kazanın taraflarının kazaya
ilişkin beyanlarının istenilmesine karar verilmesini talep ettiklerini,
Kaza fotoğraflarında görüleceği üzere çarpmanın etkisiyle sürücü de vefat etmiştir. Sürücünün
hızının değerlendirilmesi de önem arz etmektedir. ---- İlçe Jandarma Komutanlığı'na
müzekkere yazılarak gerçek durum tespit edilmesi gerektiğini,
Trafik kazası sonucu telef olan 10.423,60-TL hasar tazminatı ödenmiştir. Bu nedenle müvekkil
kurum, TTK 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu bildirdiğinden bahisle ödenen hasar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle,Tazminat (Rücuen Tazminat) davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti raporu ile
kusur yönünden:
----plakalı aracın sürücüsü ----’in kazanın meydana gelmesinde asli ve
%75 kusurlu olduğu, -
--- kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 kusurlu olduğu,
Teknik Hasar yönününden: ---- tarafından 10.423,60-TL hasar tazminatı ödendiği, ödenen bu
miktarın kadr-i maruf olduğu,
Sigorta Mevzuatı Yönünden; Davacı şirketin, dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu 10.423,60-TL gerçek zarar bedelini, davalı şirketten KZMMS poliçesi ile sigortalı olan---- plakalı aracın %75
kusurlu olması nedeniyle 7.817,70 TL tutar kadar TTK 1472. madde halefiyet ilkesi gereğince
davalıdan rücuen talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. ---- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay---- HD'nin 23.09.2019 t-----sayılı kararı).Uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, Arabuluculuk son tutanağı, takip dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğin de ---- plakalı aracın sürücüsü ---- kazanın meydana gelmesinde asli ve
%75 kusurlu olduğu,
Çoban --- kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 kusurlu olduğu,
Teknik Hasar yönününden: ----- tarafından 10.423,60-TL hasar tazminatı ödendiği, ödenen bu
miktarın kadr-i maruf olduğu,
Sigorta Mevzuatı Yönünden; Davacı şirketin, dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu 10.423,60-TL gerçek zarar bedelini, davalı şirketten KZMMS poliçesi ile sigortalı olan ---- plakalı aracın %75
kusurlu olması nedeniyle 7.817,70 TL tutar kadar TTK 1472. madde halefiyet ilkesi gereğince
davalıdan rücuen talep edebileceği, teknik tespitler mahkememizce de uygun görülmekle hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; 7.817,70 TL 'nin temerrüt tarihi olan 31/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 11.100,00 TL bilirkişi ücreti, 66,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 11.166,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %75 oranında olmak üzere 8.375,50 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 7.817,70 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 2.605,90 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 2.700,00 TL sinin davacıdan, 900,00 TL sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.