T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/316
KARAR NO : 2025/16
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2560 sayılı kuruluş kanununun 23. maddesi hükmü gereği su satışı ve kullanılmış sularla çevreyi kirletmeyecek önlemlerin alınması ve aldırılması ile ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre saptanacağını ve bu şekilde saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceğini belirlemek üzere tarifeler yönetmeliği hazırlandığı, yapılan tahakkuklar ve
uygulanan cezalar iş bu Tarifeler Yönetmeliği esas alınarak yapıldığı. İdareleri su
alacaklarına uygulanan gecikme cezasının yasal dayanağı ----Abone Hizmetleri Tarife Ve
Uygulama Yönetmeliğinin 38.Maddesi Hükümleri olduğu. Bu madde hükmü Gecikme zammı
ve uygulamaya ilişkin hususlar başlığı altında tanzim edildiği.
Buna göre ;
(1) Gecikme zammı ve uygulamalara ilişkin hususlar aşağıda belirtilmiştir. a)İdare alacaklarının belirlenen son ödeme tarihine kadar ödenmemesi halinde gecikme
zammı ilave edilir.
(b)Ceza olanların dışındaki tahakkuksuz gelirlerin son ödeme tarihine kadar ödenmemesi
halinde gecikme zammı ilave edilir.
(c)Gecikme zammı oranı, 21.07.1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 51. Maddesindeki belirtilen orana göre uygulanır.
Bu hükme göre idareleri ile yapılan tüm aboneliklerde sözleşmelerde bu hüküm yer
almakta olduğu, İdareleri su alacaklarına 6183 sayılı kanunda belirtilen gecikme cezasının
uygulanacağına dair özel hüküm bulunduğu. buna göre gecikme cezası oranları işletilmekte
olduğu. Haksız şekilde ve kötü niyetle müvekkili İdarenin kamu alacağını ödemeyip, tahsilini
sürüncemede bırakan davalı, 2560 sayılı yasayla kurulmuş ----alacağını zamanında
alamamasına ve yine aynı yasa ile yükümlendiği kamu hizmetlerinin aksamasına sebep
olduğundan haksız ve dayanaksız itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle,----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ----- Adresinde
bulunan işyerinde kullanılan su bedelinin tahsili için yapılan tespitler ve tarafların dosyaya
sundukları delillerin incelenerek değerlendirilmesi neticesinde;
19.09.2019 tarihinde, davalı-----Şirketi tarafından ----- adresi için Mukavele başvuru
formu hazırlandığı ve Davacı kurum ----Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü
tarafından 19.09.2019 tarihinde, davalı adına ----- numaralı Sözleşme
düzenlendiği ----personeli tarafından yapılan kontrolde, ilgili
yerde borçtan iptal olup, İdare bilgisi dışında kayıt dışı sayaç takılarak kaçak su
kullanımı tespit edildiği,
aboneye ait hesap Kartında, 184,79TL Kapama/Açma+sayaç kapama+ Damga-Mühür
Bedeli, 29.292,47TL Su/Ksub bedeli olmak üzere toplamda 29.477,26TL Ana Para
borcun bulunduğu,
belirtilen alacakları dışında, 18.12.2019 son ödeme tarihinden 01.08.2023
Takip Tarihine kadar 22.504,46TL gecikme cezasının bulunduğu.
Davacı Taraf ---- Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü’nün 01.08.2023 Takip
tarihi itibari ile alacağı: Anapara+Gecikme Cezası Bedeli:
22.504,46TL+29.477,26 TL= =51.981,72TL olduğu.
Davacı Taraf ----- Su Ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü Talebi 21.588,28TL
Asıl (Sözleşmesiz Kaçaksu Kullanım Bedeli) Alacak Ve 5.965,21TL gecikme Cezası
Olmak Üzere 27.553,49TL Olduğu,
Hesaplamalara göre bulduğumuz asıl alacak: 29.477,26 TL,
Hesaplamalara göre bulduğumuz gecikme cezası: 22.504,46TL olduğu ancak Davacı Taraf ----- Su Ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü talebi ile bağlı
olduğundan, Davacı Taraf ---- Su Ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü’nün Esas alacağı:
anapara olarak: 21.588,28TL + Gecikme cezası olarak 5.965,21TL olup, Toplam: 27.553,49TL
alacağının olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Somut olayda davalının abonelik sözleşmesi bulunmaksızın kaçak ve usulsüz su kullandığı anlaşılmakla davalının bedelin tamamından sorumlu olduğu kanaati ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davalının ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatının alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.882,18 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 470,55 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.411,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 470,55 TL peşin harç olmak üzere toplam 898,15 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 901,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.401,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 27.553,49 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN OLMAK üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.