T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/906
KARAR NO : 2025/15
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı şirketlerin dahil olduğu adi ortaklığa beton pompa hizmeti verdiğini, hizmetin verildiğine dair hakediş raporları düzenlendiğini, 19.08.2023
tarihli faturanın 126.484,79-TL bedelli hizmet olduğunu, faturaya konu hizmet bedelinin
70.000,00-TL'lik kısmının fatura öncesinde 24.07.2023 tarihinde avans olarak ve "-----
şantiye kiralık beton avans bedeli" açıklaması ile müvekkili şirketin banka hesabına
ödendiğini, bakiyesinin vadesinde ödenmediği için 13.09.2023 tarihinde ---- İcra Müdürlüğü’nün---- Esas sayılı dosyası ile 56.484,79 TL asıl
alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte
tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların takip tarihinden sonra
14.09.2023 tarihinde, "cari hesaba mahsuben yapılan ödeme" "açıklaması ile 56.484,79-
TL'yi davacının banka hesabına yatırdıklarını, bu ödemenin de icra dosyasına haricen
tahsil beyanı ile bildirildiğini, davalı/borçluların 18.09.2023 tarihinde de icra dosyasına
itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalılar tarafından takip tarihinden 1 gün sonra
ödeme yapıldığı için 1 günlük avans faizi olan 41,20-TL’sının davada harca esas değer
olarak belirtildiğini, takibe konu faturanın vade tarihinin 19.08.2023 olduğunu, davalı/borçlular tarafından fatura ve içeriğine itiraz edilmediğini, bu suretle de tacir olan
davalıların vadeyi kabul ettiğini ve vadesinde ödeme yapmayarak temerrüde
düştüklerini beyanla, davalılarca ---- İcra Müdürlüğünün ----
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20
icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin
davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
CEVAP:
Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketler tarafından kurulan ortaklığın merkezinin ----- olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davalı şirketlerin-----
Demiryolu 3 ve 4 Hat Peron İnşaatı Altyapı, Üstyapı ve Elektrifikasyon Yapım İşi"
projesini üstlendiğini ve bölgede faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalılar tarafından
davacı şirket ile aralarında yapılan ticari mal alım satım işi yönünde anlaşma
sağlandığını, bu kapsamda davacı şirket tarafından gerçekleştirilen işlere yönelik
tüm ödemelerin davalı ortaklık tarafından gerçekleştirildiğini, ancak davacı
tarafından davalılar aleyhine,----İcra Müdürlüğünün -----
Esas sayılı dosyasıyla haksız olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar
tarafından 18.09.2023 tarihinde, icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanda davanın reddini talep etmiştir.Davalı ---- Şirketi eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememize aldırılan bilirkişi raporu ile
mahkemenin görevlendirme
ara kararı uyarınca dosya kapsamındaki bilgi, belge ve kayıtlar tetkik edilmiş,
neticeten davaya konu icra takip dosyası kapsamına konu alacağa yönelik inceleme,
değerlendirme ve hesaplama yapılmış olmakla;
Nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere, somut dosya kapsamı
itibariyle davacı/alacaklı tarafça takibe konu fatura bedelinin tahsili istemiyle
13.09.2023 tarihinde başlatılan icra takibinden sonra 14.09.2023 tarihinde
davalı/borçlu taraflarca davacı/alacaklı hesabına (haricen) ödendiğinin tespit
edilmiş olması nedeniyle, davacı tarafın takip tarihi itibariyle takibe konu bedel
nispetinde alacaklı olduğunun kabulü halinde davalı/borçlu şirketlerin icra takibine
vaki itirazlarının iptali ile takibin aynı koşullarda devam edilmesi gerekeceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Somut olayda davacı/alacaklı tarafça takibe konu fatura bedelinin tahsili istemiyle
13.09.2023 tarihinde başlatılan icra takibinden sonra 14.09.2023 tarihinde
davalı/borçlu taraflarca davacı/alacaklı hesabına (haricen) ödendiğinin tespit
edilmiş olması nedeniyle, davacı tarafın takip tarihi itibariyle takibe konu bedel
nispetinde alacaklı olduğu anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının 1 günlük avans faizi olan 41,20-TL’sının davada harca esas değer
olarak belirtilen değer üzerinden ----. İcra Müdürlüğü'nün---- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin aynen devamına, asıl alacak takip devam ederken ödendiğinden ve bu hususta talep olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekildi hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla harca esas değer olan 41,20 TL alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak takip devam ederken ödendiğinden ve bu hususta talep olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alacak likit olduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 93,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.593,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 41,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.