T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/842
KARAR NO : 2024/920
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin, davalı/borçlu taraf ile anlaşma sağlanarak 13.08.2021 tarihinde ----- plakalı araç ile ----- yakası seramik nakliye hizmeti verdiğini, eksiksiz,
ayıpsız, kusur bulunmaksızın verilen hizmet sonrasında 16.08.2021 tarihli -----
fatura nolu, 3.302,04 TL tutarlı "---- Nakliye Bedeli ------ " açıklamalı e-fatura düzenlediğini faturanın borçluya ebliğ edildiğini, borçlunun faturaya itiraz
etmediğini, ödeme de yapmadığını, fatrua alacağının tahsili için başlatılan takibe borçlu/davalının
itrazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan
ederek, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun
%20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesine talep ve
dava etmiştir.Davalı tarafından eldeki davaya herhangi bir cevap verilmemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle,----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
davacının ----İcra Müdürlüğünün ---- sayılı İcra
dosyası nezdinde başlatmış olduğu takibin dayanağı olan fatura muhtevası taşıma
hizmetinin davacı tarafından davalıya ifasının gerçekleştiği, davalı tarafından cari
hesap bakiye olan 3.220,98TL borcun davacıya ödenmediğinin, takip tarih itibarıyla
davacıya takipteki asıl alacak tutarı olan 3.220,98TL kadar borcu olduğunun sübuta
erdiği,
davacının toplam 3.220,98TL tutarında asıl alacak olarak başlattığı takibe vaki
itirazın iptalini (taleple bağlılık gereği) talep ettiği 3.204,88TL kadar talep
edebileceği,
mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının hükmolunacak alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesi
gereğince, takip tarihinden itibaren, ----- reeskonta kabul edebileceği senetler
karşılığı verdiği avanslar için uyguladığı avans faizi oranında faiz talep edebileceği,
davacının alacağının likit olduğunun tespitiyle icra-inkâr tazminatı koşullarının
oluştuğu ancak bu konuda tazminata hükmetmenin münhasıran mahkemenin
takdirinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir. Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir.
Satışın yapılıp malın/hizmetin teslim edildiğini ve satışın veresiye yapıldığını davacının
ispatlaması gerekir. Bir başka anlatımla bir alacak davasında mal sattığını iddia eden taraf karşı
tarafın kabulünde değilse ispat külfeti öncelikle bu iddiayı öne sürendedir. İspatın konusu ise malın
teslim edilmesidir. Malın teslim edildiği ispat edilememiş ise davalı borçlunun herhangi bir ispat
külfeti altında olduğu söylenemez. Eğer alacaklı davacı malın teslimini sevk irsaliyesi ya da
başkaca borçlunun imzasının içerir bir belge ile ispat ettiğinde bu kez teslim edilen malların
bedelinin ödendiğini ispat külfeti davalı borçluya geçecektir.
Huzurdaki davaya konu davalı tarafından itirazla duran takibin dayandığı fatura muhtevası
taşıma hizmetinin, (yukarıda inceleme kısmında detaylı olarak da irdelendiği gibi) davacı
tarafından verildiği, davacı taşımacı tarafından verilen taşıma hizmetinin çekincesiz olarak ifa
edildiği, taşımaya ait navlun faturasının düzenlendiği, davacının navlun ücreti alacağına hak
kazandığı tespit edilmiştir. Vergi dairelerinde celp edilen BA/BS formlarında, bir bilgiye davacı trafından düzenlenen toplam 4 adet faturadan herbirinin 5.000,00TL beyan sınırının altında olması nedeniyle beyan
edilmediği anlaşımıştır.Davalının daha önceden kendisine düzenlenen toplam 4.703,33TL tutarındaki fatura için 4.785,00TL ödeme yaptığı, 4.925,81TL tutarındaki bir diğer fatura için ise 4.925,00TL ödeme
yaptığı davacının 3.302,04TL tutarındaki faturadan dolayı davalıdan 3.220,98TL kadar alacağı
olduğu tespit edilmiştir. Davacının diğer 3 fatura için ödeme yaptığı dikakte alındığında bu üç adet
fatura muhtevası hizmetin davacı tarfından ifasının gerçekleştiğinin davalı tarafın kabulünde
olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafından borcun ödendiğine dair borcu söndüren bir belgenin sunulmadığı da
dikkate alındığında davacının takipteki asıl alacak tutarı 3.220,98TL kadar davalıdan alacaklı
olduğu sübuta ermiştir.Davacının sunduğu cari hesap hareketlerine göre, davalıya keşide edilen e-faturaların elektronik ortamda düzenlendiği, dolayısı ile davalıya faturaların tebliği edildiği, herhangi bir iade faturasına karine teşkil edecek bir unsur olmaması ve taşımanın sorunsuz gerçekleştiği dikkate
alındığında, takip tarihinde davalının kendisine düzenlen faturalardan kaynaklı borcunun yeniden
bir hesaplamaya gerek olmadığı, davacının takipteki asıl alacak tutarı kadar alacağı likit
olduğundan icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, davacının ----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı İcra
dosyası nezdinde başlatmış olduğu takibin dayanağı olan fatura muhtevası taşıma
hizmetinin davacı tarafından davalıya ifasının gerçekleştiği, davalı tarafından cari
hesap bakiye olan 3.220,98TL borcun davacıya ödenmediğinin, takip tarih itibarıyla
davacıya takipteki asıl alacak tutarı olan 3.220,98TL kadar borcu olduğunun sübuta
erdiği, davacının toplam 3.220,98TL tutarında asıl alacak olarak başlattığı takibe vaki
itirazın iptalini (taleple bağlılık gereği) talep ettiği 3.204,88TL kadar talep
edebileceği,anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Davaya konu ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 427,60 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 61,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.561,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 3.204,88-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.