T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/578
KARAR NO : 2024/923
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/08/2023
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkil İdare arasında -Kamu İhale Kanunu’na tabi ihalelere istinaden- yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirkette hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi son çalıştığı müteahhit şirket tarafından feshedilen dava dışı ---- tarafından, ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle, ----- ve İdaremize karşı dava açıldığını, Yapılan yargılama neticesinde----- İş Mahkemesi -----sayılı mahkeme ilamında İdaremiz ile ----- karşı açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiğini, kararın istinaf edildiğini ve istinaf başvurunun reddine karar verildiğini, İdaremiz ile -----arasında yapılan sözleşme hükümleri gereği ödenen bedellerin davalı şirketin sorumluluğu nispetinde İdaremize ödenmesi gerektiğini, İşbu karar ile dava dışı işçi ----- tarafından, -----İcra Müdürlüğünün----- Esas dosyası ile idaremiz aleyhine ilamlı takibe başvurulduğunu, mezkur karar konusu bedel, yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri, ve faizleri toplamı idaremiz tarafından icra dosyasına ödenmiş olup, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, dava dışı işçinin davalı şirkette çalıştığı dönem bakımından davalının sorumlu olduğu 43.617,00 TL. davalı şirketten talep ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, Müvekkil idare ile davalı yüklenici arasındaki iç ilişki ise karşılıklı akdedilen ihale sözleşmelerine dayandığını, davalı ile idare arasında imzalanan sözleşme “(2014 yılı ---- ilçe sınırları içerisinde içme suyu ve atıksu yapım, bakım ve onarım işi" hizmet temini ( alım) sözleşmesi olduğunu, davalı şirket ile müvekkil idaremiz arasında akdedilen sözleşme gereği iş akdinin feshi halinde işçinin doğacak olan alacaklarından yüklenici davalı şirketin sorumlu olacağı açık olduğunu, Bu hükümlere göre yüklenicinin çalıştıracağı işçilerin İş Kanunundan ve ilgili mevzuattan doğan tüm özlük haklarından (ücretleri, fazla mesai ücretleri, sağlık işleri, iş kazasından doğan hakları, yol ve giyim hakları vb.) yüklenicinin sorumlu olduğu açık olduğunu, İşçilik alacaklarından davalı şirket, dava dışı işçinin mezkur şirkette çalıştığı dönemler itibariyle sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla Dava dışı işçinin müteahhit şirketlerde çalıştığı dönemler itibariyle davalı şirketin sorumluğu ancak yargılama sürecinde net olarak belirlenebileceğinden, davalı şirketin sorumluğu bakımından belirsiz alacak davasına dair hükümler uygulanmak suretiyle; --- İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı dosyasına ödemiş olduğumuz toplam bedelden , 43.617,00-TL’lık (41.528,00 + 2.089,00 TL.)’ kısmının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Talep artırım talebinin kabulü ile, 47.397,78 TL nin icra dairesine ödeme tarihinden tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve ıslah etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin -asla kabul anlamına gelmemekle birlikte- müvekkilden olan alacakları zamanaşımına uğramış olup, müvekkile karşı dava ikame edilmeyen ve talep edilmeyen alacaklar için davacının müvekkilden talepte bulunması mümkün olmadığını, Yine, davacının da müvekkile karşı rücu talebi zamanaşımına uğramış olup, davacının dava dışı işçi ile aralarında görülen dava dosyası incelendiğinde işçinin sigorta kayıtları da celp edilmiş ve bilirkişi raporu alındığını, davacı tarafça birlikte sorumluluk iddiası var ise işçinin müvekkil bünyesinde çalıştığı tarihlere ilişkin hesaplama yapılmasıyla zamanaşımı süresinin TBK m.73 doğrultusunda dürüstlük kuralına göre işlemeye başladığı kabul edileceğini, davacı taraf da davasını bu belirlemelere dayalı olarak ikame etmiş olup, davanın belirsiz alacak davası olarak açmasında bir hukuki yararı da bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu icra dosyası ödeme dekontları incelendiğinde borcun tamamını ödediği anlaşıldığını, dava dışı işçinin müvekkilden hiçbir alacağı olmadığını, . Dava dışı işçi müvekkil bünyesinde SGK kayıtlarında mevcut tarihlerde çalışmış olup, müvekkil tarafından tüm hakedişleri ve alacakları ödendiğini, Davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere, dava dışı üçüncü kişi işçi yine dava dışı üçüncü kişiler olan birkaç şirkete karşı dava açmışsa da müvekkil aleyhine dava ikame etmediğini, dolayısıyla müvekkilin dava dışı işçiye hiçbir borcu olmadığı, dava dışı işçinin tüm işçilik alacaklarını ve hakedişlerini müvekkilden almış olduğu açık olduğunu, davacının davasını kabul etmediğimizi bildirerek, -ve asla kabul anlamına gelmemekle birlikte- aksi kanaat halinde dahi alacak tutarından sorumluluk davacı kurumun kendisini de bağladığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla davacıya, huzurdaki dava dışı -----davaya davalı sıfatı ile dahil etmesi için süre verilmesine, davacının davasının usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında aktedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının davalıdan rucuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen kök raporda özetle; "Davalı şirket ile davacı ----- arasında imzalandığı görülen Hizmet Alımına Ait Sözleşme ile “2011 yılı ----- Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası içerisinde Bozuk, Çökük, Hasarlı ve Hizmet Dışı Kalmış Atıksu ve İçme Suyu Hatlarında Kısmi Yenileme ve Rehabilitasyon İşi”nin ihale olunduğu, taraflar arasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının ilişkide asıl işveren konumunda olduğu, Yargıtay’ın uygulama kazanan ilke kararları kapsamında, asıl işveren davacı, davalı alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan ve iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacak, Sözleşmenin 30. Maddesindeki hüküm ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 34/5.maddesindeki düzenleme doğrultusunda davalı yüklenici şirkete sözleşme konusu işte çalıştırılan personele yapılan ödemeler toplamı için rücu edebileceği, kesinleşen ---- İş Mahkemesinin -----sayılı Kararı ile davacı ile davalı arasında alt-üst işveren ilişkisi kabul edilmiş olmakla, Dava dışı işçinin hak ve alacaklarının belirlenmesinde ----- İş Mahkemesinin ---- sayılı kesinleşen dosya içeriği ve kararın esas alınacağı, davacının davalı şirkete rücu edebileceğinin kabulü durumunda rücu miktarının 47.397,78 TL olabileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Genel olarak; "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
----- İKNo.lu ----- yılı ----- Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası içerisinde Bozuk, Çökük, Hasarlı ve Hizmet Dışı Kalmış Atıksu ve İçme Suyu Hatlarında Kısmi Yenileme ve Rehabilitasyon İşi Hizmeti Alımına Ait Sözleşme’nin incelenmesinde, davacı ---- ile davalı şirket arasında 2011 yılının Eylül ayında sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin işyeri tesliminden itibaren 1095 gün (3 yıl) geçerli olduğu, sözleşmenin 8.2.maddesinde ihale dökümanlarının belirlendiği ve Yapım İşleri Genel Şartnamesine de yer verildiği, Yüklenicinin Sözleşme Konusu İşte Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlukları” başlıklı 30.maddesinde “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda, Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır.” düzenlemesinin yer aldığı, Genel Şartnamenin “Yedinci Bölüm”ünde “Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel” başlığı altında 34/5.maddesinde “Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin işyerinde çalıştırdığı personel ve teknik elemanların tamamının da yüklenicinin elemanları hükmünde olduğu ve bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklencinin sorumlu olduğu” düzenlemesinin yer aldığı görülmüştür.Her ne kadar davacı ve davalı dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu iseler de, taraflardan birinin dava dışı işçiye ödeme yapması halinde rücu talebinde bulunması halinde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde işçinin ücretlerinden hangi tarafın sorumlu olacağına ilişkin hüküm olup olmadığına bakılmalı, sözleşmedi bir hüküm bulunmaması halinde TBK 167 vd. Maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanmalıdır. Eldeki davada taraflar arasındaki sözleşmenin 30. Maddesi ve genel şartnamenin 34/5. Maddesine göre asıl işveren davacının alt işveren davacının işçisine yaptığı ödemenin tamamını davalı yükleniciye rücu edebileceği görüldüğünden usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı taraf dava dışı işçiye kendilerinin de ödeme yaptığını, sorumluluklarının olmadığını beyan ederek davanın husumetten reddini talep etmiş ise de davacı asıl işverenin davalı yükleniciye karşı aralarındaki sözleşme hükümlerine göre ödediği bedeli rücu edebileceği, dava dışı işçinin davalıdan da tahsilat yaparak mükerrer ödeme alması durumunda davalının dava dışı işçiden ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, bu durumun davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, davacının akidine gitmesinde usule aykırılık bulunmadığından davalının husumet itirazı reddedilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE 43.617,00 TL'nin ödeme tarihi olan 08/07/2022 tarihinden itibaren, 3.726,78 TL' nın ıslah tarihi olan 03/06/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Karar harcı 3.234,05 TL 'den davacı tarafça yatırılan 744,87 TL peşin harç harç ve 427,60 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 2.061,58 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 744,87 TL peşin harç ve 174,33 ıslah harcı olmak üzere toplam 515,86 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.189,05 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.