T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/402
KARAR NO : 2024/918
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalı şirketten 27/12/2022 tarihli ----- nolu 398.170,75-TL bedelli faturadan kaynaklı alacaklı olduğu müvekkil şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu, taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığında davalı tarafın anılan borcunu ödemediğinin görüleceğini, müvekkili firmanın Kahramanmaraş merkezli bir firma olduğunu, 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen depremde şirket merkezinin yerle bir olduğun ve depoda bulunan bütün ürünlerin ziyan olduğunu, dolayısıyla depremden kaynaklı olarak şirketin iflas etme noktasına geldiğini, ticari hayatının yerle bir olduğu halde davalı firmanın teslim aldığı ürünlerin borcunu ödemediğini, bu sebeple davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
raporun inceleme ve değerlendirme bölümünde ayrıntıları ile açıklandığı üzere;
Kahramanmaraş merkezli, davacı şirketin depremzede olduğu, deprem
nedeni ile ticari defterlerinin zayii olduğu, ----.Asliye Hukuk
Mahkemesinden, ------ esas ve ----- karar sayılı 05/07/2023 tarihli karar ile ticari
defterlerinin zayii olduğuna ilişkin kararın alındığı,
ancak, dava konusu kapsamında, kayıtlara dayanak teşkil edecek olan borç/alacak
ilişkisinin tespitine yönelik ticari belgelerin dava dosyasına sunulduğu görülmüştür, davalı tarafından bilirkişi incelemesine ticari defter ve
belge sunulmamıştır, ----- merkezli, davacı şirketin
depremzede olduğu, deprem nedeni ile ticari defterlerinin zayii olduğu, ---
---Asliye Hukuk Mahkemesinden, ----- Esas Ve ----- Karar Sayılı 05/07/2023 tarihli karar ile
ticari defterlerinin zayii olduğuna ilişkin kararın alındığı, ancak, dava konusu kapsamında,
kayıtlara dayanak teşkil edecek olan borç/alacak ilişkisinin tespitine yönelik ticari belgelerin
dava dosyasına sunulduğu görülmüştür. Davacı şirket tarafından, davalı şirkete hitaben dava konusu 27/12/2022 tarihli,
------ numaralı 21.054,87-USD ve TL karşılığı 398.170,75-TL olan faturanın düzenlendiği,
ilgili faturanın, davacı şirketin bs beyanlarında satış faturası olarak beyan edildiği, gibi davalı
şirket tarafından da BA Beyanlarında alış faturası olarak beyan edildiği, karlılıklı birbini doğrulayan
bu beyanlardan taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında dava konusu faturaya dayalı
borç/alacak ilişkisinin oluştuğu,
Dava dosyasına ve bilirkişiliğim incelemesine de sunulan gümrük beyannamesi ile
“fotokopi kağıdı” nitelikli ticari emtianın girişinin olduğu, davacı şirketin alıcı sıfatı ile giriş
beyannamesinde yerini almış olduğu, gümrük beyannamesinde kayıtlı ilgili ticari emtianın,
davacı şirket tarafından satıcı olarak davalı şirkete 27/12/2022 tarihli, ------
numaralı faturası ile de uyumlu olduğu,
davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye konu “fotokopi kağıdı”
nitelikli ticari emtianın davalı şirkete satışının gerçekleşmiş olduğu, tarafların yukarıda analizi
yapılan BA-BS beyanlarının da karşılıklı olarak bu alım-satımı ve borç/alacak ilişkisini doğruladığı,
davalı tarafından, bilirkişi incelemesine ticari defter ve belge sunulmamış olduğu
dikkate alındığında, bu durumun, defter ve belge sunmaktan kaçınma olarak
değerlendirilebileceği, BA-BS beyanları yanısıra tespite konu diğer huşular ışığında
borç/alacak ilişkisinin oluştuğu ancak davalı tarafından borcun ödendiğine dair ispatlayıcı
nitelikte bilgi ve belge sunulmadığı, bu nedenle davacı şirketin, dava konusu 27/12/2022 tarihli,
----- numaralı 21.054,87-USD ve TL karşılığı 398.170,75-TL olan fatura tutarında
davalı şirketten alacaklı olduğu tespit edildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini zayi olması sebebiyle sunamadığı HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlenmiştir.
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaya BA-BS beyanlarının da karşılıklı olarak bu alım-satımı ve borç/alacak ilişkisini doğruladığı, tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda davalının davaya konu malları teslim aldığı,teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekeceği bilirkişi raporuyla sabit olmakla usul ve yasaya uygun rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE
1-Davaya konu ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan takipteki alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 27.199,04 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.808,92 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 22.390,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 4.808,92 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.988,82 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 678,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.678,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 63.707,32 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.