T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/297 Esas
KARAR NO: 2024/905
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2023
KARAR TARİHİ: 06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davacı -----İle davalı ---- arasında yapılan görüşmeler neticesinde ----------modelli saksı üzerine anlaşma sağlandığını, Müvekkil şirket tarafından ödeme yapıldığını ancak ürünlerin teslim edilmediğini, kurulan iletişim yollarının sonuçsuz kaldığını, Ürünleri başka bir firmadan tedarik eden müvekkil şirket ise yapılan avans ödemesinin iadesini talep ettiğini, davalı şirket ile pek çok iletişim yolu tüketilmiş ve fakat netice alınamadığını, bunun üzerine --------- esayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle-------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu,-----esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; davacı----yasal defter ve belgeleri incelendiğinde; --------- yasal defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, e-defter beratlarının mevcut olduğu, beratların zamanında ve uygun şekilde düzenlendiği, Bu şekilde davacı ------- yasal defterlerinin Türk Ticaret Kanunu'na ve ---------- düzenlemelerine göre usulüne uygun şekilde tutulduğu,--------firmasının yasal defterlerinde; davalı firmadan yapılan mal/hizmet alımlarının ----- hesap kodunda ve davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin ise Verilen İş Avansları -----hesap kodunda izlendiği Davacı-------- yasal defterlerinde davaya konu olan alacak iddiası ve davacının dilekçesi ekinde bulunan ------ tutarlı banka dekontunun, davacının yasal defterinde Verilen İş Avansları hesabında kayıtlı olduğunun tespit edildiği, Davacının yasal defterinde yer alan Verilen İş Avansları ------ hesap kodunda ve Satıcılar ----- yapılan kayıtlar incelendiğinde; Davacının davalıya -----ödediği ve bu tutarların toplamı olan ----davalının, davacıya düzenlediği -----tutarında iki faturaya mahsup ettiği, Davalının, davacıya düzenlediği --------adet faturadan kaynaklı olarak, davacının davalıya 118,50 TL aktardığı ve bu iki faturadan kaynaklı olarak davacının, davalıya borcunun bulunmadığı, Bilahare davacının dava konusu olan 6.195,00 TL'yi davalıya 17.06.2022 tarihinde banka aracılığı ile aktardığı ve bu işleme dair banka dekontunun davacı kayıtlarında bulunduğu ve dava dosyasına da sunulduğu, Davacı tarafından davalı firmaya 17.06.202 tarihinde yapılan 6.195,00 TL tutarında ödemeye karşılık olarak davalı firma tarafından davacıya herhangi bir mal ya da malzeme teslim edildiğine dair kayıt bulunmadığı, Bu durumda, davacı yasal defterlerine göre, dava konusu olan ve davacı tarafından davalı firmaya 17.06.2022 tarihinde aktarılan 6.195,00 TL ile ilgili davacının alacak iddiasının yerinde olduğu Dava konusu alacak ile ilgili davacı tarafından -------- numaralı icra dosyasında davacı tarafından yapılan 19.12.2022 tarihli icra takibinde 532,85 TL ticari temerrüt faizi isteminde bulunduğu ve söz konusu alacağın davacı tarafından davalıya aktarıldığı tarih olan 17.06.2022 tarihinden 19.12.2022 tarihine kadar ticari temerrüt faizi hesabının ise 541,64 TL olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Mahkememizin 31/05/2024 tarihli duruşması ile davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için 08/07/2024 günü saat 10:10 inceleme günü verildiği, inceleme gün ve saatin bildirir duruşma zaptının davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalı tarafın inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talepli dilekçe de sunulmadığı anlaşılmıştır. Talimat mahkemesi aracıyla bilirkişi tarafından davacı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Davacı her ne kadar bilirkişi ücretine yatırmamış ise de davalı taraf mahkemece verilen defter inceleme gününde ticari defterlerini incelemeye sunmamıştır. Davacı ----- Şirketi yasal defter ve belgeleri incelendiğinde; --------asal defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, e-defter beratlarının mevcut olduğu, beratların zamanında ve uygun şekilde düzenlendiği, Bu şekilde davacı ---- yasal defterlerinin ---- düzenlemelerine göre usulüne uygun şekilde tutulduğu,----- firmasının yasal defterlerinde; davalı firmadan yapılan mal/hizmet alımlarının Satıcılar ------ hesap kodunda ve davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin ise Verilen İş Avansları ---- hesap kodunda izlendiği Davacı ------ yasal defterlerinde davaya konu olan alacak iddiası ve davacının dilekçesi ekinde bulunan ------ tutarlı banka dekontunun, davacının yasal defterinde ---- hesabında kayıtlı olduğunun tespit edildiği, Davacının yasal defterinde yer alan ----- hesap kodunda ve Satıcılar -----hesap kodunda yapılan kayıtlar incelendiğinde; Davacının davalıya ------ ödediği ve bu tutarların toplamı olan ---- davalının, davacıya düzenlediği----- tutarında iki faturaya mahsup ettiği, Davalının, davacıya düzenlediği-----tutarındaki 2 adet faturadan kaynaklı olarak, davacının davalıya 118,50 TL aktardığı ve bu iki faturadan kaynaklı olarak davacının, davalıya borcunun bulunmadığı, Bilahare davacının dava konusu olan ----davalıya ------ tarihinde banka aracılığı ile aktardığı ve bu işleme dair banka dekontunun davacı kayıtlarında bulunduğu ve dava dosyasına da sunulduğu, Davacı tarafından davalı firmaya 17.06.202 tarihinde yapılan 6.195,00 TL tutarında ödemeye karşılık olarak davalı firma tarafından davacıya herhangi bir mal ya da malzeme teslim edildiğine dair kayıt bulunmadığı, bilirkişi tarafından tespit edilmekle davacının davaya konu ödemeyi davalının banka hesabına yaptığı sabit olmakla davalının ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği hususu bir bütün hallide değerlendirildiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.--------- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir. Yasa hükmü uyarınca davacı tarafın ticari defterleri lehline delil olarak sayılmıştır. Davalı tarafça mal tesliminin yapıldığı kendi ticari defterlerince ya da başkaca bir kesin delil ile ispat edilemediğinden davacının davalıdan icra takibine konu asıl alacağının bulunduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının -------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 6.195,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine,
2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar harcı 427,60 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.592,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 6.195,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/12/2024