T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/987 Esas
KARAR NO:2024/907
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/05/2021
KARAR TARİHİ: 06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davalı ile ticaret yapmak sureti ile mal sattığını bir çok fatura kestiğini, 30.250,38 TL tutarındaki cari hesap bakiyesi tüm taleplere rağmen ödenmediğini, bu nedenle ----- icra takibi başlatıldığın, davalının takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde sonuç alınamadığını tüm bu nedenlerle itirazın iptaline takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ile kötü niyetli itiraz nedeni ile %10 para cezasına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça sunulan faturalarlar içeriklerinde ------ ticaretine ilişkin kayıtlar yer aldığını, müvekkilinin ise, sadece züccaciye alanında faaliyet göstermekte ve dükkanında karton bardak vs gibi ürünler yer almadığını, davacı tarafça müvekkiline teslim edilmiş hiçbir malın bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisinin de bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine davalı müvekkilimiz lehine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır .Mahkememizden verilen ----------sayılı ilamıyla mahkememizin görevli olduğu tespit edilmekle dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı şirketin 2020 ve 2021yıllarına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket tarafından usul incelemesi bakımından tarafıma herhangi bir belge ibraz edilmemesi nedeniyle, davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünde değerlendirmenin yapılamadığı, Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen, dava konusu olmayan------ tutarlı faturanın davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiğinden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ispat edildiği, Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen --- faturanın teslim alan bölümünde----şeklinde yazılarak imzalandığı, yine bu kişi ile yapılan---- yazışmalarında --------- teslim edildiğinin nakliyeci tarafından bildirilmiş olduğu görülmüş olup, yapılan tespitler doğrultusunda takip konusu fatura içeriği malların davalı şirkete teslimine ve fatura alacağının talep edilip edilmeyeceğine ilişkin değerlendirmenin mahkememize ait olduğu, Davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu ve takipte talep edilen tutar kadar alacaklı gözüktüğü, mahkememizin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin 2021 yılına ilişkin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3¹ ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “...veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi...” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin mahkememize ait olduğu Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığ ancak, mahkememizin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hül kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Duruşmada isticvap olunan Davalı ----- beyanında: bana göstermiş olduğunuz ---- tarihli faturaları inceledim, faturalarda elden teslim alındığına dair e faturaya imza atan ve elden aldığını beyan-------tanımıyorum, ayrıca e fatura da vergi kimlik numarası tarafıma ait olmakla, faturada belirtilen adresteki iş yeri benim iş yeri adresim değildir gerekli araştırmalar halinde durum ortaya çıkacaktır, ayrıca benim iş yerimin yanında kardeşler toptan isimli bir iş yeri bulunmamaktadır, bana gösterilen watsap yazışmasında ki numara bana ait değildir, ben yalnız çalışıyordum bu nedenle çalışanlarımdan birine de ait değildir, numaram araştırılabilir"şeklinde isticvap olunmuştur. Yapılan yargılama kapsamında davacının defterlerini mahkememize sunduğu davacı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket tarafından usul incelemesi bakımından tarafıma herhangi bir belge ibraz edilmemesi nedeniyle, davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünde değerlendirmenin yapılamadığı uyuşmazlık konusu olan ve davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen ------- faturanın teslim alan bölümünde ----- şeklinde yazılarak imzalandığı, yine bu kişi ile yapılan --- yazışmalarında ------teslim edildiğinin nakliyeci tarafından bildirilmiş olduğu görülmüş olmakla birlikte somut olayda davalının işletme defteri tuttuğu ve işletme defterinin TTK 64. madde uyarınca ticari defterler arasında sayılmadığı hususu bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalının işletme defterlerini mahkemeye ibraz etmemesi hali HMK md 222/3 ve TTK md 64 hükümleri gözetilerek davacının defterindeki kayıtların tek başına davacı lehine delil oluşturmayacağı kanaatiyle birlikte davacı taraf malların davalıya teslimi hususunu da davalının isticvap beyanındaki hususlar gözetilerek kanıtlayamamıştır. Kural olarak ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse son çare olarak yemin deliline başvurulması gerekmektedir. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap layihasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görüldüğünden davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı tarafından yemin metni sunulmamıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı taraf davalıya mal teslimi olgusunu ispat edemediği kanaati hasıl olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar harcı 427,60 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 365,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 62,24 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/12/2024