T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/407
KARAR NO : 2024/788
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı taraf arasında anlaşmaya varılarak 2022 yılı Ekim aylarında “Adi Ortaklık Sözleşmesi” imzalanmış olup, sözleşmenin imzalanması akabinde müvekkil, davalı tarafın hali hazırda kendi adına kurulu bulunan esnaf işletmesine ortak olduğunu,. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davalı taraf ile müvekkilin şirketteki hissesi eşit olarak %50 olarak belirlendiğini, davalı taraf adına kayıtlı esnaf işletmesinin unvanı “----” olup, sözleşmenin imzalandığı tarihte işletme ----- adresinde faaliyet göstermekte olup, müvekkilin işletmeye ortak olduğu tarihten sonra işletmenin adresi 2023 yılı Ocak aylarında “-----” adresine taşındığını, Müvekkil, davalı ile olan adi ortaklığa sermayesini katarak katılmış olup, gerek ortak --- , gerek ---- adına eşi -----, gerek ise 3.kişilere ödemeler yapmış ve buna ek olarak adi ortaklığa katkı sağlamak adına yüksek meblağlarda borçlanmış ve adi ortaklığın demirbaşları, hammaddeleri dahil olmak üzere her türlü yatırım ve gider kalemlerini karşılamak adına ciddi ölçüde harcamalar yaptığını, Taraflar arasında imzalanan “Adi Ortaklık Sözleşmesi”nde işletmenin demirbaşları olarak ““1 adet ----- marka ıslak mendil makinası (kısmi ödeme), 1 adet ---- makinesi ve ----- dolum aparatı, 1 adet vidalı kompresör, 1 adet su şartlandırma makinesini” müvekkil satın almış olup, işbu ürünlerin bedelleri sözleşmede de bulunduğunu, müvekkil tarafından davalı taraf adına kayıtlı bulunan esnaf işletmesine 664.020,00-TL, 8.500,00-EUR ve 81 Gr altın tutarında yatırım ve harcama yapıldığını, Taraflar arasında imzalanan “Adi Ortaklık Sözleşmesi”nde müvekkilin de %50 oranında kâra katılımı olacağı belirlemesine yer verilmiş olmasına rağmen davalı tarafça müvekkile kâr payı ödemesi yapılmaktan imtina edilmiş ve işletmenin genel gelir-gider durumuna dair müvekkile daima yanıltıcı beyanlarda bulunulduğunu, Davalı tarafın müvekkiline 1 Ekim 2023 tarihi itibariyle müvekkilin işletme ile herhangi bir ilişkisinin kalmadığını beyan ettiğini, Bu durumu kabul etmeyen müvekkil, kendisine herhangi bir kâr payı verilmediğini, işletmeye ciddi yatırımlar yaptığını ve bu bedellerin tamamının iadesini talep ettiği beyan ettiğini, Müvekkilin haklı talebi davalı tarafça kabul edilmemiş ve müvekkil aynı gün içerisinde tarafların iletişim kanalı olan ---- üzerindeki “--- --” isimli ----- grubundan çıkarıldığını, davalı tarafa ait esnaf işletmesi hali hazırda faal olup, “----” adı altında “-----” faaliyet gösterdiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, bilirkişi incelemesi akabinde tespit olunacak tutara arttırılmak üzere müvekkil tarafından “Adi Ortaklık Sözleşmesi”ne istinaden davalı taraf adına kayıtlı işletmeye dair yapılan her türlü demirbaş ödemeleri, yatırımlar, hammadde ödemeleri ve genel gider ödemelerinin tespiti ve şimdilik 10.000,00-TL olarak ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil uzun yıllardır Setleme İşi ve Ambalajlama sektöründe ticari faaliyetini sürdürdüğünü, Eşiyle birlikte arkadaşları olan davacı --- mendil makinesi ve ---- şeker makinesi edinip işletmelerini büyütme planlarından bahsetmesiyle davacı bu işin ortak olarak yapılması adına teklifte bulunmuş, ortak yatırımla daha hızlı büyüme planlayan müvekkilim tarafından ilgili teklif kabul edilmiş ve davacı vekilinin de bahsetmiş olduğu adi ortaklık sözleşmesi taraflar arasında akdedildiğini, Halihazırda faaliyetlerini sürdüren müvekkilimin yapılacak yeni yatırımlarla kiralamış olduğu taşınmazın yeterli olmayacağına kanaat getirilip ortak bir kararla, ----- adresinde yer alan taşınmaz kiralanmış ve tüm yeni makinelerle birlikte yeni adrese taşınma işlemi gerçekleştirildiğini, Makinelerin alımı adına davacı taraf kendi payına düşecek şekilde ödemeleri direkt satıcıya veya müvekkilime gerçekleştirmiş olup, müvekkilime yapmış olduğu ödemeler de satıcıya gönderildiğini, davacının yapmış olduğunu iddia ettiği fazladan ödemelere ilişkin olarak müvekkilim kendi payına düşecek ölçüde ödeme yapmasını teklif etmişse de, bu durum davacı tarafından kabul edilmemiş, ödeme yapılması yerine ilgili bedelle üretimin yapılması için gerekli olan ham madde tedarikinin ve ödemelerinin gerçekleştirilmesini talep ettiğini, teklifin müvekkililince kabul edildiğini söz konusu ödemeler müvekkili tarafından uzun süre ödenmeye devam etttiğini. Makinelerin ihtiyaç duyması sebebiyle kompresör alımı gerçekleştirildiğini, davacının müvekkil tarafından defalarca işin görülmesi adına davette bulunulmuş ise de kendi işlerini bahane eden davacı işletmeyle ilgilenmediğini, Buna rağmen işletmenin devam etmesi adına fedakarlıkta bulunan müvekkili ve eşi, ham madde tedarik etmeye ve satış işlemlerini gerçekleştirmeye devam etmiş, bununla birlikte tüm kira, fatura, vergi, kargo, şirket çalışanı---sigorta prim ödemeleri ve muhasebe giderleri gibi bir çok ödemeyi tek başına üstlenmek durumunda kaldığını, Adi Ortaklık Sözleşmesi'nin 4. Maddesine aykırı hareket eden davacıya karşı, yine aynı sözleşmede yer alan cezai şart hükümlerini kullanmaya yönelik haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilim sözleşmenin devamı boyunca iyi niyetini korumuş ve hem iş yükünü, hem de ödemeleri büyük çoğunlukta üstlendiğini, Yapılan bu yüklü ödemeler, davacının iddia etmiş olduğu ödemeleri misliyle geçmiş olmasına rağmen, yapılan satışlarda davacının talebi üzerine mümkün olduğu ölçüde kendisine ve davacının talebi doğrultusunda davacının kayınvalidesi ----- ait olan banka hesabına para transferleri gerçekleştirildiğini, davacı, 8.500 Euro tutarındaki ödeme yaptığına ilişkin olarak dosyaya hiçbir evrak sunmamış olup, bu makineye ilişkin bir ödeme yaptığını kabul etmemiz mümkün olmadığını Zaten adi ortaklık sözleşmesinde sadece 1 adet ---- Marka Islak Mendil Makinası alınması adına taraflar arasında anlaşma sağlanmadığını, Müvekkil yapılan tüm işletme faaliyetlerinin görüşülmesi maksadıyla, iddia edilenin aksine tüm iyi niyetiyle davacıyı kar - zarar hesaplanmasının yapılmasına ilişkin olarak davacıyı işletmeye davet etmiş, ancak olumlu bir karşılık alamadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
19.02.1986 tarih ve ---- sayılı ------ yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.
----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 03/07/2024 tarihli yazı cevabında; ----- gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarımıza göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve faal limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunmadığı, ----- Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin yazı cevabında davalı ---- 18.01.2022 tarihinde ----- Şoförler Otomobilciler Minibüsçüler Otobüsçüler Kamyoncular Kamyonetçiler Esnaf Odası'na kayıt olduğu ve bu kaydının halen devam ettiği tespit edildiği,----- defterdarlığı ----- vergi dairesinin yazı cevabında ---- hakkında E-VDB sistem kayıtları tetkikimiz neticesinde mükellefin adi ortalık ve gerçek kişi yönünden mükellefiyet bilgisine rastlanılmadığı, hususları tespit edilerek mahkememize bildirildiği görülmüştür. Somut olayda taraflar arasında iddia olunan sözleşmesel ilişkinin adi ortaklık niteliğinde bir sözleşme olduğu, tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın borçlar kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gözetilerek uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. (Emsal İlam T.C. ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ----- karar sayılı ilamı)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.