T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/398
KARAR NO : 2024/794
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2024
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma-----tarafından ----- Cumhuriyeti’nde yerleşik ---- ) firmasından ithal edilen ürünlerin ---- (kalkış limanı) limanından ---- (varış limanı ) limanına transferi davalı ... (-----) tarafından yapılmış ancak teslim öncesi Serbest Zaman talebi ve kullanımı olduğu iddiası ile ödeme talep edilmiş ve kullanıma istinaden davalı ... tarafından düzenlenen “-----” adı altında düzenlenen 6.560,00 USD miktarlı bir çok fatura davacı müvekkil ----- tarafından iade edilmiş, faturanın iptal edilmemesi üzerine, bu sefer de tarafımızca --- Noterliği’nin ---- . numaralı 26.01.2024 tarihli ihtarnamesi noter aracılığıyla itiraz edilmiş ancak yine sonuç alınamadığını, Davacı müvekkilin dava dışı ---- ithal ettiği ürünleri, Türkiye’ye taşıma edimini üstlenen davalı ... ile taşıma bütçesi hususunda uzlaştığını ve davacı müvekkil ---- tarafından davalı ...’e taahhütname verildiğini, İthal edilen ürünler Türkiye’ye 08.01.2024 tarihinde gelmiş ve davacı müvekkil ---- tarafından ürünler ardiyeden çekilmek istendiğinde ise, davacı müvekkil ----” adı altında 328$x20 konteynır = 6.560$ bir ödeme daha olduğu davalı ... tarafından bildirildiğini, Emtianın Türkiye’ye gelmesi ile mevzuat gereği davacı müvekkil limana ardiye ödemeye başlamış ancak sorunun çözülmemesi üzerine ardiye masraflarının yüksek maliyet içermesinden dolayı dava konusu faturayı mecburen ve zorunluluktan ihtirazı kayıtla ödeyerek ordino alınmış ve mal gümrükten çekebildiğini, davalı ...’ün sebepsiz talepleri sonucu dava konusu faturayı ödemek zorunda kalan davacı müvekkil ----davalı ... faturanın iptalini talep etse de bu sefer davalıdan aynı fatura için, “ sisteme ( ---- sistemi ) davacı müvekkil ----- adına ---- isimli birisi tarafından giriş yapıldığı ve ekstra free time satın alındığı ” gerekçe gösterilerek faturanın iptal edilmeyeceği bilgisi verildiğini, davalı ... davacı müvekkil----, serbest zaman talebinin dayanağı olarak gönderdiği ekran görüntülerinde yer alan firma ile davacı müvekkil---- ilgisi bulunmadığını, davalı ..., hiçbir yasal dayanağı olmayan gerekçelerle müvekkilden haksız kazanç elde etmiş, sebepsiz zenginleştiğini, davacı müvekkil --- ile dava dışı ---- arasında kurulan ithalat/ihracat ilişkisinde ticari alımın türü cıf olarak kararlaştırıldığından, ortaya çıkacak tüm masrafların dava dışı---- tarafından ödeneceği ve ödendiği hususunda niza bulunmamaktadır. cıf türü ticari ilişkide davacı müvekkil ------- serbest zaman talep etmesi de zaten ticaretin niteliği gereği mevzubahis olamayacaktır. uluslararası ticarette teslim şekillerini ifade eden ıncoterm (yeknesak kurallar) türlerinden olan cıf (cost ınsurance freight) satışında; taşıma masrafları, taşıma sigortası ve navlun bedeli satıcı firmaya ait olduğunu, malların tüm ihraç işlemleri satıcı tarafından gerçekleştirilir. satıcı malların varış limanına ulaşmasına kadar olan taşıma, navlun, paketleme, gümrük masrafları, liman masrafları vb. masrafları üstlenmekle yükümlüdür. konu ile ilgili yargıtay kararları da bu yönde olduğunu, yargıtay kararı ile de kabul edildiği üzere, konşimento dolayısıyla yapılan taşımadan dolayı sorumluluğun cıf teslim şartına göre ihracatçı/satıcı firmada olduğu sabit olduğunu, işbu sebepten davalı firma tarafından konişmento dolayısıyla yapılan taşımada alıcı taraf olan müvekkil firma adına herhangi bir fatura düzenlemesi hukuka aykırı olup davaya konu faturanın iptali gerektiğini, deniz yolu ile yapılan ithalatlarda, konteynerler gemiden limana indirildikten sonra, belirli bir süre demuraj masrafına tabii olmaksızın limanda sahasındaki terminalde alıcıya teslim edilene kadar beklemektedirler. konteynerlerin liman içerisindeki terminallerde demuraj masrafına tabii olmaksızın bekledikleri bu süreye “serbest süre (free time)” denildiğini, serbest süre içerisinde ithalat işlemleri tamamlanamadığı takdirde navlunu ödeyen taraf ile taşıyıcı arasında talep üzerine ----- (serbest süre uzatma sözleşmeleri)” yapılabildiğini. yapılan sözleşmeye istinaden ödenecek tutar yalnızca navlun ödeyen kişiye fatura edilebileceğini, müvekkil firma ile dava dışı ---- arasında cıf ticareti olduğu için navlun masraflarından ihracatçı/satıcı firma sorumlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bunedenlerle açılan davanın kabulüne davalının hakim durumundan faydalanarak ticari baskı şeklinde tezahür eden menfi eylemleri sonucu, davacı müvekkil içerisine düştüğü acziyet sebebiyle mecburen ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığı 6.560,00 usd’nin ödeme tarihi olan 10.01.2024 itibari ile bankalar arası uygulanan en yüksek ticari faiz oranında davalıdan tahsiline ve yargılama giderlerinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ihtilaf konişmentolu denizyolu yük taşımasına ve navlun sözleşmesine dayanan, denizyoluyla yapılan uluslararası konteyner taşıması bu taşımaya dayanak olan konişmento ve bu konişmetonun arka yüzü taşıma şartları müvekkilli tarafından davalıya kesilen ve davalı dellileri arasında yer alan deniz navlunu ile deniz navlunun teferruatları serbest süre uzatma sözleşmesine ilişkin farura ile denizyolu yük taşımasına ilişkin gümrük mevzuatına dayanna bir alacak iddiası olduğunu, dava konusu ihtilafın bir deniz ticareti hukuk ihtilafı olduğunu, görevli mahkemenin ---- Asliye ticaret mahkemesi olduğunu, tüm bu nedenlerle dosyanın ---- Asliye Ticaret Mahkemesi mühhasıran yetkilendirildiğinden davanın görev yönünden reddine, konşimentoda bulunan milletler arası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden reddine, her halükarda haksız ve hukuka aykırı davanın esas yönünden reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki itibariyle Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.
Dosya kapsamında uyuşmazlık TTK’nın “Deniz Ticareti” başlıklı beşinci kitabı kapsamında yer almaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir. Davaya konu uyuşmazlığın denizyolu yük taşımasına ve navlun sözleşmesine dayandığı görülmekle yukarıda izah edilen nedenlerle davaya konu uyuşmazlığın Deniz Ticaretine ilişkin düzenlemeler arasında yer aldığı ve anılan Kanunun 5/2 maddesine göre deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla asliye ticaret mahkemelerinin biri veya bir kaçının münhasıran HSYK tarafından görevlendirilebileceği, bu kapsamda HSYK 'nın 20/07/2004 tarih ve ---- sayılı kararı ile ----- kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının ----- ili mülki sınırları olarak belirlendiği, yine 09/09/2014 tarihli Ticaret Mahkemesi hakimleri ile bazı yer adli yargı hakimlerinin müstemir yetkilerinin düzenlenmesine ilişkin yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin TTK 'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz taşımacılığı sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirildiği bu nedenle deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlıktan kaynaklanan eldeki bu davada Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmaktadır.Sonuç itibariyle, davaya bakma görevi deniz ticaretinden doğan davalara bakmakla görevli --- Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğundan, görev hususu dava şartı olduğundan, yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesine göre mahkememizin görevsizliğine ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-TTK’nun 5/3. ve HMK’nun 114/1-c, 20. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-HMK'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ---- Denizcilik İhtisas Mahkemesine (-----Asliye Ticaret Mahkemesi) gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.