T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/807
KARAR NO : 2024/763
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ----, davacı ----Şirketi'nin yetkilisi konumunda olduğunu, müvekkili davacı şirket yetkilisi ---- , 21.07.2022 tarihinde davalı şirket---- ile birlikte kurduğunu, davalı şirketin %45 hissesi ----, %5 hissesi ---- eşi ----- ve %50 hissesi de --- ait olacak şekilde tescil edildiğini, anlaşılacağı üzere; davacı şirketin yetkilisi olan ----- ve eşi, davalı şirketin %50 hissesine sahip olduğunu, buna bilakis, 06.10.2023 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi ----- ve eşi ---- toplamda olan %50 hissesi müvekkilin bilgisi, rızasının dışında ve bilabedel olacak şekilde davalı şirketin yetkilisi olan ----- devredilip tescil edildiğini, ---- ve eşi davalı şirketin bulunduğu şehir olan ------ yaşamamakta ve ----- İlinde ikamet etmekte olduğunu, davalı şirketin işlerinin hızlı ve aktif bir şekilde yürütülmesi için davalı şirket çalışanlarından ---- ve davalı şirket yetkilisi ---- geniş kapsamlı bir vekaletname verdiklerini, ---- ve eşi işbu vekaletnamenin kötüye kullanılması sonucu bilabedel bir şekilde davalı şirketteki hisseleri ---- devredildiğini, buna ilişkin olarak da savcılık şikayeti yapılacak olup tüm haklarının saklı olduğunu, davacı şirket yetkilisi ----- yakın zamana kadar hissedarı olduğu davalı şirketin; finansman gücünü arttırmak, nakdi kredi sağlamak, mali durumunu olduğundan daha iyi göstermek gibi amaçlarla, ileride çeklerin bedelini geri almak kaydıyla davalı şirket namına yetkilisi olduğu davacı şirketten hatır çekleri düzenlediğini, bilhassa, dava konusu olan çeklerin dışında müvekkili şirketin yetkilisi olan ---- kendi şahsından ve eşi ------ şahsından toplamda 10.000.000,00 TL bedelini aşkın hatır çeki davalı şirket adına düzenlendiğini, bu minvalde, müvekkili davacı şirketin, davacı şirket yetkilisi ---- ve eşi ----- tarafından, herhangi bir borç ilişkisi olmaksızın, davalı şirket namına hatır çekleri düzenlendiğini, hatta tüm bu çeklerin bedelinin; cezai sorumluluk doğmaması ve haciz tehdidi altında kalmamak adına ----- ve ----- tarafından çekin hamillerine ödenmek zorunda kalındığını, ödenmek zorunda kalınan işbu çeklere ilişkin olarak istirdat davası açılacağını, dava konusunu oluşturmayan ve daha önce ödenmek zorunda kalınan çekler sonucu müvekkili şirketin, müvekkil şirket yetkilisi ----- ve eşinin mali olarak çöktüğünü ve şahsi tüm malvarlıklarını kaybetmek durumunda kaldıklarını, davalı taraf adına düzenlenen çeklerin hatır çeki olduğunu ve müvekkilinin davalı tarafa bir borcu bulunmadığının tarafların ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacağını, gelinen noktada, davalı tarafın kötü niyetle hareket ederek taahhütlerine aykırı hareket ettiği/yerine getirmediğinin açık olduğunu, dava konusu çekler bakımından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu/borcu bulunmamakta olduğunu tüm bu nedenlerle---- Şubesine ait keşidecisinin müvekkili şirket olduğu, ----- seri numaralı, 31/10/2023 keşide tarihli, 250.000,00-tl bedelli, ---- Şubesine ait keşidecisinin müvekkili şirket olduğu, ----- seri numaralı, 31/10/2023 keşide tarihli, 250.000,00-tl bedelli, ----- Şubesine ait keşidecisinin müvekkili şirket olduğu, ----- seri numaralı, 31/10/2023 keşide tarihli, 250.000,00-tl bedelli, --- Şubesine ait keşidecisinin müvekkil şirket olduğu, ----- seri numaralı, 31/10/2023 keşide tarihli, 250.000,00-tl bedelli, .----- Şubesine ait keşidecisinin müvekkili şirket olduğu, ----- seri numaralı, 31/10/2023 keşide tarihli, 250.000,00-tl bedelli toplamda 1.250.000,00 TL olan çeklerle ilgili müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, çeklerin bedelsizliğine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ilişkin hisse devrinin, davacı tarafın bilgisi ve rızası doğrultusunda yapıldığını, davacı tarafın söz konusu haksız ve mesnetsiz iddiasının, mahkeme nezdinde müvekkil şirketi kötü niyetli göstermekten ibaret olduğunu, davacı taraf hatır çeki iddiasını yazılı delille ispat edemediğini, işbu nedenle davacı tarafından ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddi gerektiğini, davacı tarafın huzurdaki davada hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının hatır çeki iddiasını yazılı delille ispat edememesi nedeniyle davanın esastan reddine ve yargılama Giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ----- Ticaret Sicil Müdürlüklerinden davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları ayrı ayrı celp edilmiş, ----- Şirketi'nden dava konusu çeklere ait hesap sahibinin kim olduğu ve çeklerin ödeme için ibraz edilip edilmediği, ödeme yapılıp yapılmadığı hususları sorulmuştur.
Dava, çek sebepli borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı tarafın yakın zamana kadar hissedarı olduğu davalı şirketin finansman gücünü arttırmak, nakdi kredi sağlamak, mali durumunu olduğundan daha iyi göstermek gibi amaçlarla, ileride çeklerin bedelini geri almak kaydıyla davalı şirket namına yetkilisi olduğu davacı şirketten hatır çekleri düzenlediğini, ancak davacı şirket yetkililerinin haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı şirkette olan hisselerinin devri ve davalı şirketten saf dışı bırakılmaları sonucu; davacı şirket tarafından davalı şirket namına düzenlenen dava konusu hatır çeklerinin müvekkili tarafından ödenmesinin müvekkili şirket yetkilisi için imkansız bir hale geldiği iddiasıyla, dava konusu çekler bakımından taraflar arasında mal/hizmet/ürün alım satımı vs. gibi herhangi bir ticari ilişki bulunmayıp tamamen bedeli ileride geri alınmak üzere keşide edildiği iddiasıyla 5 adet çeke ilişkin borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalının ise müvekkili şirkete ilişkin hisse devrinin davacı tarafın bilgisi dahilinde yapıldığı savunmasıyla hatır çeki iddiasını kabul etmediği; dava konusu edilen 5 adet çek incelendiğinde, üzerlerinde hatır senedi olduklarının yazılı olmadığı gibi, taraflar arasında dava konusu senetlerin hatır senedi olduğuna dair yazılı bir anlaşma bulunmadığı anlaşılmaktadır.Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK.md.190). İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.Yargıtay ----Hukuk Dairesinin ----- 21.2.2006 tarihli emsal içtihadında; "Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece çekin hatır çeki ya da teminat amacıyla verilen bir çek olduğu yolundaki iddianın davacı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerekir." denilmektedir. Yine, Yargıtay -----.HD'nin -----sayılı, 01/06/2016 tarihli kararında da aynı hukuki ilkeler tespit ---- tarihli içtihatları da aynı doğrultudadır.
Somut olayda, dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre; davacı her ne kadar dava konusu çeklerin hatır çeki olarak verildiğini iddia etmiş ise de, bu iddiasını ispata yarar bilgi, belge ve delilin dosyaya yansımadığı, senetlerin hatır senetleri olarak verildiği iddiasının kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, çek ödeme aracı olup, ticari olarak çekin kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, davacı vekilince delil olarak taraf ticari defterlerinin gösterildiği ve ticari defterlerde inceleme yapılması hususu talep edilmiş ise de, ticari defterlerin 6100 Sayılı HMK'da kesin delil olarak kabul edilmediği, davacı vekilinin dosyaya iddiasını kanıtlayacak mahiyette yazılı ve kesin delil sunamadığı, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı anlaşılmakla, Mahkememizce davacı vekiline yemin deliline dayandığı hatırlatılmış, davacı taraf, davalı tarafa yemin teklif etmiştir.
25/09/2024 tarihli celsede davalı şirket yetkilisi ----- katıldığı duruşmada; "Dava konusu 31/10/2023 keşide tarihli, 250.000,00-tl bedelli 5 adet çeki, hatır çeki olarak almadığıma, davacı tarafın söz konusu 5 adet çek bakımından ---- şirketine borcu olduğuna, dava konusu 5 adet çeki karşılıksız olarak almadığıma, ----- şirketinden davacıya herhangi bir bedel ödenmeksizin, davacı tarafından söz konusu 5 adet çek, ------ şirketine finansman gücü sağlamak için düzenlenmediğine, dava konusu 5 adet çekin karşılığında davacıya mal, hizmet, ürün ve/veya herhangi bir şey verdiğime, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine Sayın Mahkemeniz huzurunda yemin ederim" şeklinde yemin edasını gerçekleştirmiştir. Sonuç itibariyle; ispat yükü üzerinde olan davacı taraf, dava konusu edilen çeklerin hatır çeki olarak verildiğini ispatlayamamış, sübut bulmayan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 20.919,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi tibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen, 187.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.