T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/317
KARAR NO : 2024/791
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/12/2019
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ----- numaralı ve 21/02/2017/2018 vadeli kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, 28/10/2017 tarihinde ---- plakalı araçların karıştığı dava konusu kaza meydana geldiğini, sigorta tarafından meydana gelen hasarın ödenmesi için müvekkil şirkete başvuruda bulunduğu akabinde ise iş bu talep sigorta tahkim komisyonu ----- sayılı dosyası ile dava konusu edildiği, uyuşmazlık hakem heyeti ve 17/11/2018 tarihli itiraz hakem heyeti kararı neticesinde hasara uğrayan sigortalı aracın sahibine 146.778,21 TL, 27/11/2018 tarihinde ödendiğini, bu ödeme ile müvekkilinin ...sigortalısının kanuni halefi olduğunu, müvekkil şirket tarafından ödenen tutar için davalı taraflara başvuruda bulunduğu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle ---. İcra Müdürlüğünün ----, icra takibinin durduğunu, tüm bu nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı tarafın %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ---- Mahkemelerinin yetkili olduğunu, her ne kadar alacak iddiasında bulunan sigorta şirketi olay tarihinde maliki bulunduğu---- plakalı sayılı araç ile sigortalı ----- plaka sayılı kamyonun karıştığı kazada araç sürücüsünün ... olup hasardan sorumlu olmadığını, --- Cumhuriyet Başsavcılığınca -----sayılı soruşturma dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda ---- Plaka sayılı araç sürücüsü ile kazaya karışan diğer araçlarında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle mahkememizin yetkisizliğine, davanın reddine yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yana müvekkil şirket tarafından 22.06.2018 tarihinde 33.000,00 TL ödeme yapıldığını müvekkil şirket üzerine düşen tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, dava konusu kaza nedeniyle hasar gören kısımda yeni parçalar kullanıldığını, bu yeni parçalar nedeniyle bir kıymet artışı ve kazanç elde edildiğini, meydana gelen ölümlü ve yaralamalı kazada araç sürücüsü ... kusursuz olup hasardan sorumlu olmadığını, ---- Cumhuriyet Başsavcılığınca ----Sayılı soruşturma dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda da sigortalı ---- plaka sayılı araç sürücüsü ile kazaya karışan diğer araçlarında kusurlu olduğu tespit edildiğini, bu nedenle davacının ---- plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu yönündeki iddiası gerçek dışı olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafın İcra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemelerin ----- Asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, müvekkiline ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, meydana gelen ölümlü ve yaralamalı kazada araç sürücüsü davalı müvekkil ... kusursuz olup hasardan sorumlu olmadığını, ---- Cumhuriyet Başsavcılığınca ----Sayılı soruşturma dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda da sigortalı ----- plaka sayılı araç sürücüsü ile kazaya karışan diğer araçlarında kusurlu olduğu tespit edildiğini, dava konusu olayda iki kaza olduğunu, birinci kaza davalı müvekkilin kullandığı ---- plaka sayılı aracı hatalı bir şekilde sollamaya çalışan---- plaka sayılı araç sürücüsünün, ---- plaka sayılı aracın sol damper kısmına arkadan çarparak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere vurması ile meydana geldiğini, ikinci kaza ise; C. Savcılığının dosyasından düzenlenen bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağındaki tespitlere göre meydana geldiğini, davacı yanın belirtmiş olduğu gibi alacağın miktarı likit olmadığını tüm bu nedenlerle açılan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali davasıdır.
Mahkememizden verilen 12/02/2021 tarih ve ---- Esas ----sayılı kararı --- BAM ---- Hukuk Dairesi'nin 25/03/2022 tarih ve ------sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın --- İcra Dairesinin --- Esas sayılı icra dosyasına yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu alacağın esasının 28/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile dava dışı sigortalının aracında meydana gelen kusur ve hasar miktarı yönünden davacı ... şirketinin davalılara rücu etme imkanının bulunup bulunmadığı ve davalıların dava konusu araç yönünden ilgili zararların tanzim yükümlülüğü olup olmadığı, tanzim yükümünün bulunması halinde miktarın belirlenmesi hususunda toplanılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.----Adli Tıp Kurumu tarafından alınan 05/07/2023 tarihli rapor da özetle;Davalı sürücü ... idaresindeki kamyon ile önünde aynı istikamete seyir halinde olan aracı geçmek üzere doğrultu değiştirmeden evvel sol gerisinden gelen araçların hız-mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını yaklaşmakta olan sürücü ---- idaresindeki araca bırakması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmeyip, yaklaşan aracın varlığına rağmen doğrultu değiştirerek bu aracın savrulup bariyerlere çarpmasına ve akabinde meydana gelen dava konusu olaya sebebiyet verdiği, Sürücü ----- kamyon ile devlet karayolunun sağ şeridi üzerinde seyretmekte iken gerisinden gelip kendisini geçmek üzere kontrolsüzce doğrultu değiştiren davalı sürücünün sebebiyet verdiği zincirleme kaza sonucu meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, Sürücü ----- idaresindeki kamyon ile devlet karayolunun orta şeridi üzerinde seyretmekte iken sağ şeritte seyretmekte olan davalı sürücü idaresindeki kamyonun kısa mesafeden istikamet şeridine girmesi sonucu meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, Müteveffa sürücü ---- idaresindeki kamyon ile seyir halinde iken önünde seyreden kamyonun aldığı darbe ile soldaki bariyerlere doğru savrulması sonucu meydana gelen kazaya karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususa yeterince riayet etmediği anlaşılmakla davalı sürücünün idaresindeki kamyon ile çarpışması akabinde bariyerlere sürtünerek duran kamyona arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda, kusurlu olduğu, Sürücü ---- idaresindeki çekici ile seyir halinde iken önünde kazaya karışan kamyona arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda, hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, Davalı sürücü ...’in %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, sürücü --- ’ın kusursuz olduğu, Sürücü --- kusursuz olduğu, müteveffa sürücü ---- %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ---- kusursuz olduğu hususlarını beyan ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; kazanın oluşumunda davalı ----plakalı araç sürücüsü ..., 2918 sayılı karayolları trafik kanunu ve karayolları trafik kanununa bağlı yönetmeliğin ilgili bentleri gereği tam ve asli kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsü ---- anılan yolda kendi şeridinde ve istikametinde seyir halinde iken kontrolü dışında gelişen, beklenmedik bu durum karşısında alabileceği tedbir bulunmadığı gibi, kazanın meydana gelişinde etkili olacak nitelikte, hatalı herhangi bir davranışının veya kural ihlalinin de mevcut olmadığı, kusur atfedilemeyeceği, --- plakalı araç sürücüsü ---- seyri sırasında önünde anlık olarak gelişen kazaya karşı alabileceği bir tedbir bulunmadığından meydana gelen olayda kusurunun olmadığı, ---- plakalı araç sürücüsü ----- seyri sırasında önünde anlık olarak gelişen kazaya karşı alabileceği bir tedbir bulunmadığından meydana gelen olayda olmadığı, ---- plakalı araç sürücü ---- meydana gelen olayın oluş şekli dikkate alındığında, herhangi bir kusuru bulunmadığı, bu kazanın sonucunda ---- plakalı araçta oluşan hasar bedelinin kdv dâhil 146.778,00 TL olabileceği, ---- şirketi’nin vekili 27.11.2018 tarihinde ---- plakalı araçta oluşan hasar için Av. ----- 146.778,00 TL ödeme yaptığını beyan ettiği, ancak dosya içeriğinde ve cd'de dekonta rastlanmadığı uyuşmazlık hususunda yalnızca görüş bildirildiği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 t. ve -----sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Somut olayda davacı ... şirketi sigortalısına ödediği tazminatı rücu için , sigortalısının haklarına halef olarak kazaya karışan karşı tarafın sigortasına ve aracın malikine karşı dava açmış olup dava açmakta aktif husumeti bulunmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Davacı ... ---- plakalı aracın 21/02/2017 -21/02/2017 tarihleri arası kasko sigortacısıdır. Davalı ... ----- plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ZMMS sigortacısıdır ve kaza 28/10/2017 tarihinde meydana gelmiştir.Somut olayda davacı yana kasko sigortası ile sigortalı olan ---- plaka sayılı aracın davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı olan---- plaka sayılı aracın karıştığı kazada davalı sigortalısı olan aracın dava dışı araç sürücüsünün alınan ATK trafik ihtisas dairesince kusur raporu davalı sürücü ...’in %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ----’ın kusursuz olduğu, dava dışı sürücü---- kusursuz olduğu, müteveffa sürücü ---- %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ---- kusursuz olduğu belirtilmekle; kaza konusu suça yönelik olarak ---- Cumhuriyet Başsavcılığınca -----. Sayılı soruşturma ve neticesinde açılan ceza dosyası dosyasındaki tespitlerde dikkate alınarak somut olayda ATK raporundaki kusura yönelik tespitler hükme esas alınmıştır. Davacının sigortalısının aracının trafik kazasında hasarlandığı, bu durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, davacıya sigorta şirketine ait ait dava dışı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, aracın hasar bedelinin usul ve yasaya uygun olarak bilirkişi raporu ile tespit edildiğine göre, davalının sigortalı olan aracın sürücüsünün %80 kusuru oranında davacının sigortalısına ait araçta oluşan hasardan doğan zarardan sorumlu olduğu, ayrıca davalı ... şirketi tarafından yapılan 33.000 tl ödemenin dava dışı sigortalı adına davacı ... şirketine yapıladığı hususu yapılan yargılama kapsamında ispat edilemediğinden aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.Ayrıca icra dosyası incelenmekle davalı ... yönünden başlatılan icra takibinde ödeme emrinin iş bu davalıya tebliğ edilmediği dolayısıyla icra dosyasına yapılmış bir itirazı da bulunmadığı ve açılan davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilerek iş bu davalı yönünden özel dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmiştir.
Eldeki davada tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmayacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalı ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile; davalının ---- İcra müdürlüğünün --- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın; ---- yönünden poliçe limiti olan 33.000 TL ile sınırlı olması kaydıyla diğer davalı ... yönünden ise 117.422,56 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, kabulüne verilen asıl alacağa 27/11/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine fazlaya yönelik talebin reddine
2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Şartları oluşmadığından davalı lehine kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına
4-Davalı ... yönünden açılan davanın usulden reddine
5-Karar harcı 8.021,14 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.506,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.514,53 TL harcın davalı ...'den (davalı ... 'nin 2.254,23 TL sorumlu olak kaydıyla) davalı ...'den tahsili ile hazine adına irad kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 2.506,61 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.551,01 TL harcın davalı ... ve davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti ve adli tıp fatura ücreti olmak üzere toplam 4.562,80 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.650,24 TL sinin davalı ...'den (davalı ... 'nin 1.022,06 TL sorumlu olmak kaydıyla) davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... ve davalı ...' alınarak davacıya verilmesine,
10-Davanın reddedilen kısmı için davalı ... yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 29.355,65 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'ye verilmesine,
11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... ve davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
12-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.