T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/548
KARAR NO : 2024/774
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/09/2021
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.05.2021 günü saat 21:30 sıralarında ---- halindeyken, aynı yönde seyir halinde olan, müvekkillerinin murisi ---- yönetimindeki ---- plakalı traktöre arkadan çarparak ölümüne sebep olduğunu, Kazanın oluşumunda, Davalı ---- % 100 kusurlu olduğunu, Üstelik seyir halindeyken telefonla konuşurken çarptığını, . Kaza mahallinde araçların hızı, 40 km/saat olması gereken bir yerde, araç hızının 90-100 km arasında olduğu, kaza tutanağına geçtiğini, Trafik Kaza Tutanağında, ---- ışıkları yanmadığı yazılı ise de bu husus gerçeğe aykırı olduğunu, Davaya konu kaza nedeniyle hayatını kaybeden ---- 1965 doğumlu olup, bekar olduğu Kardeşi davacı --- ile birlikte yaşadığını --- de bekar olup ----, kendisine bakan, geçimini sağlayan kardeşini kaybettiğini, Davalı sigorta şirketi, ---- nolu poliçe ile, diğer davalıya ait ----- plakalı aracı sigortaladığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne İHTİYATİ HACİZ TALEplerinin KABULÜNE ve davaya konu kazaya karışan davalı ---- adına kayıtlı ---- plakalı araç ile davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarla 3. kişiler üzerindeki hak ve alacakları üzerine İhtiyati haciz konulmasına, Davacı kız kardeş ------ için, şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacılar;-----her biri için ayrı ayrı 15.000'er TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ------ tahsiline, Kazaya karışan müvekkillerimin murisine ait ----- plakalı araçta meydana gelen 6.837,61 TL hasar bedelinden, bakiye 1.904 TL'nin ve kaza sonrası araçta oluşan 2.000 TL değer kaybının, 03.07.2021 tarihlinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerime verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ---- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 09.12.2020 başlangıç ve 09.12.2021 bitiş tarihli ---- no.lu karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile ----- adına sigortalı olduğunu bu poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatları ise kaza tarihi itibariyle kişi başına 410.000,00-tl olduğunu manevi tazminat talepleri poliçe temimatımız dışında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün davacının zarar görmesinde kusuru bulunmadığını, dosyanın bilirkişi incelemes için adli tıpa gönderilmesi gerektiğini, kardeşlerin birbirine desteklik durumu söz konusu olmadığını, kardeşin kardeşe destekliği için, eski medeni yasa’nın 315. ve 316. maddelerine ve yeni medeni yasa’nın 364. maddesine göre çok özel koşulların varlığı gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak bilirkişi hesaplamasında diğer mirasçıların (dava dışı) da paylarının hesaplanması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, davacı taraf, sigortalımızın kusurunu ve zararını usulen ispat etmsi gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığı araştırılması gerektiğini bilinmektedir ki müterafik kusur için kazada kusurlu olmak değil, kaza sonucu oluşan zararın vukusunda kusur sahibi olmak arandığını, müvekkil şirket manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının şirketimize davadan önce yaptığı başvuru üzerine şirketimiz nezdinde -----numaralı hasar dosyası açıldığı davacının aracında meydana gelen hasar bedeline ilişkin olarak 28.06.2021 tarihinde 4.932,83-tl davacı vekiline sahibine ödendiğini, davacı tarafın değer kaybı talebi yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca teminat dışı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğu bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirket yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faiz yasal faiz olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan adli tıp kurumu’ndan kusura ilişkin rapor alınmasına, müvekkil şirketin manevi tazminat talebinden sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, davacının teminat dışı taleplerinin reddine davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasına, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı ----- usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ---- Adli Tıp Kurumu tarafından alınan ----sayı ve 08/08/2022 tarihli raporda özetle;1. DURUM'da; Müteveffa sürücü ---- sevk ve idaresindeki traktörün aracının arka kısmında gerisinden gelen araçları uyaracak ışıklandırmanın bulunmadığı kabulü halinde;
A) Davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içinde gece vakti seyri esnasında yola gereken dikkatini vermediği, hızını yol ve mahal şartlarına göre ayarlamadığı, görüş alanını kontrol altında bulundurmadığı, ön ilerisinde seyreden traktöre önlemsiz şekilde çarptığı anlaşılmakla; kazanın oluşumunda davalı sürücü ---- %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu, olduğu, B) Müteveffa sürücü ----- sevk ve idaresindeki arka ışık donanımları yetersiz traktör ve bağlı ot toplama makinesi ile yerleşim yeri içinde seyri esnasında gerisinden gelen araç sürücüleri için kısmen tehlike ortamı hazırladığı anlaşılmakla anlaşılmakla; kazanın oluşumunda Müteveffa sürücü ----- %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu olduğu
2.DURUM' da; Dosyada sunulan usb içeriğinde bulunan kaza öncesi traktörün seyir durumunu gösterir kamera kayıtlarındaki traktörün müteveffa sürücü idaresindeki traktör olduğu kabulü halinde;
A) Davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içinde gece vakti seyri esnasında yola gereken dikkatini vermediği, hızını yol ve mahal şartlarına göre ayarlamadığı, görüş alanını kontrol altında bulundurmadığı, ön ilerisinde seyreden tepe lambası faal vaziyetteki traktörü zamanında fark etmeyip bu traktöre önlemsiz şekilde çarptığı anlaşılmakla; kazanın oluşumunda Davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu; B) Müteveffa sürücü ---- sevk ve idaresindeki tepe lambası faal traktör ve ve bağlı ot toplama makinesi ile seyri esnasında aracına arkadan çarpılması ile karıştığı kazada atfı kabil bir kusuru bulunmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir
---- Adli Tıp Kurumu tarafından alınan18/05/2023 tarihli raporda özetle;1.Durum'da Müteveffa sürücü idaresindeki traktörün arka kısmında gerisinden gelen araçları uyaracak ışıklandırmanın bulunmadığı kabulü halinde; A)Sürücü ---, idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisinde seyir halinde iken hızını mahal şartlarına göre ayarlaması ve seyrini far ışığı altındaki görüş alanını kontrol altında bulundurur vaziyette sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, mahal şartlarını üzerinde bir hızla mahalle gelerek, aynı istikamete doğru aracının arka kısmında ışıklandırmanın bulunmaksızın seyreden traktöre önlemsizce çarptığı anlaşılmakla olayda Davalı sürücü ---- %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, B)Müteveffa sürücü ----, idaresindeki arkasına ot toplama makinası irtibatlı olan traktör ile gece vakti aydınlatmanın bozuk olan mahalde aracında görünürlüğünü sağlayacak gerekli ışık donanımları bulunmaksızın seyre çıktığı anlaşılmakla olayda Müteveffa sürücü ---- %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, 2.Durum'da Dosyada mevcut harici bellek içeriğindeki kamera görüntülerindeki traktörün müteveffa idaresindeki traktör olduğu ve bu görüntülerdeki gibi kaza anında aracın tepe lambasının yandığının kabulü halinde; A)Sürücü ----, idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisindeki il yolunu takiben seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, hızını mahal şartlarına göre ayarlaması ve önünde aynı istikamete doğru tepe lambası açık vaziyette seyretmekte olan traktör ile arasındaki güvenli takip mesafesini koruması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, mahal şartlarının üzerinde bir hızla mahalle gelerek arkadan çarpma kural ihlali ile dava konusu kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla Davalı sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, olduğu B)Müteveffa sürücü ---- idaresindeki traktör ile yerleşim yeri içerisinde tepe lambası açık halde seyretmekte iken meydana gelen olayda Müteveffa sürücü ---- kusursuz olduğu atfı kabil kusuru bulunmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir
Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda özetle; Dava konusu --- plakalı, ---- model ---- marka /model zirai traktörün kaza tarihinde 21 yaşında olması, kullanım amacının zirai iş makinesi niteliğinde traktör olması, olan kazada traktörde değer kaybına neden olabilecek ana yapısına veya traktörün kendisine gelen darbeden ziyade, arkasına bağlı olan ot toplama aparatına darbenin gelmesi, ot toplama aparatının ve traktör ile olan bağlantı parçalarının hasarlanmış olması dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, olan kazadan dolayı dava konusu--- plakalı, ----- model ----- /model zirai traktörde değer kaybının olmayacağı, dava konusu---- plakalı, ---- model -----marka /model zirai traktörün kaza anında ışıklandırma sisteminin çalışıp çalışmadığı yönünde ihtilaf olduğu, adli tıp kurumu tarafından da ışıklandırma sisteminin çalışıyor olması veya çalışmıyor olması durumuna göre iki ayrı kusur tespiti yapılmış olduğu görülmüş, Davacının, dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu, kaza sonrası hazırlanmış olan 24.06.2021 tarihli ---- firmasının tanzim etmiş olduğu onarım faturasında, traktörün tepe lambası, reflektörü ve aydınlatma sistemine yönelik olarak tamir ve parça değişimi işlemi yapmış olması, dava konusu aracın kaza anında aydınlatma sisteminin çalışmadığını göstermekte olduğunun, Davacı ---- kaza tarihi itibarı ile 58 yaşında bir yetişkin olup, çalışamayacak kadar engelli olduğuna dair dosyada belge bulunmadığı, buna göre müteveffa kardeşinin desteğinden yoksun kalma maddi zarar şartlarının oluşmadığı, hal böyle olunca destekten yoksun kalma maddi zarar hesabına yer olmadığı hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; Dava dilekçesinde müteveffanın kız kardeşinin (ablası) müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı iddia edilerek destekten yoksun kalma maddi tazminatının talep edildiği görüldüğü, Davacı ---- 28.04.1963 doğumlu olup, 25.05.2021 kaza tarihi itibarı ile 58 yaşında bir yetişkin olup dava aşamasında 04.05.2023 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığı, SGK ----- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 26.03.2024 tarihli müzekkere cevap eklerinden davacı ---- kaza tarihi itibarı ile 4/b kapsamında sigortalı olduğu, asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiği, 28.04.2023 tarihindeki başvurusu üzerine 4/b kapsamında kendisine 01.05.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı ve 04.05.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle yaşlılık aylığı ödemesinin durdurulduğu belirtildiği, müteveffa davacının kaza tarihinde gelir elde eden sigortalı çalışan olması nedeniyle müteveffa kardeşinin desteğinden yoksun kalma maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca destekten yoksun kalma maddi zarar hesabına yer olmadığı kanaatine varıldığı, (Davacı ---- dava aşamasında vefat ettiğinden bir an için maddi tazminat hesabı yapılması gerektiğinin kabulü halinde de mirasçı sıfatıyla davaya dahil olan davacılar da bulunmamaktadır) Dava konusu traktörde olan kazadan dolayı değer kaybının oluşmadığı kanaatimizin devam ettiği, Davacı tarafın, kusur oranına göre 1.913,78 TL bakiye hasar talebinde bulunabileceği, Dava aşamasında vefat eden n veffa davacı ---- müteveffa kardeşinin desteğinden yoksun kalma maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca destekten yoksun kalma maddi zarar hesabına yer olmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Duruşma da dinlenilen tanık ---- beyanında " Kazada vefat eden şahıs ---- benim amcam olur davacı ---- ise halam olur halamın herhangi bir şekilde maaşı yada sürekli bir gelir kaynağı bulunmamaktadır halamın geçimini kazada vefat eden amcam ---- karşılamakta idi kaza gününe kadar müteveffa amcam ile halam aynı evde yaşamaktaydılar kaza anını görmedim ancak kazadan sonra olay mahalline gittim söz konusu araca arkadan çarpılması nedeni ile elektrik aksamı zarar görmüş ve kablo yerinden çıkmıştı bu nedenle kaza dan sonra tepe lambasının yanmadığı tespit edilmiş ise de tutanak düzenlenirken kaza mahalline gelen elektrikçi soy isminin ---- olduğunu biliyorum söz konusu şahsın tanık olarak dinlendiğini biliyorum söz konusu kabloyu yerine takarak tepe lambasını arızalı olmadığını belirtmiştir ayrıca söz konusu lamba ve traktörün tüm elektrik aksamı tamir edilmiş buna ilişkinde faturaları düzenlendiğini biliyorum ---- tarım ve hayvancılık işi ile uğraşmakta idi ayrıca aile şirketinde sigortalı olarak çalışıyordu burdan da bir gelir kaynağı vardı yıllık tarım ve hayvancılıktan 250.000 - 300,000 TL arası geliri vardı ayrıca sigortalı çalıştığı şirketten maaşı vardı" şeklinde beyanda bulunmuştur
Duruşma da dinlenilen tanık ---- beyanında; "Kazada vefat eden şahıs ---- benim amcam olur davacı ---- ise halam olur halamın herhangi bir şekilde maaşı yada sürekli bir gelir kaynağı bulunmamaktadır halamın geçimini kazada vefat eden amcam ----- karşılamakta idi kaza gününe kadar müteveffa amcam ile halam aynı evde yaşamaktaydılar kaza anını görmedim sadece cenazeye gittim ---- tarım ve hayvancılık işi ile uğraşmakta idi ayrıca aile şirketinde sigortalı olarak çalışıyordu burdan bildiğim kadarıyla asgari ücret olarak bir gelir kaynağı vardı ayrıca tarım ve hayvancılıktan amcalarımdan duyduğum kadarıyla 250.000 - 300,000 TL arası geliri vardı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat mahkemesince dinlenilen tanık --- beyanında; iş yerinden çıktım ---- merkeze doğru giderken gümüştaş betonun sol tarafında traktörü gördüm. Traktörün lambaları yanıyordu. Daha sonra merkezinden iş yerine doğru gelirken traktörün kaza yapmış olduğunu gördüm. Traktör ortadan ikiye doğru bölünmüştü. Kaza çilimli tarafında doğru olmuştu. Kaza gece olduğu için lastik izi olup olmadığını görmedim. Jandarma da etrafını çevirmişti "şeklinde beyanda bulunmuştur
Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ---- beyanında "Traktörün sahibi bana traktörün lambaların tamir etmem için getirdi. Bende lambalarını tamir ettim. Ancak saat akşam 8 gibi geç olunca dükkanı kapadım traktörü de dükkanın önüne bıraktım. Ben onun gelip alacağını biliyordum. Çünkü tanıdığım bir kişiydi. Öyle konuşmuştuk . Ondan sonra sabah geldiğinde traktörü almış olduğunu gördüm" şeklinde beyanda bulunmuştur
Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ---- beyanında; " Ben --- Betonun güvenlik görevlisiyim. Traktörün sürücüsü olay günü yanıma geldi. Şahıs çok alkollüydü. Telefonun bana uzattı ve birini aramamı istedi. Ancak gözlüğüm yanımda değildi. Ben de yanımdakine verdim. Aradı. Ancak şahsı almaya gelen olmadı. Daha sonra başka birini daha arattırdı. Ancak o da telefona cevap vermedi. Ben bir yere gitme jandarmayı arayacağım dedim. Ancak şahıs gittiği için aramadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır.Görülmektedir ki destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3. (818 sayılı BK madde 45/II) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.TBK’nın 53. (818 sayılı BK 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.04.1982 gün, ----- sayılı kararı).
TBK’nın 53/3. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK'nın 15.06.2011 gün ve -----Sayılı ilamı). Ayrıca kardeşlerin birbirine karşı kural olarak bakım görevi yoktur. Ancak, bir kardeşin diğer kardeşe eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi halinde, bu kardeş diğerinin desteği sayılır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 364/1. maddesinde "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür." düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Davaya konu somut durumda müteveffa davacı ----- dava aşamasında vefat ettiği diğer davacıların mirasçı sıfatıyla davaya devam ettiği ve davacının müteveffa ---- desteğinden yoksun kaldığı iddia olunarak destekten yoksun kalma tazminatının talep edildiği görülmüştür. Davacının ---- SGK ---- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 26.03.2024 tarihli müzekkere cevap eklerinden davacı -----’nin kaza tarihi itibarı ile 4/b kapsamında sigortalı olduğu, asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiği, 28.04.2023 tarihindeki başvurusu üzerine 4/b kapsamında kendisine 01.05.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı ve 04.05.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle yaşlılık aylığı ödemesinin durdurulduğu belirtilmektedir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında müteveffa davacı ---- kaza tarihinde Sgk'lı olduğu ve 26.03.2024 tarihli müzekkere cevap eklerinden davacı ----’nin kaza tarihi itibarı ile 4/b kapsamında sigortalı olduğu, asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiği, 28.04.2023 tarihindeki başvurusu üzerine 4/b kapsamında kendisine 01.05.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı dikkate alınarak Mütevefa davacının yoksulluğu düşeceği hususu davacı müteveffa adına davacı mirasçılar tarafından takip edilen dava ispat edilemediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca değer kaybı tazminatına yönelik talepler incelenmekle gerek ceza dosyasının gerekse ATK raporundaki tespitler dikkate davalı ----- sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkati ve özeni vermesi, aracın hızını far ve görüş mesafesine göre ayarlaması gerektiği halde bahsedilen bu hususlara riayet etmemesi mevcut hızı nedeniyle ön ilerisindeki traktöre karşı yeterli mesafeden etkili fren veya manevra tedbiri alamadığı, bu şekilde kazaya sebebiyet verdiği bu nedenle yüzde 75 oranında kusurlu olduğu, müteveffa traktör sürücüsü ---- kullandığı aracın lambalarının yandığının iddia olunduğu kamera görüntüleri değerlendirilmekle lambaların yandığı hususu kesin ve somut bir tespit şekilde tespit edilemediğinden müteveffanın yüzde 15 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir . Davaya konu somut durumda müteveffa davacı ----- dava aşamasında vefat ettiği diğer davacıların mirasçı sıfatıyla davaya devam ettiği ve davacının müteveffa ----- desteğinden yoksun kaldığı iddia olunarak destekten yoksun kalma tazminatının talep edildiği görülmüştür. Davacının ---- SGK ---- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 26.03.2024 tarihli müzekkere cevap eklerinden davacı ----- kaza tarihi itibarı ile 4/b kapsamında sigortalı olduğu, asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiği, 28.04.2023 tarihindeki başvurusu üzerine 4/b kapsamında kendisine 01.05.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı ve 04.05.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle yaşlılık aylığı ödemesinin durdurulduğu belirtilmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında müteveffa davacı ---- kaza tarihinde Sgk'lı olduğu ve 26.03.2024 tarihli müzekkere cevap eklerinden davacı ------ kaza tarihi itibarı ile 4/b kapsamında sigortalı olduğu, asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiği, 28.04.2023 tarihindeki başvurusu üzerine 4/b kapsamında kendisine 01.05.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı dikkate alınarak Mütevefa davacının yoksulluğu düşeceği hususu davacı müteveffa adına davacı mirasçılar tarafından takip edilen dava ispat edilemediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca değer kaybı tazminatına yönelik talepler incelenmekle gerek ceza dosyasının gerekse ATK raporundaki tespitler incelendiğinde davalı ---- sevk ve id-aresindeki otomobil ile gece vakti meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkati ve özeni vermesi, aracın hızını far ve görüş mesafesine göre ayarlaması gerektiği halde bahsedilen bu hususlara riayet etmemesi mevcut hızı nedeniyle ön ilerisindeki traktöre karşı yeterli mesafeden etkili fren veya manevra tedbiri alamadığı, bu şekilde kazaya sebebiyet verdiği bu nedenle yüzde 75 oranında kusurlu olduğu, müteveffa traktör sürücüsü ----- kullandığı aracın lambalarının yandığının iddia olunduğu kamera görüntüleri değerlendirilmekle aracın lambaların yandığı hususu kesin ve somut bir tespit şekilde ispat olunamadığından müteveffanın yüzde 15 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir
Dava konusu --- plakalı, --- model-----marka /model zirai traktörün kaza tarihinde tescil kaydının davacı müteveffa adına kayıtlı olmadığı dava dışı ----- adına tescil olunduğu hususu gözetilerek hasar bedeli ve değer kaybı tazminatları yönünden açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir
Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile olayın ağırlığı, olay tarihi ve tarafların kusur durumları göz önünde bulundurularak 15.000 TL tazminatın talebe bağlılık ilkesi uyarınca kaza tarihi olan 25/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ----- tahsiline adı geçen davacılara belirtilen miktarlarda ödenmesine şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların müteveffa ------ yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin esastan REDDİNE,
2-Hasar bedeli ve değer kaybı tazminatları yönünden açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden REDDİNE,
3-Davacıların davalı ----- yönünden açmış oldukları manevi tazminat davasının kabulü ile; ----- yararına ayrı ayrı 15.000,00 TL ayrıca müteveffa ---- yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın davacılara miras payları oranında kaza tarihi olan 25/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ---- tahsiline adı geçen davacılara belirtilen miktarlarda ödenmesine,
4-Karar harcı 6.147,90 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 320,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.827,17 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 320,73 TL peşin harç olmak üzere toplam 380,03 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti ve adli tıp fatura ücreti olmak üzere toplam 9.451,10 TL'nin yargılama giderinin haklılık oranına göre 8.962,73 TL sinin davalı taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı ---- kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ---- ödenmesine,
9-Davacı ----- kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ---- 'e ödenmesine,
10-Davacı ----- kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı --- 'e ödenmesine,
11-Davacı ---- kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ---- 'e ödenmesine,
12-Davacı ----- kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ----'e ödenmesine,
13-Müteveffa ----- kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara ( miras payları oranında) ödenmesine,
14- Davalılar kendisini maddi tazminat davasında vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 4.904,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,
15-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.289,72 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 70,28 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
16-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline ve davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) diger davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.