T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/409 Esas
KARAR NO : 2026/421
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 30/03/2026
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 30/01/2023 tarihinde iki ortaklı ---------Ş.’ni kurduğunu, 03/02/2023 tarihinde --------- ili -------- ilçesi ---------- Mahallesi,--------- Sokak, --------- İş Merkezi No:---------- adresinde faaliyet gösteren işletmeyi, --------- 230.000 TL bedelle devraldığını, işletmenin tüm finansal yükünün davacı tarafından karşılandığını, eşi ve davalının, davacının yanında asgari ücretli olarak çalışmaya başladığını, 2023 yılı Haziran ayında, müvekkile; “genç girişimcilere yönelik devlet desteklerinden faydalanılabileceği, Bağ-Kur primleri ve çeşitli teşvik avantajları sağlanacağı” yönünde beyanda bulunularak ve davacı yanıltılarak, iradesi fesada uğratılarak, işletmenin davalının kurmuş olduğu şirkete devredildiğini, bu devir işleminin gerçek bir ekonomik karşılığa dayanmadığını, davacının iradesi sakatlanarak gerçekleştiğini, bu devir işleminden sonra davacının, işletmeden fiilen uzaklaştırıldığını ve işletme üzerindeki tasarruf yetkisinin ortadan kaldırıldığını, 230.000 TL devir bedeli ve işletmeye yapılan diğer harcamalara karşılık davacıya ödeme yapılmadığını, bu sebeple davalının sebepsiz zenginleştiğini, bu kapsamda doğan alacağın tahsili amacıyla --------- İcra Müdürlüğü -------- E, sayılı icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasıdır. HUAK'ın 18/A maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.Somut uyuşmazlıkta, dava dosyası mahkememize ---------- sayılı görevsizlik kararı ile 24.04.2026 tarihinde tevzi edilmiş olup, mahkememizin 27.04.2026 tarihli ara kararı ile ile davacı vekiline HUAK'ın 18/A maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, arabuluculuk son tutanağının mahkememize sunulması için bir haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından 29.04.2026 tarihli uyap üzerinden gönderdiği dilekçesi ile davanın Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış olup, bu nedenle dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru imkânı bulunulmadığı ve arabulucuk işlemlerini yeni başlattığını bildirdiği görülmüştür. Eldeki dava yönünden, yukarıda açıklandığı gibi HUAK'ın 18/A maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen 1 haftalık süre içerisinde son tutanağın aslının veya onaylı örneğinin sunulmasına ilişkin ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceğine ilişkin hüküm buyruk niteliğindedir. Diğer bir anlatımla bu konuda hâkimin takdir yetkisi bulunmadığı gibi son tutanağın 1 haftalık süre içerisinde sunulmaması yasa koyucu tarafından sonradan giderilmesi olanaklı dava şartı olarak öngörülmemiştir. ----------- Sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.
Anılan düzenlemelere göre dava açılmadan arabuluculuğa basvurulması gerektiği, is bu dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadığı, aksinin kabulü düzenlemenin amacına aykırı olacağı, bu hali ile arabulucuya başvuru şartının dava açılmadan önce yerine getirilmediği, görevsizlik kararı sonrasında mahkememize tevziden önce en azından arabulucuya başvurulmuş olmasının gerektiği, davacının 29/04/2026 tarihinde dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurduğu, açıklanan nedenlerle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği kanaat ile asağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-7155 Sayılı Kanunun 20'nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23'üncü maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça yatırılan 3.927,83 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 3.195,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2026 Full & Egal Universal Law Academy