T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 15/05/2023
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalısının ----- oto yedek parçası olan ürünleri satın almış olduğunu, emtianın nakliyesi için sigortalı tarafından ---- firmasının ana nakliyeci olarak görevlendirilmiş olduğunu, fiili olarak ta ---- firması ile antlaştığını, emtianın ----- adresten ----- plakalı araçlara yüklenerek Türkiye'ye doğru yola çıktığını, 12.07.2021 tarihinde araçların gümrüğe girdiği esnada, sebebi bilinmeyen bir yangının meydana geldiğini, yangının ------ sınırları içerisinde olmasından dolayı ihracat işleminin iptal edilerek, emtianın yükleme noktasına geri götürüldüğünü, yükleme noktasında yapılan teslimatla hasar tespit tutanağının tutulduğunu, buna göre yangından etkilenen malların üzerlerinde kötü bir kokulunun bulunduğu ve tozla kaplanmış olduğundan dolayı hurdaya ayrılması gerektiği kanaatine varıldığını, sigortalıya ait emtianın nakliye esnasında hasara uğraması sonucu oluşan sigortalı zararının müvekkil şirket tarafından karşılandığını, faturalar ve sovtaj durumu da dikkate alınarak toplam 44.037,00 USD sigortalının zararının olduğunu, Ekspertiz raporunda; Emtianın fiziksel olarak ağır hasar almadığı ancak kemer yedek parçası olarak kullanılacak ruloların üzerinde çok ciddi bir is kokusu olduğu, bu nedenle emtianın kalite departmanları tarafından verilen imha talebine katıldığı, 14 paletten alınan örneklerin tamamında ağır bir is kokusuna ek olarak bir kısmında küflenme, ve ıslaklık, bazılarında ise paslanmanın tespit edildiği, direksiyon simidi parçalarında görülen hasarların çok ciddi güvenlik ve kalite riskleri oluşturacağı, 14 palet / 5.050 adet / 3.864,127 kg net / 4.815,17 kg brüt cinsi emtianın tamamının hurda edilmesinin uygun olacağının tespit edildiğini, alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- Firması vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu hasarın tamamen taşıyan tarafından önlenemeyecek nedenlerle meydana geldiğini, davacının sigortalısına ödediği ödemenin hatır ödemesi olduğunu, ürünlerin taşınmasını üstlenen firmanın ---- firması olduğunu, dikkat ve özen yükümlülüklerinin müvekkil firmaya ait olmadığını, ilgili firma üzerinde olduğunu, huzurdaki olayda müvekkili şirketin üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü her ne kadar hakkıyla yerine getirmiş olsa da mücbir bir sebepten dolayı zararın meydana geldiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, hasarlı olduğu iddia edilen ambalaj kısmının eksik brüt ağırlığının 8,33 SDR hesap birimi karşılığı kadar tutarın üst sınırı olarak hesap yapılması gerektiği, ekspertiz raporunda sovtaj bedellerinin hesap edilmediğini, beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- firması vekili cevap dilekçesinde; Hasar miktarının yüksek ve ispatlanması gerektiğini, hasarlanan mala ilişkin gerçek bir tespitin yapılmamış olduğunu, yol çalışması yapan iş makinesinden çıkan sıcak duman ve kıvılcımlar nedeniyle dorsenin brandasının tutuştuğunu, yangının çok büyümeden söndürüldüğünü, yangının müvekkil şirketin personelinin kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği nedenden dolayı meydana geldiğini, emtialarda fiziksel bir hasarın olmadığını, bu nedenle sovtaj bedelinin hasar bedelinden düşülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava Emtia Blok Abonman sigortasıyla sigortalı emtianın karayolu ile taşınması esnasında meydana gelen yangın sonucunda ödenen hasar bedelinin rücuen tazminine ilişkin takiplere yönelik itirazın iptali istemidir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış ve hakkındaki takibi durdurmuş olan geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğünün ------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyet raporunda özetle; " Zarar gören emtianın özellikleri dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, sovtaj bedeli ve poliçe muafiyet miktarı dikkate alındığında, toplam zarar miktarının 43.267,04 USD doları olacağı, davacı sigorta şirketinin rücuen tazminat talebine dayanak zararın meydana gelmesindeki ana etken olan araçtaki yangında, CMR Konvansiyonu 17'nci maddesi 2.paragraf gereğince, davalılardan fiili alt taşıyının önlemesine imkan bulunmadığı anlaşılan basiretli bir taşıyıcının göstermesi gerekli özenin yokluğundan söz edilemeyeceği, gerek davalı akdi/üst taşıyıcı -----gerekse diğer davalı ----- meydana gelen zarardan sorumluluğundan söz edilemeyeceği, zararda sorumluğundan söz edilemeyeceği, davacının her ne kadar sigortalısına hasar ödemesi yapmış olsa da davalı taşıyıcılardan gerçek zarar tutarını talep edemeyeceği, davalıların kendileri aleyhine başlatılan takibe vaki itirazlarının yerinde olacağı " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle;" Verilen kök rapordaki sonuç ve kanaatlerde bir değişiklik olmadığı şeklinde " şeklinde rapor sunulmuştur.Dosya kapsamına göre davacının sigortalısı ---- davadışı --- satıcı ---- firmasından teslim şekliyle satın aldığı 5 adet fatura muhtevası emtianın ve 1 adet fatura ile davadışı satıcı ----- firmasından satın alınan emtianın taşıma işinin davalılardan --- tarafından üstlenildiği, ---- taşıma işini davalılardan ---- devrettiği, taşıma organizasyonunda davalılardan ---- akdi taşıyıcı, davalılardan ---- fiili/alt taşıyıcı konumunda bulunduğu ve fiili taşıyıcı ---- 12.07.2021/---- tanzim tarihli CMR belgesi düzenlediği, bir kısım emtianın taşıma esnasında meydana gelen yangın nedeniyle zayi olduğu görülmüştür.6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa, bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.
CMR konvansiyonu 3. maddesinde; taşımacının, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasındaki hareket ve ihmallerinden, sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacağı düzenlenmiştir.CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşımacı sorumlu tutulamaz. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıttan veya çalışanlarının hata veya ihmallerinden dolayı sorumludur.
Somut olayda uyuşmazlık meydana gelen yangının davalı fiili taşıyıcı tarafından önlenip önlenemeyeceği, yangının meydana gelmesinde taşıyıcının bir kusurunun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. ----- ilçesi Polis Müdürlüğü tarafından tutanak ve araç şöforü tarafından tutulan tutanağa göre yangın davalı fiili taşıyıcıdan sadır bir yangının söz konusu olmadığı, emtiayı taşıyan araçtaki brandanın yol çalışması esnasında çalışan başka bir aracın eksozundan çıkan kıvılcımların sıçramasıyla meydana geldiği, yangının meydana gelmesinde fiili taşıyıcının kusurunun olmadığı, taşımacının önlemesine olanak bulunmayan bir durumdan ileri geldiği anlaşıldığı, bu durumda akdi ve fiili taşıyıcının CMR konvansiyonu 17. Maddesine göre sorumluluğundan bahsedilemeyeceği kanaati ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığından davalıların kötüniyet tazminatı talepleri yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine,
3-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 11.621,96-TL harcın mahsubu ile artan 11.194,36-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 126.092,81-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan her bir davalı için ayrı ayrı alınarak davalılara verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.