T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/43 Esas
KARAR NO: 2023/270
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/01/2023
KARAR TARİHİ: 13/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin ----Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun çerçevesinde, ---- Yakasında ----Devlet Yolu (----- Karayolu) ile ----- Yakasında tarihi yarımadadaki----Caddesini (----- yolu) birleştiren ----- yapım ve işletmesi ile görevli olduğunu, proje, süre sonunda -----Genel Müdürlüğü’ne devredileceğini, davalı adına kayıtlı araçlar ile çeşitli tarihlerde ----- ücret ödemeksizin geçişler gerçekleştirildiğini, işletme hakkı ve görevi müvekkili şirkette bulunan tünelden yapılan geçişler 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5 maddesi kapsamında ücretlendirilmekte ve aynı düzenleme kapsamında ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde; geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza uygulandığını, borçlu şirket, adına kayıtlı ----- plakalı araçları ile vekil edenin işletiminde olan----- ücret ödemeksizin, ihlalli geçiş gerçekleştirdiğini, söz konusu ihlalli geçişler nedeni ile doğan müvekkili şirket alacağı -----Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, davalı tarafça,------ Esas sayılı dosyasına yasal süresi içinde borca itiraz edildiğini, davalı tarafça süresinde yapılan itiraz nedeni ile icra takibnin durduğunu, müvekkili şirket ve davalı tacir olduğundan, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak anlaşmaya varılamadığını, bu nedenle haksız itirazlarının iptali için işbu davanın ikamesi zorunlu olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itiraz haksız ve kötü niyetli olup, davalı mülkiyetinde bulunan araçların yaptığı ihlalli geçişlerin ücret ve buna yasa gereği tahakkuk eden cezadan sorumlu olmadığı iddiasının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, Yasanın düzenlemesinde de açıkça ifade edildiği üzere, geçiş ücret, ceza ve ferilerinin araç sahiplerinin sorumluluğunda olduğunu, -----Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi de, araç sahiplerinin 6100 sayılı kanun uyarınca geçiş ücreti ve cezadan sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun yasadan kaynaklandığına hükmettiğini, kaldı ki davalı da araç sahipliğini ve geçişlerin yapıldığını inkar etmemekte olup, ödeme savunması da olmadığı için davalı borçlunun itirazında haksız olduğu açıkça anlaşıldığını, açıklanan nedenler ve toplanacak deliller doğrultusunda, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin ve başkaca tüm yasal talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile, davalı tarafın -----. İcra Müdürlüğü----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına; davalının, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP / TALEP :
Davalı ------ dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen işbu şirket tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Anılan davalı şirketin temsilcisi duruşmalara katılmamış; şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER :
----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, -----Bölge Müdürlüğü kayıtları, İhlalli Geçiş Bilgi ve Dökümleri, İhlalli Geçiş Fotoğrafları, Provizyon Kayıtları (CD), dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince İtirazın İptali, takibin devamı ve tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili ve dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istememeleri üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilmiş ve tüm deliller toplanmış, incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Karar duruşmasında da hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;"(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.
Olay ve dava tarihinde yürürlükte olan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Ve Görevleri hakkındaki kanunun 30/5 maddesinde "4046,3465 ve 3996 kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin dört katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir." hükmü ile aynı kanunun 30/7.maddesinde 'Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan ,ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz' hükmü bulunmaktadır.Yapılan yargılama, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler ve toplanan delillere göre somut olaya bakıldığında öncelikle davanın dayanağı olan ----- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu ihlalli geçişleri yaptığı iddia edilen -----plaka sayılı aracın trafik tescil kayıtları getirtilerek dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Yapılan incelemede aracın ihlalli geçiş tarihlerinde davalı şirket adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Yine -----Başmüdürlüğüne müzekkere yazılarak ihlalli geçişin yapıldığı 04/02/2021 ilâ 31/03/2022 tarihleri arasında davalı şirkete ait işbu aracın -----ürünü bulunup bulunmadığı sorulmuş verilen yanıtta ihlalli geçişin yapıldığı tarih aralığında ----plakalı araca tanımlı ---- numaralı ----- ürünü bulunduğu ancak 3.00 TL bakiyesi olduğu ve herhangi bir hesap hareketi bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Somut olayda davacı şirketin-----yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini üstlendiği , davacı şirket tarafından,-----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasından, işlettiği tünelden davalı adına kayıtlı araçların 04/02/2021 ilâ 31/03/2022 tarihleri arasında toplam üç kez ihlalli geçiş yapması nedeniyle tahakkuk eden geçiş ücretleri ve 6001 sayılı kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretlerinin dört katı tutarındaki cezaya ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, takibe ve borca genel nitelikte yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce; davalı davaya cevap vermediğinden iddianın inkar edilmiş olduğu kabul edilerek davacı tarafça gösterilen deliller toplanmış, ilgili kayıt ve belgeler celbedilmiş ve incelenmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede ihlali geçiş yapan aracın ------ ürünü bulunmakla birlikte ihlalli geçiş tarihlerinde yeterli bakiyesinin bulunmadığı, yapılan provizyon işlemlerine rağmen geçiş ücretlerinin tahsil edilemediği, aracın davacının işlettiği tünelden geçişlerinin fotoğraflar ve ihlalli geçiş bilgileri ile sabit olduğu, hizmetin niteliği ve işleyişi gereği ödeme yükümlülüğünün ve bunu ispat etmenin hizmeti kullanan davalı tarafta olduğu ve buna göre iddia edildiği üzere geçişler yapıldığı halde yapılan hesaplama sonucunda ödenmesi gereken geçiş ücretleri ve dört katı ceza miktarı toplamının takip ve dava dosyasıyla uyumlu ve doğru olduğu tespit ve tayin edilmiştir. Filhakika, özellikle basit matematik bilgisi yanında genel hakimlik bilgi ve tecrübesi ile uyuşmazlık çözüldüğünden bilirkişi deliline başvurmaya ve rapor almaya gerek görülmemiştir. Öte yandan yeri gelmişken davaya konu olayda özel işletmeye tabi tünelden geçiş hizmetinin niteliği gereği 'sürücü ehliyeti sahibi' hizmeti alanlar tarafından şartları ve sonuçları önceden bilindiğinden ve/veya nesnel olarak bilindiği kabul edildiğinden otoyol-tünel giriş ve çıkışında sistem tarafından yapılan ücretsiz geçiş yapıldığına dair uyarı ve ödemenin yapılmasına ilişkin bildirim dışında yasal olarak ihlalli geçiş tutanağı veya idari yaptırım karar tutanağı düzenlenerek muhataba ihbar ve tebliğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı da ifade edilmelidir. Sürücünün eylemlerinden sorumlu olan işleten sıfatındaki davalı şirketin basiretli tacir gibi davranma ve bu kapsamda araçlarına ----- ürünü edinerek hesabında yeterli para (bakiye) bulundurma ve/veya ihlali geçişten itibaren günümüzün teknolojik imkanlarına ve uygulamalarına göre İnternet ortamında yapılacak basit bir sorguya göre borç tespit edilerek on beş gün içinde ödeme hakkı ve yükümlülüğü de caridir. (KTK,85-TTK,18/2) Mamafih, olayda davalı şirketin geçiş tarihlerinde ------ ürünün alarak hesabında yeterli bakiye bulundurmadığı gibi ihlalli geçişlerden itibaren on beş gün içinde herhangi bir şekilde ödeme yapmadığı da gözetildiğinde davacının geçiş ücretleri ile birlikte dört katı tutarında ceza miktarı talebinde bulunmasında ve davasında haklı olduğu ve davacı tarafın davasını açıklanan delillerle usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına göre faizin niteliği ve takip tarihindeki oranı da denetlenip gözetilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile, davalı-borçlunun------Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacağa (795,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın, takip hukuku acısından amacı ışığında yapılan değerlendirmede; davalının itirazının haksızlığına karar verilmesi ve yapılan yargılamaya göre davalının borcunun varlığı ve gerçek miktarını tahkik ve tespit edebilir durumda olduğunun anlaşılması nedeniyle dava konusu alacağın muayyen/likid olduğu anlaşılmakla İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 159,00 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ; 25.08.2022 tarihli Arabulucu ----- tarafından düzenlenen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı içeriğine göre davalı şirket toplantıya katılmadığından özel yasa niteliğindeki Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesi ve buna göre genel yasa niteliğindeki HMK'nin 326/1. maddeleri gereğince tamamen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi -----bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile icra takibinin asıl alacağa (795,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen DEVAMINA,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (795,00 TL) %20'i olan 159,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcı başlangıçta peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 127,50 TL posta masrafı olmak üzere olmak olmak üzere toplam 512,90 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 795,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (795,00 TL