T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/181 Esas
KARAR NO: 2023/215
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/03/2022
KARAR TARİHİ: 16/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtlı ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait ---- plakalı araç arasında --- tarihinde maddi hasarlı trafik kaza meydana geldiğini, işbu kazada müvekkilinin ----kayıtlarında %0 kusurlu göründüğünü, işbu kazaya ilişkin olarak öncelikle ----Esas numaralı dosya ile ---- başvurulduğunu, ancak komisyonun ---tarihinde vermiş olduğu----- kararı ile uyuşmazlık dosyası hakkına 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. Maddesi kapsamında hüküm tesisine yer olmadığına, uyuşmazlığın yetkili ve görevli mahkemede görülmesi gerektiğine dair karar verildiğini, bilindiği üzere ve TBK'nın 154. Maddesinde de sabit olduğu üzere sigorta tahkim komisyonuna başvuru zamanaşımı süresini kestiğini, kesilen zamanaşımı süresi en baştan yeniden işlemeye başladığını, ------ haksız fiil zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren işlemeye başladığının kabulü gerektiğini, bunun yanında -----başvuru tarihinden önceki dönemde ----- tarihinde yürürlüğe giren ------- tarihine kadar sürelerin uzatılmış olduğu da dikkate alındığında tazminat alacağına ilişkin zaman aşımı süresinin dolmamış olduğu zararı talep etme süresinin ----- ek sürenin olduğu görüleceğini, kaza sebebi ile müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana gelmiş olup, ortaya çıkan hasar sebebi ile müvekkile ait aracın hasara uğradığını, müvekkilinin verdiği vekalet sonrası; değer kaybı miktarının tespiti amacı ile, ----- müracaat edildiğini, eksperden rapor alındığını, bağımsız sigorta eksperleri tarafından hazırlanan raporların delil niteliğinde olduğu göz önüne alınması gerektiğini, kusur oranının tespiti amacı ile alınan hizmet sonucunda müvekkilinin aracında meydana gelen toplam değer kaybı tutarının------ olduğu ve bu bedelin tamamının davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olacağı aşikar olduğunu, söz konusu ekspertiz incelemesi ve hasar tutarının tespiti için, müvekkili tarafından 198,31-TL ödeme yapıldığını, tüm ödemelerin TTK 1426 Md. uyarınca sigorta şirketi sorumluluğunda olduğunu, haksız fiillerde sorumluluğu düzenleyen TBK 49/1 maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi yer aldığını, dava konusu olay nedeni ile oluşan hasar ilişkin zarardan, davalı sigorta şirketi de sorumlu olduğunu,------ gereğince, hasar teminat kapsamında yer aldığını ve sigorta şirketleri de haksız fiil failleri ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu, davanın kabulüne, ----- tarihinde davalı yanın sigortalısının (%100) kusuru sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile alacaklı olan müvekkilin uğradığı zarara ilişkin fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımızın saklı kalmak üzere 4.000-TL değer kaybı tutarı ve 198,31-TL Ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 4.198,31-TL tutarındaki maddi tazminat miktarının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yanlardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Başvuruya konu olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde yasal takibe geçilmesi gerektiğini, işbu dava ile istenen tazminatın talep hakkının zamanaşımına uğradığını, KTK 109 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğradığını, hasar tarihi ----olup arabulucuya başvuru tarihi ---- olduğundan konu talep zamanaşımına uğramış olup, öncelikle esasa girmeden davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini, davacı tarafından usulden reddedilen ve dava dilekçesinde de bahsedilmiş olan ----- sayılı dosyadan başka, aynı kazadan kaynaklı değer kaybı talebi olan ------sayılı dosyası da mevcut olduğunu, derdestlik sebebi ile de davanın reddini talep ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan --- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- sigortalı olduğunu, kaza tarihi olan---- itibarı ile poliçe teminatı limiti maddi hasarlarda---- olduğunu, başvuranın müvekkili şirkete başvurusu nedeni ile ----- numaralı hasar dosyası açıldığını, fakat araştırma sonucu : sigortalı aracın trafik sigorta poliçesinin ---- tarihinde düzenlenmesinin tesadüf olmadığını, kaza olayının ---- tarihinden önce gerçekleşmesi sonrası ----- aracın--------tanzim ettirilerek------ tarihinde tarafların buluşarak tutanak tanzim ettikleri düşünülmüş olup talebin reddedildiğini, huzurdaki davanın da aynı sebepten reddini talep ettiklerini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, nitekim başvuran taraf eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde, başvurunun belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması karşısında, konuya ilişkin --------- sayılı kararında da yer verildiği üzere, başvurunun hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, talebi kabul anlamına gelmemek üzere, davacı yan tarafından talep edilen değer kaybı tutarı, ------ tarihinde -------- tarafından yayımlanan ve yürürlüğe giren değer kaybı hesaplama yöntemlerine uygun olmadığını, dolayısıyla araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybının kabulü mümkün olmadığını, değer kaybı talep edilen aracın, kaza tarihi itibariyle kilometre, aynı aracın daha önce kazası bulunup bulunmadığı dikkate alınması gerektiğini, aracın, daha önce başka kazasının bulunduğu durumda; araç "hasarsızlık" vasfını talep konusu kazadan önce kaybetmiş olacağından, değer kaybı iddialarının kabulü mümkün olmayacağını, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, başvuru sahibinin sözleşmenin tarafı olmaması ve sigortalı aracın ticari bir araç olmaması gibi hususlar dikkate alınarak avans faiz istemi de yerinde olmadığını, davanın zamanaşımından reddine, davanın derdestlik sebebi ile reddine, kusur ve hasara yönelik itirazlarımızın kabulü ile kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddine, aracın yaşı ve yüksek kilometresi dikkate alınarak değer kaybı taleplerinin reddine, fahiş hasar bedeli taleplerinin reddine, aksi halde, Kusura ilişkin ve hasara ilişkin itirazların kabulü ile kusur konusunda -------nezdinde kusur incelemesi yapılmasına, kazanın meydana gelmesindeki kusur ile araçtaki hasar tutarının ve değer kaybının, ekte sunduğu genel şartlarla belirlenen kriterlere göre hesaplanmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesine; davacıya ait aracın kullanılmışlık katsayısı, hasar boyutu katsayısı ve araç baz değeri göz önüne alındığında talep edilen fahiş değer kaybı taleplerinin reddine, değer kaybı talep edilen aracın eski tarihli kaza kayıtlarının tramerden sorgulanmasına, değer kaybına ilişkin talepler yönünden ise sigorta ekspertiz incelemesi yapılmasına karar verilmesini, davacı yanın fahiş orandaki değer kaybı taleplerinin reddine, ticari faiz yürütülmesi talebinin reddine, dava açılmasına müvekkili şirketçe sebebiyet verilmemiş olduğundan yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden aleyhe hüküm kurulmamasına, davacı yanın kaza tarihinden faiz taleplerinin yukarıda izah edildiği üzere reddine, netice itibarıyla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,----- dosyası Davacıya ------ Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Poliçesi, Hasar Dosyası,---- Kayıtları----- Kayıtları, Kaza Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu ve ek raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava , Trafik Kazası Nedeniyle Davacının Maliki Olduğu Araçta Meydana Gelen Hasar Nedeniyle Oluşan Değer Kaybı Tazminatının -------Kapsamında Davalı Sigorta Şirketinden Tahsili İstemine İlişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşvik yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri ve delillerin incelenmesi tamamlanmış, karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.
Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere--------- aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan -------- maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere,------- motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu --------maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacının maliki olduğu ---- plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketine kaza tarihine kapsar şekilde--- başlangıç ve bitiş tarihli--- maliki ve sürücücü ------plaka sayılı plaka sayılı araç araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazaya ilişkin olarak taraflarca maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiştir. Davacı taraf kaza nedeniyle aracında hasar meydana geldiği ve bu nedenle değer kaybı da oluştuğu iddiası ile kazada kusurlu olduğunu düşündüğü karşı tarafın aracının sigortacısına karşı işbu davayı açmıştır. Filvaki olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar ve değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti ve hasar ve zarar durumunun varlığının ortaya çıkarılması halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve dosya kusur durum ve oranı ile hasar ve değer kaybı yönünden rapor düzenlenmesi için konusunda uzman bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ------ tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda hazırlanan ---- tarihli raporda özetle; kazada kusurun kavşaklarda geçiş önceliğine uymama asli kuralını ihlal ettiğinden davalıya sigortalı araç sürücüsü ---- % 100 kusurlu olduğu , davacı sürücü----- kusurunun olmadığı , kaza nedeniyle davacının aracında 3.984,22 TL hasar onarım bedeli ve 3.149,00 TL değer kaybı meydana geldiği yönünde tespit , hesap ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce işbu kusur raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Özellikle değer kaybı hesaplama yönteminin ------uygulaması gereği kaza öncesi ve kaza sonrası aracın piyasa değeri arasındaki farka yönelik hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 27.12.2022 tarihli ek raporda anılan hesaplama yöntemine göre değer kaybının 3.200,00 TL olduğu rapor edilmiştir. İşbu ek raporda taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş ancak davalı vekili tarafından herhangi bir beyan verilmemiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede öncelikle bilirkişi raporuna da yansıdığı üzere taraflarca düzenlenen trafik kazası tespit tutanağındaki basit korki, yazılı sürücü görüşleri ile ekspertiz ve bilirkişi raporuna göre kazada kusurun tamamen KTK'nin 84/1-h maddesinde yazılı kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak asli kuralını ihlal eden davalıya sigortalı araç sürücüsü --- olduğu, davacının maliki olduğu araç sürücüsünün ise normatif kurallara ve kazanın oluşumuna göre kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla olaya ve oluşa uygun bilirkişi kusur raporunun yerinde olduğu kabul ve takdir edilmiştir. ------Dosyaya mübrez bilgi ,belge, kaza yeri ve kazalı araç fotoğrafları, aracın marka ve modeline göre kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki farka göre belirlenen ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporuna göre hasar onarım bedeli ve bundan neşet eden 3.200,00 TL değer kaybı miktarı da kadri maruf bulunmuştur. Olayların gerçekleşme biçimine göre davalıya sigortalı aracın tespit ve tayin olunun kusur oranı nazarında davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu tutulması ilkesi gereğince gerçek zararı tamamen ödemesi gerektiği değerlendirilmiştir. Binaenaleyh; davacının davasını, TBK,49,50/1 KTK,90, 91/1, 85/1-son, 86/1------ temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre değer kaybına ilişkin olmak üzere davadaki vaki talebe göre kısmen ispat ettiği ve işbu yönden davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesi esasında; eldeki olayda davalı sigorta şirketine KTK'nin 99/1 maddesi ve ------ genel şartları uyarınca yapılan başvuruya bağlı temerrüt tarihi de denetlenmek ve resen belirlenmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.200,00 TL değer kaybı tazminatın temerrüt tarihi olan 16.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 36.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ( 800,00 TL )talebin reddine, arar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak kabul-ret oranlarına göre belirlenmiştir. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi-------- bütçesinden ödenen dava şartı arabuluculuk ücretinin de az yukarıdaki esaslar çerçevesinde karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kısmen kabulü ile; 3.200,00 TL değer kaybı tazminatın temerrüt tarihi olan 16.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 36.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ( 800,00 TL )talebin reddine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 218,59 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 137,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,80) üzerinden hesaplanan 1.248,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,20) üzerinden hesaplanan 312,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 172,90 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan 66,50 TL posta ücreti ve 1.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 198,31 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 1.264,81 TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,80) ve ret (%0,20) oranına göre 1.011,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, davalı tarafından vekille temsil dışında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.200,00 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 800,00 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı (Kabul: 3.200,00 TL / Ret: 800,00 TL