T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/395 Esas
KARAR NO: 2023/216
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 06/06/2022
KARAR TARİHİ: 16/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı gereği arabulucuya başvurulduğunu ve davalı yan ile anlaşma sağlanamadığını, davalı sigorta şirketince ---- poliçesi ile sigortalanmış---- plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olarak müvekkiline ait ----- plakalı araca çarptığını ve bu kaza neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasar miktarının sigorta eksperi -----olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine ----- tarihinde müracaat yapılmış ise de yasal süreler içerisinde taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza tespit tutanağına göre davalı sigorta şirketinin poliçesi ile teminat altına alınan ---- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, bu hususun----- Kaza tespit tutanağı detayı başlıklı evrak ile de sabit olduğunu, meydana gelen kazada sürücüsü ---- sevk ve idaresindeki------ plakalı aracın trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğu açık olduğu, araç sürücüsünün kusuru doğrultusunda davalının tazminat sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde hasar tutarını karşılamakla sorumlu olduğunu, hasarlı araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir iskonto uygulanması kabul edilemeyeceğini, asıl olan gerçek zararın tazmin edilmesi gerektiğini, bu nedenle davalının hasar bedelinin iskontosuz haliyle tazmin etmesi gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın onarılmasında gerçek zararın tazmin edilmesinin esas olduğunu, davalının gerçek zararı ödeme yükümlülüğünde---- dahil olduğunu, bu sebeple müvekkilinin aracında meydana gelen zararın hesaplanmasında ---- da dahil edilmesi gerektiğini, davalı tarafın asıl yükümlülüğü ------ kapsamında meydana gelen gerçek zararı tazmin etmesi gerektiğini, bu sebeple arcın ne kadar maliyetle onarıldığı önem taşıdığını, asıl olan aracın onarılması değil, zararın giderilmesinin gerektiği, bu kapsamda herhangi bir fatura ibrazına da gerek bulunmadığını, fatura olmaması aracın tamir edilmediği anlamına gelmediğini,----- ödenmesi gerektiğini, davalı kurum olay tarihinden itibaren avans faizin sorumlu olduğunu, fazlaya ve sair hususlara ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin----- sayılı aracında meydana gelen hasarın tazmini olarak şimdilik 11.044,00 TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesi ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin sigorta poliçesi limitleri dahilinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Kazaya karıştığı ifade edilen ---- plakalı araç müvekkili şirket --- tarafından------ tarihleri arasında geçerli olmak üzere-------- ile sigortalandığını, işbu dava ile istenen tazminatının talep hakkı zamanaşımına uğradığını, KTK 109 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğradığını, davacıların talep hakkı zamanaşımına uğradığını, dolayısıyla, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı yanın aracında meydana gelen değer kaybı dolayısıyla müvekkili şirket tarafından 16.09.2021 tarihinde 6.177 TL değer kaybı ve ferileri olmak üzere toplam 13.311,40 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerin taraflar arasında çekişmesiz olduğunu, bu ödemeler ile müvekkilinin sorumluluğu sona erdiğinden ve davacının zararı karşılandığından davanın reddini talep ettiklerini, -------- gereği, ek tazminat talebi ancak hesaplama yöntemi vb. nedenlerden kaynaklanmayan açık şekilde eksik ödeme bulunduğu durumlarda mümkün olabildiğini, açık şekilde eksik ödeme ise ----- kararlarında, ödenen tutarın bir tutarı veya ona yakın bir miktar olarak açıklandığını, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde, yapılacak yargılamada tarafların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini,------- meblağ sigortası olmadığından, müvekkili şirket oluşan zararlardan ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde ve ödeme miktarı çıkarılınca bakiye kalan poliçe limiti ile sorumlu tutulabileceğini, bunun için öncelikle kazadaki kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacı yan tarafından iddia edilen hasar tutarının fahiş olduğunu, aracın iddia edilen kaza ile bu derece hasara uğraması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi; davacı kazadan kaynaklanmayan; kaza ile illiyeti olmayan hususlarda da talepte bulunduğunu, bu yönüyle de varsa ceza dosyasının maddi vakıanın meydana geliş şekli açısından kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, hasar ile kazanın illiyet bağının, hasar miktarlarının ayrı ayrı kanıtlanması gerektiğini, ayrıca dolaylı zararların sigorta poliçesi teminatında olmadığını, bu nedenle dolaylı zararlar müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, ----- ilgili kararında Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. Maddesine göre dolaylı zararlardan sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığı hüküm altına alındığını, sigorta şirketi açısından ödeme yükümlülüğünün doğabilmesi için gerek hasar gerekse de kusura ilişkin tüm belgelerin tam ve ödemeye esas alınabilecek nitelikte olması gerektiğini, bu nedenle kaza tarihinden faiz isteminin reddi gerektiğini, anlaşmalı veya anlaşmasız, indirimli/iskontolu veya indirimsiz/iskontosuz olarak onarımı yapılmış bir aracın teslim alınmasından sonra anlaşmaya aykırı bir onarım varsa bunun için başvurulacak yer, onarımı gerçekleştiren dava dışı onarım servisi olduğunu, sigorta şirketi ile anlaşmalı servisin indirimli tamir ücreti ile, eksper bilirkişilerin, anlaşmasız servislerin indirimsiz/iskontosuz ücretlerini baz alarak yaptıkları hesaplamalar sonunda buldukları tamir ücreti arasındaki farkın, başvuranın hasar zararı olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, kaldı ki tazminat bir kişinin başka bir kişiye verdiği maddi veya manevi zararın tazmini için zarar görene verdiği para olarak tanımlandığını, Sigorta şirketine sigorta ettirilen bir malın hasara uğraması dolayısıyla sigorta şirketinden alınan tazminat, gelir veya kurumlar vergisi açısında gelir arttırıcı yahut gider azaltıcı etki yapmakla beraber --- tabi olmadığını, nitekim fatura sunulmaksızın --- tutarının talep edilmesi ve ---- tutarına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından, ------ gereği, ilgili belgelerle yapılan başvurulara derhal eksper ataması yapılarak, kusur durumu ve hasar miktarına göre mağdurların zararı karşılandığını, 5684 Sayılı Sigortacılık yasasının çeşitli maddelerinde Sigorta Eksperliği, mesleki faaliyetinin kapsamı, denetimi, faaliyetin gereği gibi yerine getirilmemesi halinde uygulanacak müeyyideler düzenlendiğini, ayrıca aynı kanuna dayanılarak çıkarılan ------- sigorta eksperliği kursları, sınavları ve stajı düzenlendiğini, stajı tamamlayanlara ------- başvurmaları üzerine ------- ruhsatname verileceği kurala bağlandığını, müvekkili şirket; ------ sürekli denetiminde bulunan ve özel kanun hükümlerine göre sigortacılık hizmetini ifa eden bir kurum olduğunu, öte yandan davayı kabul anlamına gelmemek üzere trafik sigortası genel şartları gereği sigorta şirketinin temerrüdü ödemeye esas tüm belgeleri içerir başvurudan 8 iş günü geçmesi ile başladığını, dolayısıyla sigorta şirketi açısından ödeme yükümlülüğünün doğabilmesi için gerek hasar gerekse de kusura ilişkin tüm belgelerin tam ve ödemeye esas alınabilecek nitelikte olması gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler ve Mahkemece resen tespit edilecek sebeplerle; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine yapılan ödemeler ile müvekkili şirketin sorumluluğu sona erdiğinden davanın reddine aracın dava konusu kazadan öncekin hasarlarının tespitine, faiz hesaplanırken temerrüt tarihinin esas alınmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkili şirketin ihbar olunan sıfatına sahip olması sebebiyle haklarında hüküm kurulmamasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Hasar Dosyası,------ Kayıtları, ----- Kayıtları, Kaza Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Sigorta Cevabı, ------Kararı, Faturalar, Fotoğraflar, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLAR:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle Davacı şirketin Maliki Olduğu Araçta Meydana Gelen Hasar onarım zararının ------- Kapsamında Davalı Sigorta Şirketinden tazmin ve tahsili İstemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşvik yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri ve delillerin incelenmesi tamamlanmış, karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez ------- tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.
Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan ------- “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, -------- şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere,-------motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan ------- sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ---- tarihinde davacı şirket adına kayıtl---- plaka sayılı araç ile ---- plaka sayılı dava dışı ----- sevk ve idaresindeki araç ile başkaca araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davaya konu kazada kusurlu olduğu öne sürülen ---- plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ---- kayıtlı olduğu, davalı sigorta şirketine ise ---- başlanğıç - bitiş tarihli maddi hasar halinde araç başına------ limitli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda sürücüler tarafından görüşlerinin yazılı olduğu maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı dosyaya sunulmuştur. Davacı şirket aracında hasar meydana geldiği ve hasar onarım bedelinin kazada kusurun karşı tarafların sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünde olduğu iddiası ile işbu davayı açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafın KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı ve gerçek zararın ödenmediği celbedilen hasar dosyası örneğinden anlaşılmış ve böylece dava şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar ve onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti ile hasarın havi zararın ortaya çıkarılması halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağındaki sürücü görüşleri ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazaran kusur ve hasar onarım bedeli konusunda rapor düzenlenmesi için dosya makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi---- tarafından hazırlanan ---- tarhli işbu raporda özetle ; ----- sayılı araçta meydan gelen hasar ile ilgili arakasında seyir eden --- plaka sayılı araç sürücüsü ---- seyir eden --- plakalı araç ile arasında emniyetli mesafe bırakmayarak Önünde seyir eden ---- plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpmak suretiyle kazanın meydan gelmesinde: --- sayılı araç sürücüsü--- % 100 Asli Kusurlu olduğu.------ maliyetli hasar bedeli olduğu yönünde, tespit, görüş ve hesap içeren rapor verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar da değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/d maddesi gereğince arkadan çarpma asli kuralını ihlal ettiğinden kazada asli ve tam kusurlu olduğu, davacının maliki olduğu araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı; benimsenen bilirkişi raporu ve sürücü görüşlerinin ve kaza krokisinin bulunduğu tutanak içeriğinden ve dosya kapsamından açıkça anlaşılmış olup davalının sorumluluğundaki araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul ve takdir edilerek işbu hususa yönelik itirazlar dinlenmemiştir. -------Hasar onarım bedeline gelince öncelikle bilindiği üzere Sigorta eksperlerinin hukuki statüsü ve sigorta eksperleri tarafından tanzim edilen raporların hukuki niteliği 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda düzenlenmiştir. Kanunun 2/1-n maddesinde sigorta eksperlerinin tarafsız ve bağımsız olduğu, aynı kanununun 22/13 fıkrasında sigorta eksperlerinin tarafsız olmak zorunda olduğu, yine aynı kanunun 22/17 fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu yönündeki düzenlemeler dikkate alındığında sigorta eksperleri tarafından düzenlenen raporların yargılama aşamasında itibar edilecek türden bir belge olduğu açıktır. Bu durumda birbirini doğrulayan ekspertiz raporu ve gerekçeli ve denetime açık olduğu için benimsenen bilirkişi raporuna göre hasar onarım bedeline yönelik yapılan itirazlar da yersizdir. Böylece dosyaya mübrez belge, bilgi, kaza yeri ve kazalı araç fotoğrafları, davacının aracının marka ve modeli ,delil niteliğindeki ekspertiz raporu ve benimsenen bilirkişi hasar/zarar raporuna göre de kazaya bağlı olarak ortaya çıkan hasar onarım bedeline ilişkin zarar miktarı da günün ekonomik koşullarına ve piyasa rayiçlerine göre kadri maruf bulunmuştur. Filhakika, gerçekleşen işbu durumlara ve davalıya sigortalı aracın tespit ve tayin olunun kusur oranı nazarında davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu tutulması ilkesi gereğince gerçek zararı tamamen ödemesi gerektiği değerlendirilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını TBK,49, 50/1, 74, KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. 266, maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı sigorta şirketi yönünden başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, işlemiş ve işleyecek faiz tür ve oranı, teminat limiti gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 11.044,00 TL değer kaybı tazminatın temerrüt tarihi olan 25/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddeSİ gereğince davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek ve maddi yazım hataları düzeltilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile 11.044,00 TL hasar onarım tazminatının temerrüt tarihi olan 25/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 754,42 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 188,61 TL harcın mahsubuyla bakiye 565,81 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 188,61 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 39,75 TL posta masrafı ve 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak olmak üzere toplam 1.320,56 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 9.200,00 TL maktu/ nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden (11.044,00 TL