T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/100 Esas
KARAR NO: 2023/192
DAVA: İtirazın İptali ( Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/02/2022
KARAR TARİHİ: 09/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -------- edim borçlanmak şartıyla kamuya ------ sunduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin elektrik hizmeti sunmayı taahhüt ettiğini, davalı ise; elektrik kullanımından doğan borcunu ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davalı tarafın aldığı hizmetten kaynaklanan borcu ödemediğini, müvekkil şirketin ödenmeyen fatura bedellerininin tahsilinin sağlanması amacıyla ------- esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, borçlunun davalı dosya borcuna itirazda bulunduğunu, işbu itiraz üzerine ilgili takibin durdurulduğunu, borçlunun borcunu ödediğine dair herhangi bir belge sunmadığını, bu sebeple borçlunu yapmış olduğu itirazın hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve asılsız olduğunu, işbu itirazın iptali davasını açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup-----tarihli toplantıda davalı tarafla anlaşma sağlanamadığını, davalı adına kesilen faturalar ve müvekkili şirket tarafından sağlanan hizmet karşılığında davalının borcunu ödemediği görüldüğünden alacağı varlığı ve belirlenebilir olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu minvalde müvekkili şirketin icra takibine konu olan likit ve muayyen alacağın bilerek ve kötü niyetle haksız yere itiraz eden davalı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine de karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- tarafından -------- sayılı dosyası ile borcun kaynağına yönelik herhangi bir bilgi içermeyen, fatura konusu adres belirtilmeyen ve takip dayanağı belgenin taraflarına tebliğ edilmemesi sebebiyle hangi sözleşme ile sayaç numarasına ait olduğunun tespiti taraflarınca yapılamayan, ----- tarihli fatura alacağı adı altında başlatılan icra takibi ödeme emri taraflarına tebliğ edilmiş olup işbu takip kanuna aykırı olduğundan taraflarınca ---- tarihinde ödeme emrine itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan konkordato başvurusuna binaen ------dosyası ile yapılan inceleme sonucunda müvekkili şirketin konkordato başvurusunun kabulüne karar verildiğini, müvekkili şirket aleyhine başlatılan söz konusu icra takibinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirketin-----------sayılı dosyası kapsamında ------ilanı için başvuruda bulunulduğunu, mahkemece verilen ara kararda ------ tarihinden itibaren hangi türde olursa olsun şirket malvarlığı, hak ve alacakları üzerinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, geçici mühlet ve verilen 2 aylık ek sürenin akabinde yapılan ------- tarihli duruşmada ise müvekkili şirket hakkında konkordato verildiğini, daha sonra----- tarihinde verilen ara karar ile anılan kesin mühlet kararı için 6 aylık ek süre tanındığını ve kesin mühlet ---- tarihine kadar uzatıldığını, son olarak ------ tarihinde ilgili mahkeme huzurunda gerçekleştirilen duruşmada konkordato kesin mühletinin iki ay süre ile tekrar uzatılmasına karar verildiğini, dosyanın --------hakkında verilen konkordato kesin mühletinin 1 ay süre ile uzatılması kararı verildiğini, akabinde yine -------- dosyasının ---------- kayıtlı------ taleplerinin kabulüne, karar verildiğini, devam eden süreçte -----konkordato projesindeki ödemelerin------- kararından sonra ödenmiş olması nazara alınarak konkordatoya tabi borcu kalmadığından, şartları oluşmayan davanın bu davacı yönünden reddine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin konkordato mühlet süresinde olduğundan, kanunda sınırlı olarak sayılan imtiyazlı alacaklar dışında müvekkili şirket aleyhine takip başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının takibini dayandırmış bulunduğu alacak ------ olduğunu, davacı/alacaklının takibini dayandırmış bulunduğu alacak konkordato başvurusunun tasdik tarihinden önce doğmuş olduğundan konkordato projesi kapsamında olduğunu, anılan ödeme emrinin tarihi ----- olduğunu, müvekkili şirket hakkında verilen ilk geçici mühlet kararının tarihi ise 08.11.2018 olduğunu, buradan anlaşılacağı üzere her halükarda takibe konu alacağın konkordato projesine dahil olması gerektiğini, somut olayda ise alacaklı tarafından komiserliğe bildirim dahi yapılmadığını işbu alacak, konkordato mühletinden ve tasdikinden önce doğduğunu, konkordato komiserliğine hiçbir surette bildirimde bulunulmaksızın takip işlemlerine devam edilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket hakkında ----- tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, bu nedenle de ------ tarihinden itibaren müvekkili şirkete karşı faiz işletilemeyeceği açık olduğunu, açıklanan gerekçelerle, davacı davasının reddine ve takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, haksız ve dayanaksız davanın esasa ilişkin açıklamalar kapsamında reddine, müvekkili şirket hakkında verilen konkordato kabul kararının Mahkemece dava neticesinde kurulacak hükme esas alınmasına, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/alacaklı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : ------- sayılı takip dosyası , Hukuk Uyuşmazlıklarında ---- Tutanağı, ---- Kayıtları,------,dosyası, ------Kayıtları, Fatura, Bilirkişi Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava , 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesi uyarınca İtirazın İptali ve Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh davetine rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin davayı sulh yoluyla çözmek istemediklerine yönelik ortak beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliler toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Davaya esas ----- sayılı dosyası ------ sistemi üzerinden çıkartılarak, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; ------- Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ------Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ------ yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. -----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ------- Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; ------- dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı olarak geçerli bir icra takibi başlatıldığı ve ödeme emri gönderildiği ,ödeme emrine süresi içinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş ve taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, abonelik sözleşmesi, ilgili bilgi ve belgeler ile fatura getirtilmiş ve dosya bilirkişi raporu düzenlenmesi için resen seçilen bir Elektrik Mühendisi bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi------- tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan ---- tarihli işbu rapora göre özetle ve mealen ; taraflar arasında ----- tarihinde imzalanmış sözleşmenin bulunduğunu, davaya konu faturanın ilgili dönemdeki tüketim için söz konusu tarihte geçerli mesken tarifesi üzerinden hesaplandığı ve hesaplamada herhangi bir hata bulunmadığı görülmüştür. Davaya konu 18.03.2019 son ödeme tarihli faturanın toplam bedeli 803,94 TL, söz konusu tüketime ilişkin gecikme zammı KDV dahil 295,53 TL, fatura bedeli ve gecikme zammı toplamı 1.099,47 TL olarak tespit ve mütalaa edildiği yönünde rapor verilmiştir. Mahkememizce işbu rapor taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve bilirkişi raporuna karşı davalı vekili tarafından verilen beyan ve itirazlar da değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle Konkordato davası ile İİKnin 294 maddesi uyarınca mühlet kararı verilmesi davalı hakkında itirazın iptali davası açılmasına veya açılan davanın yürütülmesine engel teşkil etmeyeceğinden işbu hususa yönelik savunma ve itirazlar yerinde görülmemiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sabit olduğu, davalının elektrik tüketim sözleşmesi gereğince düzenlenen faturaya konu borcu ödemediği, faturaya ve takibe konu borcun sabit, itirazın haksız ve yersiz olduğu anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince, mevcut bilirkişi raporu, sözleşme ilişkisi, fatura ve sair tüm deliller de gözetildiğinde açıkça ispatladığı sonuç ve kanaatiyle; dosyaya mübrez sözü geçen bilirkişi raporunun da gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı-borçlunun ----- sayılı takip dosyasına ------- olmak üzere toplam ---- alacak kısmına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin 803,94 TL asıl alacağa takipte gösterilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin------ davanın/talebin reddine, karar verilmiştir.
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; ------kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda alacağın gerçek miktarı belli olmasının yanında, davalı taraf da borcunun varlığı ve miktarını açık ve net olarak belirleyip tespit edebilir durumdadır. Bu nedenlerle davalının itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve davalı-borçlu yönünden sözleşme, fatura, icra takip dosyası ve bilirkişi raporu itibariyle mevcut alacak/borç likit/muayyen olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmakla asıl alacağın % 20'si olan 160,28 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir. Öte yandan davalı vekilinin, 2004 sayılı İİK'nin 67/2 maddesi gereğince kötüniyet tazminatına yönelik talebinin ise ; davanın asıl alacağa ilişkin olarak haklı olması ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, tazminatın asıl alacağa göre belirlenmesi ilkesi yanında davacının davalıya ızrar kastıyla ve kötü niyetle takip yaptığına yönelik davalının soyut beyanı ve talebi dışında hukuki bir tespit ve beyyine bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi --------bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ------- sayılı takip dosyasına ------- olmak üzere toplam 1.099,47 TL alacak kısmına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile icra takibinin 803,94 TL asıl alacağa takipte gösterilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin (57,30 TL) davanın/talebin REDDİNE,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın %20'si olan 160,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Davalının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminat talebinin REDDİNE,
5-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179.90 TL karar ve ilam harcına, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 99,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,95) üzerinden hesaplanan 1.482,12 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,05) üzerinden hesaplanan 77,88 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 172,90 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-)Davacı tarafından yapılan 62,50 TL posta ücreti ve 750,00 TL Bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 812,50 TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,95) ve ret (%0,05) oranına göre 771,94 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, davalı tarafından vekille temsil dışında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 1.099,47 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 57,77 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı (Kabul: 1.099,47 TL / Ret: 57,30 TL