T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/361 Esas
KARAR NO: 2022/902
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2021
KARAR TARİHİ: 29/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait bulunan---- plakalı araç ile davalı sigorta kuruluşu nezdinde trafik sigortalı------plakalı aracın 04.07.2020 tarihinde çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, düzenletmiş oldukları kusur raporuna göre davalı nezdinde trafik sigortalı aracın kazanın oluşumunda %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen 8.071,20 TL hasar onarım bedelinden %75 kusuru oranında 6.053,40 TL tutardan davalının sorumlu olduğunu, hasar tutarının tespiti için müvekkili tarafından 295,00 TL------ ücreti ödemesi yapıldığını anlatılan nedenlerle 04.07.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait bulunan araçta meydana gelen hasar onarım bedeli için şimdilik 100,00 TL ve 295,00 TL -------ücreti olmak üzere toplam 395,00 TL maddi tazminat miktarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete başvuru esnasında gerekli belgelerin iletilmediğini, davacının talep konusuna ilişkin ------ raporu aldırdığını, belirsiz alacak davası ikame edilemeyeceğini, hasar aşamasında aracın fiziken gösterilmediğini, müvekkilinin sigortalısının kusurunun bulunmadığını, hasar onarım bedeli tespitinin trafik sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, ------ücretinin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu anlatılan nedenlerle haksız davanın reddinin gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Davacıya Ait Nüfus Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Poliçesi, Sigorta Hasar Dosyası, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Trafik Tescil Kayıtları, Kaza Fotoğrafları,-----Raporu, ------ tarafından hazırlanan ----Kusur ön raporu, Bilirkişi Kusur ve Hasar Raporları, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle Davacının Maliki Olduğu Araçta Meydana Gelen Hasar Nedeniyle Oluşan Hasar Onarım Bedeli Tazminatının ------- Sigorta Poliçesi Kapsamında Davalı Sigorta Şirketinden Tahsili İstemine İlişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşvik yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri ve delillerin incelenmesi tamamlanmış, karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda; 04.07.2020 tarihinde davacı adına kayıtlı ------ sevk ve idaresindeki-------plakalı araç ile kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine 02/09/2019-02/09/2020 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına 39.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ------adına kayıtlı-------sevk ve ideresindeki ------- plaka sayılı araçlar trafik kazasına karışmışlar ve taraflarca maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiştir. Davacı taraf aracında hasar meydana geldiği ve bu nedenle değer kaybı da oluştuğu iddiası ile davalıya yaptığı başvuruya ve arabuluculuk sürecine müteakip işbu davayı açmıştır. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar ve onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti ile hasarın havi zararın ortaya çıkarılması halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve dosya öncelikle kusur durumunun tespiti açısından------gönderilmiştir. Dosya daire tarafından özellikle kazanın meydana geldiği kavşağın durumunun ölçekli kroki üzerinde gösterilmemesi ve olay yerini her açıdan gösterir fotoğrafların bulunmaması nedeniyle rapor tanzim edilmeden iade edilmiştir. Bunun üzerine mahkememizce anılan hususları da içerir şekilde rapor düzenlenmesi için dosya konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilmiş ve kusur durum ve oranı da sorulmuştur. Bilirkişi -------tarafından hazırlanıp dosyaya ibraz edilen 31.05.2022 tarihli raporda; ------- tarafından belirlenen eksiklikler giderilip harita üzerinde araçların konumu ve kavşak dört yanlı olarak gösterilmek suretiyle davacıya ait araç sürücüsünün % 25 davalı sigorta şirketinin sorumluluğundaki araç sürücüsünün ise % 75 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve rapora karşı herhangi bir itiraz öne sürülmediği anlaşılmıştır. Bu sırada dosya hasar onarım bedeli yönünden rapor düzenlenmesi için işbu konuda uzman başka bir bilirkişiye verilerek hasar ve onarım bedeline ilişkin rapor istenmiştir. Bilirkişi ------- tarafından hazırlanan 10.08.2022 tarhli işbu raporda özetle ve mealen; davacının aracındaki hasar onarım bedelinin 8.000,40 TL olduğu tespitiyle ; % 75 kusur durumuna 6.000,,30 TL kısmından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Anılan bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve taraf vekillerince işbu rapora karşı bir itiraz öne sürülmemiştir. Görüldüğü üzere her iki bilirkişi raporuna karşı taraflarca itiraz ileri sürülmediğinden karşılıklı olarak tararlar lehinde ve aleyhinde usulü kazanılmış haklar doğduğu ve bu minvalde rapor içeriklerinin kesinleştiği ifade edilmelidir. Mahkememizce davacı vekilinin ıslah beyanı üzerine kendisine süre verilmiş ve ıslah talebi , harcı , tebliği gibi usul işlemlerin tamamlandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yukarıdan beri açıklanan süreç üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirmede; öncelikle bilirkişi kusur raporuna da yansıdığı üzere taraflarca düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, kaza yerini gösterir fotoğraflar, haritalar, araçların konumu ve dosyaya mübrez kusura ilişkin uzman raporu ve benimsenen bilirkişi raporu nazarında kazada özellikle sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını vermediğinden asli kusurlu tarafın davalıya sigortalı araç sürücüsü olduğu, tali kusurun ise davacıda olduğu ve ihlal edilen normatif kurallara ve kazanın oluşumuna göre %75 - % 25 kusur dağılımının uygun ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilmiştir. -------Dosyaya mübrez bilgi ,belge, kaza yeri ve kazalı araç fotoğrafları, davacının aracının marka ve modeli , delil niteliğindeki ekspertiz raporu ve benimsenen bilirkişi hasar/zarar raporuna göre ise ; hasar onarıma bağlı olarak ortaya çıkan hasar onarım bedeline ilişkin zarar miktar da günün piyasa rayiçlerine göre kadri maruf bulunmuştur. Filhakika, gerçekleşen işbu durumlara ve davalıya sigortalı aracın tespit ve tayin olunun kusur oranı nazarında davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu tutulması ilkesi gereğince gerçek zararı tamamen ödemesi gerektiği değerlendirilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK,49, KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 ,Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; eldeki olayda davalı sigorta şirketi yönünden başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, teminat limiti ile davacı vekilinin kısmi ıslah talebi ve işbu işleme bağlı harç tamamlama tarihleri ile sigortalı aracın hususi otomobil oluşuna göre yasal faiz uygulanması gerektiği gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile toplam 6.000,30 TL hasar onarım tazminatının; 100,00 TL kısmına temerrüt tarihi olan 17/11/2020 tarihinden, 5.900,30 TL kısmına ise ıslah tarihi olan 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan ( davalı sigorta şirketinin 39.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Öte yandan yargılama gideri kapsamında dosyaya mübrez faturaya göre ------ücretinin de davalıya yüklenmesi gerekmiştir. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-)Davanın KABULÜ ile toplam 6.000,30 TL hasar onarım tazminatının; 100,00 TL kısmına temerrüt tarihi olan 17/11/2020 tarihinden, 5.900,30 TL kısmına ise ıslah tarihi olan 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan ( davalı sigorta şirketinin 39.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 409,88 TL karar ve ilam harcının 59,30 TL peşin harç ve 101,00 TL ıslah harcından mahsubuyla bakiye 249,58 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile ------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı 59,30 TL peşin harç, 101,00 TL ıslah harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 111,00 TL posta masrafı ve 1.400,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.739,10 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan------ 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen------- nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (6.000,30 TL