T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/81 Esas
KARAR NO: 2021/421
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/01/2020
KARAR TARİHİ: 16/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ sayıl--- işyerlerine----- -----veren sektöründe öncü bir firma olduğunu, müvekkili olan şirketin davalı şirket------- vermek üzere 01.12,2016 tarihinde yapılan sözleşme ile anlaşmış olduğu, bu tarihinden itibaren davalı ---------- hizmet verdiğini, davalı firmaya verilen------- olarak çalışılan her ayın faturası düzenlenerek gönderildiğini, müvekkili olan şirket ile davalı firma arasında oluşan cari ---- neticesinde davalı yanın müvekkili----bunun üzerine davalı yan aleyhine borcun tahsili amacıyla ------sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yanın tamamen haksız olarak tüm borca, işlemiş faize, vekalet ücretine, icra masrafları ve tüm ferilerine itiraz ettiğini belirterek davalı yan tarafından tamamen takibi durdurmak için haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptaline karar verilerek, takibin devamına ve %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkilinin icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunduğu yönündeki beyanlarının gerçekleri yansıtmadığını, -----sayılı dosyasında ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildikten sonra, yasal süresi içinde, takibe, ödeme emrine, asıl alacağa, talep edilen faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itirazlarımızı içeren dilekçe sunduklarını, davacı tarafından müvekkilinden talep edilen alacak tutarı ile müvekkili olan şirket kayıtları birbiriyle örtüşmediğini, davacının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibi ile ödenmesi talep edilen cari hesaptaki faturalarda yer alan hizmetlerin müvekkili olan şirkete sunulup sunulmadığının, bir hizmet verilmiş ise bu işe müvekkilinin onay verip vermediğinin ayrıntısına yer verilmediğini, müvekkili olan şirket davacı tarafından temerrüde düşürülmediğini, ödeme ---- faiz miktarını ödeme yükümlülüğü de bulunmadığını belirterek huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve tazminata karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : ------- sayılı dosyası,------ dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
Dava , İtirazın İptali ve Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve ------ sulh olmak istememeleri üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri dinlenerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Davaya konu ------- sayılı dosyası getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez ---- göre de ---dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle davanın yasal dayanığının hatırlatılmasında yarar vardır;2004 Sayılı İİK.'nın 67.maddesinde "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık --- tarafların sulh olmaması nedeniyle tahkikata geçilmiştir. Tahkikat aşamasında ise deliller toplanmış, incelenip tartışılmış ve duruşmaya katılan davacı vekilinin son beyanları alınarak aşağıdaki sonuca ulaşılmıştır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre somut olaya baktığımızda -------- sayılı dosyasından davalı hakkında hizmet sözleşmesine bağlı olarak düzenlenen faturalar ve cari hesap ilişkisine dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal süre içerisinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve değerlendirilmiştir. Bu kapsamda davacının cari hesap ilişkisi gereğince takibe de esas bakiye borca ilişkin sunduğu 11.06.2019 tarihli mutabakat metnine ilişkin işbu belgedeki davalı firmanın kaşe ve imzasına göre davalı şirket temsilcisinin 6100 Sayılı HMK'nın 169 vd. maddeleri gereğince resen isticvabına karar verilmiş ve meşruhatlı isticvap davetiyesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen şirket temsilcisi duruşmaya gelmemiştir. Böylece davalı taraf 6100 Sayılı HMK'nın 171/2 maddesi gereğince söz konusu mutabakat metninin içeriğini ve imzasını ikrar etmiş sayılmıştır. Binaenaleyh davacı şirketin davasını TMK'nın 6, HMK'nın 190 ve 171/2 . maddeleri nazarında ispat ettiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Ancak davalı taraf icra takibiyle temerrüte düştüğünden işlemiş faize yönelik istem dinlenmemiş; tarafların tacir sıfatına göre takip tarihinden itibaren avans faizi istenebileceği de gözetilerek davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı-borçlunun -----sayılı takip dosyasına --- asıl alacak kısmına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans işlemlerinde uygulanan %19,50 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (140,00 TL işlemiş faiz) talebin reddine, karar verilmiştir.
Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda , asıl alacağın varlığı ve miktarı faturalar, cari hesap ilişkisi ve yapılan mutabakat karşısında davalı-borçlu tarafından da açık ve net olarak belirli durumdadır.----alacak/borç likit ve muayyen olduğundan davalının özellikle asıl alacak yönünden itirazının haksızlığına da karar verildiğinden İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 551,68 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, arabuluculuk son oturum tutanağı içeriğine göre davalının mazeretsiz olarak toplantıya katılmadığı anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11-13 maddeleri gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ---- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle; 6100 Sayılı HMK'nın 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
2-)2004 sayılı İİK'nın 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ------- Esas sayılı takip dosyasına 2.758,40 TL asıl alacak kısmına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile icra takibinin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans işlemlerinde uygulanan %19,50 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin (140,00 TL-İŞLEMİŞ FAİZ) talebin REDDİNE,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle; asıl alacağın ( 2.758,40 TL) % 20'si olan 551,68 TL icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,40 TL karar ve ilam harcınına peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 4.90 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile---- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranına göre(%95,17) 1.256,25 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile ------ bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin red oranına göre(%4,83) 63,75 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-)Davacı tarafından yapılan 121,25 TL posta masrafının kabul oranına göre(%95,17) 115,40 TL kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
8-)Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan------. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 2.758,40 -TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-)Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan -----. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 140,00 -TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansının yatırana iadesine ve bu konuda Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinın Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürü tarafından resen işlem yapılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı; davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK.'nın 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın kabul ve reddedilen kısımlar yönünden ayrı ayrı miktar itibariyle (Kabul-2.758,40 TL-Ret-140,00 TL