T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/113
KARAR NO: 2023/898
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/02/2023
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----mevkinde 06/05/2022 tarihinde dava dışı ---- maliki olduğu ve sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın davacı müvekkile ait ---- plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin tutanağına göre ---- plakalı aracın kazada %100 kusurlu olduğu tespit edilmişse de ----- alınan kusur raporunda ----- plakalı araç %25 kusurlu bulunduğunu, bu halde ancak mahkemece alınacak kusur bilirkişisi raporuna göre gerçek kusur oranları belli olacağını, bu olaya ilişkin olmak üzere dava dışı ----- aracı davalı şirket ----- tarafından kasko poliçesiyle sigortalanmıştır. kaza sonucunda ----- aracında 67.323,24 TL hasar tespit edildiğini, bu hasarın davalı kasko şirketi tarafından giderildiğini, davalı kasko şirketinin gidermiş olduğu hasar tutarı olan 67.323,24 TL ' nin 50.000 tl' sini davacı müvekkilin zmmm poliçesi gereğince trafik sigortasından tahsil ettiğini, geriye 17.323,24 TL kalmış olup bu kalan tutar için davalı kasko şirketi davacı müvekkiline müraacat ederek bu bakiyenin kendisine ödenmesi için 20/07/2022 tarihli borç muhtırası gönderdiğini, davacı müvekkilinin ZMMM poliçesi gereğince trafik sigortası tarafından davalı sigorta şirketine 50.000 TL ödendiğini, 50.492,43 TL ' den 50.000 TL çıkartıldığında 492,43 TL kalmakta olup davalı sigorta şirketince davacı müvekkilden borç muhtırasıyla 17.323,24 TL istenilmesi hukuka ve usule aykırı olduğunu, arz ve izahına çalışılan nedenler ve Mahkemenin re'sen nazara alacağı sebeplere istinaden; HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; ----tarafından 20.07.2022 tarihinde ref:------ sayılı borç muhtırasında talep edilen bakiyenin bilirkişi tarafından tespit edilecek tutar kadar borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili -----Şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, hüküm kurmaya elverişli, denetime yetkin bir kusur tayini yapılabilmesi amacı ile dosyanın alanında uzman bilirkişilerce değerlendirilerek tespit edilmesi, hakkaniyetli bir kusur dağılımı yapılabilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi adına dosyanın ---- Trafik İhtisas Dairesi tarafından incelenmesini talep ettiklerini, ------ plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- numaralı 22/11/2021-22/11/2022 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunduğunu, huzurdaki yargılamaya konu kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından ARAÇ BAŞINA 100.000,00 TL teminat limitli ----- numaralı trafik poliçesi kapsamında; davacı tarafa ait -----plakalı aracı onaran ----- 20.12.2022 tarihinde 3.776,78 TL, hak sahibine 07.09.2022 tarihinde 5.775,00 TL, 29.09.2022 tarihinde 1.039,50 TL olmak üzere toplam 10.591,28 TL ödendiğini, huzurdaki davaya konu kazanın tarihi 08.07.2022'dir. Poliçe başlangıç tarihi ise 22/11/2021'dir. İşbu tarihlerde yürürlükte olan Genel Şart, 01.06.2015 Tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Anayasa Mahkemesi 17/07/2020 tarihinde------ sayılı kararı işletenin sorumluluğuna ilişkin hüküm olup Mahkeme, sigortacının sorumluluğunun düzenlendiği Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. Maddesini Anayasa’ya aykırı bulmadığını, bu sebepten değer kaybı talebinin Genel Şartlara dayanarak çözümlenmesine devam edilmeli ve sigortacının onarım yükümlülüğünün kapsamı burada düzenlenen usul ve şartlara göre belirlenmelidir. Nitekim iptal edilen sadece Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesi olup, iptal edilen kanun maddesi ile genel şartların etkisini kanun çerçevesiyle sınırlamışken kanunun genel esasları belirleyen hükümlerinin yeterli olmadığı, genel şartlarda belirlenen kriterlerin dikkate alınmayacağı anlamına gelmediğini, Sigorta hukuku kapsamında ilgililerin hak sahipliği, sigortayı kuran ilgili mevzuat ve bu mevzuata göre poliçe içeriğini kurala bağlayan ilgili genel şartlara göre belirlenmekte, söz konusu genel şartlarda dayanağını 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan almakta olup AYM kararının genel şartların ekleriyle birlikte uygulanması yönünde bir etkisi bulunmamaktadır. Kaldı ki, mevcut durumda AYM kararına göre hesaplanması istenen reel değer kaybının belirli bir kriter seti bulunmamakta, bilirkişilerin ve bilirkişilerin görüşlerini oluştururken dikkate aldığı galeriler, ikinci el piyasa ve bu konuda uzman kişilerin sübjektif değerlendirmelerine tabi olduğunu, dolayısıyla gerçekte değer kaybının tam olarak belirlenebilmesine yönelik objektif bir kriterlerin olmadığı ve belirlenemediği durumda tarafların haklarına halel getirecek, yüksek olabilecek iken düşük veya tersi durumlar da oluşabileceğini, Genel Şartlara göre somut olarak bir formül ile denetimi mümkün olduğundan bu doğrultuda yapılan hesaplamanın esas alınması gerektiğini, Genel Şartların ekinde yer alan Ek: 1’in “1.Formül” başlıklı maddesi ile değer kaybı hesaplama formülü belirtildiğini, Genel Şartların “Araç değer listesi” başlıklı Geçici 2. Maddesi ve aynı genel şartların “Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması “başlığı altında, “Bu Genel Şartların yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içerisinde ----) bünyesinde araç değerlerine ilişkin bir liste oluşturulduğunu, bu liste oluşturulana kadar, değer kaybı hesaplamasına esas olarak ---- Kasko Araç Değer Listesindeki bedel esas alındığını, bu liste oluşturulduktan sonra ise,---- listesindeki değer ile ----değerlerin ortalaması alın Kasko Araç Değer Listesinde veya----Listesinde yer almayan araçlarda piyasa rayiç bedeli piyasa analiz yöntemine göre belirlendiğini, ayrıca Genel Şartların ekinde yer alan Ek: 1’in 3. Maddesi; “Araçta meydana gelen maddi hasarın, aracın rayiç bedelinin %2’sinin altında kalması halinde değer kaybı tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamaz.” olarak düzenlendiğini, Genel Şartlar uyarınca zarar gören araçta meydana gelen değer kaybının belirlenebilmesi için; aracın modeli ve yaşı, kullanım şekli, aracın yetkili bir serviste ve orijinal parçalarla onarılıp onarılmadığı, onarımı/değişimi yapılan parçaların ne kadarlık bir kısmının araç üzerinde değer kaybı meydana getirecek nitelikte olduğu, oluşan hasarın aracın orijinalliğini etkileyip etkilemediği, aracın daha önce değer kaybına uğrayacak bir kazaya karışıp karışmadığı, gerçekleşen kaza sonucunda araç sahibinin bir kayba uğrayıp uğramadığı, aracın alındığı faturası ve aracın o dönemdeki fiyatı ve aradaki fark kriterlerinin tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafa ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu durumda, davacıya ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde üç ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini talep ettiklerini, aracın ağır hasar kaydının olup olmadığı araştırılarak; ağır hasar kaybının bulunması halinde, değer kaybı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ZMSS Genel Şartları kapsamında 165000 kilometre ve /veya 10 yaşın üzerindeki araçlarda değer kaybı oluşmayacağını, aynı zarara ilişkin ikinci ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, davacının talebinin Medeni Kanun md. 2 ve devamı maddelerinde ifadesi bulunan iyi niyet kurallarına ve çelişkili davranma yasağına aykırı olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerle sabit olduğunu, dava konusu olay bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklanmakta olup, ticari iş olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığını, belirtilen ve resen değerlendirilecek sebeplerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı tutarak; müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ZMMS Sigorta Poliçesi, Sigorta Hasar Dosyası, ----Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Kaza ve kazalı araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.
Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ----HD'ni 15/03/2018 ----- sayılı ilamı)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 08/07/2022 tarihinde -----.Sok.No:----önünde davacının malik/işleteni olduğu park halinde bulunan ----- plaka sayılı araca dava dışı ----- adına kayıtlı yine dava dışı ----- sevk ve idaresindeki ------ plaka sayılı motosikletin çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmışlardır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda kazaya karışan motorlu araçların sahibi ve sürücüsü tarafından görüşlerinin de yazılı olduğu basit krokili maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiştir. Haksız fiil niteliğindeki kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen---- plaka sayılı motosiklet kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine -----numaralı 22/11/2021-22/11/2023 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına 43.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre oluşan değer kaybının ortaya çıkarılması halinde uyuşmazlığın çözüleceği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve teknik bilgiye ihtiyaç duyulduğundan delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında kusur ve hasar onarım bedeline göre oluşan değer kaybı bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi -----tarafından hazırlanan 24.07.2023 tarihli raporda özetle; Dosya kapsamındaki belge, bilgi ve delillerin değerlendirilmesi hususunun Mahkeme Sayın Başkanı takdirinde kalmak üzere, Dosyanın titizlikle incelenip değerlendirilmesi neticesinde, 08.07.2022 tarihinde ----- plakalı araç ile -----plakalı aracın karıştığı trafik kazasında; -----plaka sayılı motosiklet sürücüsü -----; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun sürücü asli kusurlarından Madde 84/L (Kurallara uygun park etmiş araçlara çarpma) kuralını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiği dolayısıyla %100 oranında kusurlu olduğu, -----plaka sayılı araç maliki -----; Söz konusu trafik kazası ve hasarı oluşmasında kusurunun bulunmadığı, ----- sicil numaralı eksper tarafından düzenlenen ----- dosya numaralı (SBM Rapor No:------) ekspertiz raporunda tespit edilen hasarın söz konusu trafik kazasıyla uyumlu olduğu, değişimi ve onarımı yapılan parça ve işçilikler yönünden 10.591,28TL bedelin kadri maruf olduğu,------ plakalı aracı onaran ------ve davacıya toplam 10.591,28 TL hasar bedelinin tamamının ödendiği, ----plakalı ----- aracın meydana gelen trafik kazası sonrası hasarı nedeniyle, kaza tarihi itibarıyla III/D bölümünde izah edildiği üzere tespit edilen 21.200,00TL araç değer kaybının davacı tarafından sigorta mevzuatları kapsamında talep edilebileceği yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davalıya sigortalı araç sürücüsünün park halinde bulunan davacının aracına çarpmasının kazanın meydana gelmesinini tek nedeni olduğu; KTK'nin 84/L maddesi gereğince kurallara uygun park etmiş araçlara çarpan davalıya sigortalı motosiklet sürücüsünün kazada tam (%-100) kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK 266 vd, 282 Yargıtay ---HD.----) Hasardran neşet eden değer kaybına gelince de, bilirkişi raporunda belirlenen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının kazanın meydana geliş şekline ve hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar bedeli üzerinden aracın değer kaybının, aracın marka, model ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farkın günün ekonomik koşullarında kadri maruf sayılması gerektiği, delil niteliğindeki ekspertiz raporunun da bununla uyumlu olduğu anlaşılmakla işbu raporun yargısal uygulamaya uygun olduğundan hükme esas alınabileceği kabul ve takdir edilmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle değer kaybı zararının zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 109. maddesi kapsamında kısmi alacak davası olarak açıldığı ve ıslah dilekçesi verilerek harcın tamamlandığı da görülmüş ve gözetilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK,49, 50/1, KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda olay haksız fiilden kaynaklandığından ıslah ile arttırılan kısım dahil; davalı sigorta şirketi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi ve sigortalı aracın hususi niteliğine göre işleyecek yasal faiz tür ve oranı, poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 21.200,00 TL değer kaybı tazminatının, taleple bağlılık ilkesi gereği 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 07.10.2022 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY,138/1 TMK,1/1)
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile, 21.200,00 TL değer kaybı tazminatının, taleple bağlılık ilkesi gereği 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 07.10.2022 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.448,17 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 179,90 TL harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 345,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 923,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 345,00 TL ıslah harcı , 271,71 TL posta masrafı, 2.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.002,11 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle -----Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.