T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/383
KARAR NO: 2023/896
DAVA: Sözleşmenin İptali (Hileden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/10/2019
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali (Hileden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili tarafından, davalı şirket yetkilisinin ısrarlı uğraşları sonucu ----plakalı kamyon görünümlü vincin satılması hususunda bir araya geldiklerini, ----ciddi projelerinin olduğunu bu bağlamda ----Büyükşehir Belediyesinin alt yapı ve üst yapı işini yaptıklarını bu nedenle de vinçlerini kendilerine satmaları hususunda müvekkili ikna etmiş ve iradesini sakata uğrattıklarını, davalı taraf, müvekkiline söz konusu vinci taraflarına satması halinde kendisine ----- plakalı yarı römork cinsli dorseyi teminat olarak satışının kendilerine verileceğini ancak yoğun harfiyat işleri nedeniyle dorsenin aşamada kendilerinden kalması gerektiğini buna karşılık satışını müvekkili adına yapmak suretiyle teminat olarak uhdelerinde kalması gerektiğini beyan ettiğini, davalı tarafça müvekkili davaya konu aracın satış bedeline esas olmak üzere ---- şubesine ait, 15.10.2019 tarih, 150.000 -TL miktarlı, çek numarası ----olan çek ile, ---- Caddesi, Şubesi -----Şubesine ait 15.10.2019 Tarih, 150.000 TL miktarlı, çek numarası ------ olan çek olmak üzere müvekkiline bu çekleri verdiğini, müvekkili tarafından kendisine teminat olarak satışı yapılan dorseye ilişkin olarak davalı firma yetkilileri tarafından kendisine göstermelik olarak bir dorse gösterilmiş bunun teminat olarak verilen dorse olduğu belirtildiğini, müvekkili ile davalı arasında bu işlemlerin yapılması ve satış işlemleri açısından iş bu işlemleri kayıt altına alan bir sözleşme yapıldığını, müvekkilde, ticari olarak itibar uyandıran ve son derece profesyonelce hareket eden davalı şirket yetkililerine davaya konu aracı 14.09.2019 tarihinde,-----. Noterliğinin 14.09.2019 tarih ve----- yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile aracın satışı davalı tarafa yapıldığını, davaya konu araca ilişkin yukarıda bilgileri verilen çeklerin ödeme günlerinin yaklaşması üzerine, müvekkilinin davalı tarafı aramış ancak kendilerine ulaşamamış ve tüm irtibat numaralarının kapalı olduğunu gördüğünü, akabinde, müvekkilinin bir arkadaşı kendisini arayarak davalı tarafın senden alınan vinci yarı fiyatının altına satmak istediklerini belirttiğini, müvekkilinin bu durumdan da ciddi olarak kuşkulanmış ve davalı firma adresi olan ----- adresine gitmiş ancak kapalı olduğunu gördüğünü, etraftan sorarken çevre esnafı tarafından günde yaklaşık 50 kişinin gelerek bu şahısları sorduğunu piyasayı dolandırdıklarını belirttiğini, müvekkili tarafından çeklerin akıbeti hakkında banka arandığında, 07.09.10.2019 tarihinde sadece milyonlarca TL meblağlı çeklerinin yazıldığını bu şahısların dolandırıcı oldukları teyit edildiğini, davalı şirket yetkilileri yaklaşık 1 sene öncesinden şirketleri adına çek almış, bu çekleri ödeniyor gibi gösterip kendileri girdi çıktı yaparak şirketi bankalar nezdinde itibarlı hale getirmiş ve akabinde ise çeklerin ödenen ve sağlam çekler olduklarına dair piyasa oluşturmuş ve işbu çeklerle ile piyasayı organizeli bir suç örgütü olarak milyonlarca TL dolandırdıklarını, davalı şirket yetkileri tarafından yaklaşık olarak 25.000.000 TL piyasayı sahte ticari faaliyet adı altında dolandırdıkları bilgisine ulaştıklarını, çek sorgulama ekranı olan findeks de çeklerinin yazılış tarihleri ve miktarları görüldüğünü, organizeli bir şekilde çekleri yazdırarak piyasayı ciddi miktarda dolandırdıklarını, açıklanan nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik,---- plakalı ve -----motor nolu vinç vasıflı kamyonun hileli satış ve iradenin sakata uğratılmasından dolayı ve ödemesi alınmadığından müvekkili adına tesciline, ayrıca davalı tarafından aracın üçüncü şahıslara satılmaması için ve satılmışsa da ihtiyati tedbir kararı verilerek aracın kullanım hakkının dava sonuna kadar müvekkiline verilmesine ve aracın satılmış olması halinde bedelinin tespit edilerek, bedelinin müvekkile ödenmesine yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmalara katılmamış; kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER: -----.Noterliğinin 14/09/2019 tarih ve ----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi, Trafik Tescil Kayıtları, ----- CBS'na ait------Soruşturma Sayılı Dosyası UYAP kayıtları,---- Noterliği'ne ait müzekkere cevabı, ----Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Dava Konusu Çek Keşidecisi ----- Ait Ticaret Sicil Kayıtları, Dava Konusu Çek Keşidecisi ----- ait ---- Müzekkere cevabı, Çek Fotokopileri, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE; VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, 6100 sayılı TTK'nin 36. maddesi gereğince Aldatma (Hile) hukuksal nedenine dayalı olarak Araç Satış Sözleşmesinin İptali ve Tescil istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, dava şartları ve hak düşürücü süre incelenmek suretiyle uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde yasa gereği taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem, inceleme ve delillerin değerlendirilmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin tahkikata ve davaya ilişkin son sözleri de alınıp zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Burada öncelikle dava konusu uyuşmazlığın dayandığı temel hukuki nedene değinmek gerekirse; hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 36/1. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.Yukarıda anlan yasal düzenlemeler ,yapılan yargılama ve toplanan deliler ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkememizce davalı şirket davaya cevap verilmediğinden yasa gereği iddianın inkar edildiği kabul edilerek davacı vekili tarafından davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilerek, gösterilen deliller toplanmış ve getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler celbedilmiştir. Buna göre, -----.Noterliğinin 14/09/2019 tarih ve ---- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile davacı şirketin maliki olduğu ------plaka sayılı kapalı kasa kamyonu 35.400,00 TL bedelle davalı şirkete satışını gerçekleştirdiği ve aracın bedelini aldığını da açıkça beyan etmiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafından davaya konu aracın satışına ilişkin olarak---- Caddesi-----şubesine ait, 15.10.2019 tarih, 150.000 -TL miktarlı---- olan çek ve ----- Şubesine ait 15.10.2019 Tarih, 150.000 TL miktarlı -----numaralı çekin verildiği ileri sürülse de; öncelikle yukarıda belirtilen noter sözleşmesi içeriğinde ve dosyaya sunulan sözleşme başlıklı belgede işbu çeklere yönelik doğrudan açık bir atfa rastlanmadığı belirtilmelidir. Öte yandan hukuken çek bir ödeme aracı olup, çekin bir borcun tasfiyesi için verildiği kabul edilmektedir. Davacının sözleşme gereğince aldığı çeklerin karşılıksız çıkması ihtimalini öngörmesi ve karşılıksız çıkması halinde de icra işlemine tabi tutması mümkündür. Davacı şirket vekilinin, davalı şirket temsilci ve ilgililer hakkında yapmış olduğu şikayet sonucunda da,----- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ---- soruşturma ve ----- karar sayılı kararı ile, kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ve yapılan itiraz üzerine -----.Sulh Ceza Hakimliği'nin 27.04.2022 tarih ------ sayılı kararı sonucunda kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı şirket 6102 sayılı TTK'nin 16.maddesi gereğince tacir sıfatına sahip olup ,aynı kanunun 18/2 maddesine gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borçlarını ayna anda ifa ile yükümlü bulundukları, bu hususta bir karinenin olduğu, aksini iddia edenin ispatlaması gerektiği açıktır. Zira satış bedeli (semen), satış akdinin asli unsurlarından birisidir. Ancak satış bedelinin ödenmemiş olması tek başına tescil kaydının iptal nedeni de değildir. Somut olayda iddianın öne sürülüşüne göre taraflar arasındaki asıl çekişmenin çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle satış bedelinin satış bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı; 6098 sayılı TBK'nin 235. maddesi hükmü uyarınca, satış bedelinin ödenmemesi halinde akdi feshederek satışa konu şeyin geri alınması hakkı saklı tutulmadıkça veya bu konuda bir ihtirazi kayıt dermeyan edilmedikçe satılan şeyin istirdadının bir başka deyişle sözleşmenin iptali ve yeniden adına tescilinin istenemeyeceği de bilinmelidir. Buna göre noter senedinde buna ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi, bedelin alındığı yazılı olup, işbu noter satış senedin aksinin aynı nitelikte yazılı bir belge ile ispatı gerekmektedir. Ne var ki, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların olayların gerçekleşme biçimine göre Anonim Şirket olan davacının tacir sıfatının gereklerine aykırı olması bir yana, ispat kurallarının da yerine getirilemediği, uyuşmazlığın niteliği ve dayandığı hile hukuksal nedeni ile dosyada mukim noter satış senedi karşısında yemin delili ile ispatı gerektirir bir husus da bulunmadığı tespit ve tayin edilmiştir. Binaenaleyh, davacının araç satış sözleşmesinin iptali ve aracın yeniden kendi adına tesciline yönelik taleplerinin yasal koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatiyle; TMK'nin 6 ve HMK' nin 190. maddeleri nazarında ispat edilemeyen ve yerinde görülmeyen davanın esastan reddine karar verilmiştir. (Ay,138/1, TMK,1/1)
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ise 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhine hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39 TL harcın mahsubuyla bakiye 184,46 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Davalı tarafından yapılmış yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; -----Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.