T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/104
KARAR NO: 2024/383
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/02/2021
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Poliçesi imzalandığını, ----- müvekkili şirketin tahsil edemediği ihracat bedellerini tazmin etme yükümlülüğü altına girdiğini, davalı tarafından düzenlenen 12.09.2019 tarihli “Alıcı Limiti Onayı” belgesi ile, ---- yerleşik ---- firması adına 01/09/2019 - 31/08/2020 tarihleri arasında yapılan 120 gün vadeye kadar yapılacak sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 50.000,00 euro(54.970,00 ABD Doları) tutarında “Alıcı Limiti Onayı” tahsis edildiğini, sigorta kapsamında adı geçen ---- firmasına 01.11.2019 tarihli, ---- nolu fatura ile 49.956,00 EUR tutarında ihracat gerçekleştirildiğini, sevkiyata ilişkin primin davalı sigorta firmasına ödendiğini, müvekkilinin fatura tutarının vadesinde ödenmemesi üzerine, sigorta teminatı kapsamında zararın tazmin edilmesi talebi ile davalı sigorta şirketine müracaat ettiğini, sigorta şirketinin müracaatın üzerinden 10 ay geçmesine rağmen müvekkiline olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediğini, Taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesinin 1/b maddesine göre, "Alıcıya sevk edilen ve alıcı tarafından kabul edilen malların brüt fatura tutarını vade tarihinden sonraki 4 ay içinde sigortalı/satıcıya ödeyememesi veya ödememesi" hali ticari risk olarak kabul edildiğini, Poliçenin, "zararın kesinleşmesi" başlıklı 15/b maddesinde, zararın, alıcıya teslim edilen ve alıcı tarafından kabul olunan malların brüt fatura tutarının vade tarihinde ödenmemesinden ileri gelmesi halinde, "vade tarihini takip eden 4 ayın bitiminde kesinleşmiş sayılacağı" hüküm altına alındığını, poliçe maddelerin açık hükümleri uyarınca, zarar aylar önce kesinleşmesine rağmen, sigortacı, müvekkile bir tazminat ödemesi yapmadığını, sigortacının bu tutumu ciddiyetten uzaktır ve aylarca tazminat dosyasını sürüncemede bırakması TTK'nun 1427. Maddesine aykırı olduğunu, ----- sigorta poliçesinin 15/b maddesine göre araştırma süresi vade tarihinden itibaren 4 aydır. Görüldüğü gibi ----- her hâlükârda 4 ay içinde dosyayı nihayetlendirme, eğer araştırmalar bu sürede tamamlanmamışsa hasar miktarının yarısını avans olarak ödeme mükellefiyeti bulunduğunu, banka uygulamasında, ihracat fatura tutarları ABD Doları üzerinden takip edilmektedir. Somut olayda olduğu gibi, fatura para birimi ABD Doları dışındaki bir para birimi olduğu zaman, fatura önce ABD Dolarına çevrilmekte ve buna göre prim tahakkuk ettirildiğini, ekte sunulan "Prim Bildirim Formunda" görüldüğü gibi, 49.956,00 EUR tutarındaki sevkiyat, 54.970 ABD Doları (Prime esas sevkiyat tutarı) olarak sabitlenmiştir (EK-4). Davacının tazminat ödemesi de, sabitlenen ABD Doları karşılığı Türk Lirasının, ödemenin yapıldığı gün geçerli olan karşılığı üzerinden yapıldığını, poliçenin 13. Maddesi gereği, sigortacı ------, zararın 990'ını tazmin etmekte olduğunu, davalının sorumluluğu, 54.970,00 $ x 9490 — 49.473,00 ABD Dolarının ödeme günündeki TL karşılığı olacağını, davalı-borçlu sigorta firması borç tutarını tahkik ve tayin edebildiği gibi, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu da tespit edebildiğini, davalı icra takibine itirazla, müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemiştir. İcra takibi tutarının %20'si oranında tazminat ödemesi gerektiğini, hüküm altına alınması gereken tazminat tutarı 49.473,00 USD x 7.4308 TL (İcra takip tarihindeki kur) 367.623,97 TL x 9420 — 73.534,60 TL olduğunu beyan ederek -----. İcra Mü "nün------sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, borçlu aleyhine icra takibi tutarının %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davacı sigortalının ---- poliçesi imzaladığını, sigortalı tarafından gerçekleştirilen sevkiyatını İhracata konu malın taşıması için düzenlenen denizyolu taşıma belgesi (---) ve gümrük beyannamesi üzerinde, malın boşaltılacağı liman olarak ------ limanı yer aldığını, --- şirketinin (alıcı) resmi adresi ----- şehri olmasına rağmen malların ----, alıcının adresine daha yakın limanlar varken, başka bir ülkedeki limana sevk edildiğini, 4 adet konteynerin içindeki ürünlerle belirlenen limana indirildiğini, sonrasında 4 ayrı CMR senedi düzenlenerek ----- adresinde alıcısına kaşe ve imza karşılığı teslim edildi olarak görüldüğü, Malların ------limanından, alıcının adresi olan ----- taşınmasının ( -----) tarafından gerçekleştirildiğini, malların, üreticinin ----- fabrikasından teslim alınıp, alıcının adresine nakliyesinin ----- tarafından organize edildiği sigortalı tarafından müvekkili bankaya şifahen iletildiğini, ------ şirketinin adı sevk belgeleri üzerinde yer
almamaktadır. Ancak nakliye şirketi ---- ve alıcının gümrükleme işlemlerini yapan ------ ile müvekkil banka arasında yapılan yazışmalarda ve-----ile alıcının gümrük işlemlerinin tamamlanması için aralarında yaptığı e-posta yazışmalarında, ------ şirketinin yer aldığı ve anılan şirketin işlemin bir tarafı olduğunun tespit edildiği, davacı yan, ----- sözleşmesi kapsamında müvekkil bankaya gönderdiği 25.03.2020 tarihli vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formu ile, alıcıya, detayları aşağıda belirtilen gümrük beyannamesi kapsamında gerçekleştirdiği toplam 49.956 EUR tutarındaki alacağına ilişkin müvekkil bankaya sigorta tazminatı başvurusunda bulunduğunu, sigortalı ile alıcı arasında muvazaalı işlem ve dolayısıyla sevkiyatta usulsüzlük bulunduğunu; Dosya işlemleri devam ederken, malların ----nakliyesini gerçekleşti---- şirketinin müvekkili bankaya 02.09.2020 tarihinde bir e-posta iletisi gönderdiğini, müvekkili bankanın sigortalılarından ---- firmalarının yetkililerinin (sırasıyla, ------ isimli şahısların) dolandırıcı oldukları, sahte kaşe ve imzalı belgeler düzenledikleri, müvekkili bankadan para almaya çalıştıkları ve gümrük işlemlerini yapan-----şirketine olan borçlarını ödemediklerini bildirdiğini, ayrıca ---- birlikte gümrük işlemini yapan ----- şirketinin de iletişim bilgileri müvekkili banka ile paylaşıldığını, davacı sigortalının, sigorta sözleşmesinin (---- sözleşmesinin) 30'uncu maddesine aykırı hareket ettiğini, davacı yan hakkında, yukarıda izah edilen nedenlerle ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, dosya numarasının ----- olduğunu, davacı yanın sahte belge ile sigorta tazminatı talep ettiği dikkate alındığında, sigorta tazminatı alacağının söz konusu olmayacağını, davacı yanın, sigorta sözleşmesinde yer alan yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, Sigorta sözleşmesinin, 9'uncu maddesinin, a fıkrası ve sözleşmenin 18'nci maddesinde "Bu poliçenin diğer hükümlerine bakılmaksızın madde 8, 9, 10 ve 20'de belirtilen yükümlülüklerin sigortalı ve/veya satıcı tarafından yerine getirilmemesi halinde ------ bu poliçe kapsamındaki her türlü yükümlülüğü ortadan kalkar." şeklinde hüküm altına alındığını, davacı yan sigortalı, 28.12.2020 tarihli dilekçesi ile müvekkil bankaya, Gümrük Beyanname numarasını sehven ---- olarak bildirdiğini belirtmiş, beyanname numarasının ---- olarak düzeltilmesi talebinde bulunduğunu, davacı yan,------ sayılı Gümrük Beyannamesi ile gerçekleştirdiği sevkiyat için prim ödemiş ve yine düzeltme talebinde bulunmuş ise de, sigorta sözleşmesinin yukarıda anılan hükmüne aykırı hareket ettiği için talebinin reddedildiğini, sigortalının anılan bildirim yükümlülüğünü de ihlal ettiğini ve tazminata hak kazanamayacağını, davacı yan, ----- sözleşmesinde yer alan ve zararın kesinleşmesini düzenleyen maddeye atıfta bulunmakla, tazminata hak kazandığını iddia ettiğini, sigorta sözleşmesinin "Zararın Kesinleşmesi" başlıklı 15'inci maddesinin ilk fıkrası şu şekildedir :"Sigortalının zararı ispatlamaya yeterli delillerle birlikte tazminat talebinde bulunması üzerine --- - zararın sebebi tetkik edilir. Tetkik sonucu kesinleştiği kabul edilen zarar sigortalıya sigorta kapsamına alınan oranda -----ödenir. Ödeme, zararın kesinleşmesi, delillerin eksiksiz olarak ibraz edilmesinden, zararın sebebinin incelenmesinden ve zararın poliçe kapsamı içinde olduğunun tespitinden sonra yapılır. Zarar kesinleşme süreleri sona erse dahi, ----- bahse konu incelemeler tamamlanmaksızın tazminat ödemesi yapılamaz." anılan maddede belirli süreler öngörülmüş ise de maddenin başlangıcının yukarıda anılan hüküm olması dikkate alındığında, kural "sigortacının, araştırmasını tamamlaması ve tazminat ödeneceğine kanaat getirmesi olduğunu, fakat yapılan araştırma neticesinde sigortalının tazminata hak kazanmadığı tespit edilmiş, gerekçelerinin de işbu cevap dilekçelerinde özetlendiğini, haksız ve yersiz olan davanın esastan reddini, davacı yan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Dava açılmadan önce davacı tarafça, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca arabuluculuk görüşmelerine katılım sağlanmış ancak anlaşma sağlanamamış, bu hususa ilişkin dava şartı yerine getirilmiştir.Dava açılmadan önce davacı tarafça, sigortaya başvurulmuş, bu hususa ilişkin dava şartı yerine getirilmiştir.
Davacı vekili 05.09.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; İtirazın iptali talepli açılan davayı alacak davasına dönüştürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutulmak üzere dilekçelerinde ifade ettiği sevkiyattan kaynaklanan 49.473,00 ABD Dolarının ödeme günündeki TL karşılığı tutarındaki sigorta tazminatı alacağının, 27.06.2020 temerrüt tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
---- CBS'ye yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Davalı şirkete yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Büyük Mükellefler Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Uluslararası taşımacılık hukuku konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Uluslararası taşımacılık hukuku konusunda uzman bilirkişi, sigorta hukuku alanında uzman aktüer ile sigorta hukuku alanında uzman öğretim görevlisi bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, başlangıçta, davalı tarafça ------İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali davası olup, aşamalarda davanın tam ıslahı neticesinde alacak davasına dönüşmüş davadır.Dosya, uluslararası taşımacılık hukuku konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 14.10.2021 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, poliçe, taraflarca dosyaya sunulan deliller, gelen müzekkere cevapları ışığında, dava konusu ihracata ilişkin olarak ----- alıcısı olan ve bu firmanın yetkilisi olduğu ileri sürülen ------- muhtelif e-posta yazışmalarında ihraç konusu malları sorunsuz olarak teslim aldıklarını bildirdiği ancak, bahse konu malların ---- Gümrüğünde ithaline ilişkin her hangi bir ithalat belgesi sunulmadığı, bu nedenle alıcı ----- adına ithalat yapılmış ise ithalatta ihracatçı ve davacı ... tarafından düzenlenmiş olan 01.11.2019 tarih ve ----- sayılı faturanın mı yoksa dava dışı ---- firması tarafından düzenlenmiş gözüke----- sayılı faturanın mı kullanılmış olduğunun tespit edilemediği, ithalatta hangi faturanın kullarılmış olduğunun iki yönden önem taşıdığı, ilk olarak ihraç konusu mal bedelinin ileri sürüldüğü gibi 12.000 EURO mu, yoksa 49.956 EURO mu olduğunun tespit edilebileceği, diğer taraftan ithalatta şayet dosyasında bulunan ve dava dışı ----firmasınca ithalatçı ----- firmasına düzenlenmiş olan 01.11.2019 tarih ve ---- sayılı faturaya istinaden yapılmış ise bu takdirde----- firması hangi nedenle böyle bir fatura düzenlemiş olduğunun tespit edilebileceği, zira ------firması ihracatçının taşıma işlerini organize eden taşıma komisyoncusu olduğu, ancak, alıcı adına fatura düzenleyebilmesi için, ihracatçı tarafından malların ---- firmasına devir edilmiş olması gerektiği, bu durumun ise ----. Poliçesi hükümlerine aykırı olduğu, zira bu faturada ihracat bedelinin ticari faturanın dip notunda ---- olarak ve ----- üzerinden yapılan tercümesine göre "faktöring kontratı ile mal veya hizmetlerden doğan alacaklarımız global olarak ----- Bankasına devredilebilir" notunun bulunduğu ve bu bankanın isim ve adresinin iban numarasının verildiği, ithalatta şayet bu fatura kullanılmış ise mal bedelinin de faktoring firmasına ödenmesi gerektiği, bu hususunda ----. Poliçesi hükümlerine aykırı olduğu, diğer taraftan, taraflar arasındaki -----. Genel Poliçesinin sigorta kapsamındaki riskler olarak 1-A maddesinde; alıcının ödeyememe hali olarak, alıcının iflas etmesi, alıcı hakkında tasfiye kararı alınmış olması, alıcının borçlarının ödenmesi ile ilgili olarak ilgili mahkeme tarafından alacaklıları bağlayan kısıtlayıcı karar alınması, alıcının acze düştüğünün sigortalı satıcı tarafından belgelenmesi, alıcının borçları ile ilgili konkordato ilan etmesi, alıcının mali durumunun kısmi ödeme dahi yapamayacak hale geldiğinin sigortalı satıcı tarafından kanıtlanması, alıcının sigortalı satıcıdan kaynaklanmayan nedenlerle malı kabul etmemesi gibi koşullara bağlandığı, ancak, bu konuda ne alıcı ne de sigortalı ihracatçının alıcının ödeyememe haline ilişkin her hangi bir belge sunmadığı, aynı poliçenin sigortalının yükümlülüklerini düzenleyen 6. maddesinde; sigortalının sigorta sözleşmesi kapsamındaki beyanlarından her hangi birinin eksik, gerçek dışı sahte belgeye dayalı veya yanlış veya yanıltıcı olması halinde ----- sözleşmeden cayma hakkı bulunduğuna ilişkin olduğu, sözleşmenin 8. maddesinde; sigortalı riskin veya zararın önlenmesi ve azaltılması için gereken dikkat ve özen ve basireti göstermesi, poliçede gösterilen vade tarihinin alıcı ile sigortalı satıcı arasında kararlaştırılan ilk tarih olduğu, yükleme ve ihracat belgelerine göre ödeme vadesinin yükleme tarihinden itibaren 60 gün olarak gösterilmiş bulunduğu, ancak, davacının alıcı ----- ile yaptığı satış sözleşmesinde bu sürenin alıcıya mal teslim tarihinden itibaren 60 gün olarak gösterilmiş olduğu, böylece vade süresinin uzatıldığı, yine sözleşmenin 15. maddesinde; sigortalının zararı ispatlamaya yeterli delillerle birlikte tazminat talebinde bulunması üzerine ------- zararın sebebi tetkik edileceği, tetkik sonucu kesinleştiği kabul edilen zarar sigortalıya sigorta kapsamına alınan oranda ödeneceği, ödemenin zararın kesinleşmesi, delillerin eksiksiz olarak ibraz edilmesinden, zararını sebebinin incelenmesinden ve zararın sigorta poliçesi kapsamında olduğunun tespitinden sonra yapılacağı hükümlerini ihtiva ettiği, sözleşmenin alacağın devrine ilişkin 29. maddesinde; sigortalının poliçe kapsamı satış sözleşmesine bağlı alacaklarını, üçüncü şahıslara devrinin ancak ----- izni ile yapılabileceği, sözleşmenin hileli tazminat talebine ilişkin 30 maddesinde; sigortalının temsilcilerinin, vekilinin, yardımcılarının veya hangi sıfatla olursa olsun sigortalı adına hareket eden herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin bu poliçe ile ilgili olarak sahte veya hileli olduğunu bildiği halde tazminat talebinde bulunması halinde tazminat doğmamış olacağı ve sigortalının hiçbir talep hakkı kalmayacağına ilişkin olduğu, davacının, taraflar arasında imzalanmış bulunan ----- Poliçesi hükümlerine uygun davranmadığı, itirazın iptalini gerektirebilecek yeterli bilgi ve belge sunulmadığı rapor edilmiş olup, davacı tarafın rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla, talebi de gözetilerek aynı bilirkişi heyetine sigorta hukuku alanında uzman öğretim görevlisi bilirkişi eklenerek, bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, uluslararası taşımacılık hukuku konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, sigorta hukuku alanında uzman öğretim görevlisi bilirkişinin ayrık görüş sunduğu, buna göre, dava konusunun---- nolu 4 konteyner olduğu, söz konusu konteynerlerin gümrük beyannamesinin verildiği, konşimentoya göre yüklemesinin yapıldığı, CMR sair ihracat belgelerine göre ihracının gerçekleştiği, davalı yanın görüştüğü ve aleyhe delil olarak sunduğu mail yazışmalarında bile söz konusu emtianın varma yerinde veya başka yerlerde teslimatlarının yapıldığı, ancak sahte imza kaşelerin kullanıldığı yönünde ve daha ziyade dava konusu olmayan ----- şirketi tarafından gerçekleştirilen ihracata yönelik beyanların olduğu, ancak bu beyanlar dahi netice olarak emtianı ihracının yapıldığını gösterdiği, ayrıca beyanların davacı tarafından yapılanlar ile -----şirketi tarafından yapılan iki ayrı ihracat işleminin birbirine karıştırılmasına neden olduğu, bu nedenlerle davacı yan vekilinin söz konusu itirazının yerinde olduğu, davalı yan vekilinin davacı yanın sevkiyat numarasının hatalı bildirmesi ve uzun bir süre sonra düzeltme talebinde bulunmasından dolayı davacının talep ettiği zarar ile poliçe kapsamında olan sevkiyatın aynı olmadığı ve bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi gereği düzeltme talebinin reddedildiği yönündeki gerekçesinin aynı miktar ve cins emtianın ihracına ilişkin aynı taşıma işleri organizatörü tarafından sevk edilen emtiaya ilişkin olan sevk numarasın hatasının, poliçe kapsamında olmayan bir sevkiyatın geçmişe dönük olarak poliçe kapsamına dahil edilmesi veya poliçe kapsamında olan sevkiyatların genişletilmesi olarak değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle sözleşmenin 9. maddesinin sigortalı aleyhine işletilmesinin yerinde olmayacağı kanaatinin oluştuğu, somut olayda davalı yanın, sigorta poliçesi gereği ödeme yapmamasını gerektiren bütün hükümleri sıralamasına rağmen bu hükümlerin uygulanmasını gerektiren somut deliller sunma ve dayanak gösterme bakımından yetersiz göründüğünün değerlendirildiği rapor edilmiştir.13.09.2022 tarihli celsede, dosyanın kapsamına sunulan raporlara, raporlara karşı beyan dilekçelerine bağlı olarak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasının uygun ve gerekli olduğuna, karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, dosya, önceki bilirkişilerden farklı uluslararası taşımacılık hukuku konusunda uzman bilirkişi, sigorta hukuku alanında uzman aktüer ile sigorta hukuku alanında uzman öğretim görevlisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 15.08.2023 Uyap kayıt tarihli rapora göre, davaya konu Türkiye çıkışlı ---- varışlı -----numaralı 4 konteynerin alıcısına sorunsuz olarak teslim edildiği, alıcının teslimat sırasında CMR senetleri imzalayıp kaşelediği, CMR senetlerine herhangi bir şerh düşülmediği, ----- Gümrük Müdürlüğünce davacı ... adına tescilli ----- sayılı 04.11.2019 tarihli ihracat beyannamesi ile adı geçen firmaya ---- 49.956 EURO kıymetinde ------ tanımlanmış olan içme suyu ihraç ettiği, ihracat belgelerine göre ihraç edilen eşyanın kıymetinin 49.956 Euro, ödeme şeklinin Mal mukabili, teslim şeklinin CPR (mal bedeli navlun) teslim yerinin ----- olduğu, eşya miktarının brüt 92.000 kg., net 88.000 kg. olduğu ve eşyanın -----nolu konteynerla taşındığı, sigorta poliçesine ilişkin primin sigorta firmasına ödendiği, ihracat belgelerine göre daya konusu ihracatın Gümrük Mevzuatının ihracata ilişkin bükümleri ile ihracat Rejim Kararına uygun olarak yürütülmüş olduğu, TTK m. 1409/2 uyarınca, rizikonun teminat dışı kaldığı hususunun ispat yükünün davalı sigorta şirketine ait olduğu ve kesin/inandırıcı delillerle ispat edilemediği, davacı tarafından ihracı yapılan ürünlerin bedellerinin öngörülen vade içinde davacıya ödendiği yönünde somut bir delil bulunmadığı, alıcının bizzat beyanıyla ürün bedellerini ödemediğini ikrar ettiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalının davacıya 49.473,00 USD anapara borcunun bulunduğu, davalı sigorta şirketinin "zararın kesinleştiği" 27.06.2020 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü rapor edilmiştir.avacı vekili, 2.bilirkişi heyet raporu doğrultusunda 05.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali olarak açtıkları davayı tam ıslah ederek 49.473,00 ABD Dolarının ödeme günündeki TL karşılığı tutarındaki sigorta tazminatı alacağının, 27.06.2020 temerrüt tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan ıslaha bağlı olarak 06.02.2024 tarihli celsede, 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı yasanın 5.maddesi gereğince davanın, değere bağlı olarak Mahkeme heyetine tevdiine karar verilmiştir.Mahkememizce aldırılan 2.bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, yapılan taşımacılığa bağlı olarak, TTK m. 1409/2 uyarınca, rizikonun teminat dışı kaldığı hususunun ispat yükünün davalı sigorta şirketine ait olduğu ve bu hususun davalı tarafça ispat edilemediği, davacı tarafından ihracı yapılan ürünlerin bedellerinin öngörülen vade içinde davacıya ödendiği yönünde somut bir delil bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacının 49.473,00 USD davalıdan alacaklı olduğu, davalı sigorta şirketinin zararın kesinleştiği 27.06.2020 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kanaatine varılarak, yine dosyaya ibraz edilen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen, Mahkememiz dosyası ile benzer mahiyette olan ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas ---- karar sayılı emsal dosyası da Mahkememizce değerlendirilerek tahkikat tamamlanmış ve davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile 49.473 ABD dolarının ödeme günündeki TL karşılığının 27.06.2020 temerrüt tarihinden itibaren Devlet bankalarının Amerikan Doları için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Son olarak belirtmek gerekir ki, dava tam ıslah edildiğinden, ıslah tarihi olan 05.09.2023 tarihi itibariyle efektif satış kuru 1 USD=26,8489 TL olup, kabul edilen 49.473,00 USD'nin TL karşılığı olan 1.328.295,63 TL dava değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti hesaplanarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile 49.473 ABD dolarının ödeme günündeki TL karşılığının 27/06/2020 temerrüt tarihinden itibaren Devlet bankalarının Amerikan Doları için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 90.735,87 TL harçtan, peşin alınan 4.439,98 TL ile ıslah harcı olarak alınan 17.974,14 TL harcın toplamı olan 22.414,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 68.321,75 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, peşin alınan 4.439,98 TL ile ıslah harcı olarak alınan 17.974,14 TL olmak üzere 22.473,42 TL harç gideri, 6.300,00 TL bilirkişi ücreti ve 114,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 28.888,02 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 176.112,52 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,İlişkin olmak üzere e-Duruşma sistemi üzerinden ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.