T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/580
KARAR NO: 2024/454
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/09/2023
KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi ile ---- poliçe numaralı "---- Genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta Poliçesi" akdedilmiş olduğunu, davacı müvekkili bu sigorta poliçesinin tarafı olduğunu, müvekkili şirkete ait---- plakalı araç 21.12.2021 tarihinde birden fazla taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait ---- plakalı araç 21.12.2021 tarihinde birden fazla taraflı maddi hasarlı trafik kazasını müteakip davalı sigorta şirketi tarafından ----- numaralı hasar dosyası açıldığını, zorunlu dava şartını yerine getirmek ve sulh olabilmek adına taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak yapılan başvuru sonucunda davalı sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; haklı davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 34.174,00-TL maddi zarar tazminatı alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı müvekille ödenmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf HMK 121.maddesine göre dava ile ilgili delillerini müvekkili şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması, olay yerini terk etmesi sebebiyle davacının talebi kasko sigortası genel şartları gereği teminat harici olduğunu, davacı tarafından talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, davacının aracının rayiç bedeli belirlenirken kaza tarihi esas alınması gerektiğini, müvekkili şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, teminat dışı hallerin varlığı sebebiyle davanın reddini, haksız olarak açılan davanın esastan reddini,
müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----- poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda; 21.12.2021 tarihinde Sigortalı araç sürücüsü ---- plakalı araç ile ----- plakalı aracın önünde aniden durması sebebiyle arkadan aracının sol ön kısmı ile çarpması ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiştir.Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin ----- Esas ve----- Karar sayılı ilamı; "Kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğu savunulan -----, can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, kazadan 4 gün sonra kolluk birimlerine başvurduğu, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü olmadığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğini kabulün zorunlu olduğu açıktır.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla da, somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiği dikkate alınarak; davacının bu konudaki delillerini sunmasının sağlanması, bu husustaki davacı delillerinin toplanmasından sonra, ispat yükümlülüğünün yerine getirilmiş olup olmamasına göre, zararın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir" şeklindedir. (Aynı yönde karar için bkz: ---- BAM----- HD ----- Esas ---- Karar sayılı ilamı)Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Dava dosyasında bulunan kaza tespit tutanağında davacının işleticisi olduğu aracın sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk ettiği, kaza nedeniyle yaralanan kimsenin olmadığı, davacı tarafa ait araç sürücüsünün korku, kaygı ya da panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığını gerektirir bir durumun gerçekleşmediği, davacı tarafa ait araç sürücüsünün tutanak tutmaktan imtina ettiği, davacı tarafa ait araç sürücüsünün durumu sigortaya ya da kolluğa bildirmediği, bu haliyle Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmemesi nedeniyle ispat külfetinin yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiği, ancak davacı tarafça olay yerinin haklı nedenle terk edildiğini, zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL TL karar ve ilam harcından peşin alınan 583,61 TL harcın mahsubuyla fazladan yatırılan bakiye 156,01 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.