T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/386
KARAR NO: 2024/509
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 05/06/2023
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı aralarında alım-satımdan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirket parti halinde davalıdan fatura içeriğindeki malzemeleri satın almayı kabul etmiş ve davalı tarafından; ---- 399.666,00 TL, ---- - 353.056,00--- 151.276,0 TL, ----- 325.680,00 olmak üzere toplam 1.229.678,00 TL bedelli 4 adet fatura düzenlendiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen ---- faturalara konu malların bir kısmı davacı tarafından teslim alındığını, teslim alınan malların karşılığı ödemesi, 6.7.2022 tarihinde şirketin noter aracılığı ile düzenlenen yetkilendirme ile dava dışı ----- şahsına 6.7.2022 tarihli dolar kuru 17,08 TL üzerinden hesaplanarak 35.000$ USD (Amerikan Doları) bedel banka aracılığı ile "- ----Alacağını İstinaden ----- Şahsına Talimatla Ödenen TC:-----" açıklaması ile gönderildiğini, taraflarına teslim edilen mal kısmının değerinin, davacı şirket tarafından 6.7.2022 tarihinde ödendiğini, teslim edilen mal ile tutarı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davalı şirket tarafından da bu hususa ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen faturalardaki kalan kısım ödemesi ise diğer malların tesliminden sonra yapılacağı konusunda anlaşıldığını, ancak davalı şirket, ----- faturaların karşılığı bir kısım malların teslimatını gerçekleştirmediğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete de bu güne kadar gerceklesmemesinin nedeni hakkında da herhangi bir açıklama yapılmadığını, davacı şirketin, malların teslim edilmemesi sebebi ile teslim edilmeyen mallara ilişkin kesilen 610.757.220 TL tutarlı kısım için, ----- numaralı faturalar ile 25.05.2023 tarihinde iade faturası düzenlediğini, ancak iade edilen fatura içeriği mallara ilişkin herhangi bir irsaliye düzenlenmediğini, dolayısıyla düzenlenmiş olan bir fatura dayanak belge ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini beyan ederek; takdir edilecek teminat karşılığında dava konusu ticari ilişkinden kaynaklı davalı tarafından ileride başlatılma ihtimali olan icra takibi ve diğer hukuki yollar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüne, dava konusu faturalara karşılık bir kısım malların teslim edilmemesi sebebi ile davacı şirket tarafından iade edilen faturaların bedelsiz kaldığının tespitine, davalı şirkete iade edilen fatura bedeli olan 610.757,20 TL bakımından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa çıkartılan tebligatın iade dönmesi üzerine TK 35'teki usule göre usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.Davacı vekili 19.03.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ıslah taleplerinin kabulü ile, müvekkili şirketin toplam iade fatura bedeli olan 630.757,20 TL tutarında davalıya borçlu olmadığının tespiti doğrultusunda davalarının kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Islah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafça ıslaha karşı herhangi bir beyan sunulmamıştır.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
----- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasındaki alım-satımdan kaynaklı ticari ilişki sebebiyle, davacı tarafın davalı tarafa 610.757,20 TL borcu olup olmadığına dair menfi tespit davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosyada, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ara kararla değerlendirilmiştir.Dosya, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, defter incelemesinde davacı tarafça defterlerin hazır bulundurulduğu, davalı tarafça iletişime geçilememesine bağlı olarak defterlerinin incelenemediği, 16.01.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, davacıya ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davacı tarafından davalı adına yürütülen ----- Kodlu muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafından 25.11.2021 tarihinden 17.12.2021 tarihine kadar davalıdan 4 fatura ile 1.229.678,00 TL tutarlı alış yaptığı, 06.07.2022 tarihinde banka kananıyla davalı tarafa 592.791,50 TL tutarlı ödeme yapıldığı ve buna göre 31.12.2022 tarihleri itibariyle davalı tarafa 636.886,50 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2023 yılına devrettiği, davacı tarafından 18.05.2023 tarihli ---- seri no.lu 325.680,00 TL tutarlı ve 25.05.2023 tarihli ------ seri no.lu 305.077.20 TL tutarlı toplam 630.757,20 TL tutarlı iade faturaları düzenlediği ve buna göre 25.05.2023 tarihi itibariyle davalı tarafa 6.129.30 TL borçlu olduğu, 01.07.2021 tarihinden sonra BA ve BS formları ile vergi dairesine bildirim yükümlüğü bulunmayan, davacı tarafından davalının faturaların düzenlenme tarihlerden 8 gün sonra düzenlenen 2 adet 630.757,20 TL tutarlı iade faturaları, GİB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalının 2023 yılı BA formunda gözükmediği, davacının, 18.05.2023 tarihli ----- seri nolu 325.680,00 TL tutarlı iade faturasının, davalının 17.12.2021 tarihli ----- seri no.lu 325.680,00 TL tutarlı faturasına istinaden, 25.05.2023 tarihli ----- seri no.lu 305.077,20 TL ----- seri no.lu 399.666,00 TL tutarlı faturasına istinaden düzenlediği, dosya kapsamında, davacının 2 adet 630.757,20 TL tutarlı iade faturalarına konu malların davalı tarafından davacı tarafa teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi ve benzeri belge bulunmadığından, davacının 2 adet 630.757,20 TL tutarlı iade faturalarının gerçekte mal iadesine ilişkin düzenlenmiş faturalar olmadığı, cari hesap kayıtların düzeltilmesine ilişkin düzenlenmiş faturalar olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafından davacı tarafa 610.757,20 TL tutarlı malın teslim edilmediğinin kabulü halinde, talebe bağlılık ilkesi gereği, davacı tarafın davalı tarafa olan borcunun 26.139,30 TL (636.886,50-610.757,20=) tutarında olduğu. 610.757,20 TL tutarında borcunun bulunmadığı rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davalı tarafın malların teslimine ilişkin olguyu ispat etmesi gerektiği, bu hususa ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, nitekim davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında da, malların teslimine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, netice olarak, davalının malları teslim ettiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığından, davacının, iş bu ticari iş sebebiyle davaya konu ettiği fatura yönünden davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı kanaatinin mahkememizde hasıl olduğu, her ne kadar davacı tarafından dava ıslah edilerek toplam 630.757,20 TL üzerinden menfi tespit talebinde bulunulmuş ise de, davacının davalıya toplam 610.758,00 TL üzerinden borcu bulunmadığı sabit olduğundan, davacının davasının kısmen kabulüne, toplam 610.758,00 TL üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.Ayrıca her ne kadar davacı tarafça faturaların bedelsiz kaldığına karar verilmesi talebinde bulunulmuş ise de, davanın mahiyeti gereği bahse konu talep hakkında Mahkemece bir karar verilemeyecek olmasına bağlı olarak, bahse konu talep hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.Öte yandan her ne kadar hükmün kanun yolu kısmında 'davalı vekili' ibaresi bulunsa da, kısa karar yazılırken bu ibarenin sehven yazıldığı, davalı tarafın vekille temsil edilmediği, bu hususun gerekçeli karar yazım aşamasında fark edildiği anlaşılmış olup, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratmamak amacıyla bu hususa değinilmekle yetinilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, toplam 610.758,00 TL üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacı vekilinin faturaların bedelsiz kaldığına yönelik talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 41.720,88 TL harçtan peşin alınan 10.430,22 TL harç ile 428,00 TL ıslah harcının toplamı olan 10.858,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.862,66 TL harcın davalıdan alınarak hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 10.430,22 TL peşin harç ile 428,00 TL ıslah harcının toplamı olan 10.858,22 TL harç gideri, 2.450,00 TL bilirkişi ücreti ve 525,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.833,22 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 13.418,22 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 91.506,12 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.