T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/579
KARAR NO: 2024/455
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2023
KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 28.02.2022 tarihli Hizmet Sözleşmesinin imzalandığını, 11 ana maddeden oluşan sözleşmenin her bir maddesinin özel olarak müzakere edildiğini hata ve irade sakatlığı olmadan sözleşmenin eksiksiz ifası konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında davalıya eksiksiz ve tam hizmet sunduğunu, sunulan hizmetin davalı tarafında kabul edildiğini, davalının borca itiraz dilekçesinde de icra takibine konu faturalara ve fatura içeriğine itiraz etmediğini, sözleşmede belirtilen danışmanlık hizmeti karşılığında aylık 9.750, TL KDV sunulan hizmet hizmet karşılığı her ay düzenli olarak müvekkili tarafından fatura düzenlendiğini, davalı tarafça il fatura bedelinin ödendiğini ancak davalı tarafın 4 adet fatura bedelini ödemediğini, davalı tarafın faturalara ve fatura içeriklerine itiraz etmediğini "Bizde ödeme bekliyoruz bu sebeple ödemeleri geciktirmek zorunda kaldık. Ödeme gelir gelmez faturalarınız ödenecektir." şeklinde cevaplar ile faturaları kabul ettiğini ve faturaların ödeneceğini beyan ettiğini, davalı şirkete gönderilen ----Noterliği ----- yevmiye numaralı 01.11.2022 Tarihli ihtarname ile her biri 11.505,00 TL bedelli 06.04.2022, 09.05.2022, 21.06.2022, 08.07.2022 tarihli 4 adet fatura bedeli toplamı 46.020,- TL' nin ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak davalının herhangi bir ödeme yapmaması üzerine işbu davanın konusu olan -----İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı tarafça, haksız yere hiçbir hukuki dayanak olmaksızın borca itiraz edildiğini, belirterek davanın kabulüne, davalı borçlunun ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı icra dosyasına itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu şirketin itirazı alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığından ve alacak likit olduğundan alacağın %20 'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı taraf usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
-----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete muhtelif zamanlarda mal satışı yaptığı, ancak davalı şirket tarafından davacı şirkete ödeme yapılmadığından davalı şirket hakkında ----- İcra Müdürlüğü'nün---- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, 28/07/2020 tarihli ---- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 22.01.2024 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.
Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve 46.020,00 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafın HMK'nın 222. Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacının 46.020,00 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında ve takipten evvel davalı tarafı temerrüde düşürmüş olması nedeniyle işlemiş faiz talebinde haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ----- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 46.774,60 TL'nin % 20 si olan 9.354,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.195,17 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 564,93 TL peşin harcın mahsubuyla 2.630,24 TL bakiye karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 564,93 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 3.078,50 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.