T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/550
KARAR NO: 2024/475
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/08/2022
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.05.2022 tarihinde saat 23.00 sularında ---- mevkiinde seyir halinde olan --- plakalı aracın yine aynı mevkide seyir halinde olan -----plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 06.05.2022 tarihli taraflar arasında tutulan kaza tespit tutanağı incelendiğinde, sürücü ---- plakalı aracı ile ---- yönüne seyrederken rampadan çıktığımda yol ayrımını fark edemedim önümdeki ----- plakalı araca arkadan çarptığı şeklindeki beyanı ile huzurdaki davaya konu kazada %100 kusurlu olduğunun sabit bir hal aldığını----Plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ----- Poliçe numarası ile----- Plakalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası'nın ---- Poliçe numarası ile --- olduğunu, davacının huzurdaki kazada kusur oranı dikkate alındığında aracında meydana gelen değer kaybı ve hasar tazminatı alacağı için davalı aracın ZMMS ve limit üzerindeki miktar için İMMS sigorta şirketleri olan------karşı başvurulmuş ise de süresi içerisinde taraflarına dönüş yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmama ile sonuçlandığını, değer kaybı ve hasar tazminatının kaza tarihi dikkate alındığında teminat limiti dahilinde ZMMS şirketi olan ---- geri kalan bakiye değer kaybı ve bakiye hasar bedelini ise ---- şirketi olan ----- Sigorta'dan talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere hasar, değer kaybı ve hak mahrumiyeti tazminini talep ettiklerini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 107/f.1'de "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." düzenlemesi yer aldığını, bu sebeple davacının uğradığı zararın değer kaybı ve hasar miktarı uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini beyan ederek yukarıda arz ve izah edilen nedenlere istinaden; HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, davacıya ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 100 TL, hasar bedelinin ve 100 TL reel değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ZMMS limiti dahilinde -----limit üstü miktarın ---- dahilinde ---- tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle;06.05.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafça aracında meydana gelen maddi ve değer kaybı bedeli istemiyle huzurdaki dava ikame edildiğini, mesnetsiz ve hukuka aykırı bir şekilde ikame edilen davanın zamanaşımı ve husumet yokluğu nedeniyle usul bakımından reddi gerektiğini, esas bakımından cevaplarında ise, sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca başvuru konusu kazadan kaynaklı istem bakımında ZMMS Genel Şartları dikkate alınarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporu trafik polisi tarafından tanzim edilmiş olup bu bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, zira Adli Tıp Kurumu Kanunu ve bu kanunun Uygulama Yönetmeliği ile trafik kazalarından doğan uyuşmazlıklarda trafik kazaları ile ilgili tahkikat dosyaları üzerinde incelemeler yaparak kazaya ilişkin kusur oranlarının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi hususunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin görevlendirildiğini, anılan sebeplerle dosyanın Adli Tıp kurumuna gönderilerek kusur raporu aldırılmasını talep ettiklerini, meydana gelen kazada davalı şirketin sigorta teminatı kapsamına aldığı aracın herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu kapsamda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,----- Nolu hasar dosyası ile tazminat talebin de bulunulan davacı tarafın aracının mevcut kaza da gerçek bir kaza ile hasarlanmadığını , sigortalı aracın ---- kasko poliçesinden açılan ----- Nolu hasar dosyasına ilişkin yapılan araştırma ve inceleme neticesinde hasar dosyasının reddedildiğini, başvuran tarafından müvekkili şirkete karşı yapmış olduğu başvuru sonrasında yapılan araştırma ve inceleme sonucunda kazanın gece geç saatte meydana geldiği, anlaşmalı tutanaklı ve sigortalı aracın kasko poliçesi olmasına karşılık mağdur aracın KASKO poliçesinin olmaması, mağdur adına 2, mağdurun daha önce kaza yaptığı yakını adına da 3 araç kayıtlı olması ve sadece bu aracın kasko poliçesi olmaması, aracın sürekli satış görüp el değiştiren bir araç olması, sigortalı adına tek araç kayıtlı, kendisinin ağır vasıta sürücüsü olup KTT leri de ağır vasıta araç kullanımındaki kazaları olduğunu, aracın ---- kasko poliçesi olup mevcut kaza öncesin de farklı ama aynı sürücü ---- kullanımın da geçekleşmiş olması, ----- Sigorta 3. Kazası olan sigortalının mevcut hasar dosyasını araştırmaya kiralık araç şüphesi ile araştırmaya verdiği ve bu doğrultuda yapılan tespitlerden hasarın reddedildiği ekspertizini yapan, ---- Genel'den bilgi edinilmiş ve ---- Sigorta ile aynı zamanda çalışmış olmanızdan, ilgili araştırma raporun da kazanın da düzmece, mağdur aracın bulunduğu eski Yetkili ---- servisi ---- isminin geçmesi kazanın kasten ve her iki araç üzerinden haksız kazanç elde etmek için tertiplenmiş canlı düzmece kaza olduğu kanaatine varıldığına dair araştırma raporunun geldiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi ihtimalinde yasal faize hükmedilmesini, davacı taraf ile müvekkil arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından avans faizi işletilmesi talebinin mesnetsiz olduğunu beyan ederek, öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı ----- Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; İkame edilen davada, 06.05.2022 tarihinde gerçekleşen dava konusu maddi hasarlı trafik kazasına karışan ----Plakalı aracın 25/08/2021 başlangıç ile 25/08/2022 bitiş tarihli,-----sayılı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, öncelikle görev ve yetki bakımından davanın usulden reddi gerektiğini, mezkur kazaya karışan araç sürücüsünün söz konusu kazanın vuku bulmasında herhangi bir kusuru bulunup bulunmadığı Mahkeme tarafından araştırılması gerektiğini, araçların var ise kusuru oranında kendi ZMMS Sigortası sorumlu bulunacağı ve ancak ve ancak ZMMS Sigortasının kapsamı dışında kaldığı hallerde Kasko Sigortası olan müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulunabileceği amir hüküm gereği olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin, poliçe teminatı ve limitiyle sınırlı olmak üzere ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, söz konusu hasarların daha öncesinde var olup olmadığının tespiti açısından, kazanın oluş şekli ile meydana geldiği ileri sürülen hasarların uyumlu olup olmadığının tespiti ile gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, davacı yanın her ne kadar kusur oranlarını belirterek buna göre değer kaybı tespitinde bulunulmasını talep etmiş ise de, iddia edilen kusur oranlarının geçerli olmadığını, öncelikle geçerli bir kusur raporu alınması ve buna göre sorumluluklarının belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe, alanında uzman kişilerden aldırılıan eksper raporunda, davacı yana ait aracın daha öncesinde de aynı yerlerden hasar aldığı ve onarım yaptırıldığı tespit edildiğini, bu durum karşısında, genel şartlar çerçevesinde araçta herhangi bir değer kaybı hesaplamasının yapılamayacağını, değer kaybı hesaplanması yapılması durumunda değer kaybına etki eden ve tespitinde göz önünde bulundurulması gereken parametreler ile teminat dışı kalan haller göz önüne alınması gerektiğini, talep edilen söz konusu faizin TBK 76, 88 ve 120. Maddelerine dayalı olarak yasal faiz olması gerekmektiğini, davacı yanın tememrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin talebinin mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek izah olunan nedenlerden usulden ve esastan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER :Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Kaza Tespit Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, ---- Noterler Birliği Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Başvuru Belgeleri ve Hasar Dosyası, ZMMS ve İMMS Poliçeleri, -----Sosyal Güvenlik Kurumu Kayıtları, Kaza Fotoğrafları, Bilirkişi Raporları, Faturalar, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS ve İMMS Poliçeleri teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince ZMMS poliçesi gereğince davalı ---- ile Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince davalı ----- tahsili edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre ZMMS poliçesi yönünden sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay -----.HD'ni ----sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 06/05/2022 tarihinde saat 23.00 sularında ---- ili, ---- ilçesi, ---- Mahallesi, ---- Caddesinde davacının malik/işleten/sürücüsü olduğu ----- plakalı hususi nitelikteki otomobil ile dava dışı sürücü --- -sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı hususi otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada asli kusurun davalı sigorta şirketlerine sigortalı araç sürücüsünde olduğu ancak ihlal edilen kuralların ve kusur oranlarının belirsiz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu davada haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen ----plakalı hususi nitelikteki otomobilin kaza tarihi itibarıyla davalı -----numaralı 23/08/2021-23/08/2022 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 50.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu; davalı ----- ise 25/08/2021-25/08/2022 başlangıç ve bitiş tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi 500,000,00 TL limitli sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince ZMMS yönünden davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı ; İMMS yönünden ise ihbar edildiği anlaşılmış olup, davalı şirketler tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örnekleri de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve bundan neşet eden değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetinin ve buna göre değer kaybının belirlenmesi suretiyle uyuşmazlık çözülmelidir. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunmaları kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi , belge ve kayıtlar da dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak yazılı delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında evveliyetle kusur durum ve oranına ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bir bilirkişiye verilmiştir. Trafik Bilirkişisi Başkomiser --- - tarafından düzenlenen 03/01/2023 tarihli raporda özetle; 1 –--- plakalı otomobil sürücüsü ----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında “d) Arkadan çarpma,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden dolayı ASLİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde yüz (%100)---- plakalı otomobil sürücüsü ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen kural ihlalinin tespit edilmediği için KUSURUNUN OLMADIĞI görüş ve kanaatine ilişkin rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davalılara sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/d maddesinde yazılı bulunan arkadan çarpma asli kuralını ihlal ettiği; davacı araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığı , raporun ekinde bulunan olay yeri görüntüleri, kroki, araçların görüntü ve konumları, davacının aracının aldığı hasar ile kaza mahalli birlikte değerlendirildiğinde açık bir şekilde anlaşıldığından bilirkişi raporunda belirlenen tespitlerin ve kusur dağılımının yerinde olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 282 Yargıtay ----.HD.----- Bu tespitten sonra zararın belirlenmesi yönünde davanın aracında meydana gelen hasara göre oluşan hasar onarım ve değer kaybı bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi -----tarafından hazınlanan 12/08/2023 tarihli raporda özetle;----- plakalı aracın hasarlı fotoğrafları ile ----- tarafından düzenlenmiş 16.06.2022 tarihli Hasar Ekspertiz Raporu ekspertiz raporunda parça değişim ve işçilikler için belirlenen bedellerin belirlendikleri tarih itibariyle ayrı ayrı her kalem ve toplam KDV dahil 317.708,31-TL bedelinin kadri maruf olduğu ve fakat, davacı tarafın eğer aracın onarımını yaptırmış ise buna dair bilgi ve belgeleri de dosyaya sunması durumunda hasar yönünden değerlendirmelerin daha doğru ve belirleyici olacağı, ---- plakalı ----- model ----marka ve modelde otomobilin serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haliyle 2. el rayiç değerinin 900.000,00-TL olduğu, aracın daha öncesinde de aynı yerlerden hasar aldığı ve onarımının yaptırıldığı dosyaya sunulan geçmiş hasar kayıtlarından tarafımdan da tespit edildiğinden, 06.05.2022 tarihindeki kaza neticesinde oluşan hasarının yapılacak onarımı sonrasında araçta değer kaybı olmayacağı görüş ve kanaatine ilişkin rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve itirazlar değerlendirilerek ve yerinde görülerek farklı bir bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilmiştir. Buna göre ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bilirkişi -----tarafından düzenlenen 07/11/2023 tarihli raporda ise özetle; --- plakalı, ---- marka, ----model araçta oluşan Hasar Bedeli ve Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle,
HASAR BEDELİ = 317.708,31 TL
DEĞER KAYBI BEDELİ = 55.000,00 TL
TOPLAM = 372.708,31 TL olarak hesap edildiği, bu tutarın serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile kadr-i maruf değer taşıdığı yönünde hesap ve kanaat bildirilmiştir. Kuşkusuz bu raporda taraf vekillerinin bilgi ve denetimine sunulmuş ve yazılı ve sözlü görüşleri incelenmiştir. Ne var ki, ikinci bilirkişi raporunun davacı vekilinin itirazına da uğramadığı, Yargıtay uygulamasında olduğu gibi bilirkişi raporunda belirlendiği üzere aracın onarımının ekonomik olduğu, aracın marka ve modeline göre parça ve işçilik maliyetlerinin günün ekonomik koşularına ve piyasa şartlarına göre kadri maruf kabul edilmesi gerektiği ve yine aracın markası, modeli, olay tarihindeki yaşı, markası, kilometresi, teknik ve görünüm özellikleri, yapılan onarım işlemleri gereğince kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkı yansıttığı, günün piyasa rayiçlerine uygun olduğu kabul ve takdir edilmiş ve zarar da belirlenmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar onarım ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen trafik bilirkişisi ve ikinci makine mühendisi bilirkişi raporları da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararının, zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketleri tarafından sıralı sorumluluk esasına göre tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Dava 6100 Sayılı HMK'nin 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından davacı vekiline bedel artırım dilekçesi verilmesi için süre verilmiş ve davacı vekili tarafından davalıların sorumluğu ölçütlerine göre değerin artırıldığı ve harcın tamamlandığı müşahede edilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK,49, 50/1, 51/1 KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi ile Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. Maddesi temelinde , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda; davanın haksız fiile dayalı belirsiz alacak davası olması davalı ZMMS şirketi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak 2918 sayılı KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi, davalı ---- sigorta şirketi yönünden ise 6100 Sayılı TTK'nin 427/2 maddesi gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonrası oluşan temerrüt tarihi, olayda davalılara sigortalı araç hususi nitelikte olduğundan yasal faiz uygulanmasının gerekmesi ile poliçe teminat limitleri de gözetilmek suretiyle; davacının ----. (ZMMS) aleyhinde açtığı davasının kabulü ile, 50.000,00 TL değer kaybı tazminatının 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 30/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 50.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacının ----- aleyhinde açtığı davasının kabulü ile, 317.608,31 TL hasar onarım bedeli ve 5.100,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 322.708,31 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 27/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 500.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı -----alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan her ne kadar kısa kararın (a) bendinde fazlaya ilişkin talebin reddine yönelik bir ibare/hüküm bulunsa da dosya kapsamı ve hükümden de açıkça anlaşıldığı üzere bu hususun bir yazım yanlışı olduğu tespit edilerek gerekçeli kararda resen çıkartılmak suretiyle hüküm tashih edilmiştir. (HMK,304/1) - (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 81/2 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 )6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince ihtiyari dava arkadaşı konumundaki davalılar ise yapılan tüm giderler ortak olduğundan tamanından kendi oranları ve hüküm miktarları gözetilerek paylaştırma yapılmak suretiyle sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında görüşmelerde ve tutanakta tüm taraflar yer aldığı anlaşıldığından tüm davalılardan oranları esas alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının ----- (ZMMS) aleyhinde açtığı davasının kabulü ile, 50.000,00 TL değer kaybı tazminatının 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 30/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 50.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-)Davacının -----) aleyhinde açtığı davasının kabulü ile, 317.608,31 TL hasar onarım bedeli ve 5.100,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 322.708,31 TL tazminatın 6100 Sayımı TTK'nin 427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 27/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 500.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 25.459,70 TL karar ve ilam harcından; 80,70 TL peşin harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 6.362,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 19.017,00 TL harcın kabul oranına göre 2.551,19 TL'sinin davalı ---- vekilinden, 16.465,81 TL'sinin davalı ----- alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranına göre 214,65 TL'sinin davalı -- vekilinden, 1.385,35 TL'sinin davalı --- - alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç ve 11,50 TL vekalet harcı, 4.300,00 TL bilirkişi ücreti ve 213,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.685,90 TL yargılama giderinin kabul oranına göre 628,63 TL'sinin davalı -----vekilinden, 4.057,27 TL'sinin davalı ---- alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanununun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanununun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 50.406,25 TL nispi vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ---- vekili ile davalı ----.- vekillerinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.