T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/444 Esas
KARAR NO:2024/466
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 22/06/2022
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, listelenen, mülkiyetindeki araçlarla yurt içinde araç kiralama işleri yaptığını, davacı şirkete ait muhtelif araçların hasarlanmasından dolayı, karşı taraf nezdinde ihbar/hasar dosyaları açıldığını ancak, emredici mevzuat hükümlerine rağmen, süreç içerisindeki hasar/tazminat ödemelerinin özellikle Katma Değer Vergisi bakımından eksik olduğunun veya ödenmediğinin tespit edildiğini, 4.413,00 TL tutarındaki alacağın tahsili için ----- sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, karşı tarafın borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, ilgili mevzuat hükümlerine ve yerleşik içtihatlara göre KDV'nin de hesaplanması ve ödenmesinin zorunlu olduğunu beyan ederek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirkete yapılan başvuru neticesinde yapılan değerlendirme doğrultusunda 12/11/2018 tarihinde ----- maddi hasar, 26/11/2018 tarihinde hasar
onarımcısı ----tarihinde hasar onarımcısı
---- maddi hasar ödemeleri yapıldığını, yapılan ödemelerle davalı şirketin sorumluluğu kalmadığını, davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün bu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazaya karışan araç sigortalıları olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket ancak teminat limitlerine kadar sorumlu
olduğunu, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ---- plakalı aracın davalı şirket tarafından ---- mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemece davalı şirketin sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumluluklarının bulunduğunu, kaza tarihinden itibaren iki yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olduğundan davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin, söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, iş bu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunulmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesini beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller :Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.-----dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi ve sigorta hukuk alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan, ----- plakalı araçlar yönünden yapılan hasar/tazminat ödemelerine bağlı olarak, araçlarda hasar oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu ----- davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususlarında davacı tarafça başlatılan takibe, davalı tarafından ---- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ------ takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında hasar/tazminat ödemesinden kaynaklı ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin ----- dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyada, davalı vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya, gerekli ihtaratlar yapılarak ve yerinde inceleme yetkisi verilerek dosya mali müşavir bilirkişi ve sigorta hukuk alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, davacı tarafça defterler hazır bulundurulmuş ve bilirkişiler raporunu sunmuştur. 10.10.2023 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, davacıya ait ticari defterlerin usulüne uygun tuttulmuş olduğu, davacı tarafından takibe konu edilen 18 adet faturanın KDV dahil 25.504,64 TL olduğu, davalı tarafından 22.441,07 TL ödeme yapıldığı ve buna göre davacının davalıdan 18 adet faturadan kaynaklı KDV alacağının 3.063,57 TL KDV olduğu, davacı tarafından davalı adına yürütülen cari hesap muavin defter kayıtlarında, takibe dayanak gösterilen, ------ tutarlı faturanın muavin defterde kaydına rastlanmadığı, -----tutarlı faturanın muavin defterde kaydına rastlanmadığı, -----tutarlı faturanın muavin defterde kayıtlı olduğu ve söz konusu faturaya ait ödeme kaydının bulunmadığı, buna göre davacının ilgili faturadan 495,60 TL alacaklı olduğu, ancak davacı tarafından KDV alacağı talep edilmiş olduğundan, taleple bağlılık ilkesi gereği davacın 75,60 TL KDV alacağının bulunduğu, bu durumda, davacının davalıdan 19 adet faturaya ait olarak 3.139,17 TL (3.063,57 + 75,60) tutarında KDV alacağının bulunduğu, KDV Kanununa göre, bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatlarının KDV'nin konusuna girmediği, bu durumda, sigortalı olan şirketin, söz konusu hasara ilişkin sigorta şirketinden aldığı tazminatla ilgili KDV hesaplanmasına gerek bulunmadığı, ancak, hasar gören makinenin tamir ettirilmesi halinde, şirket adına düzenlenen faturaların ibraz edilmek suretiyle tamir bedelinin sigorta şirketinden tahsil edilmesi durumda, KDV'ye tabi olan tamir masraflarının aynen sigorta şirketine yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerektiği, bu kapsamda davacı tarafın, davalı sigorta şirketine karşı talebine ilişkin, bu tazminat tutarına denk gelen KDV tutarının tahsil edilmesi adına yansıtma fatura düzenlemesi gerektiği rapor edilmiş olup, davacı tarafın rapora itirazların irdelenmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatleri ile kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, sigortalı araçlardaki hasar/tazminat ödemesine bağlı olarak davacı tarafın davalı taraftan KDV alacağı bulunduğu, bu hususun, usulüne uygun tutulan davacı ticari defter kayıtları ve faturalarla sabit olduğu, her ne kadar davacı tarafça 4.413,00 TL üzerinden takip yapılmış ve bu değer üzerinden dava açılmış ise de, davacının tespit edilen KDV alacağının, toplam 3.139,17 TL olduğu, 3095 sayılı yasaya göre tarafların tacir olduğu ve işin ticari iş olduğu nazara alınarak reeskont avans faizine hükmedilebileceği tespitiyle beraber davanın kısmen kabulü ile davalının ------ esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 3.139,17 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 3.139,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 3.139,17 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalının ------ esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 3.139,17 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 3.139,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesi gereğince 3.139,17 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 627,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 80,70 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 80,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.161,20 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 2.244,45 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 1.107,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile; 452,40 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.139,17 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.273,83 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi. 02/07/2024