T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/633
KARAR NO: 2024/643
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 22/09/2023
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket---- Poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ---- ait ---- 31.12.2022 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre----plakalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacı şirket sigortalısı ----- ait Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi gereği, 28.02.2023 tarihinde 123.871,47-TL, 20.02.2023 tarihinde 354,00-TL ve 20.03.2023 tarihinde 2.723,44-TL olmak üzere toplamda 126.948,91-TL tazminat ödemesi yapıldığını, karşı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı konumunda bulunan -----25.05.2023 tarihinde 26.948,91-TL tahsilat sağlandığını, ---- plakalı aracın ----- poliçe no.lu zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile davalı ----Şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, ----- plakalı aracın firari sürücüsü meydana gelen kazada kusurlu olduğundan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı taraf ortaya çıkan hasardan davalı şirkete karşı sorumlu olduğunu, açıklanan hususlar çerçevesine, davalı şirket tarafından ödenmiş tazminat tutarından bakiye kalan, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde ödemesi gereken 100.000,00-TL ile ta-kip tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarı 3.328,77- TL olmak üzere olmak üzere toplam 103.328,77-TL'nin tahsili amacıyla ----- İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle takibin davalı yönünden durduğunu, her ne kadar davalı tarafından icra dosyasına sunulan borca itiraz talebinde icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmişse de haksız fiilin gerçekleştiği kaza yerinin ---- İlçesi olması nedeniyle ----- Mahkemeleri ve İcra Daireleri dava konusu olay bakımından yetkili olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın çözümü amacıyla Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak süreç karşı tarafın katılımı gerçekleşmediğinden toplantı yapılamaksızın anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, firari sürücünün kusurlu şekilde kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle ----- plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ortaya çıkan hasardan davacı şirkete karşı sorumlu olduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamış olması, takibe itirazın haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle ve resen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı borca itirazının iptali ile itiraz neticesi durmuş olan takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı / borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın Mahkemeye sunmuş olduğu kaza tespit tutanağına göre, işbu davaya konu kaza ---- plaka sayılı araç, ---- plaka sayılı araç ve ----- plaka sayılı araçlar arasında meydana geldiğini, ancak ilgili kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağındaki açıklamalar yalnızca kazaya karışan araç sürücülerin beyanları ile ifade altına alındığını, işbu hususlar tespit edilmeksizin yalnızca tarafların beyanı ile alınan kaza tespit tutanağı olayın meydana geliş şeklindeki belirsizlikleri ortaya koyduğunu, uzman kişilerce hazırlanmamış olan yalnızca trafik görevlisinin kusur isnadı üzerinden düzenlenen kaza tespit tutanağının esas alınarak davalı sigorta şirketine sorumluluk yüklenmesi hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesindeki teminat limiti dahilinde sigortalısının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, başvuran tarafından her ne kadar davalı şirket sigortalısına ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu beyan edilmekte ise de tarafların kazanın oluşumundaki kusur oranlarının Adli Tıp İhtisas Dairesince veya Kusur Bilirkişisi marifetiyle tespiti gerektiğini, kazanın oluşumunda tarafların kusur oranına ilişkin farklı sonuçlar ortaya çıkması karşısında davalı sigorta şirketinin sorumluluğu isabet eden bir tazminat söz konusu ise bunun tespiti için tarafsız ve objektif bir bilirkişi raporu almak gereği hasıl olduğu açık olduğunu, başvuru sahibinin sunmuş olduğu eksper raporuna dayanarak hükme varılması adil bir sonuca ulaşılmasına hizmet etmeyecek olup ilgili rapor aleyhimize hüküm kurmaya elverişli nitelikte sayılamayacağını, davacı sigorta şirketi sigortalısına işbu davaya konu hasara binaen 126.948,91 TL hasar tazminat ödemesinde bulunmuşsa da ilgili tutarın piyasa rayiç bedellerine uygunluk teşkil etmediğini, 08.11.2022-08.11.2023 tarihleri arasında geçerli ----- poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında uygulanacak teminat limiti kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğu araç başına 100.000,00 TL ve kaza başına 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bu tutarları aşan zararlarda sigorta şirketinin sorumluluğu söz konusu olmayacağını, arz ve izah olunan, somut ve hukuki delillerle usul ve yasaya göre gerekçelendirilen nedenler ile Mahkeme tarafından resen gözetilecek nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davanın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalısı bulunan aysel kara'ya ihbarına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----İcra Dairesi'nin -----Sayılı Dosyası, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, Hasar Dosyası, Kasko ve ZMMS Poliçeleri, Kaza Yeri ve Hasarlı/Kazalı Araç Fotoğrafları, SBG Merkezi Kayıtları Ekspertiz Raporu, Faturalar, Banka Dekontu, Teslim, İbra ve Temlik Belgesi, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Diğer Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın; sigortalısı araç sürücüsünün kazada kusur durum ve oranı nedeniyle Karayolları Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili için başlattığı ----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine İlişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, sıfat ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla uyuşmazlığı çözmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, mevcut ve toplanan deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre de ; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; davacı sigorta şirketi tarafından ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu sigorta şirketi hakkında dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın davalı sigortalısı araç sürücüsünün kusuru gereği rücuen tahsili için icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da maddi hasarlı trafik kazasında kusur, hasar ve hasar onarım bedeli üzerinden çözülmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmıştır. Olayın temeli dosyada bulunan kaza tespit tutanağına ve diğer delillere göre 31/12/2022 tarihinde -----Davacı sigorta şirketine 02/03/2022-2023 başlanğıç bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ----- adına kayıtlı ve sevk ve idaresindeki ----- Plaka sayılı hususi otomobil ile davalı sigorta şirketine 08/11/2022/-2023 başlanğıç ve bitiş tarihli sigortalı ----- adına kayıtlı olay yerini terk eden ----- plaka sayılı hususi otobobil ile bu aracın çarpması sonucunda dava dışı ----- plaka sayılı araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazasına dayanmaktadır. Bu tutanağa göre kazada kusurun tamamen olay yerine terk eden davalıya sigortalı araç sürücününde olduğu tespitine yer verildiği görülmüştür. Mahkememizce evveliyetle HMK'nin 266.maddesi gereğince olayın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden kusur ve hasar onarım bedeli yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ------ Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından dosya üzerinde üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 22.07.2024 tarihli raporda özetle; Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarla dikkate alınarak olay değerlendirilip, yukarıdaki hususlar muvacehesinde 31.7.2022 tarihinde meydana gelen Maddi Hasarlı Trafik Kazasında; A-) Sürücü ----- Plakalı Araç sürücüsü: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz etti 26 100 KUSURLU OLDUĞU,B-) Sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı aracı ile: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kazasının oluşmasında alabilecek herhangi bir tedbirinin bulunmadığı, kendisine kusur izafe edilmesinin uygun olmadığı için: ATFI KABİL KUSURUNUN BULUNMADIĞI C-) 31.12.2022 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, ----- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. D-) ---- plakalı aracın sürücüsünün kusur oranı nispetinde; davalı sigortacının, ----- plakalı araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan araç başına 700.00000 TL tutarlı, ----- nolu 08/11/2022-2023 poliçe tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamındadır. E-) Ayrıntıları belirlenmiş bilgiler dâhilinde---- plakalı, ---- marka, ----- (-) - tipi, ---- model araçta oluşan Hasar Bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalını tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle: HASAR BEDELİ- 126.948,91 TL Davacı tarafından belirtilen beyanda”...karşı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı konumunda bulunan ------ 25.05.2023 tarihinde 26.948,91-TL tahsilat sağlanmıştır...” şeklinde belirtildiği ve kabulünde olduğu, BAKİYE HASAR BEDELİ 126.948,91 TL - 26.948,91 TL > 100.000,00 TL olarak hesap edilmiştir şeklinde tespit ve görüş bildirilmiştir. Mahkemememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliği edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Yukarıdan beri açıklanan olay örgüsüne göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin 31/12/2022 tarihinde tarafların sigorta örtüsü altında bulunan araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklandığı, taraflar arasında bu yönde bir itilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın davalının savunmasına göre temelde hasar onarım bedeli ve poliçe limiti üzerinde yoğunlaştığı, ancak davacının zarar gören sigortalısına yaptığı ödemenin banka dekontları ve taslim, ibraname ve teslim belgesi ile sabit olduğu gibi sunulan bilirkişi raporunda da dayanak ekspertiz raporuna göre yapılan ödemenin piyasa koşullarına göre makul olduğunun tespit ve teyit edildiği ve icra takibinin de bu miktar ve poliçe limiti olan 100,000,00 TL ile uyumlu olduğu açık bir şekilde tespit edilmiştir. Bu kapsamda olayda hasar onarım bedeli ve dava dışı İMMS sigorta şirketi tarafından yapılan 26.948,91 TL miktarındaki ödeme ortada olduğundan davacının bakiye alacağını icra takibine konu etmesi ve sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren faiz istemesi de hukuka uygun bulunmuştur. Binaenaleyh, başta kasko ve zmms sigorta poliçeleri olmak üzere, dosyada mukim kaza tespit tutanağı,kazalı araç fotoğrafları, ekspertiz raporu, faturalar, banka dekontları ile kusur ve hasar onarım bedeli yönünden hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü için aynen benimsenen bilirkişi raporu ve diğer tüm delillere göre iddianın sübut bulduğu ve davacının davasını; TTK, 1401, 1409, 1461, 1472, TBK, 49, 50/1,51/1, 74/1 KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde, TMK, 6 ile HMK, 190,198. maddeleri esaslarına göre açıkça ispat ettiğinin tespit ve tayini karşısında; taleple bağlılık ilkesi, olayda ödeme tarihinden itibaren taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması ve olayın temelinin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle ancak yasal faiz işletilmesinin mümkün olması ve poliçe limiti gibi hususlar denetlenmek ve gözetilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile; 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının, davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması nedeniyle ve kaydıyla; 100.000,00 TL asıl alacak , 3.328,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.328,77 TL yönünden iptali icra takibinin asıl alacağa ( 100.000,00 TL ) takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına, karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 85, 86, 88, 91, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51/1, 74/1 117/1,2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 1483 vd, HMK, 25, 30,31, 187/1, 190, 198, )
2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda davaya konu olayın taraflarının kazaya karışan araçların sigorta şirketleri olması, uyuşmazlığın temelinin dava dışı sigortalı araç sürücülerinin eyleminden yani haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığa konu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı şirket yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ---İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının, davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması nedeniyle ve kaydıyla; 100.000,00 TL asıl alacak , 3.328,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.328,77 TL yönünden iptali icra takibinin asıl alacağa ( 100.000,00 TL ) takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına,
2-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.058,39 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 1.247,96 TL harcın ve icra dosyasına yatırılan 516,64 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.293,79 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 1.247,96 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 70,25 TL posta masrafı, 3.250,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 4.876,46 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.