T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/96 Esas
KARAR NO: 2023/761
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/02/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça davacı aleyhine -------- E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, kendilerine hacze gelinmekte olduğununun bildirdiğini, davacının iş yerinde haciz işlemi yapılacağını öğrendiğinde söz konusu icra takibine konu borcu bulunmamasına karşılık haciz tehdidi altında ödeme yapmak durumunda kaldığını, dosyadan ödeme emri dahi henüz tebliğe çıkartılmamış olmasına karşılık hacze gelindiği yanılgısı yaratılarak haciz tehdidinin doğurduğu korkudan istifade edildiğini ve icra dosyasını kapatmak vaadiyle 10.150,00 TL tahsilat yapıldığını, iş bu tutar banka vasıtasıyla istirdat kayıtlı olarak gönderilmiş ise de ödeme emrinin kendilerine tebliğinden önce ödeme yapılmış olması nazara alındığında ödemenin istirdat davasına konu edilemeyeceğinden bahisle haksız olarak davacı tarafından ödenen bedelin iadesi için iş bu alacak davasını ikame edildiğini, davacı tarafından faturaya konu mallar kendisine teslim edilmediğinden faturanın kabul edilmediğini, bunun üzerine malların teslimine ilişkin sahte bir sevk irsaliyesinin davacıya gönderildiğini, söz konusu sevk irsaliyesinde bulunan imzanın ne davacı şirket yetkilisine ne de şirkette çalışan herhangi bir kimseye ait olduğunu, söz konusu malların davacı şirket tarafından teslim alınmadığını, bahse konu sevk irsaliyesinin imzalanmadığını beyan ederek, davacının söz konusu malları teslim almadığı halde haksız yere ödemek zorunda kaldığı 10.150,00 TL'nin ödeme tarihi olan 31/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olan --------- no.lu 13.01.2021 tarihli 6.050,79 TL bedelli faturanın, davalı tarafından davacı tarafa teslim etmiş olduğu mallara mahsuben kesildiğini, faturanın davacı tarafından ödenmemesi üzerine, aradan 1 yıl 2 ay geçtikten sonra 31.03.2022 tarihinde davacı tarafa karşı -------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibi başlatıldıktan sonra davalı çalışanının, davacı borçluyu telefon ile arayarak icra dosyası hakkında sadece dosyanın açıldığına dair bilgi verdiğini, basiretli bir tacir olarak haciz tehdidi altında ödeme yapıldığının iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra takibi konusu fatura incelendiğinde, fatura tarihinin 13.01.2021 tarihli olduğu ve e-fatura olduğunu, e-faturalar özellikleri gereği, kesildikleri tarihte kesilen tarafın sistemine otomatik olarak düştüğünü ve bu sebeple e-faturaların günümüz teknolojisinde görülmeme ihtimali gibi bir durumun söz konusu olmadığını, zira e-faturaların, kesildikleri anda kesilen tarafın sisteminde direkt olarak karşısına çıktığını, bu sebeple, dava konusu e-faturanın 13.01.2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edilmiş sayıldığını, e-faturaya hiçbir itirazı bulunmadığını, e-faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmeyen davacı tarafın, fatura içeriği konusu malları teslim aldığının kabulü gerektiğini beyan ederek, haksız davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller:Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.------- E. sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.-------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.-------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, -------- esas sayılı icra dosyasındaki takip yönünden davacı tarafın ödediği 10.150,00 TL'nin iadesi şartlarının oluşup oluşmadığına dair davadır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosya, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; defter incelemesinde tarafların defterlerini hazır bulundurduğu, 20.08.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, fatura ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, tarafların ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil teşkil ettiği, dava ve takibe konu edilen 13.01.2021 tarihli --------- seri no.lu 6.950,79 TL tutarlı faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturanın davacı tarafından 2021 yılı BA formu ile bildirimin yapıldığı, faturaya konu mal ve hizmetin davalı tarafından teslim alındığına karine oluşturduğu, davacının ticari defterlerine göre 31.03.2022 takip tarihi itibariyle davalıya 2.995,25 TL borçlu olduğu, davalının ticari defterlerine göre 31.03.2022 tarihi itibariyle davacıdan 6.113,64 TL alacaklı olduğu, taraf ticari defter kayıtlarında 3.118,39 TL tutarındaki uyumsuzluğun, davacının defterlerine göre davacı şirkettin 2020 yılından 2021 yılına devir eden alacağının 3.995,24 TL olup, davalının ticari defterlerine göre 2020 yılından 2021 yılına davacı devir eden borcunun 837,15 TL olmasından kaynaklandığı, davacının davalıya olan 2020 yılından 2021 yılına devir eden alacak tutarının 837,15 TL olmayıp, 3.995,25 TL olduğunun ispatlanması halinde, davacının davalıya takip tarihi itibariyle davalıya olan borcunun 2.995,25 TL olduğu, davacının davalıya olan 2020 yılından 2021 yılına devir eden alacak tutarının 837,15 TL olmayıp, 3.995,25 TL olduğunun ispatlamaması halinde, davacının davalıya takip tarihi itibariyle davalıya olan borcunun 6.113,64 TL olduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi raporlunun, bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar davacı tarafça sevk irsaliyesinde bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığı yönünde imza incelemesi yapılması talep edilmiş ise de, davaya konu faturanın e-fatura olduğu, e-fatura şeklinde düzenlenenen elektronik faturada, irsaliye tarihinin gösterilmesi halinde elektronik faturanın irsaliye yerine geçeceği, tüm bunların yanında, ticari iş sırasında davacı tarafa, yasal zorunluluk olmamasına rağmen fiziki olarak da irsaliyenin imzalatıldığı, yapılacak imza incelemesinde, atılan imzanın davacı tarafa ait olduğunun veya olmadığının tespitinin, e-faturaya bağlı uygulama sebebiyle -irsaliye tarihinin gösterilmesi halinde elektronik faturanın irsaliye yerine geçeceği-, bir önem arz etmeyeceği, yargılamayı uzatacağı ve dosyaya bir yenilik katmayacağı kanaatiyle, imza incelemesi yapılmasına dair talebin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, yine her ne kadar davacı tarafça alacak talebinde bulunulmuş ise de, davacı tarafça, taraflarına tebliğ edilen faturaya 8 günlük yasal süresinde itiraz edilmemesine ve BA-BS bildirimlerini yapmış olmasına bağlı olarak malların teslim edildiği kanaati mahkememizde hasıl olmuş, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı taraftan 6.113,64 TL alacaklı olduğu sabit olup, icra takibinin de bu bedel üzerinden yapıldığı ve takibin haklı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde, borcu olmadığının tespit edilemediği, ispat yükünün davacıda olduğu, TMK 6. maddesi hükmüne göre davacının ileri sürdüğü iddiaları ve borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, davacının, davanın ispatına yönelik yeterli delilleri sunmadığı, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Öte yandan her ne kadar davalı tarafça davacıdan kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de, 2004 sayılı İİK'da yer alan kötü niyet tazminatının yasal koşulları oluşmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 67/2. maddesindeki şartlar oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 89,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi. 07/11/2023