T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/463
KARAR NO: 2023/923
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 28/06/2022
KARAR TARİHİ: 21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali/Alacak (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı şirketin ZMMS poliçesi ile sigorta örtüsü altına aldığı ----- plaka no.lu araç sürücüsü 10.12.2021 tarihinde geri geri gittiği esnada müvekkil sigorta şirketinde-----no.lu poliçe ile kasko sigortalısı olan ----- plaka no.lu araca çarparak maddi hasara sebebiyet verdiğini, işbu hasarın müvekkili şirkete ihbar edilmesi üzerine yapılan ekspertiz incelemesi neticesi düzenlenen rapora göre müvekkili şirket dava dışı sigortalısına 21.02.2022 tarihinde 1.200,00-TL, 23.02.2022 tarihinde ise 1.368,01-TL olmak üzere toplamda 2.568,01-TL hasar tazminatı ödediğini, buna göre müvekkili şirketin ödemiş olduğu işbu tazminat bedelini davalının kusuru oranında davalıdan rücuen talep etme hakkı doğduğunu, zira kazanın meydana gelmesinde davalı ile dava dışı müvekkili şirket sigortalısı eşit olarak kusurlu olduğunu, müvekkili şirket yapmış olduğu ödeme ile, TTK'nin 1472 nci maddesi/alacağın temliki hükümleri ve sair kanun maddeleri icabı sigortalısının haklarına halef olmuştur ve zarar sorumlusuna rücu hakkı doğduğunu, rücu hakkına istinaden dava dışı sigortalıya ödenen tazminat, ödeme tarihi olan 23.02.2022 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte tahsili talep edilerek ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu şirket 18.05.2022 tarihinde alacağın tamamına ve tüm ferilerine itiraz ederek haksız bir şekilde takibi durdurduğunu, Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi gereğince arabulucuğa başvurulmuşsa da yapılan görüşmelerden netice alınamaması üzerine taraflar arasında anlaşamama tutanağı düzenlenerek görüşmelerin sonlandırıldığını, bunun üzerine borçlunun haksız itirazı nedeni ile duran takibi canlandırmak için huzurdaki itirazın iptali davasını ikame ederek takibin zarar bedelinin mağdur tarafa ödeme tarihinden itibaren işletilecek faizi ile devamına karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbir talebinin kabulüne,
davalı tarafından haksız bir şekilde borca ve ferilerine itiraz ederek durdurulan ---- İcra Müdürlüğü'nün----- Esas sayılı takibinde itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından verilen 04/05-2023 tarihli tam ıslah dilekçesi ile, yukarıda olaylara göre rücu hakkına istinaden dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın, ödeme tarihi olan 23.02.2022 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte tahsili talep edilerek ----. İcra Müdürlüğünün----- Esas Sayılı dosyası ile %50 kusur oranı üzerinden icra takibi başlatıldığı, borca itiraz akabinde----- Asliye Ticaret Mahkemesi------Esas sayılı dosya ile itirazın iptali dava yoluna gidildiği ancak bilirkişi raporu ile davalı taraf ile ilgili %100 kusur değerlendirmesi yapılması ile davanın 27.04.2023 tarihinde----- celse nolu duruşma ile HMK'nın 180 maddesince tam ıslah edilerek Sayın Mahkemeniz nezdinde işbu "TAHSİL DAVASINI" ikame etme zarureti hasıl olduğun ileri süreerk fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla, rücuen tazminat alacağımız olan 2.568,01 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, dava masrafları ve vekalet ücreti ilavesi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmalara katılmamış; kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER:
------ İcra Dairesinin ------Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Kasko Sigorta Poliçesi, Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi, Trafik Kazası Tespit Tutanağı,------Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Dosyası, Ödeme Dekontları, Fotoğraflar, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Tam ıslahlı dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın; sigortalısı araç sürücüsünün kusur durum ve oranı nedeniyle Karayolları Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre ;
6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak arabuluculuk başta olmak üzere dava şartları değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış , tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmaya katılan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde
" (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
(2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ;10.12.2021 tarihinde davacı sigorta şirketine kaza tarihinde geçerli bulunan 06.10.2021 -06.10.2022 başlangıç ve bitişi tarihli dava dışı ----- maliki ve işleteni yine dava dışı sürücü ----- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı hususi otomobil ile davalı sigorta şirketine kaza tarihini kapsar şekilde 19.07.2021-19.07.2022 başlangıç ve bitiş tarihli araç başına maddi 43.000,00 TL limitli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı kaza tarihi itibarıyla dava dışı sürücüsü ve maliki----- olan hususi otomobillerin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Davacı şirket maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle aracında oluşan hasar onarım bedelinin davalılardan tahsilini amaçlamaktadır. Bu amaçla davalılar aleyhinde genel haciz yoluyla icra takibi başlatmış ve ödeme emirlerini tebliğine müteakip vaki itirazlar üzerine takip durmuş ve bir yıllık hak düşürücü yasal süre içinde işbu davanın açıldığı tespit edilmiştir. Yukarıdan beri açıklanan olay örgüsüne göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin yukarıda anılan trafik kazasındaki sürücülerin kusur durum ve oranı ile hasar onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı, sürücülerin kusur oranının tespiti ve hasar onarım tazminatının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı açıktır. Mahkememizce; sürücülerin kazadaki kusur oranına ilişkin yapılan itirazlar nezdinde haksız fiil sorumluluğunun kusura bağlı olması, kusurun ve zararın ispatının da davacıya ait olduğu anlaşılmakla öncelikle dosya 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd maddeleri gereğince yargı çevremize göre ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen alanında uzman bir bilirkişiye verilerek kazaya karışan sürücülerin kusur durum ve oranı ile ödendiği ileri sürülen hasar onarım bedeli hakkında rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bilirkişi Makine Yüksek Mühendisi----- tarafından hazırlanan 03.02.2023 tarihli raporda özetle ;Dosya eki trafik kazası tespit tutanağı çizimleri incelendiğinde; ----- Plaka sayılı aracın sürücüsü ----- ana caddeden tali yola sağa dönüş yapmak isterken sokak köşesinde park halinde bir aracın olduğu, aracı sağına alarak geniş açı ile sağa dönüş yapmak istediği ve sokağa giriş yaptığı esnada geri vitesle -----caddesine girmek üzere hareket eden ------ plaka sayılı araç sürücüsü geri manevra yaparak 2918 sayılı KTK Madde 84 j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymam ve aynı kanun Madde 57 — 5. “Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara yol vermesi gerekir" amir hükmüne uymadığı gibi, ana yola geri manevra ile girmeye çalışması ile kazanın meydana gelmesinde-----sürücüsü ------ % 100 asli kusurlu olduğu, Ön Panjuru hasar gören ve hasarın giderilmesi için, ------ plaka sayılı araçta malzeme ve işçilik dahil toplam: 2.784,01 TL maddi zararın meydana geldiği,-----plaka sayılı aracın sürücüsü ----- atfi kabil kusur bulunmadığı, -----plakalı araç ile sevk ve idaresindeki------ plaka sayılı aracının çarpışması sonucu meydana gelen kazada kusursuz olduğu. davalının, davacıya ödeme yapıp yapmadığı hususunun uzmanlık alanı dışında kaldığı yönünde tespit ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliği edilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunulmuş, davalı vekili tarafından ise herhangi bir beyan ve itiraz öne sürülmemiştir. Bu sırada davacı vekili tarafından İTİRAZIN İPTALİ davası olarak açılan işbu dava HMK'nin 180 (1) maddesi gereğince tamamen ıslah edilmek suretiyle alacak davasına çevrilmiş ve buna bağlı olarak usulü işlemler yerine getirilerek ön inceleme duruşması tekrar edilerek tahkikat tamamlanmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede öncelikle davaya konu trafik kazasında davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/J maddesinde düzenelenen Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama asli kuralını ve aynı kanun Madde 57/5. “Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara yol vermesi gerekir" düzenlemesine aykırı eylemi nedeniyle % 100 oranında kusurlu olduğu tespit, tayin ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK, 266 vd, Yargıtay ----.HD.-----.) Bu aşamaya bağlı olarak hasar tazminatına yönelik yapılan incelemeye göre de; dosyaya sunulan ödeme belgeleri ,delil niteliğindeki ekspertiz raporu ve bunları teyit eden bilirkişi raporunu göre mahkememizce tespit ve tayin edilen kusur durum ve oranları gözetildiğinde belirlenen hasar bedelinin kazaya ve dosyaya uygun ve kadri maruf olduğu, davalının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca gerçek zararı tazmin etme sorumluluğu altında olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, dosyada mukim benimsenen ekspertiz ve bilirkişi raporuna göre davacının davasını; TTK, 1472, TBK, 49, 50/1, 74, KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ile HMK, 190 ve 266 vd. maddeleri esaslarına göre açıkça ispat ettiğinin tespitiyle beraber, vaki ıslah işlemi ve taleple bağlılık ilkesi, olayda ödeme tarihlerinden itibaren taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması ve olayın temelinin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle ancak yasal faiz işletilmesinin mümkün olması ve poliçe limiti gibi hususlar denetlenmek ve gözetilmek suretiyle davacının davasının tam ıslah doğrultusunda kabulü ile; 2.568,01 TL tazminatın 1.200,00TL kısmına 21/02/2022 gününden 1.368,01 TL kısmına ise 23/02/2022 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.138/1,TMK,1/1,HMK,198,282) Burada hemen ifade edilmelidir ki; 6100 Sayılı HMK'nin 180 (1) maddesi gereğince dava tam ıslah edilmesine ve aynı yasanın 178/1 maddesi gereğince teminat alınmasına rağmen, davalının ıslah sebebiyle ortaya çıkan herhangi bir yargılama gideri ve zararı bulunmadığından yatırılan teminatın kararın kesinleştirilmesi işlemine müteakip iadesine de karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile;
2.568,01 TL tazminatın 1.200,00TL kısmına 21/02/2022 gününden 1.368,01 TL kısmına ise 23/02/2022 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından; dava açılışında peşin yatırılan 80,70 TL harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 26,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 163,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 26,00 TL ıslah harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 1.000,00 TL bilirkişi masrafı, 51,75 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.250,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 2.568,01 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 Sayılı HMK'nin 178/1 maddesi gereğince alınan teminatın kararın kesinleştirilmesine bağlı olarak talep halinde davacıya iadesine.
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi temsilcisinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı (2.568,01 TL