T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/423
KARAR NO: 2023/870
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/07/2021
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının müteveffa ---- mirasçısı olduğu, vasisi olan annesi ... ile birlikte yaşadığı, diğer yasal mirasçının müteveffanın eşi olan ----olduğu, davacının yasal mirasçı sıfatına bağlı olarak----" ünvanlı şirket ile ---- ünvanlı aile şirketlerinde ortak sıfatına haiz olduğu, ancak müteveffanın ailesinin davacının ve diğer yasal mirasçı ----miras paylarından feragat etmelerini sağlamak ve yıldırmak amaçlı davranışlar sergileyerek bir çok davalar açtıkları ve bunların işe yaramaması sonucu sahte senet düzenleyerek sanki müteveffa ----ölmeden önce davalıya bu senet ile borçlanmış gibi gösterilerek icra takibi başlatıldığı, davacının miras payını almasının engellenmeye çalışıldığı, söz konusu aile şirketlerinin yetkilileri ve ortakları sıfatına sahip olup aynı zamanda müteveffa ---- anne ve baba ve kardeş gibi yakınlık derecesi ile ailesi olan kişilerle davalının ortak hareket ederek davacının miras payından mahrum edilmesi amacıyla-----. İcra Müdürlüğü' nün ---- Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konu edilen kambiyo senedinin sahte olarak düzenlendiği, söz konusu takibe dayanak yapılan 24/05/2017 tanzim tarihli ve 680.000,00 TL bedelli senetteki imzanın başka bir evraktan alınmak suretiyle imzanın yanındaki boşluk doldurularak sonradan tanzim edilen sahte bir senet olduğu, şikayet üzerine ------ Ağır Ceza Mahkemesi' nin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davasının görülmeye başlandığı, dilekçede açıklanan sebepler, süreçler, davalara yansıyan veriler ve temin edilen raporlara göre senedin sahte olduğunun açıkça belli olduğu, davacının davalıya borçlu olmadığı, bu denli yüksek meblağların elden ödenmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, dilekçede belirtilen süreçler devam ederken davaya konu senedin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilmesi karşısında icra takibinin durdurulmasının ve borcun gerçekte olmadığının ispatının mümkün olmadığı ve bu sebeple eldeki bu menfi tespit davasının açılması gereğinin doğduğu ve bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğu, icra ve iflas kanununa göre her ne kadar alacağın tamamının depo edilmesi şartıyla icra takibinin durdurulmasının mümkün olabileceğine ilişkin düzenleme olmakla birlikte soruşturma kapsamında temin edilen rapor ve söz konusu ----- Esas sayılı kamu davası birlikte değerlendirildiğinde senedin sahte olması nedeniyle HMK. madde 209 gereğince icra takibinin durdurulması talebinde bulunulduğu ileri sürülerek öncelikle-----. İcra Müdürlüğü' nün ----Esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına ve davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... aleyhine menfi tespit davası açıldığını, açılan haksız davayı kabul etmedikleri gibi öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, zira mezkür icra takibi ---- başlatıldığını, dolayısıyla huzurdaki davanın görülmesi gereken yetkili Mahkeme -----Mahkemeleri olduğunu, davacı vekil edenin dava dilekçesinde yer alan mesnetsiz ve soyut iddialara katılmalarının mümkün olmadığını, zira davacı vekil eden senedin sahte olduğunu belirtmesine rağmen senetteki imzaların müteveffa borçluya ait olduğu tüm jandarma kriminal ve----- raporlarında belirtildiğini, ----- İcra Hukuk Mahkemesi -----. Sayılı dosyalarında jandarma kriminalden aldırılan raporlarda imzaların borçlu müteveffaya ait olduğu saptandığını, yine aynı şekilde soruşturma dosyasında da alınan bilirkişi raporunda imzaların borçluya ait olduğu tespit edildiğini, tüm bunlar senetlerin gerçek ve tüm geçerlilik şartlarına haiz senetler olduğunu gösterdiğini, senetler gerçek senetler olup karşı tarafın iddialarının yersiz olduğunu, yine davacının kendilerinin yasal mirastan yıldırılmak suretiyle feragat etmelerinin sağlanmasına yönelik müvekkilinin çabaları olduğuna dair iddiaların da yersiz ve mesnetsiz iddialar olduğunu, dava ile hiçbir ilgisi bulunmayan bu iddialar ile birlikte davacı taraf, borçlunun ortak olduğu şirketin sermaye artırımından bahsettiğini, bahsedilen bu konuların davamızla hiç bir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin de bu şirketlerle alakası bulunmadığını, tüm bu olanlar içerisinde davacı vekil eden, yapılan tüm işlemlere dava açan kişi konumunda olup müvekkilinin alacaklarına ulaşmasını engelleme gayretinde olduğunu, ----İcra Müdürlüğü'nde başlatılan ----- Sayılı dosyada davacı vekil eden açılabilecek tüm davaları açarak müvekkilinin alacağının sürüncemede kalmasına yol açtığını, senetlerin el ile doldurulmuş olması hiç bir şekilde geçerliliğini etkilemediğini, müvekkillerinin birbirini tanıyan ve aynı şekilde mağduriyet yaşayan konumda olması alacaklarının tahsili amacıyla aynı anda vekil olarak kendilerine vekalet vermesinin gayet doğal olduğunu, davacı vekil eden bu durumun altında dahi şüphe arayacak noktaya geldiğini, kambiyo senetlerinde yetkili icra dairesi aranılacak borçlar olmasından dolayı da borçlunun yerleşim yeri olduğunu, borçlunun şirketi ve eşinin adresi ----- olduğunu, arz ve izahına çalışılan nedenler ve Mahkemece resen görülecek nedenler muvacehesinde açılan haksız davanın reddine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı,Tarafların Aile Nüfus Kayıt Örnekleri, -----Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası (Mirasçılık Belgesi) ----.İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası, -----İcra Hukuk Mahkemesi'nin----Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları,-----Amirliği Raporu, Bono Fotokopisi, ----.Ağır Ceza Mahkemesinin -----.sayılı dosyası, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava; 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1-3 maddeleri gereğince açılmış Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İstemine İlişkindir.
Dosya Mahkememiz heyeti tarafından ; dava değerinin 980.000 TL olduğu anlaşıldığından 7445 sayılı Kanunun 15. Maddesi ile 5235 sayılı Kanunun 5. Maddesinde yer alan "beş yüz bin" ibaresinin "bir milyon" şeklinde değiştirilmiş olması, bu değişikliğin 05/04/2023 tarihli ----yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmesi, söz konusu değişikliğin görevin belirlenmesine yönelik etkisi, görev kurallarının derhal etkiye sahip olması ve bu konuda 7445 sayılı Kanunda aksine bir düzenlemeye yer verilmemiş olması ve eldeki davanın değerinin 1.000.000,00 TL'nin altına kalması karşısında iş bölümüne nazaran bundan sonraki yargılamanın Üye Hakim tarafından yürütülmesine karar verilmekle yargılamanın safahatı gereği tevdi kararından itibaren 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada deliller incelenmiş, tahkikat işlemleri ve incelemeleri bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Dava; 2004 Sayılı İİK'nin 72. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; davacı- borçlu ...'ın ve ----aleyhinde ----İcra Dairesinin ----- esas Esas sayılı takip dosyasına konu edelen kambiyo senedindeki keşideci/borçlu muris ----- atfen düzenlenen senedin ve senetteki imzanın sahte oluşturulduğu gerekçesiyle mirasçı sıfatıyla kendisini de bağlamayacağı iddiası ile davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Bilindiği üzere senette borçlu olarak gözüken kimse senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK'nin 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (----).
Menfi tespit davasında ispat yükü ise, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK madde 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir sebeple son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (-----).
Senede karşı mutlak defiler ise senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.(Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve -----. Yapılan açıklamalardan sonra Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz konusuna değinmek gerekirse, bu husus 2004 sayılı İİK’nin 170. maddesinde düzenlenmiştir. Ancak bu inceleme icra hukuk mahkemelerindeki yapılan incelemeye yönelik olup HMK atfı içerir. Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır. Örneğin; kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur.
Yukarıda açıklanan hususlar ve yapılan yargılamaya göre somut olaya geldiğimizde; davalı ... tarafından davacı- borçlu ... ve ----aleyhinde-----İcra Dairesinin ---- esas sayılı dosyasından 24.05.2017 düzenleme tarihli , düzenleyeni ----- lehtarı ... olan, 24.08.2017 vade/ödeme tarihli 680.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı sabittir. Davacı nüfus kayıtlarına göre senette borçlu olarak görünen ----- mirasçısı olup davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf vekillerince gösterilen ve işin niteliği gereği toplanması gereken tüm deliller toplanmış ve özellikle ----Ağır Ceza Mahkemesinin ----sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelenmiştir. Buna göre anılan mahkemece davalının dava konusu senedin sahte olarak oluşturulduğu tespit edilerek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırıldığı ve verilen hükmün ----Bölge Adliye Mahkemesi ----.Ceza Dairesinin 25/01/20023 tarih -----sayılı ilamıyla onaylandığı ve kararın kesin nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağladığı, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı, gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağının kabul edilmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere ağır ceza mahkemesince dava ve takip konusu senedin sahte olarak düzenlendiği tespiti yapılarak verilen karar kesinleştiğinden, mahkememizce başkaca bir inceleme yapılamayacağı anlaşılmıştır. ( Yargıtay ----- HD.11.09.2023 T.-----) Netice itibarıyla 6098 Sayılı TBK'nin 74. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan ağır ceza mahkemesinin maddi olayın sübutuna ilişkin vermiş olduğu söz konusu mahkumiyet kararı maddi olgunun tespitine ilişkin olup mahkememizi bağlayıcı nitelikte olduğundan davacı tarafından TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri kapsamında ispatlanan davanın kabulü ile; 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1 maddeleri gereğince; -----İcra Dairesinin -----esas sayılı ( Kambiyo takibinin dayanağı 24.05.2017 düzenleme tarihli , düzenleyeni -----, lehtarı ... olan, 24.08.2017 vade/ödeme tarihli 680.000,00 TL bedelli bono/senet nedeniyle) dosyasından dolayı davacı muris ... davalı ... borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.138/1, TBK,74) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ise aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince tamamen davalı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda ihtiyari olarak gidildiği anlaşılan arabuluculuk süreci nedeniyle Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek sueritiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın Kabulü ile; 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1 maddeleri gereğince; -----.İcra Dairesinin---- esas sayılı ( Kambiyo takibinin dayanağı 24.05.2017 düzenleme tarihli , düzenleyeni -----lehtarı ... olan, 24.08.2017 vade/ödeme tarihli 680.000,00 TL bedelli bono/senet nedeniyle) dosyasından dolayı davacı muris ...davalı ... BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 66.943,80 TL karar ve ilam harcından; dava açılışında peşin yatırılan 11.612,70 TL harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 5.200,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 50.131,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 11.612,70 TL peşin harç, 5.200,00 TL tamamlama harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 66,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 16.947,10 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 137.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle;----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.