T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/606
KARAR NO: 2024/186
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH: 13/09/2022
MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ:13/09/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2024
------Tüketici Mahkemesi'nin----esas------ karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında tüketim malı satımını konu alan satım sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşme kapsamında tüketici senedi tanzim edilerek davalı şirkete verildiğini, davalının iş bu senedi dayanak yaparak müvekkili aleyhine ---- İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğunu, müvekkilinin de tüketici sıfatını haiz olduğunu, tüketicinin yapmış olduğu işlemlerde düzenlenecek kıymetli evrakın sadece nama yazılı olarak düzenlenebileceğini, emre ya da hamiline düzenlenen senetlerin geçersiz sayılacağını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu anlaşamama olarak sonuçlandığını beyanla; müvekkilinin ------ İcra Müdürlüğü ------sayılı takibinden kaynaklı borcu bulunmadığının tespitine, davalı şirket aleyhine % 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, anlaşmazlıkla sonuçlanan arabuluculuk görüşmesine ilişkin AAÜTnin 16/2-c maddesi gereğince davalıya ayrıca vekalet ücreti yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------. İcra Dairesi ------ sayılı dosyası ile davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, davacının borçlu olmadığını ileri sürerek önce arabulucuya başvurduğunu, akabinde huzurdaki davayı açtığını, arabuluculuk son tutanağının 18/08/2022 tarihli olup bir gün önce 17/08/2022 tarihinde icra dosyasından feragat edildiğini, ortada mevcut bir icra dosyası olmadığını ve davacıdan talep edilen bir para olmadığını beyanla; davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAFAHAT
----- Tüketici Mahkemesi'nin----- esas ------sayılı ilamında: "1-Dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe verilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli -------NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine," karar verilerek dosyanın mahkememiz yukarıdaki esasına kaydedildiği görülmüştür.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
-----. İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava,-----İcra Müdürlüğünün-------esas sayılı dosyası ile başlatılan takip yönünden davacının davalıya borcu olup olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile bağlantılı olan doktrin görüşüne bakılacak olursa;"Kime veya kimin emrine" ödeme yapılacağı, yani lehtar senette gösterilmelidir. Hamiline bono düzenlenemez. Açıkça gerçek ya da tüzel kişi olduğu belirtilmeli, ad-soyadı veya ünvanı yazılmalıdır. Bonoda lehtar isminin bulunması, senedi nama yazılı hale getirmez; senet yine emredir. Nama olabilmesi için "menfi emre kaydı" içermesi gerekir (m.778, 681/2). TTK 778, m.673'e yollama yapmadığından, bonoyu düzenleyen kendisini lehtar olarak gösteremez." (------).Her ne kadar davacı tarafça davaya konu senedin, geçersiz olduğu iddiası ile menfi tespit talebinde bulunulmuş ise de, davaya konu senedin senet vasfını haiz olduğu, tüm bunların yanında, icra dosyasına yazılan müzekkere cevabına göre dava açılmadan önce 17.08.2022 tarihinde icra dosyasından feragat edildiği, yapılan feragate de bağlı olarak, davalının davacıdan talep ettiği bir bedel olmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, dosyada uygulanmış bir tedbir bulunmadığından ve yasal koşullar oluşmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 72/4 maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı ile davanın ilk açılışında başvuru harcından muaf Tüketici Mahkemesinde davanın açılmış olması ve mahkememize görevsizlik ile gelmesi sonucu 80,70 TL başvuru harcının toplamı olan 508,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 6.440,69 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.